Moskova

Moskova
Rus Müziği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rus Müziği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2026 Pazar

Bugün Vısotski'nin 88'inci yaşgünü: Bir devrin vicdanıydı


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Bugün özel bir gün. Doğumunun 88. yılında anılan Vladimir Vısotski, yalnızca bir şarkıcı, ozan ya da oyuncu değil, "Sovyet döneminin vicdanı ve sokağın sesi" olarak hafızalarda yaşamayı sürdürüyor. Kırık dökük sesi, sert ama sahici dizeleri ve sahnedeki neredeyse meydan okuyan duruşuyla Vıstotski, resmî ideolojinin süzgecinden geçmeyen bir hayatı anlatan isimdi. Şarkılarında savaşın yorgunluğunu, hapishanelerin soğuğunu, dostluğun ve ihaneti, insanın kendisiyle kavgasını dile getirdi. Ne tam anlamıyla muhalif bir ikon ne de sistemin kabul ettiği bir sanatçı oldu; tam da bu arada kalmışlık, onu milyonlar için benzersiz kıldı. Bugün 88. yaş gününde Vıstotski /25 Ocak 1938- 25 Temmuz 1980), plaklardan, eski kasetlerden ve hâlâ ezbere söylenen dizelerden çıkıp yeniden hatırlanıyor.

Bu vesileyle TürkRus.Com'da daha önce yayınladığımız bir yazıyı yeniden sizlerle paylaşıyoruz. Vıstotski'nin anısı önünde saygıyla eğilerek:

 

SUAT TAŞPINAR yazdı: 

 

Eğer şarkılarını İngilizce söylüyor olsa, bugün Türkiye'de belli çevrelerde bir Bob Dylan ya da Tom Waits'le kıyaslanabilirdi. Ama "demir perde"nin arkasında söylediği için pek azımız, tesadüfen öğrendi onu. Ama müziğine dokunan iflah olmadı. Ölümünden 24 yıl sonra, şarkıları daha dün çıkmış gibi hala taptaze olan Vladimir Vıstotski'yi, "Rusya yıllarının güzel bir armağanı" olarak sizinle paylaşmak istedim:

Yıllar yıllar önceydi... Moskova'ya ilk ayak bastığım günlerdeydi. Yoldan çevirdiğim eski bir Lada'ya taksi niyetine bindim. Orta yaşını devirmiş, düzgün görünümlü şoför radyo dinliyordu. Şarkı değişince uzanıp sesi biraz daha açtı. Karlı bir Moskova akşamında sarı sokak lambalarının ışığıyla bir parça aydınlanan emektar arabanın şaşırtıcı derecede iyi olan teybinden önce bir kaç ritmik gitar melodisi, sonra "tuhaf", boğuk bir ses çıkmaya başladı. Bir adam marş mı, şarkı mı, şiir mi olduğunu anlayamadığım bir üslupla, gırtlağına basılmış gibi bağırıyordu. Acelesi varmış da bir an evvel ne söyleyecekse söyleyip gitmek ister gibi. Sanki birisi arkasından koşturuyormuş gibi. 

Pek "keyif verici" bir ses değildi. "Huzur verici" olmadığı kesindi. İnsanın ince duygularına dokunan bir hali yoktu. Hırıltı gibi bir sesti doğrusu. Şoföre "Kanalı değiştirir misin?" diyebileceğim, neredeyse rahatsızlık veren bir sesti. Hiç bir şey söylemedim; çünkü direksiyonda şarkıya usulca tempo tutan şoför için çok şey ifade ettiğini anladım. Söylediklerinden, yakalayabildiğim bir kaç basit kelime dışında hiçbir şey anlamıyordum. Karşılıksız bir aşktan da söz ediyor olabilirdi, siyasi hiciv de yapıyor olabilirdi, Rus halk kahramanlıklarını da anlatabilirdi, sevgilisinin gözlerinin içine bakarak coşkuyla bağırıyor olabilirdi. 

Anlayabildiğim tek şey, şarkıcının da şarkının da "sıradan" olmadığıydı. Ki bir süre sonra kulağım alıştı. Anlamadığım bu şarkıda isyanın da, hicvin de, yürekten kopup gelen "ağır" duyguların da harmanlandığını hisseder oldum.

Sessizce karların üzerinde yol alırken, sırf muhabbet olsun diye, "Kim söylüyor?" diye sordum. Şoför "Vısotski" dedi. Ve ben hayatımda ilk defa bu ismi duymuş oldum.

Sonra sık sık duyar oldum bu sesi. Kimdir, nedir öğrenme hepsi uyandı içimde. Tanıdıklarıma sordum.  "Vladimir Vısotksi bu memleketin vicdanı diyebileceğimiz ozanlardandı" diyorlardı. "Narkomandı, genç yaşta bile bile kendini öldürdü" diyorlardı. "Onun şarkılarını bir yabancı anlayamaz, çevirisi de havada kalır" diyorlardı.

"Sovyet devrinin muhalefeti satırlarında gizli, isyankar bir sesti" diyorlardı. "On yıllar da geçse onun şarkıları hep günceldir, hep bizi, tuhaf düzenimizi anlatır, bu topluma ayna tutar" diyorlardı. 

25 Ocak 1938'de doğmuştu Vıstotski. 25 Temmuz 1980'de, henüz 42 yaşında uyuşturucudan öldüğünde Moskova Olimpiyatları'nın en coşkulu günleriydi. Rejim, bu coşkuya gölge düşürür, gündemi değiştirir diye bir kaç ün gizlemeye çalışmıştı ölümünü. Ama haber alan on binler, stadyumları boşaltıp akın akın cenazesine koşmuşlardı. O devirde eşine nadir rastlanan bir sevgi seliyle uğurlanmıştı dostlarının deyişiyle "Valodi"...

Onun şarkılarına "bard" diyorlardı. Yani "ozan"dı. Kendi şiirlerine, sadece kendi gitarıyla eşlik ederek şarkılarını söylerdi. Başkasıyla kıyaslanamaz bir stili vardı. Memleketin sosyal ve siyasi dertlerini genellikle hicve batırılmış bir "sokak jargonu" ile söylüyordu. İşte bu hali, Sovyet sisteminin "mesafe" koymasına neden olmuştu. Devlet TV'lerine çıkarılmıyordu. Halbuki Brejnev'in bile gizli gizli onu dinlediği anlatılıyordu. 

 Daha çocukluğunda "ışık saçan" biriydi. Üç yaşındayken, tıraş olan babasına dönüp, "Bakın hele kim duruyoruz karşımızda: Bizim keçi kendi sakalını tıraş ediyor!" diye hicvettiği anlatılırdı. Evde "istenmeyen misafir" olunca, ince dokundurmalı şiirler, şarkılar uydurup, gitmelerine vesile oluyordu. Küçük yaşta gitar çalmaya başladı. İnşaat mühendisliği okumaya başlayıp bir sene sonra bıraktı,  tiyatroya merak saldı. 1958'de tiyatroda ilk rolünü kaptı. O sırada zaten "underground" mekanlarda "tuhaf" şarkılarını çalıp söylemeye başlamıştı. Tiyatro hayatının ilk yılları "disiplinsizlik" şikayetlerinden kovulmakla geçti. Asi ruhu, alkole düşkün serseri hayatı başına iş açıyordu. 

Derken 1964'te yıllar içinde biriken 48 şarkısından kendi çabalarıyla yaptırdığı ilk kayıt, eş dost arasında dolaşmaya başladı. Ama kulaktan kulağa yayılıyor ve hayran kitlesi artıyordu. O yıllarda, kendisini tiyatro sanatçısı olarak da saygınlığa kavuşturacak olan eserlerle ünlü Taganka Tiyatrosu'nda sahneye çıkmaya başladı. Bazı oyunlarda elinde gitar kendi şarkılarını söylüyordu. Ayrıca beyaz perdeye de adım atmış, hem rolleri hem şarkılarıyla yükselişe geçmişti bile. 

Konserleriyle "kült" olma yolundaydı. Ama alkolle, uyuşturucuyla savaşında kaybetmeye başladığı, sık sık tedavi görmek zorunda kaldığı dönemlerdi bunlar. Yükseliş ve çöküş bir aradaydı... 1970'li yıllar Vısotski'nin inanılmaz bir doğurganlıkla pek çok hit şarkısını yaptığı, artık Sovyet müzik tekeli "Melodiya"nın da mecburen kaydettiği plaklarının yok sattığı, Fransa'dan ABD'ye kadar yurtdışına sık sık konserlere gittiği, New York'ta ünlü TV programı "60 Dakika"ya konuk olduğu,  hem içeride hem dışarıda konserlerinin "olay" olduğu, beyaz perdede ve sahnede unutulmaz rollere imza attığı, ama sağlığı ile ilgili gittikçe batağa saplandığı dönemlerdi... 

Devlet de bölünmüştü: Kimileri isyan ruhlu şiirleri ve hayatıyla Sovyet gençliğine kötü örnek olduğunu savunuyor, ama diğer yandan Brejnev şarkılarını keyifle dinliyor ve ona görünmeyen bir "koruma" sağlıyordu. Ama bu farklı tutumlar, onun sanatını "belli çizgileri aşmadan" istediği gibi yapmasını engellemiyordu. Sovyet sistemine bodoslama savaş açmışlığı yoktu elbette, ama her şeye rağmen "protest" bir ozandı. Ama bu kadar "yıldız" olmuşken, hayatı boyunca Sovyet TV'si onunla tek bir söyleşi bile yapmadı. Diğer yandan “şanslı azınlık”a tanınan bir hakkı kullanıp, Almanya’dan getirdiği Mercedes otomobiliyle Moskova caddelerinde hız yapabiliyordu Vısotskı, kimse hesap sormuyordu. 

30 Ağustos 2025 Cumartesi

Ruslar yine yazı kitapsız geçirmedi: Anna Karenina hâlâ zirvede


Kaynak: https://turkrus.com/ 

 

Ruslar bu yaz da eğlence ve kültürden geri kalmadı. MTS Media holdingin yaz araştırmasına göre, en çok kitap okunan ay temmuz oldu. En sık komedi filmleri izlenirken konser biletlerine geçen yaza kıyasla yüzde 26 daha fazla harcama yapıldı.

Sinema ve dizi alanında en çok tercih edilen türler komedi, animasyon, dram, aksiyon ve gerilim oldu. Kion çevrimiçi sinema servisi verilerine göre, film ve dizileri en aktif izleyenler Moskova, Krasnodar ve St. Petersburg sakinleri. 

Stroki servisi verilerine göre, bu en çok kitap okunan ay temmuz, en az okunan ay ise ağustos. Başlıca türler fantastik, bilim kurgu, dedektif, aşk romanları ve klasikler oldu. Verileri haberleştiren Moskviçmag dergisi en çok okunan kitaplr arasında Usta ve Margarita'nın yanı sıra Anna Karenina'yı sayıyor.

MTS Müzik dinleyicilerinin tercihleri arasında pop, rap, dans ve elektronik müzik ile Rus rock'ı öne çıktı. Servis, sezonun en çok dinlenen sanatçısını Macan, en çok dinlenen kadın sanatçısını Zivert ve en iyi grubu ise Başkırt grubu Ay Yola olarak açıkladı. 

Ayrıca, MTS Live verilerine göre yaz konserlerine olan ilgi de arttı. Ortalama bilet fiyatı yüzde 21 artışla 2 bin 454 ruble oldu (30 dolar).

20 Ağustos 2025 Çarşamba

"Alain Delon kolonya içmez" ( Ален Делон не пьёт одеколон ): Efsane bir şarkının tarihi



Kaynak: https://dzen.ru/

 

Fransız aktör ve şarkıcıların Sovyet vatandaşları arasındaki popülaritesi olağanüstüydü. Pierre Richard, Gerard Depardieu , Jean-Paul Belmondo , Jean Gabin , Yves Montand , Joe Dassin - bunlar ve daha birçok isim kadınların kulağına hoş gelirken erkeklerin de saygısını kazanmıştı.

Geçtiğimiz yüzyılın en yakışıklı sinema oyuncularından biri olarak kabul edilen Alain Delon ise özel bir methiyeyi hak ediyor. Delon'un yakışıklılığı dillere destan oldu.

Bu ulusal hayranlığı Sverdlovsk şairi İlya Kormiltsev de görmezden gelemezdi. Ayrıca, "Bananarama" grubunun "Robert De Niro'nun Bekleyişi" adlı şarkısını da biliyordu; bu şarkının konusu -büyük şehrin korkunç dünyasında genç bir kızın bir film yıldızına olan aşkı- "Ekran Görünümü" nün temelini oluşturmuştu:

De Niro'nun yerine Delon'u getiren ve her SSCB vatandaşının aşina olduğu birçok gerçeği ekleyen Kormiltsev, kendi metnini oluşturdu ve diğer metinlerle birlikte "Nautilus..."un solisti Vyacheslav Butusov'a verdi . Bu dizeden bir şarkı çıkacağını pek hesaba katmamış ve dedikleri gibi, eşlik etmesi için vermişti. Ama Butusov ilham aldı ve dizelere müzik yazdı...

 

Müzik

https://rutube.ru/video/51995642b8c46fe5db88fe0b1ee09a08/

 

Nautilus'un ilk dönem şarkılarının büyük çoğunluğu gibi, şarkı da Sovyet formunda gotik rock ve biraz da new wave esintileri taşıyor. Rockçılarımızın çoğunun kendi istekleri dışında new wave'e yöneldiği söylenmelidir: Başlangıçta herkesin (Nautilus Pompilius dahil) davul koyacak bir yeri yoktu ve en basit synthesizer'lar bile, bulamadıkları bazı enstrümanların yerini alabilecek yeterli ses yelpazesi sunuyordu. Böylece Ural kahramanlarımız da davul makinelerinin ve synthesizer'ların hayranı oldu.

Yeni şarkının ilk sunumunun hikâyesi dikkat çekici.

Butusov, şarkıyı grubun o zamanki klavyecisi Viktor "Pifa" Komarov'un evinde gitarıyla seslendirdi ve bu performans... Kormiltsev üzerinde en ufak bir olumlu etki bırakmadı.

Şarkı ilk olarak 1986'da "Razluka" albümünde kitlelere sunuldu. Daha sonra, kişisel olarak ilk dönem "Nautilus"un gerçek bir şaheseri olarak gördüğüm "Knyaz Tishini" stüdyo albümünde ve "Pod'em" ve "Ni Komu Ni Kabelnost (Bölüm 1)" adlı canlı albümlerde de yer aldı. 2 Mart 1996'da Gorbunov Kültür Sarayı'nda mükemmel bir akustik versiyonu kaydedildi. Butusov, performansına "Parfüm içmenin zararları hakkında iğrenç bir şarkı" sözleriyle başladı.

 

Müzik videosu

Perestroyka yıllarında, yalnızca yerli rock yıldızları değil, aynı zamanda yeni tip, yeni bir yöntem ve yeni bir düşünce tarzına sahip film yapımcıları da ivme kazanıyordu. Daha önce yasaklanmış (veya yarı yasaklanmış) konuları aktif olarak ele alıyor ve "video klip" adı verilen bilinmeyen bir canavarı bilimsel olarak araştırıyorlardı. Bu nedenle, modaya uygun Ural rockçılar, modaya uygun Ural film yapımcılarını davet edip birlikte bir video klip yapmaya karar verdiler.

Bu videonun yaratıcısı , "Kardeş", "Ucubeler ve İnsanlar Hakkında", "Zhmurki", "Morfin" ve diğer birçok mükemmel filmin gelecekteki yazarı ünlü Aleksey Balabanov'dur . Balabanov ve Butusov arasındaki dostluk, bohem Sverdlovsk kalabalığında ortaya çıktı. İkisi de genç, ateşli ve yeni müziğe aşıktı... Video, 1988 yılında "Prince of Silence" albümünden bir şarkının, sansasyonel "perestroyka" hiti, erotik öğeler içeren drama "Little Vera" dan görüntüler kullanılarak yapılmıştı . Video, "Nautilus..." şarkısının ikinci videosuydu: Daha önce Sverdlovsk TV'den ustalar "Snow Dust" şarkısının sinema uyarlamasını çekmişlerdi.

...sonrası hayat

"Vzglyad s ekran", genç grubun hemen en önemli hitlerinden biri haline geldi. "Nautilus..." konserlerinin neredeyse tamamında ve daha sonra Vyacheslav Butusov'un solo konserlerinde seslendirildi.

Ilya Kormiltsev'in sade sözleri (bu arada nadir bir lüks) kitlelerin beğenisini kazandı ve "Alain Delon kolonya içmez" sözü adeta bir tür atasözü haline geldi.



Şarkının popülaritesi, kahramanı Alain Delon'a kadar ulaştı. Bu, Ivan Urgant ve Channel One'daki akşam programı sayesinde gerçekleşti. 2012'de programın konuğu olan Delon, sunucunun önerisiyle biraz kolonya içti. Bu tarihi anı BURADAN izleyebilirsiniz .

https://vkvideo.ru/video-60953845_456242197?showAutoLoginModal=1

 

"Vzglyad s ekran"ın pek fazla profesyonel cover'ı yok. Tek stüdyo albümü 2008 yılında Ukraynalı "Vopli Vidoplyasova" ekibi tarafından yapıldı. Bu cover versiyonunun özelliği, Fransızcaya çevrilmiş ve Nautilus için alışılmadık bir düzenlemeyle (özellikle akordeon eklenmiş) seslendirilmiş olmasıydı. Şarkı , "Nau Boom" adlı saygı albümünde yayınlandı.

Ne diyebilirim ki, "Ekran Görünümü" gerçekten değerli bir şarkı. Girişlerden en büyük konser salonlarına kadar her yerde milyonlarca insanın söylemesini sağladı. Harika değil mi? Üstelik Alain Delon'un kolonya içip içmediği sorusuna da bu şarkı sayesinde cevap bulduk!

18 Ağustos 2025 Pazartesi

Magomayev elinden gelen her şeyi yaptı

 


Kaynak: https://dzen.ru/

 

Ülkenin üst düzey yetkilileri radyoda çalan gençlik şarkılarına pek kulak asmazlardı. Ancak genç ve cesur Müslim Magomayev ve arkadaşları, Birinci Sekreteri bile kızdırmayı başardı! Büyük şarkıcı ve ülkenin gözdesi Magomayev'in yıldönümü şerefine, Nikita Kruşçev'in kişisel emriyle yasaklanan, zamansız hit şarkısını hatırlayalım.

Muslim Magomayev, 1964 yazında efsanevi La Scala Tiyatrosu'ndaki stajının ardından SSCB'ye döndü. O zamanlar bile ülke çapında sevilen bir sanatçıydı; konser biletleri, posterler yayınlanır yayınlanmaz tükendi. Halkın gözdesi, ülkenin en iyi mekanlarında sahne aldı: Bolşoy Tiyatrosu, Hermitage Bahçesi Ayna Salonu, Luzhniki Spor Sarayı ve P.I. Çaykovski Salonu.

Yalta'da bir konserden sonra Magomayev, salonu çevreleyen yoğun hayran kalabalığını aşmak için ikinci kat penceresinden atlamak zorunda kalmıştı. Bakü'de, hiçbir salon katılmak isteyen herkesi ağırlayamadığı için performanslar açık terasa taşındı. Leningrad'da ise Müslim Magomayev'in bir stadyumda verdiği üç konser 100.000 seyirci çekti.

Aynı yılın sonbaharında genç şarkıcı ülke çapında turneye çıktı, opera prodüksiyonlarında yer aldı ve solo konserler verdi. Seslendirdiği kayıtlar büyük satış rakamlarına ulaştı ve kayıtlar All-Union Radyosu'nda yayınlandı.


https://rutube.ru/video/d83c3f00f8ce1bda30ae2be18807f52b/




1964'te SSCB, Batı'dan gelen ve sansürcüler nezdinde herhangi bir endişeye yol açmayan enerjik bir dans akımının ortasındaydı. Tam o sırada besteci Arno Babajanyan, Muslim Magomayev'e Sovyet sahnesi için alışılmadık bir ritimde bir şarkı kaydetmesini ve repertuvara canlı dans renkleri katmasını önerdi.

1961 yılında tanışmışlar. Yaş farkına rağmen (şarkıcı 19, besteci 40) kısa sürede

Babajanyan, ilk olarak Magomayev için Harold Registan'ın şiirlerinden yola çıkarak "Beklenti" adlı lirik bir balad yazdı. Sonra ikisi de virajları "vurmaya" karar verdi. "Ülkemizdeki ilk viraj, Yuri Saulsky ve Mikhail Tanich'in "Kara Kedi"siydi. Ve talihsiz kara kedinin "kovalamacasına" kapılan "sansürlü kulakların", virajlarımızı Babajanyan ile birlikte dinlediğini belirtmek gerekir," diye anlattı şarkıcı daha sonra.

Kısa süre sonra Melodiya şirketi "Bulgaristan'ı Hatırlıyorum" , "Bekliyorum" , "Acele Etme" ve "Dünyanın En İyi Şehri" şarkılarını içeren bir albüm yayınladı. Leonid Derbenev'in dizelerinden oluşan bu sonuncusu gerçek bir hit oldu.

