Moskova

Moskova

12 Haziran 2019 Çarşamba

Sovyetler Birliği'nde tatil hakları



Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi


Sovyetler Birliği'nde tatil hakları, Sovyetler Birliği'nde yaşayan yurttaşların tatil haklarıdır. Sovyet anlayışında tatil ve yıllık izin kavramları, Homo Sovieticus anlayışı gereği, gerek işçi sağlığı gerekse üretimin sağlıklı bir şekilde devamı açısıyla ele alınmakta ve uygulamaları da bu bakış doğrultusunda şekillenmekteydi.

Sovyetler Birliği'nde ilk tatil hakları, 1922 tarihli çalışma yasasında oluşturulmuştu. Ardından kabul edilen 1936 Sovyet Anayasası'nda işçilerin ve emekçilerin tatil ve dinlenme hakkı güvence altına alınmıştı. Dünyada 8 saatlik çalışma saati uygulamasını getiren ilk ülke olan Sovyetler Birliği'nde, günde 7 saat çalışma sınırıyla işbaşı yapan bir işçi için tanınan bu hakkın süresi yaptığı işin zorluğuna ve tehlikesine göre belirlenmekteydi. Sovyet Emek Yasası'nda bir çalışma yılı (on bir ay) boyunca çalışan işçiler için net 28 ücretli yıllık izin günü hakkı tanınmaktaydı. Mesleklerin zorluk ve tehlikesine göre yapılan sınıflandırmayla bu süreye 7 veya 3 gün ek izin hakkı ilave edilmekteydi.

Her yurttaş iş yeri müdürüne istediği tatil beldesine yılda bir kez gitmek için talep bildirebilmekteydi.

Sanatoryumlar

Yıllık iznini kullanan işçilere sağlanan imkanlar arasında en çok kullanılanlardan biri sanatoryumlardı. Sovyetlerin pek çok noktasında inşa edilen bu sağlık merkezleri, çalışanların fiziksel ve psikolojik olarak yenilenmiş bir şekilde iş başı yapmalarını amaçlamaktaydı. Madencilik gibi zorlu mesleklerde çalışanların bu merkezlerden faydalanmaları teşvik edilmekte ve istendiği takdirde de öncelik verilmekteydi. Bununla birlikte bu sanatoryumlarda işçilerin aldıkları hizmetler doktorlar tarafından da denetlenmekteydi. Fiziksel egzersizlerin sıkça yapıldığı merkezlerde çalışanlar kaldıkları süre boyunca yine doktorlar tarafından hazırlanan besleyici bir diyet yapmaktaydı. İşçiler bu sağlık merkezlerindeki sıcak sularda banyo yaparak veya termal sularda yüzerek veyahut detoksifiye çamurla masaj yaptırarak tatillerini yapmaktaydılar. Sovyet cumhuriyetlerinde bu tesislerden 183 tane bulunmaktaydı.

Kafkasya bölgesi ve Karadeniz çevresinde yoğunlaşan tesislerin bir diğer önemi de birlik cumhuriyetlerinde yaşayan farklı uluslardan işçileri buluşturmasıydı. Bu halklar birlikte filmler izlemekte, yerel gruplardan şarkılar dinlemekte ve çeşitli okuma etkinlikleri düzenlemekteydi.

Dinlenme evleri

Sanatoryumların yanı sıra 10-12 gün gibi kısa süreli izin yapmak isteyenler sıklıkla "dinlenme evi" olarak adlandırılan tesisleri tercih etmekteydi. Sağlık hizmetlerinin daha az olduğu, işçilerin daha sakin tatiller geçirdiği bu tesisler genelde SSCB'nin dört bir yanındaki göl ve nehir çevrelerinde bulunuyordu. Şehir merkezlerine sanatoryumlara göre daha yakın olan dinlenme evlerinde işçiler için hazırlanan odalarda satranç, dama gibi oyunlar ve gazeteler hazır tutuluyordu.

Turist sağlık kampları

1950'li yılların sonuna doğru yeni bir tatil şekli daha hayata geçirildi. "Turist-sağlık kampı" adıyla başlatılan yeni uygulama, basit olmasının yanı sıra dinlenme evlerine göre çok daha "özerk" bir yapıya sahipti. Çoğu kamp içinde karyola ve minder bulunan çadırların toplamından oluşuyordu ancak yemek bölümü yoktu. Kampa gelenler kendi yiyeceklerini kendileri pişiriyordu. Gün içindeyse isteyen sabah sporlarına katılabiliyor isteyen yürüyüş, günübirlik geziler gibi etkinliklere dahil olabiliyordu. Doğayla daha iç içe olunan merkezlerde tatil devlet tarafından da teşvik ediliyordu. Bu teşvikin nedeni Marksist felsefede yer alan "insanın kendi doğasına yabancılaşmasını engellemek" idi.



Çocuklara yönelik uygulamalar

Sovyetlerde aileler çocuklarıyla birlikte tatil yapabiliyordu. Ancak çocuklar için daha farklı ve zengin alternatifler de mevcuttu. Vladimir Lenin Tüm Birlik Pioner Örgütü (Piyoner) kampları Sovyet çocuklarına yaz boyu ev sahipliği yapıyordu. Hatta bu kamplara zaman zaman diğer sosyalist ülkelerden de çocuklar gelmekteydi. Çocuklar, eğitmenler gözetiminde yaz tatillerini çeşitli faaliyetlerle geçirmekteydi. Sovyetler Birliği'nde 1960 ve 1970'li yıllar boyunca ülkede bulunan yaklaşık 40 bin Piyoner kampında yabancı çocuklar da dahil olmak üzere toplamda 10 milyon civarında çocuk tatil yapmıştır.  Kamplara sık sık Yuri Gagarin, Fidel Castro gibi bilinen isimler ziyaretlerde bulunmaktaydı. 



Bunlara örnek olarak Türkiye asıllı Nâzım Hikmet'in Kırım Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'de bulunan Artek Piyoner Kampı'na ziyaretinden net görüntüler günümüze ulaşmıştır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder