Moskova

Moskova
Rusya hakkında hiç bilinmeyenler ya da az bilinenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rusya hakkında hiç bilinmeyenler ya da az bilinenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2025 Perşembe

Modern hayatımızı onlarsız hayal edemeyeceğimiz, dünyayı fetheden 5 Rus icadı



Kaynak: https://dzen.ru/

 

Rusya, dünyaya birçok devrim niteliğinde buluş kazandırmış zengin bir bilimsel geleneğe sahip bir ülkedir. Teknolojilerin Rus kökenli olduğu pek az kişinin aklına gelse de, bu teknolojiler insanların hayatını kolaylaştırarak ilerlemeyi sürdürüyor. Tıptan uzaya, ev aletlerinden dijital eğlenceye kadar, Rus bilim insanları ve mühendisler tarihin akışını birden fazla kez değiştirdi.

Bu makalede, ülke sınırlarının ötesine geçen ve artık dünya çapında başarıyla kullanılan beş Rus icadı ele alınıyor . Bazıları hayatımıza o kadar derinden yerleşmiş ki, artık uluslararası kabul ediliyorlar, ancak kökleri Rusya'da.

Dünyanın ilk sırt çantası paraşütü

20. yüzyılın başlarında havacılık hızla gelişiyordu, ancak temel sorunlardan biri pilotların güvenliğiydi. Uçak bozulursa, pilotun tek umudu bir mucizeydi; o zamanlar paraşütler hantal, rahatsızdı ve kişiye değil, uçağa bağlıydı. Her şey, 1911'de dünyanın ilk serbest hareketli sırt çantası paraşütünü -hafif, kompakt ve her zaman kullanıma hazır- icat eden mucit Gleb Kotelnikov sayesinde değişti.

Buluşun trajik başlangıcı, pilot Lev Matsievich'in 1910'daki Tüm Rusya Balon Festivali'nde ölmesiydi. Olanlar karşısında şoke olan Kotelnikov, havacıların güvenilir bir kurtarma yöntemine ihtiyaç duyduğuna karar verdi. Mevcut tasarımları -metal kutularda ağır kanvas kanopiler- reddetti ve tamamen yeni bir sistem yarattı. Paraşütü, bir çekme halkası yardımıyla açılan kompakt bir sırt çantasına yerleştirilmişti ve ipek kumaştan yapılmış bir kanopisi vardı, bu da onu inanılmaz derecede hafif kılıyordu. Hatta ipler bile, dolaşmayı önlemek için özel bir şekilde döşenmişti.

İlk testler başarılı oldu: Balondan atılan bir manken sağlam bir şekilde yere indi. Ancak Rus askeri yetkilileri şaşırtıcı bir miyopluk göstererek bu icadı "gereksiz" olarak nitelendirdiler. Kotelnikov pes etmedi ve 1912'de paraşütü Fransa'da tanıttı ve burada büyük beğeni topladı. Bir yıl sonra, Fransız pilotlar "RK-1"i (Rus, Kotelnikov, model 1) kullanmaya başladı ve kısa süre sonra benzerleri diğer ülkelerde de ortaya çıktı.

Ne yazık ki, mucidin kendisi dahi buluşunu yurtdışında patentlemeye vakit bulamadı ve dünya çapındaki şöhret Fransızlara gitti. Ancak, tüm modern havacılık ve iniş sistemlerinin prototipi haline gelen ve binlerce hayat kurtaran sırt çantası tipi paraşütüydü. Bugün herhangi bir paraşüte baktığınızda, güvenle şunu söyleyebilirsiniz: atası Rusya'da, parlak mucit Gleb Kotelnikov'un atölyesinde doğdu.

Aktif karbon

20. yüzyılın başlarında dünya yeni bir tehditle karşı karşıyaydı: kimyasal savaş ajanları. I. Dünya Savaşı sırasında kimyasal silahlar binlerce can aldı ve bilim insanları etkili bir korunma yöntemi bulma göreviyle karşı karşıya kaldı. Çözüm, aktif karbonlu evrensel bir gaz maskesi geliştiren ünlü Rus kimyager Nikolay Dmitriyeviç Zelinski tarafından önerildi. Bu icat, yalnızca cephedeki askerleri kurtarmakla kalmadı, aynı zamanda sivil hayatta da yaygın olarak kullanıldı.

Zelinsky, kömürün sorpsiyon özelliklerini inceleyen ilk kişi olmasa da, onu aktive etmek için bir yöntem geliştiren kişiydi; bu yöntem, kömürün emilim kapasitesini önemli ölçüde artıran özel bir işlemdi. Bilim insanı, kömüre ısıl işlem ve buhar uygulandığında, malzemede en küçük toksik madde parçacıklarını bile tutabilen çok sayıda mikroskobik gözenek oluştuğunu keşfetti. Bu ilke, 1915'te Rus ordusu tarafından kabul edilen ve kısa sürede gaz saldırılarına karşı en etkili koruma aracı haline gelen gaz maskesinin temelini oluşturdu.

Zelinsky'nin icadı hızla askeri kullanımdan öteye geçti. Aktif karbonun yalnızca havayı değil, aynı zamanda suyu, alkolü ve tıbbi solüsyonları da arıtabildiği ortaya çıktı. Günümüzde tıpta, gıda endüstrisinde, filtreleme sistemlerinde ve hatta dünyanın dört bir yanındaki ev ecza dolaplarında kullanılmaktadır. Tüm bunların ardındaki teknolojinin, yüz yıldan fazla bir süre önce, bilimi öncelikle insanlara hizmet etmenin bir yolu olarak gören bir Rus bilim insanı tarafından geliştirildiğini çok az kişi bilir.

Zelinsky'nin adı sıklıkla gaz maskesiyle anılsa da, aktif karbonla yaptığı çalışmalar gerçek bir çığır açmış ve insanlığa kirlilik ve toksinlerle mücadelede evrensel bir araç kazandırmıştır. Ve bugün aktif karbon sıradan bir şey olarak kabul ediliyorsa, bunun tek nedeni Rus kimyagerin dehasının onu mükemmel hale getirmesidir.

Elektrik motoru

19. yüzyılda Sanayi Devrimi'nin zirvesinde, dünya elektriğin gücünü henüz keşfetmeye başlamışken, Rus bilim insanı Boris Semenovich Jacobi, dünyanın ilk pratik elektrik motorunu yaratarak teknolojide devrim yarattı. 1834 yılında, zamanının onlarca yıl ötesinde, elektrik enerjisini mekanik harekete dönüştürebilen bir cihazın çalışan bir modelini geliştirdi; bu, günümüz modern elektrik mühendisliğinin temelini oluşturan bir prensiptir.

O dönemde Rusya'da çalışan Jacobi, Batılı meslektaşlarından kökten farklı bir yol izledi. Sadece çalışma prensibini gösteren deneysel modellerin aksine, motoru tam teşekküllü bir makineydi. Mucit, 1838'de etkileyici bir deney gerçekleştirdi: Galvanik hücrelerden oluşan bir bataryayla çalışan Jacobi'nin elektrik motoruna sahip bir tekne, Neva Nehri boyunca akıntıya karşı 14 yolcu taşıdı. Bu, tarihteki ilk pratik elektrikli ulaşım örneğiydi; bu teknolojinin küresel bir trend haline gelmesinden 180 yıl önce.

Avrupa'nın içten yanmalı motorlardan kademeli olarak vazgeçeceğini duyurarak aktif olarak elektrikli otomobillere geçtiği bugünlerde, elektrikli ulaşım fikrinin Rusya'da doğduğunu çok az kişi hatırlıyor. Modern Tesla, Porsche Taycan ve diğer elektrikli otomobiller, Jacobi'nin bu icadının doğrudan torunlarıdır. Kaderin cilvesi şu ki, artık "geleceğin yeniliği" olarak konumlandırılan bu teknolojinin aslında Rus kökenleri ve neredeyse iki asırlık bir geçmişi var.

Jacobi'nin çalışmaları yalnızca motorla sınırlı kalmadı; galvanoteknik, telgraf ve maden elektrik mühendisliğinin gelişimine de temel katkılarda bulundu. Ancak, endüstriyel makinelerden ev aletlerine, metrodan elektrikli arabalara kadar modern dünyanın onsuz hayal edilemeyeceği temel taşı, elektrik motoruydu. Ve eğer bugün insanlık nihayet çevre dostu ulaşıma geçmenin önemini fark ettiyse, bu büyük ölçüde, modern teknoloji markaları arasında adı haksız yere unutulan Rus mucit sayesindedir.

Radyo

7 Mayıs 1895'te, St. Petersburg Üniversitesi'nin duvarları arasında iletişim tarihinin seyrini değiştiren bir olay gerçekleşti. Aleksandr Stepanoviç Popov, elektromanyetik dalgaları kablosuz olarak yakalayabilen bir cihaz olan dünyanın ilk radyo alıcısını tanıttı. Günümüzde Rusya'da Radyo Günü olarak kutlanan bu günde, Popov yalnızca bilimsel bir gelişmeyi sergilemekle kalmadı, aynı zamanda modern dünyanın onsuz hayal edilemeyeceği kablosuz iletişimin yolunu da insanlığa açtı.

Popov'un buluşunun dehası, basitliği ve verimliliğiydi. Bir koherer (metal talaşlı cam tüp) ile donatılmış alıcısı, radyo dalgalarını elektrik sinyallerine dönüştürebiliyordu. Sistemin en önemli unsuru, Popov tarafından geliştirilen ve sinyal alım menzilini önemli ölçüde artıran paratoner anteniydi. Bilim insanı, Mart 1896'da tarihi bir deney gerçekleştirerek, "Heinrich Hertz" yazılı dünyanın ilk radyogramını 250 metrelik bir mesafeye iletti; bu, o dönem için gerçek bir atılımdı.

Popov uluslararası alanda hemen tanınmadı. Benzer araştırmalar yürüten İtalyan mucit Guglielmo Marconi, 1896'da İngiltere'de sisteminin patentini almayı başardı. Bu, radyonun icadının önceliği konusunda yıllarca süren tartışmaların temelini oluşturdu. Ancak tarihi belgeler, Popov'un Marconi'nin patentinden bir yıl önce çalışan bir radyo alıcısı gösterdiğini tartışmasız bir şekilde kanıtlıyor. Marconi'nin 1902'de Rusya'ya yaptığı bir ziyaret sırasında Popov ile görüşmüş ve radyo teknolojisinin gelişimine katkısını takdir etmiş olması dikkat çekicidir.

Günümüzde dünya, hücresel iletişimden Wi-Fi'ye, uydu televizyonundan navigasyon sistemlerine kadar görünmez bir radyo dalgası ağıyla sürekli olarak kuşatılmışken, bu teknolojik devrimin Rus bilim insanları tarafından başlatıldığını hatırlamak özellikle önemlidir. Aleksandr Popov sadece radyoyu icat etmekle kalmadı, aynı zamanda tüm modern kablosuz iletişimin temelini oluşturarak bilginin hava sahası üzerinden iletilebileceğini kanıtladı. Uluslararası toplum bu buluşun önceliği konusunda farklı görüşlere sahip olsa da, gerçek şu ki: Küresel iletişim çağına doğru belirleyici adım Rusya'da atıldı.

Akkor lamba

Thomas Edison'un adı ampulle özdeşleşmeden önce, Rus mühendis Aleksandr Nikolayeviç Lodygin dünyanın ilk pratik akkor lambasını icat etti. 1872'de St. Petersburg'da, cam bir ampul içinde karbon çubuklu bir aydınlatma armatürü geliştirdi - tüm modern lambaların prototipi. Bu devrim niteliğinde bir buluştu: Batılı mucitler çabuk yanan ve çok pahalı olan platin tellerle deneyler yaparken, Lodygin basit ve etkili bir çözüm buldu.

Lodygin'in başlıca yeniliği, cam bir şişede vakum yaratmaktı. Oksijen olmadan bir karbon çubuğun anında yanmadan parlak bir parıltıya kadar ısınabileceğini ilk fark eden oydu. 1874'te Rusya'da bir patent alan mucit, ardından St. Petersburg Bilimler Akademisi'nin prestijli Lomonosov Ödülü de dahil olmak üzere uluslararası alanda tanındı. Lambaları daha o zamandan St. Petersburg sokaklarını, dükkanları ve hatta bir denizaltını aydınlatıyordu; bu, 19. yüzyıl için gerçek bir teknolojik atılımdı.

Thomas Edison 1879'da lambanın kendi versiyonunu tanıttığında, dünya tasarımdaki bir gelişmeyi öğrendi: Amerikalı mucit, karbon çubuğu kömürleşmiş bambu lifiyle değiştirdi ve bu da kullanım ömrünü 1.200 saate çıkardı. Ancak cihazın temel tasarımı Lodygin'inkiyle aynı kaldı. Dahası, 1890'larda Lodygin, bugün hala akkor lambaların temelini oluşturan bir teknoloji olan tungsten filamanları kullanmayı önererek yeni bir çığır açtı.

Günümüzde dünya LED teknolojisine geçiş yaparken, elektrikli aydınlatmanın başlangıcının Rusya'da atıldığını hatırlamak önemlidir. Edison ticari başarı elde etmiş olsa da, bir asır boyunca tüm dünya için standart haline gelen akkor lamba konseptini geliştiren Lodygin'di. Onun icadı sadece evleri aydınlatmakla kalmadı, aynı zamanda insan yaşamının ritmini de değiştirdi ve insanların elektrik ışığının yardımıyla geceyi fethetmelerini sağladı. Ve bugün herhangi bir anda bir düğmeye basabiliyorsak, bu büyük ölçüde, adı haksız yere daha çok tanınan bir Amerikan markası tarafından gölgede bırakılan Rus mühendis sayesindedir.

5 Ocak 2021 Salı

'Rusya' adı nereden geliyor?





Kaynak: https://turkrus.com/

 

Fransa'nın adı Franklardan, Almanya'nın adı Cermen kabilelerden, Amerika adı ise Amerigo Vespucci'den geliyor. Peki ya Rusya? Rusya adının kökeni ne? Tüm tarihçiler Rusya (Rossiya) adının Rus'tan geldiğinde hemfikir. Tarihte Slav kabilelerin yaşadığı toprakları Rusia, yani "Rus'un toprağı" olarak adlandıran ilk kişinin 10. yüzyılda Bizans imparatoru VII. Konstantin olduğunda tarihçiler mutabık. Peki, "Rus" ne demek ve bu kelime nereden geliyor?  

Bir teoriye göre Rus kelimesinin kaynağı İskandinav dilleri. Bugün pek az kişi farkında olsa da Rusya'nın ilk hükümdarları Vikingler ya da Varegler...  

12. yüzyılda yaşamış bir Rus vakanüvis, "Varegler bize kendilerinden yola çıkarak Rus adını verdi" yazıyor.  

Bu teori doğru ise Rus basitçe İsveç ya da İsveçli anlamına geliyor. Fincede de bugün İsveç için kullanılan kelimenin "Ruotsi" olması ilginç. 

Bir diğer izahat, Rus isminin Dnyeper nehrinin bir kolu olan Ros Irmağı'ndan geldiği yönünde. Buna göre, ırmak çevresine yerleşen Slavlar kendilerini "Rosskiye" demiş ve bu kelime zamanla Russkiye'ye dönüşmüş. 

Arap tarihçi Al-Masdi ise "Bizanslılar onlara [Slav kabilelerine] ar-rusiya der, ki bunun manası 'kırmızıdır'" diye yazıyor. 

Ne var ki Rus kelimesinin ne manaya geldiği üzerinde ileri sürülen hiçbir teori herkesi tam anlamıyla tatmin etmiş değil. 

Peki, günümüzde Rusya farklı dillerde nasıl ifade ediliyor? Türklerin "Rusya", İngilizlerin "Russia", Almanların "Russland", Fransızların "La Russie", Arapların "Rusiya" dediği bu ülkenin diğer dillerdeki adları neler? 

İşte birkaç ilginç örnek: 

1. Fince - Venäja.Estonca - Veneemaa (Venetlerden). 

2. Letonca - Krievija (Kriviklerden). 

3. Çince - 罗斯 (Elosy). Ros/Rus kelimesinden, ancak pek çok Uzak Doğu toplumu gibi Çinlilerde bazen R harfini L şeklinde telaffuz ediyor. 

4. Vietnamca - Nga. Bu tuhaf adlandırmanın Çin hiyerogliflerinin Vietnamca kurallara göre okunması sonucu ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

12 Aralık 2020 Cumartesi

Rekorlar ülkesi Rusya



Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya dünyanın en büyük ülkesi; kapladığı alan, ikinci en büyük ülke konumundaki Kanada'nın neredeyse iki katı...

 Peki, Rusya başka hangi rekorları elinde tutuyor? İşte coğrafyadan mühendisliğe, etkileyici bazı rekorlar. 

1. En uzun demiryolu. Moskova ile Vladivostok'u birbirine bağlayan Trans-Sibirya Demiryolu 9 bin 288 kilometrelik uzunluğuyla dünyanın bir numarası ve bu bakımdan ülkedeki en popüler turist destinasyonlarından bir tanesi. 

2. En derin göl. Baykal Gölü'nün derinliği bazı noktalarda 1,6 kilometre. 

3. Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde kalan en büyük şehir. 300 bine yakın nüfusuyla Murmansk. İlginç olansa, sıcak Kuzey Atlantik akıntısı nedeniyle Murmansk'ın denizi asla donmaz. Bu yüzden Rusya'nın Kutup donanması da bu şehirde konuşludur. 

4. Dünyanın en soğuk şehirleri. Verhoyansk ve Oymyakon. Ortalama sıcaklığın -40 derece olarak ölçüldüğü iki şehirde termometreler -67,7 dereceye kadar düşmüştü. 

5. Dünyanın en uzun metro köprüsü. Novosibirsk'te Ob ırmağını kat eden ve iki metro istasyonunu birleştiren köprünün uzunluğu 2 bin 145 metredir. 

6. Dünyanın en büyük ormanlık alanı. Sibirya taygası 7 milyon kilometrekarelik alanı kaplar. Bu alan Rusya'nın kapladığı tüm alanın yarısından fazladır. 

7. Dünyanın en derin maden sondaj kuyusu. Murmansk'taki Kola sondaj kuyusunun derinliği 12 bin 262 metredir. Bu mesafe, insanoğlunun yer kabuğu içinde ulaştığı en derin noktaya karşılık gelir.

8 Haziran 2019 Cumartesi

Öncülüğünü Rusların yaptığı 5 teknoloji






Rusların şimdiye dek birçok dâhice ve çığır açan gelişmeye öncülük ettiğini biliyor muydunuz?
Yangın söndürücü, tansiyon aleti, süt tozu ve hatta kaynak makinesi bunlardan yalnızca birkaçı.



Kaynak makinesi

Ruslar kaynak makinesini ilk icat ettiklerinde, metal bir silindir yapılmıştı.

Rus mühendis Vasiliy Petrov ve İngiliz mühendis Humphry Davy, yüksek ısıyla metalleri eriterek birleştirmeye yarayan kaynak makinasının keşfine öncülük eden ilk deneyleri 19. yüzyılın başlarında eşzamanlı ancak birbirlerinden bağımsız olarak gerçekleştirmişlerdi. Her ikisi de elektrik arkını icat etmişlerdi. Ancak Davy'nin ilk arkı kısa darbelere ve düşük ısıya ulaşabiliyorken, Petrov'un arkının darbeleri daha uzun soluklu ve ısısı da metalleri eritecek düzeydeydi.

Ancak 1881 yılında Rus mühendis ve mucit Nikolay Benardos, Pavel Yabloçkov'un icat ettiği elektro-karbon ark lambası üzerine çalışırken bunun metalleri eritmek üzere kullanılabilecek bir kaynak makinesi vazifesi gördüğünü fark etti.
Bernados, 1885 yılında kaynak makinesinin patentini aldı ve 1888 yılında cihaz sanayi sektöründe kullanılmaya başlandı.

Bu sırada başka bir Rus mühendis olan Nikolay Slavyanov karbon elektrotlar yerine, daha yüksek erime noktalarına sahip metalleri de eritebilecek metal elektrotların kullanılabileceğini keşfetti. Bunun sonucunda da meşhur silindirini var etti. Bu silindir, erime noktaları oldukça yüksek 8 farklı metalin birbirlerine kaynaklanmasından oluşuyordu.


Süt tozu

Bebekliğimizde yediğimiz mamaların en temel içeriği süt tozudur. Ancak muhtemelen çok az insan süt tozunun kökeninin Sibirya'ya dayandığını bilir.

Moğolistanlı bir tercüman olan İvan Erich 1792 yılında, Baykal gölünün doğusundaki Dauriya'da yerli Moğolların sütü kar üzerindeki levhalara koyarak dondurduklarını yazıyordu. Sonrasında oluşan buzu güneşte eritip, sulu kısmını buharlaştırdıklarında geriye 'süt tozu' kalıyordu. Sonraları bölgede çalışan bir doktor, bu yöntemin sütü depolamak için daha geniş kitlelerce kullanılabileceğini keşfetti.