Bundan önce, başkentle ilgili şarkılar ölçülü, kahramanca ve ağırbaşlı olmalıydı. Ancak "Dünyanın En İyi Şehri", Kafkas mizacıyla incelikle zenginleştirilmiş ateşli bir yorum. İlk kez Yunanistan kökenli Ermeni şarkıcı Zhan Tatlian tarafından seslendirilmiş olması dikkat çekicidir, ancak bu versiyon bir şekilde dinleyicilerin beğenisini kazanamamıştır.

Müslim Magomayev şöyle anlatıyor: "Babajanyan için melodi adamı denebilir. Şarkılarında açıkça ifade edilen bir melodik karakter var. Melodileri sadece güzel değil, aynı zamanda şehvetli. Neşeleri ateşli, hüzünleri ise keskin."

Müslim Magomayev'in plağından yapılan versiyon radyo dalgalarıyla ülke geneline yayıldı. Şarkı, Nikita Kruşçev bunu öğrenene kadar bir ay boyunca radyoda çalındı. Yabancı ritimlerden şüphelenen SBKP Merkez Komitesi Birinci Sekreteri'nin heyeti, Kruşçev'e ülke çapında bir "isyan" yaşandığını bildirdi. "Yunost" radyo istasyonunda Moskova ile ilgili bu çarpıtmayı duyan, patlayıcı mizacıyla bilinen Kruşçev öfkelendi: "Ne? Çarpıtma mı? Moskova ile mi ilgili? İndirin şunu!!!"

Elbette, "Dünyanın En İyi Şehri" hemen yayından kaldırıldı. Ancak neyse ki, yasak uzun sürmedi. Ekim ayında, SBKP Merkez Komitesi Genel Kurulu, yoldaş Kruşçev'in, ileri yaşı ve kötüleşen sağlığı nedeniyle SBKP Merkez Komitesi Birinci Sekreterliği görevinden alınması talebini kabul etti. Ayrıca, daha sonra ortaya çıkacağı gibi, öznelcilik ve gönüllülük de vardı.

Müslim Magomayev, anılarında, Genel Sekreter'in istifasının ardından Leonid Derbenev'in radyoya gelip yazı işleri bürosuna şaka yollu şöyle dediğini anlatır: "Magomayev elinden gelen her şeyi yaptı. Kruşçev görevden alındı. Şimdi şarkımızı mı yayınlayacaksınız?"

Artık hiçbir şey "Dünyanın En İyi Şehri"nin özgürce duyulmasını engelleyemiyordu. Bu ters köşe de artık kışkırtıcı olmaktan çıkmıştı. 1967'de, Yevgeny Morgunov'un "Kafkas Usulü Kaçırma" filmindeki karakteri, birkaç sigara izmariti kullanarak milyonlarca izleyiciye dansın prensibini açıkça anlatıyordu. Hatta aynı filmde, Kruşçev'in siyasi muhaliflerinin ona yakıştırdığı "gönüllülük" kelimesiyle bile ustaca oynuyorlardı.

Ancak kısıtlamalar ortadan kalkmadı. Müslim Magomayev şöyle yazmıştı: "Kruşçev, Brejnev ve perestroyka dönemlerinde sansür bazen akıl sınırlarının ötesindeydi. Her şeyde fitne arıyorlardı: ya ritim yanlıştı, ya üslup yanlıştı, ya da sözler bir şeye veya birine gönderme yapıyordu. Hatta bazen yazarın adı bile istenmeyen bir hal alıyordu. Yevgeniy Yevtuşenko bir yerde yanlış bir şey söyledi, ancak kendi hatası olmaksızın, şiirlerinden uyarlanan "Acele Etme" şarkısı suçlu çıktı. Arno Babajanyan ve ben daha sonra bu harika şarkı için mücadele etmek zorunda kaldık ."

"Dünyanın En İyi Şehri" şarkısı, sansürün artık geçmişte kaldığı Sovyet sonrası dönemde yeni bir sound kazandı. 1994 yılında "Bravo" grubu, Müslim Magomayev'i stüdyoya gelmeye ikna ederek bir cover kaydetti. Cover, grubun solist Valery Syutkin'in de yer aldığı son ortak çalışması olan "Bulutlara Giden Yol" albümüne dahil edildi.

Aleksey Pevchev, "Bravo. Grubun Yetkili Biyografisi" adlı kitabında bu tarihi kaydın koşullarını şöyle anlatıyor: "Maestro, şoförlü siyah bir Volga ile Bravo'nun prova merkezinin bulunduğu Moskova Gençlik Sarayı'na geldi. Grup çok gergindi, Havtan müzisyenleri mekanı biraz temizlemenin faydalı olacağı konusunda uyardı. Bir yaygara koptu ve Muslim Magomayev içeri girer girmez, sigara izmaritleriyle dolu unutulmuş bir kül tablasına rastladı; içindekiler hemen cilalı siyah rugan ayakkabılarının üzerine döküldü. Muslim Magometovich, Bravo'ya belli bir güvensizlikle baktı. Neyse ki, Maestro, SNC kayıt stüdyosunun bulunduğu Yeşil Tiyatro'ya varır varmaz gerginlik azaldı. "

"Dünyanın En İyi Şehri" şarkısının "Bravo" albümüne dahil edilmesi planlanmamıştı, ancak yine de yayınlandı. Valery Syutkin, efsaneyle yaptığı görüşmeden çok etkilenmişti: "Magomayev, sosyalist kampın bir temsilcisi gibi bile görünmüyordu. Magomayev, tamamen kapitalist bir görünüme sahipti, Sinatra ve Tom Jones gibi önemli isimlerle karşılaştırılabilecek bir adamdı."