Süt tozunun esas mucidi olan Osip Kriçevski, Moskova'ya 5.000 kilometre uzaklıktaki Nerçinsk'teki gümüş eritme tesisinde çalışan bir doktordu. Üstelik kendisi, tesiste çalışan Yakut sakinlerinin sütü aynı yöntemle kuruttuklarını da belirtiyordu. Kriçevski, süt tozunun taze ve besleyici besinlere ihtiyaç duyulan deniz yolculuklarında kullanılabileceğini düşündü. Avrupalılar ise henüz Sibirya icadı olan bu maddeden haberdar değillerdi.

Kriçevski, söz konusu süt depolama teknolojisini 1832 yılında vefat ettiği Nerçinsk'te geliştirdi.

Süt tozu üretimine ise, 1832 yılında ilk kez St. Petersburg'da başlanıldı. Ancak teknolojinin patenti 1855 yılında T.S. Grimwade isimli bir İngiliz tarafından alındı.


Yangın söndürme köpüğü

Yangını suyla söndürmeye çalışmak göründüğü kadar etkili bir yöntem değildir. Bu sebeple Ruslar, 'yangına köpükle gitmeye' karar vermişlerdir.

Vakti zamanında çok fazla yangına şahit olan Fransız kökenli Rus mühendis Aleksandr Loran, yangın söndürmenin daha etkili bir yolunu bulmaya koyuldu. 20. yüzyılın başlarında St. Petersburg ve Paris'te kimya çalışmalarını sürdüren Loran, aynı zamanda Azerbaycan'ın en büyük şehri ve petrol sanayisinin merkezi olan Bakü'de de ders veriyordu. Bölgede çıkan petrol yangınları en büyük sorundu ve ne suyla ne de toz söndürücülerle dindirilebiliyordu.

Yangın söndürme köpüğünün icadının ise, Loran'ın bir barda arkadaşı ile bira içtiği sırada 'Evreka!' (Buldum) diye bağırdığı an'a denk geldiği söylenebilir. Loran en kısa sürede çalışmalara başlayarak yanan bir petrol birikintisini bira köpüğüyle söndürmeye çalıştı ve işe yaradığını gördü. Ardından köpük formunda bir madde icat etti ve kurduğu yangın söndürücü markasının adını 'Eureka' koydu. İcadının patentini önce Rusya'da, 1907 yılında da Amerika'da aldı


Köşegen kafes yapısı

19. yüzyılda keşfedilen bir teknolojinin 21. yüzyılda kullanılmaya başlanması son derece ilginç bir hikâye. Bu teknolojinin mucidi Rus mühendis ve mimar Vladimir Şuhov, zamanının ötesinde bir dâhi.

Köşegen kafes yapısı, Şuhov tarafından 1895 yılında icat edildi ve 1899 yılında da patenti alındı. Yapı, elastikliği sebebiyle düşük ağırlığıyla bile darbelere dayanabiliyor. Su temas etse dahi kolay kolay paslanmadığından, düşük maliyetli ancak dayanıklı.

Günümüzde Rusya'da bulunan Şuhov tarzı kule ve çadırların çoğu, az bir bakımla 100 senenin ardından dahi sapasağlam.

Şuhov'un icadı, 21. yüzyıl mimarisini de farklı bir boyuta taşıdı. Kafes iskelet; günümüzde Richard Buckminster Fuller, Norman Foster, Nicholas Grimshaw ve daha birçok dünyaca tanınmış mimar tarafından kullanıldı.



Tansiyon aleti

Söz konusu yapının 20. yüzyılda pek popüler olmamasının nedeni, bilgisayarla yapması çok daha kolay olan titiz ve hatasız hesaplar gerektirmesiydi. Ancak Şuhov, elinin altında böyle bir teknoloji olmamasına rağmen yapıyı tasarlayabildi. 1896 yılında Nijniy Novgorod'da bulunan Rusya Endüstri ve Sanat Fuarı Merkezi için kafes iskeletten bir kule inşa etti.

Günümüzde sıkça kullanılan bu tıbbi araç, tarihin en eski uygulamalarından biridir. Bugün dahi kullanılmaya devam edilmesinin nedeni ise kesin sonuç vermesidir.

Kan basıncı, insan vücudu üzerinde yapılabilecek en mühim ölçümlerden biri. Çeşitli hastalıkların tespit edilmesinde büyük rol oynuyor. Kan basıncı ölçülürken doktorlar genellikle iki rakamı kullanırlar. Böylece bir kalp atışının en uzun süresi olan sistolik basıncı ve iki kalp atışı arasındaki en kısa süre olan diyastolik basıncı öğrenebilirler.

İtalyan patolog Scipione Riva-Rocci kola geçirilen şişme manşonları olan cıvalı tansiyon aletini icat etmeden önce de kan basıncını ölçmek için kullanılan daha az güvenilir yöntemler mevcuttu.

Bu alet öncesinde, manşon hastanın koluna geçirilip şişirilir, sonrasında da doktor iki parmağını hastanın nabzına koyardı. Eğer hastanın nabzı tespit edilemezse, bu şişme manşonun hastanın kolundaki kan akışını tamamıyla engellediği anlamına gelir ve manşonun basıncı sistolik basınca eşit olurdu. Ancak her hâlükârda, bu yöntemle diyastolik basınç belirlenemezdi.
  
Nikolay Korotkov isimli Rus doktor önce sıhhiyeci olarak çalışmış, ardından vasküler cerrahi alanına yönelmişti. 1904 yılında bir hastanın kan basıncını Riva-Rocci manşonuyla ölçerken, yanlışlıkla stetoskopunu hastanın kolundaki atardamara koydu ve sonradan kendi adı verilecek nabız seslerini (Korotkov sesleri) duydu.

Atardamar, adeta içindeki sıvının manşona çarpıp durduğu bir boru gibiydi. Sistolik basınç uygulanmadığında hiçbir ses duyulmuyordu. Baskı uygulandığında ise, kan yeniden manşona vurmaya başlıyor ve nabız sesleri duyuluyordu. Sesler sona erdiğinde, kanın damarlarda rahatça aktığı anlaşılıyordu. Seslerin kesilmesi, diyalostik basıncı temsil ediyordu.

Korotkov, bu yöntemi 1905 yılında yarım sayfalık bir yazıyla bildirmişti. 1935 yılında ise Dünya Sağlık Örgütü, bu yöntemi müdahalesiz biçimde kan basıncı ölçmenin tek yolu olarak kabul etti. Böylece söz konusu yöntem, günümüzde bir standart hâline geldi.


Bu metin, Russia Beyond The Headlines sitesindeki orijinalinden yararlanılarak hazırlanmıştır.
Çeviri: Şevval Parlak
Düzelti: Tuğba Bolat
© Sputnik

18 Mart 2019 Pazartesi

"Rusya" adı nereden geliyor? Bizans'tan Araplara şaşırtıcı isim teorileri






Fransa'nın adı Franklardan, Almanya'nın adı Cermen kabilelerden, Amerika adı ise Amerigo Vespucci'den geliyor. 

Peki ya Rusya? 

Rusya adının kökeni ne? 

Tüm tarihçiler Rusya (Rossiya) adının Rus'tan geldiğinde hemfikir. Tarihte Slav kabilelerin yaşadığı toprakları Rusia, yani "Rus'un toprağı" olarak adlandıran ilk kişinin 10. yüzyılda Bizans imparatoru VII. Konstantin olduğunda tarihçiler mutabık. 

Peki, "Rus" ne demek ve bu kelime nereden geliyor?

Bir teoriye göre Rus kelimesinin kaynağı İskandinav dilleri. Bugün pek az kişi farkında olsa da Rusya'nın ilk hükümdarları Vikingler, ya da Varegler...

12. yüzyılda yaşamış bir Rus vakanüvis, "Varegler bize kendilerinden yola çıkarak Rus adını verdi" yazıyor.

Bu teori doğru ise Rus basitçe İsveç ya da İsveçli anlamına geliyor. Fincede de bugün İsveç için kullanılan kelimenin "Ruotsi" olması ilginç.

Bir diğer izahat, Rus isminin Dnyeper nehrinin bir kolu olan Ros Irmağı'ndan geldiği yönünde. Buna göre, ırmak çevresine yerleşen Slavlar kendilerini "Rosskiye" demiş ve bu kelime zamanla Russkiye'ye dönüşmüş.

Arap tarihçi Al-Masdi ise "Bizanslılar onlara [Slav kabilelerine] ar-rusiya der, ki bunun manası 'kırmızıdır'" diye yazmaktadır.

Ne var ki Rus kelimesinin ne manaya geldiği üzerinde ileri sürülen hiçbir teori herkesi tam anlamıyla tatmin etmiş değil.

Peki, günümüzde Rusya farklı dillerde nasıl ifade ediliyor? Türklerin "Rusya", İngilizlerin "Russia", Almanların "Russland", Fransızların "La Russie", Arapların "Rusiya" dediği bu ülkenin diğer dillerdeki adları neler?

İşte birkaç ilginç örnek:

1. Fince - Venäja.Estonca - Veneemaa (Venetlerden).

2. Letonca - Krievija (Kriviklerden).

3. Çince - 罗斯 (Elosy). Ros/Rus kelimesinden, ancak pek çok Uzak Doğu toplumu gibi Çinlilerde bazen R harfini L şeklinde telaffuz ediyor.

4. Vietnamca - Nga. Bu tuhaf adlandırmanın Çin hiyerogliflerinin Vietnamca kurallara göre okunması sonucu ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

(RBTH)

8 Aralık 2018 Cumartesi

Rusya'dan şaşırtıcı 25 gerçek




"Rusya akıllı anlaşılmaz, arşınla ölçülmez; Rusya'ya inan yeter" diyen şair Tyutçev muhtemelen haklı. Ama gene de Rusya'yı anlamaya çalışanlar için, genel kültürlerine katkıda bulunmak gailesiyle derlenmiş bazı ilginç notları paylaşmak istedik. Rossiyskaya Gazeta'nın ekinde yer alan bu bilgiler arasında, Rusların en çok savaştığı milletin Türkler olduğu da var... İşte bazılarını zaten bildiğiniz, bazılarını belki ilk kez duyacağınız 25 Rusya notu:

1. Rusya'da yılbaşı kutlamaları genelde 31 Aralıkta başlar ve yılına göre 10 gün civarında sürer.

2. Ruslara bu da yetmez, yılbaşını 14 Ocak günü bir de eski takvime göre kutlarlar. Yani hem Gregoryen, hem Jülyen takvimine göre uzun uzun kutlama yapılır. 

3. Rusya'da genellikle internette iki nokta ve sağ parantezli gülücük :) yerine sadece sağ parantezli ) gülücük kullanır.

4. Rusya'da anketlere bakılırsa, her iki kişiden biri ekonominin devlet tarafından yönetildiği eski günlere dönmeyi arzular. Ayrıca ülkenin yarısı Stalin'i "kanlı bir diktatör" olarak görürken, diğer yarısı ona "kahraman" gözüyle bakar.

5. Rusya'da halkın suşi sevgisinin Japonlardan bile fazla olduğu rivayet edilmektedir!

6. Rusya XV. yüzyıldan XX. yüzyıla kadar olan 500 yıllık sürenin 489'unu savaşta geçirmiştir. En çok savaştığı ülke 12 kere ile Osmanlı'dır.

7. Geleneksel müzik aleti balalayka bir dönem "şeytan icadı" olduğu gerekçesiyle kilise tarafından yasaklanmıştır.

8. Yaşlıların huzurevine yerleştirilmesine Rusya'da iyi gözle bakılmaz.

9. Rusya'da yabancılara seslenirken "beyefendi", "hanımefendi" gibi hitaplar nadiren kullanılır. Bunun yerine, basitçe "adam" (Muşşina) ve "kadın" (Jenşina) diye seslenmek doğaldır.

10. Doğum günü sahibinin iş arkadaşlarına pasta ısmarlaması adettendir.

11. Yaygın kanının aksine dünyada en çok içki içilen yer Rusya değildir. Kişi başı alkol tüketiminde Rusya 10. sırada yer alır.

12. 145 milyonu bulan ülkede Komünist Partisi'nin üye sayısı sadece 160 bindir.

13. Rusya'da en yaygın erkek ismi İvan değil, Aleksandr'dır.

14. Dillere destan güzelliklerine rağmen Rus kadınlarının yalnızca yüzde 5'i "güzel" olduğunu düşünür!

15. Ülkedeki en popüler içki votka değil, biradır.

16. Acı ama gerçek: Rusyalılar Amerikalılardan daha fazla fast food tüketir.

17. Rusya halkı, büyük arabaları sever. Trafikteki araçların neredeyse yarısı ciptir (SUV).

18. Halk doktora gitmeyi pek sevmez, evde "geleneksel yöntemlerle" tedaviye inanır.

19. Ülkedeki kadın sayısı erkek sayısından 10 milyon daha fazladır.

20. Rusyalılar için yüksek eğitim işe girmekten, ya da ev almaktan daha önemlidir.

21. Ruslar nikah yüzüğünü sağ ele takarlar.

22. Pek çok market, spor salonu ve çiçekçiler 24 saat açıktır.

23. Rusya'da halk çayı şekerli sever.

24. Ülkede insanların en çok gurur duyduğu şey İkinci Dünya Savaşı'nda kazanılan zaferdir.

25. Ruslar ucuz ürünleri sevmezler. Onlara göre, "bir şey ucuzsa muhakkak Çin'de yapılmıştır!"

26 Kasım 2018 Pazartesi

Başkent hakkında 10 şaşırtıcı not: Kızıl Meydan'ın rengi, harbi Moskovalı sayısı...




Moskova... Rusya'nın başşehri, simgesi, tüm dünyanın gözdesi... Bu güzel şehir, doğma büyüme Moskovalıların dahi bilmediği pek çok sırrı ve ilginç bilgiyi içinde barındırıyor. Mesela başkentte ne kadar "özbeöz Moskovalı" kaldığını bilseniz şaşırmaz mısınız? İşte Moskova hakkında çok az bilinen 10 gerçek: 

1. Kremlin eskiden beyazdı. Moskova'nın kalbi Kremlin adeta kırmızı duvarlarıyla özdeşleşmiştir. Halbuki bu duvarlar XIX. yüzyılın sonuna kadar beyazdı.

2. Kızıl Meydan aynı zamanda bir mezarlıktır. Kızıl Meydan'ın Lenin'in Mozolesi'ne ev sahipliği yaptığı pek çok kişi tarafından bilinir. Ancak Stalin'in ve önde gelen Sovyet liderlerinin de burada, Kremlin duvarının hemen dibinde yattığı az bilinen bir gerçektir.