7 Ağustos 2025 Perşembe

"Alüminyum Salatalıklar". Viktor Tsoi'nin bu efsanevi şarkısının bir anlamı var mı?



Kaynak: https://dzen.ru/

 

21 Haziran 1962'de Leningrad'da doğan Viktor Robertovich Tsoi'nin 63. doğum günü şerefine, köklerine dönüp Rus rock süperstarının ilk şarkılarından birini hatırlayalım.

"Alüminyum Salatalıklar" (Алюминиевые огурцы)

https://rutube.ru/video/cf0ada41a8d5c90ba6ea9e2a7b0bcfff/

Çocuk şarkılarına benziyordu, ama garip nakaratı birçok soruyu gündeme getirdi.

Bunlar ne tür alüminyum salatalıklar?

Ve neden bunları sera tarlasına dikmişler?

"45" (1982) albümünden bu neşeli, çocuksu ve naif şarkı, Rus rock hayranlarını onlarca yıldır şaşkına çeviriyor.

https://rutube.ru/video/d506071fcd880e10f677edea0b9f1a97/

"Seraya alüminyum salatalık ekiyorum!" Böyle bir şey olabilir mi?

Ama bu bilinçli bir sadelik, insanı belki de hiç olmayan gizli anlamlar aramaya itiyor.

Bu şarkı, Kino grubunun ilk yıllarından kalma.

Ancak o zamanlar grubun kendisi henüz ortada yoktu, ancak Viktor Tsoi ve Aleksey Rybin adlı iki arkadaş ve onları destekleyen Akvaryum müzisyenleri vardı.

Üç yıl boyunca biriktirilen şarkılardan oluşan albüm, 1981'in sonundan 1982'nin başına kadar kaydedildi ve miksajı, Leningrad'ın Krasnogvardeisky Bölgesi'ndeki Öncüler Evi'nde Andrey Tropillo'nun efsanevi yaratıcı laboratuvarında gerçekleştirildi.

1994 yılına kadar "45" albümü, yalnızca manyetik bir yayın formatında, kaset formatında elden ele dolaşıyordu.

Büyük ölçüde gençlik temalı bir eserdi ve hiçbir siyasi mesaj veya belirli bir güncellik içermiyordu.

Yine de, Tsoi'nin şarkıları, günlük yaşamın alışılmış anlam yelpazesinden açıkça sıyrılıyor ve insanı olaylara beklenmedik bir açıdan bakmaya zorluyordu.

Viktor Tsoi'nin "Alüminyum Salatalıklar" adlı bilmece şarkısında yarattığı hayal gücünün yarattığı imgeler, birkaç kuşak dinleyiciyi şaşkına çevirdi. 

1980'lerin "Kino" sunun coşkulu hayranları ise bu imgelerde gizli anlam katmanları buldular.

Bazıları alüminyum salatalıkların Afganistan'a atılan Sovyet bombaları olduğundan emindi. Bazıları ise bunların punk, metalci ve diğer rockçıların ceketlerindeki parlak perçinler olduğuna ve ikiyüzlülere ve gericilere kin gütmek için kıyafetlere "takıldığına" inanıyordu.

Bazıları ise seralara ekilen gizemli salatalık temasının Çernobil ve tüm canlıları yapay ve yabancı bir şeye dönüştüren radyasyonun yayılmasıyla bağlantılı olduğunu düşündü.

"Alüminyum Salatalıklar" da anlamsız ordu tatbikatlarına dair ipuçları görenler de vardı - çim boyama şakaları gibi. Aynı motifler Butusov'un "Khaki Ball" şarkısında da görülebilir.

 

Doğru, kolektif bir çiftlik tarlasından geliyor

En beklenmedik açıklamanın en basiti olduğu ortaya çıktı.

Her şeyin, öğrencilerin gönderildiği olağan Sovyet "patates"i -zorunlu tarım işi- ile başladığı ortaya çıktı.

Meslek lisesi öğrencisi Tsoi, kendini sınıf arkadaşlarıyla birlikte ıslak bir kolektif çiftlik tarlasında buldu.

Aleksey Rybin bunu şöyle anlatmıştı: "Tsoi, yağmurda, ıslak bir tarlada, geleceğin sanatçılarının toplamaları emredilen salatalıkların tamamen inorganik nesnelere benzediğini söyledi - soğuk, gri, kaygan, ağır şeyler, alüminyum salatalıklar. Şarkının tamamı neşeli, saçma bir kelime oyunuydu."

Absürt felsefe

Viktor Tsoi, 1987'de "Alüminyum Salatalıklar" a derin bir anlam yüklemediğini itiraf etmişti : 

"Bu tamamen fonetik bir şey ve belki de birbiriyle bağlantısı olmayan ve çağrışımsal bağlantılar uyandırma görevi olan bazı önemli anlar var. Bu ifadenin kesinlikle hiçbir anlamı yok. Bu şarkı, gerçekliği, her türlü gerçekçiliği tamamen yok etme girişimidir. "

Tsoi, şarkısını Rumen kökenli Fransız oyun yazarı ve avangart klasik Eugene Ionesco'nun absürt tiyatrosuna benzetiyordu - kasvetsiz, hafif ve hatta eğlenceli. "Alüminyum Salatalıklar"ın, belirli düşünce kalıplarını kıramasa bile sarsabilecek duygusal bir yük yarattığına inanıyordu.