3. Moskova'nın altında kimsenin göremediği bir ırmak akar. Neglinnaya Irmağı 1860'lardaki sel baskınlarından sonra şehir planlamacıları tarafından bir yer altı tüneline aktarılmıştır. Bu tünelin modernize edilmiş bir versiyonu hala Trubnaya Meydanı'ndan Ohotnıy Ryad'a doğru çalışmaktadır.

4. Moskova her gün 33 bin ton gıda tüketir. Kıyaslamak adına: bu miktar 234 mavi balinanın ağırlığına eşit.

5. Dünyadaki en uzun McDonald's kuyruğu Moskova'da gözlenmiştir. Fast Food zincirinin ilk şubesinin Puşkin Meydanı'nda açıldığı gün restoran 30 bin kişiye hizmet vermişti.

6. 2012 yılı itibariyle Moskova dünyada en çok dolar milyarderinin bulunduğu şehir idi. 2017'de ise 73 milyarder ile bu kıyaslamada üçüncü sıraya geriledi.

7. Rusya'nın en pahalı sokağı Moskova'dadır. Tverskaya ve Petrovka sokaklarını birleştiren Stoleşnikov Ara Sokağı'ndaki mağazaların metrekare kirası bugünkü kriz ortamında bile aylık 3 bin doların üzerindedir.

8. Moskova'da neredeyse hiç "özbeöz" Moskovalı yoktur. Tarihçilere göre, Moskova'nın yerlilerinin toplam içindeki payı yüzde 5'ten daha fazla değil.

9. Hala yürülükte olan yerel bir yasaya göre, Moskovalı köpeklerin 23:00 ile 07:00 saatleri arasında havlaması yasaktır. Yasağa dair denetimlerin nasıl yapıldığı konusu ise tam bir muamma.

10. Moskova Metrosu Avrupa'nın en kalabalık ve en büyük metrosudur. Günlük yolcu trafiği bakımından başkent metrosu dünyada da altıncı sıradadır.

5 Kasım 2018 Pazartesi

Deniz aygırları




Rusya hakkında bilinmesi gereken gerçekler-4-



Kışın yüzen ve buzlu suyun tedavi edici etkisi olduğuna inanan kişiler Rusya'da 'morji' ('deniz aygırları') olarak anılıyor.

Deniz aygırlarının sayısı yaş fark etmeksizin her geçen yıl artıyor. Ülkede buzlu suda yüzmek için havuzlar açılıyor.

Bu gelenek ülkenin en soğuk bölgelerinden olan Yakutistan'da da sürdürülüyor.

Oymyakon




Rusya hakkında bilinmesi gereken gerçekler-3-


Rusya'nın Yakutistan bölgesinde bulunan Oymyakon köyü, dünyanın en soğuk köyü olarak biliniyor.

Köyde hava sıcaklığı 1924 yılında rekor düzeye ulaşarak -71.2'ye düşmüştü.

Dünyanın en büyük aktif volkanı





Rusya hakkında bilinmesi gereken gerçekler-2-


Rusya toprakları üzerinde dünyanın en büyük aktif volkanı olan Klyuçevskaya Sopka bulunuyor.

Volkanın yüksekliği 4 kilometre 850 metre ve her patlamada daha da yükseliyor.

Klyuçevskaya Sopka, son 7 bin yıldır aktif.

Dünyanın en büyük ülkesi ama...




Rusya hakkında bilinmesi gereken gerçekler-1-


Rusya 17 milyon kilometrelik alanıyla toprak genişliği bakımından dünyanın en büyük ülkesi ve gezegenimizin 1/9'ini kapsıyor.

Rusya'nın uzunluğu ise 10.000 kilometre.

Yüzölçümü bakımından bu kadar büyük olsa da Rusya'nın saat dilimleri konusunda beklenmedik bir rakibi var. Fransa, bu konuda Rusya'yı gerisinde bırakıyor. Tüm denizaşırı ve diğer bölgelerdeki departmanlar göz önüne alınırsa Fransa'daki saat dilimi sayısı 12, Rusya'dakiyse 11.

6 Ocak 2018 Cumartesi

Siz Rusya'yı nasıl bilirsiniz?






Seveni de çok, korkanı da... Takdir edeni de çok, eleştireni de...  Ama ortak nokta, Rusya'nın her zaman dünyanın en çok merak edilen ülkelerinden biri olduğu gerçeği. Çoğu yabancı için, Rusya hakkında bilinenler ise bazen bu nispette yüzeysel. Bu da ön yargılara, doğru bilinen yanlışlara, güncel ifadeyle söylemek gerekirse "steryotiplere", yani basmakalıp inanışlara kapı aralıyor.

İşte Georgi Manayev'in derlediği bunlardan bazıları ve "doğru"lar:

1. En popüler Rus ismi İvan'dır: İvan aslen Rus ismi olmadığı gibi, en popüler isim de değildir. İvan eski bir Yahudi ismidir (Yohanan). Rusya'da en çok rastlanan erkek isimleri Aleksandr, Sergey ve Dmitri'dir.

2. Bira Rusya'da alkolden sayılmaz: Yaygın kanının aksine bira 2011'den beri Rusya'da alkollü içecek sınıfına girer.

3. Ruslar birbirine hep "yoldaş" der: Sovyet devrinin bu sıfatı hiç yaygın değildir. Genellikle, şaka yollu kullanılır.

4. Tüm Ruslar komünisttir: Hayır, Sovyetler Birliği'nin en kuvvetli yıllarında bile tüm Ruslar komünist değildi. En iyi zamanlarında bile parti üyesi 20 milyonu bulmamıştı.

5. Rusya çok soğuktur ve sürekli kar yağar: Rusya belirli bir iklim kalıbına sokulamayacak kadar büyük bir coğrafi alana yayılan bir ülkedir. Dört iklim bölgesine ayrılan ülkede hava sıcaklığı -41 ile +41 arasında değişir.

6. Ruslar diğer Slav dillerini kolayca anlayabilir: Bazılarını kısmen evet (Ukraynaca), bazılarını hayır (Lehçe, Çekçe). Türklerin Azericeyi kolay, Kazakçayı çok az anlaması gibi.

7. Rusya yoksul bir ülkedir: Rusya gelir dağılımının adaletsiz olduğu ülkeler arasında yer alır, ancak bir bütün olarak yoksul bir ülkedir denemez. Rusya dünyanın en büyük 12. ekonomisidir.

8. Rusya'da mağazalarda raflar boştur: Perestroyka döneminden kalan bu inanış kesinlikle yanlıştır. Rusya bugün tüketimin bol olduğu bir ülkedir.

9. Her Rus mafyayla biraz ilişkilidir: Ortalama Rusun kanunla derdi ödenmemiş bina hizmeti faturaları ve trafik cezalarından öteye geçmez.

10. Rusya sokaklarında ayılar gezer: Hayır. Sadece Sibirya'da ya da uzak bazı kasabalarda kışın yiyecek bulmak için şehre nadiren inen ayılar olursa bu da "büyük haber" olur. 

11. Rusların gizemli bir ruhu vardır: XIX. yüzyıl edebiyatçıları tarafından "yaratılan" Rus ruhu kavramı Ruslara kendilerini özel hissettirir ve renk katar, ama ülkeye dair herhangi bir gizeme ışık tuttuğu şüphelidir.

12. Bütün Ruslar KGB tarafından izlenir: KGB'nin dağılmasının üzerinden neredeyse 30 yıl geçti, ismi FSB'ye döndü ama genel olarak sistem devam ediyor. "Herkes izleniyor" paranoyası yersizdir elbette ama yine de Rusya'da gizli servislerin hayat üzerindeki kontrolü Batılı demokrasilere göre daha fazladır.

13. Ruslar daçayı sever: Doğru. 1950'lerin sonunda Kruşçev'in toprak reformu ile birlikte Rusların daça edinme imkanı ortaya çıkmasaydı Sovyetler Birliği daha erken yıkılabilirdi. Hem ekonomik açıdan, hem özel alan yaratma olanakları bakımından daçalar Rusya vatandaşlarının "hayatını kurtardı" denebilir. Ancak daça kültürünün SSCB öncesine uzandığını da bilmeli.

14. Rusya'da yollar berbattır: Kısmen doğru. O yüzden Rusçada "Bizim iki derdimiz var; yıllar (darogi) ve aptallar (duraki)" derler.

15. Ruslar batıl inançlıdır: Evet. Uzaya ilk insan yollamış, bilim ve teknolojide bu kadar yol almış bir ülke ve toplum için umulmayacak kadar fazla batı inanç vardır.

16. Rusya'da bütün sürücülerin araç içinde kamerası vardır: Neredeyse tamamen doğru. 

17. En iyi hackerlar Rusya'dan çıkar: Matematik geleneği kuvvetli bir ülke olarak Rusya iletişim teknolojilerinde de iyi bir yerdedir. Ve, evet, maceracı ruhla birleşince, Rusya'dan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden çok sayıda iyi hackerın çıktığı doğrudur.

18. Yolsuzluk Rusya'da yaygındır: Devlet görevlilerinin işlerini yapmaları için rüşvet verdiğini söyleyen Rusyalı sayısı Avrupalı sayısının dört katı olduğunu söylemekle yetinelim.

19. Ruslar çok votka içer: Yaygın kanının aksine Rusya dünyada içki tüketiminde 1. değil, 6. sıradadır.

20. Rusya babuşkalarla doludur: Gerçekten de Rusya'da yaşlı kadın sayısı yaşlı erkek sayısının bir buçuk katıdır. 


1 Kasım 2017 Çarşamba

Rusya hakkında 15 şey


Samih Güven



1.Moskova’yı doğudaki Vladivostok şehrine bağlayan Trans-Sibirya demiryolu hattı 9289 km uzunluğu ile dünyanın en uzun hattı. 1891-1916 arasında II. Nikolay tarafından yaptırılmış.

2.Rusya dünyada bilime ve diğer alanlara katkı yapmış önemli bir ülke. 30 civarında Nobel ödülü almış Rus bulunuyor.

3.Zengin bir tarihi ve kültürel geçmişe sahip olan Rusya’nın Dünya Mirası listesinde 28 doğal ve kültürel alanı bulunuyor (İtalya:53, Türkiye:17).

4.Avrupa’nın en yoğun metrosu olan Moskova metrosu günde ortalama 7 milyon yolcu taşıyor. Toplam uzunluğu 339 kilometre ve dünyanın 5. en büyük metrosu.

5.Rusya yaklaşık 17 milyon kilometrekare yüzölçümü ile dünyanın en büyük ülkesi. Ülkenin %45’i ise ormanlık alanlardan oluşuyor.

6. Baykal gölü dünyanın en büyük tatlı su rezervine sahip. Toplam tatlı su rezervlerinin yaklaşık %22’sini oluşturuyor.

7.Rusya milyoner sayısı bakımından dünyada 5. sırada bulunuyor (ABD:1).

8.Rusya uzaya ilk defa insanlı hava aracı gönderen ülke. Yuri Gagarin ise uzaya ilk çıkan insan (1961).

9.Rusya dünyanın en yüksek doğal gaz rezervlerine sahip bulunuyor.

10.Rusya dünyanın en fazla elmas üreten ülkesi.

11.Rusya’da 11 farklı zaman dilimi bulunuyor.

12.Rusya 14 farklı ülke ile sınır komşusu durumunda.

13.Rusya satınalma gücü paritesi açısından bakıldığında 4 trilyon dolar ile dünyanın en büyük 6. ekonomisi.

14.Rusya’da 81 federal birim bulunuyor.  Bunlardan 46’sı oblast, 21’i cumhuriyet, 9’u kray, 4’ü otonom okrug, biri otonom oblast, ikisi de federal şehir şeklinde.


15.Volga Nehri 3692 km uzunluğu ile Avrupa’nın en uzun nehri.

30 Eylül 2017 Cumartesi

Rusya hakkında 25 ilginç gerçek



Rusya'nın coğrafi büyüklüğü, doğal zenginlikleri, silahlı gücünün muazzam çapı, kadın-erkek dengesizliği, içki düşkünlüğü, McDonalds tutkusu... Birbiriyle alakasız gibi duran alakalı "ilginç veriler"...Çünkü Rusya, kendisiyle en içli dışlı olanları dahi şaşırtacak hikayelere, gerçeklere sahip.

Slavorum sitesinin bunlardan 25'ini  sıralıyor. Siz de listeye göz atıp Rusya bilginizi test edebilirsiniz.

1. Bir zamanlar Rusya'ya ait olan Alaska 1867'de 7,2 milyon dolara ABD'ye satılmıştı.

2. Batılılaşma yanlısı çar Petro sakal kesimini teşvik etmek için bir "sakal vergisi" çıkarmıştı.

3. 2013'e kadar Rusya'da bira alkollü içki sayılmıyordu.

4. Rusya'nın yüz ölçümü Pluto'dan daha büyüktür.

5. Rusya sahip olduğu 8400 nükleer silahla bu alanda dünyanın 1 numarası.

6. Rus bilim insanları 1959'da tilkileri evcilleştirmeyi başardı.

7. Rusya'nın en zengin 20 insanının toplam 227 milyar dolarlık serveti Pakistan'ın GSMH'sinden daha büyük.

8. Rusya'nın yüzde 70'i Sibirya'dır.

9. Kuril Adaları üzerindeki karşılıklı hak iddiası nedeniyle Rusya ve Japonya 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana teknik olarak savaş halinde.

10. Dünya tatlı su rezervinin yüzde 20'si tek başına Baykal Gölü'nde.

11. Moskova metrosunu günde 9 milyon insan kullanıyor. Bu Londra ve New York metrolarını kullananların toplamından daha büyük bir sayı.