Paradoks şu ki, anlamsız görünen şey anlam üretmeye devam ediyor.

Hayatında hiç sera tarlasına alüminyum salatalık dikmek zorunda kalmadığını söyleyebilir mi?

Yani yapay, dayatılan, boşuna bir şey yapmak zorunda kalmadığını?

Sanırım bu his birçok kişiye tanıdık geliyor.

Metalden yapılmış tuhaf sebzeler işe yaramazlığın simgesidir.

Yetiştikleri tarla ise kısırlığın simgesidir.

Eylemlerimizin saçma olduğunu söyleyenler olacaktır.

Üç Çukçi bilgesi olsunlar. Ya da Viktor Tsoi. Ancak şarkının kahramanının ekim işine olan azmi, bu işin o kadar da işe yaramaz olmayabileceği konusunda bizi ikna ediyor...

Smolny Katedrali Korosu bile bu şarkıyı seslendirdiğinde, bir şey açıkça ortaya çıkıyor: Şiir, kesin yorumların ötesinde yaşar. Alüminyum bir salatalık yenmez ve dokunulduğunda soğuk olabilir, ama onda bile aniden çok kişisel ve gerçek bir şey fark edersiniz.

Ya filizlenirse?

Rus rock'ından en çok dinlenen 4 şarkı


Kaynak: https://turkrus.com/

  

Rus rock sahnesi, yalnızca müzikal çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda dönemin ruhunu yansıtan derin sözleri ve güçlü sahne enerjisiyle de öne çıkan sayısız efsanevi grupla dolu.

Bu müzisyenler, sadece şarkı yazmakla kalmayıp, bir neslin düşünce biçimini, duygularını ve isyanlarını da şekillendirdiler.

Rock, Sovyet döneminden günümüze kadar kimi zaman bir protesto biçimi, kimi zaman da içsel arayışların dışavurumu oldu.

İşte Yandex Müzik kullanıcılarının oylarıyla seçilmiş, Rus rock tarihine damga vurmuş 4 şarkılık kısa bir derleme.


Peremen - Kino (1989): Perestroyka döneminin simgesi haline gelen bu parça, Viktor Tsoi'nin içten vokaliyle bir kuşağın değişim arzusuna ses verdi ve hâlâ özgürlük şarkısı olarak yankılanıyor.

https://rutube.ru/video/5025561b6a13ffb1034a6290323a40db/

 

Batareyka - Juki (1999): Basit melodisi ve burun tınılı vokaliyle, 2000’li yıllarda Rusya genelinde dillerden düşmeyen, samimi bir gençlik hitine dönüştü.

https://rutube.ru/video/96d1f8357f6b2da922eed1c3fce8e6df/

 

Vladivostok 2000 - Mumiy Troll (1997): Milenyum öncesi belirsizlikleri yumuşak nostaljiyle karşılayan bu şarkı, sıcak tınıları ve iyimser ruhuyla hâlâ sevilerek dinleniyor.

https://rutube.ru/video/c51dc90b074c593addcbd55fbb633877/

 

Polkovniku nikto ne pişet - Bi-2 (1998): Balabanov’un Brat-2 filmiyle ölümsüzleşen bu melankolik şarkı, memlekete duyulan özlemi derin bir atmosferle anlatıyor. Şarkı bugün kültleşmiş eserler arasında.

https://rutube.ru/video/c85209dedfa41c6785a3875e63020c0e/

15 Nisan 2025 Salı

Arbat'ta grafiti savaşı: "Tehnik öldü, Tsoy yaşıyor"


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Moskova’nın Arbat Caddesi’nde Viktor Tsoy’a adanmış ünlü duvar, bu kez genç bir yeraltı rapçisinin anısına yapılan müdahaleyle gündeme geldi.

Yakın zamanda hayatını kaybeden Paşa Tehnik’in hayranları, bu kült mekana onun adını ve yüzünü taşıyan bir graffiti ekleyince, Tsoy hayranlarından sert karşılık geldi.

Business FM'in aktardığı habere göre, Tsoy’un portresi üzerine yazılan “Tehnik” ifadesi ve stilize yüz çizimi, özellikle Rus rock kültürünün sembolik değerine saygısızlık olarak yorumlandı.

“Tsoy’dan ellerinizi çekin” çağrısıyla kısa sürede sosyal medyada yayılan tepkiler üzerine, Tsoy hayranları graffitiye yanıt verdi. Duvara “Tehnik öldü, Tsoy yaşıyor” gibi yazılarla birlikte Tsoy’un orta parmak gösterdiği posterler asıldı.

Müdahaleyi “Gizli Sanatçılar Topluluğu” üstlendi. Grup süreci videoyla belgeledi.

Ortaya çıkan görüntüler, hem sokak sanatı hem de müzik dünyasında yeni bir nesiller arası çatışmanın sembolü haline geldi.

Portal duvarın önünde yaşananların bir sokak performansına dönüştüğünü yazıyor. Meraklılar, televizyon ekipleri ve müzisyenler bölgede toplanırken, yeni çizimler ve sloganlarla duvar yeniden boyandı.

Tur rehberlerine göre Arbat’taki Tsoy Duvarı, Moskova’nın en fazla ilgi gören simgelerinden biri.