12. Rusya'da yılda kişi başı bira tüketimi 18 litredir.

13. Rusya'da kadın sayısı erkeklerden 9 milyon daha fazla.

14. Rusya'nın boru hatlarının toplam uzunluğu dünyanın çevresini altı kereden fazla dolanabilir.

15. Uzaya ilk uydu gönderen ülke 1957'de Sovyetler Birliği olmuştu.

16. Rusya'da erkekler ortalama 59, kadınlar 73 yıl yaşar.

17. Stalin'in ana dili Gürcüce idi. Komünist lider Rusçayı 8 yaşında öğrenmişti.

18. Rusyalılar Amerikalılardan 6 kat daha fazla çay içer.

19. Rusya'nın adları dahi bilinmeyen en az 15 gizli şehrinin bulunduğu tahmin edilmektedir.

20. ABD ve Rusya'nın birbirilerine en yakın oldukları noktada aralarındaki mesafe 4 kilometrenin altındadır.

21. Rusya dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisidir.

22. Dünyadaki en büyük McDonalds restoranı Moskova'dadır.

23. Rusya'da bazı ayılar jet yakıtına bağımlıdır. Bu hayvanlar yakıtı koklayıp "kafa bulmayı", ardından da bayılmayı sever.

24. Ruslar kışın yüzmeye bayılır.


25. En popüler bilgisayar oyunlarından Tetris Rus programcı Aleksey Pajitnov tarafından yazılmıştır.

8 Eylül 2015 Salı

Rusya hakkında bilmediğiniz çok şey var

Kaynak: http://tr.sputniknews.com/ 

Rusya, 17 milyon 98 bin kilometrelik yüzölçümüyle dünya yüzölçümünün yüzde 27’sini kapsıyor.

Bu özelliği ile dünyanın en büyük ülkesi olan Rusya, ABD’den de 2 kat büyük ve ayrıca Pluton cüce gezegeniyle de eşit yüzölçümüne sahip.

Halihazırda bunlar bile şaşırtıcıyken, Rusya’nın başka ne gibi ilginçliklere kadir olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Sputnik, Rus halkının dahi gözlerini fal taşı gibi açacak Rusya hakkında bilmediğiniz 10 ilginç gerçeği derledi.

-Rusya’nın göbeğinde ‘o kadar büyük ki, için de at koştur’ denilebilecek cinsten bir yer bulunuyor. Rusya’nın başkenti Moskova’da bulunan Kremlin Sarayı, 15. yüzyıldan bu yana varlığını koruyan, dünyanın en büyük sarayı. Moskova Kremlin’i toplam 27 hektarlık bir alanı kapsıyor.

-Hepimiz Ruslar yaz aylarında güney sahillerini dolduruyor diye, Rusya’da deniz yok sanırız. Ancak durum hiç de göründüğü gibi değil. Rusya, dünya üzerinde 13 denizle kıyısı olan tek ülke. Baltık Denizi, Barents Denizi, Bering Denizi, Karadeniz, Doğu Sibirya Denizi, Japon Denizi, Kara Denizi, Okhotsk Denizi, Peçora Denizi, Azov Denizi, Beyaz Denizi, Rusya’yı çevreleyen denizler arasında yer alıyor.

-"Çok gezmeyeyim, ama çok bileyim" diyorsanız, Rusya’nın kültür başkenti olarak anılan St. Petersburg çok iyi bir seçenek olabilir. Zira St. Petersburg’daki kültür alanlarının tümünü gören bir insan, bir ömür yetecek bilgiyi edinebilir. Rusya’nın Venedik’i olan St. Petersburg’da 2 bin kütüphane, 221 müze, 100 konser alanı, 80 tiyatro, 80 kültür evi, 62 sinema ve 45 resim galerisi bulunuyor.

-Everest Dağının dünyanın en yüksek dağı, Ağrı Dağının Türkiye’nin en yüksek dağı olduğu bir gerçek. Ancak birçok jeolojik zamandan geçen Dünya’nın en eski dağı hangisi? Rusya'daki Ural Dağları, dünya üzerindeki en eski dağlar olmakla birlikte Avrupa ve Asya’yı birbirinden ayırma özelliği taşıyor. Ural dağlarının yalnızca 600 metre yükseklikte olan Karandaş dağının tarihinin 4 milyar yıl öncesine dayandığı tahmin ediliyor. Bu dağın bunca yıldır ayakta kalıyor olması ilginç bir gerçek.

-Rusya havasından dolayı soğuk diye anılıyor, zaman zaman insanına da ‘soğuk’ yaftası yapıştırılıyor. Evet, Kuzey ülkesi Rusya soğuk bir iklim kuşağında, ama insanının ‘soğuk’ olduğu iddiaları, sahip oldukları komşu sayısı nedeniyle yersiz olabilir. Zira Rusya’ya ‘komşu’ olan toplam 16 ülke bulunuyor. Norveç, Finlandiya, Estonya, Litvanya, Letonya, Polonya, Belarus, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Çin, Moğolistan, Kuzey Kore, Japonya ve ABD ile sınırı olan ülkeler arasında.

-Günümüzde çocukken evde, sokakta Tetris oynamadım diyen insan yok denecek kadar azdır. Peki, hiç merak ettiniz mi Tetris’i kim buldu da, insanoğlunu bu kadar şenlendirdi diye? Dünyanın en ünlü oyunu Tetris’i de Rus bilgisayar programcısı Aleksey Pajithov 1985 yılında bulmuştu. İlk olarak Sovyetler Birliği’nde ünü yayılan oyun, daha sonra tüm dünyaya yayıldı. Guinness Rekorlar kitabı verilerine göre, Tetris, tüm zamanların en çok oynanan 6’ıncı oyunu.

-Tam Bu bilgiyi öğrendikten sonra kışın Türkiye’deki hava koşullarında neden palto ile gezdiğinizi sorgulayabilirsiniz. Zira dünyanın yerleşim birimlerinde en düşük sıcaklığı Rusya’nın Saha Cumhuriyeti’ne bağlı Oymyakon şehrinde rastlanmıştı. Şehirde 1924 yılında hava -71 dereceyi bulmuştu. Oymyakon, hâlâ dünyanın en soğuk yerleşim birimi olarak kabul ediliyor. 2014 verilerine göre nüfusu 517 olan şehirde kış aylarında elektronik cihazlar ve otomobiller kullanılmıyor.

-Günümüzdeki uzayda ‘marul yetiştirmek’ gibi dev atılımların tohumları Rusya sayesinde atılmıştı. Zira Uzay’a giden ilk insan da bir Rus vatandaşıydı. 12 Nisan 1961’de Yuriy Alekseyeviç Gagarin, Dünya’yı uzaydan gören ilk kozmonot oldu.

-Rusya ile ABD'nin arasındaki Ukrayna krizi nedeniyle 2014 yılından beri yaşanan gerginlik sürerken, Rusya, kendisine uygulanan yaptırımlar nedeniyle Batı'nın gıda ürünlerini imha ederken ABD’li fast food şirketi McDonald’s ile Rusya'yı yan yana getirmek oldukça güç. Ancak McDonald's da tarihteki en çok müşterisi sayısına Moskova’da açtığı şubesinde ulaşmıştı. Moskova’nın Puşkin Meydanı’nda 31 Ocak 1990’da açılan McDonald’s, açılış gününde 30 bin kişiye hizmet vererek, bir rekor kırmıştı.


-Silah üretiminde dev haline gelen Rusya’ya dair herkesin bilmesi gereken bir gerçek daha var. 1944-1947 yılları arasında Mikhail Kalaşnikof tarafından geliştirilen Kalaşnikoflar bugün dünyanın en çok kullanılan silahı halinde. Bugün dünya üzerinde 100 milyondan fazla Kalaşnikof bulunuyor.