Bazı yorumcular, Paşa Tehnik hayranlarının bu müdahalesini bilinçli bir “ün kazanma” stratejisi olarak değerlendirdi.

Popüler kültür araştırmacısı Yevgeniy Safronov, bu tür çıkışları “her kuşağın kendi sesiyle yaptığı vandalizm” olarak tanımladı. Safronov'a göre geçmişte de Tsoy duvarı defalarca saldırıya uğradı ama hep ayakta kaldı. 

Viktor Tsoy, 1980’ler Sovyet rock sahnesinin en ikonik figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Leningrad çıkışlı Kino grubunun kurucusu ve solisti olan Tsoy, sade ama derin sözleriyle genç kuşakların sesi olmuştu.

Döneminin siyasi atmosferinde sistem karşıtı bir sembole dönüşen Tsoy, 1990’da genç yaşta hayatını kaybetti ancak “Tsoy yaşıyor” sloganıyla anısı bugün hâlâ canlı tutuluyor. Arbat’taki Tsoy Duvarı da bu kültürel mirasın en somut sembollerinden biri.

Paşa Tehnik, gerçek adıyla Pavel Semenyuk ise Rusya’nın yeraltı rap sahnesinde sivrilmiş, provokatif tarzı ve sıra dışı hayat hikayesiyle tanınan bir figürdü.

2024’te hayatını kaybeden Tehnik, madde bağımlılığı, cezaevi geçmişi ve isyan temalı şarkılarıyla bir alt kültür ikonu haline geldi. Özellikle genç dinleyiciler arasında sadık bir hayran kitlesi bulunan sanatçı, toplumun dışına itilmiş figürlerin sesi olarak görülüyordu.

9 Mart 2025 Pazar

Klasik Rus müziğinde altın çağ



Rusya’da on dokuzuncu yüzyıl haklı olarak yalnızca mühendislik, edebiyat ve felsefede olağanüstü başarıların yüzyılı olarak değerlendirilmez. seyri de bu muhteşem, hareketli dönemden etkilenmiştir.  «Могучая кучка» (Güçlü Bir Avuç) ismi, doğrudan doğruya ulusal müzik kültürünün geliştiği dönemle ilişkilendirilir.

Bu tanımın ardında nasıl bir yaratıcı birliktelik gizliydi, nasıl ortaya çıktı ve grubun üyeleri kimlerdi?

Öncelikle bu, elbette, bestecilerin gayrı resmi bir birlikteliğidir, yani yaratımı “yukarıdan” biri tarafından başlatılmamış bir topluluktur.

19. yüzyılın ikinci yarısında St. Petersburg'da müzik alanında benzer düşüncelere sahip insanların bir araya geldiği bir dernekti. Daha dostça bir şekilde bir araya gelen grup, zamanla Rus klasik müziğinin gelişmesinde önemli bir rol oynayarak, Rus ulusal romantizminin kişileşmiş hali haline geldi - tam bir hareket!

«Могучая кучка» (Güçlü Bir Avuç-Grup)nın yaratılış hikayesi, yetenekli besteci Mily Alekseeviç Balakirev sayesinde 1856 yılında başladı. Geleceğin ekibinin çekirdeğini o oluşturdu. Etrafında gerçek Rus müziği yaratma fikriyle birleşmiş genç besteciler toplandı. Çalışmalarını tartışmak, fikir alışverişinde bulunmak ve yenilik arayışlarında birbirlerine destek olmak için düzenli olarak bir araya geliyorlardı.

Güçlü Grup, beş ana üyeden oluşuyordu: Grubun lideri ve kuruluşunun başlatıcısı olan yukarıda adı geçen Mily Alekseeviç Balakirev. O sadece yetenekli bir besteci değildi, aynı zamanda diğer katılımcılar için de bir ilham kaynağıydı.

Sezar Antonoviç Cui aslında bir mühendisti; ancak vokal eserlerin yanı sıra, dram dolu, canlı ve duygu dolu operalar da yazdı. César Cui'nin "Kaptanın Kızı" adlı eseri halk tarafından biliniyor, ayrıca lirizmleri ve zarafetleriyle dikkat çeken bazı romans ve oda müziği eserleri de halk tarafından biliniyor.

Aleksandr Porfiryeviç Borodin de müziğe bilimden geldi - mesleği organik kimyacıydı, zengin orkestral renkler kullanarak senfoniler ve operalar yarattı. Aleksandr Borodin'in "Prens İgor" operası, affedersiniz, eski Rus destanı "İgor'un Seferi Hikayesi"nden uyarlanan, kelimenin tam anlamıyla "hit" bir operadır. Bu eser, koro sahneleri ve aryalarıyla ünlüdür ki, bugün bile gerek ülkemizde gerekse yurtdışında müzisyenler tarafından yeniden işlenip yeniden seslendirilmektedir.

Belki de hepsinden biraz daha ünlüsü, Rus tarihi ve sıradan insanların hayatlarını konu alan operalarıyla tanınan Modest Petroviç Mussorgsky'dir. O dönemin tüm yaşam ve sanat tezahürlerinde genel olarak karakteristik olan psikolojinin derinliği, özellikle Modest Petrovich'in eserlerinde belirgindi. Modest Mussorgsky'nin Boris Godunov operası, Puşkin'in aynı adlı eserinden uyarlanmıştır. Derin dramaturjisi ve psikolojik içgörüsü sayesinde Rus opera sanatının bir standardı haline geldi.

Grubun bir diğer yıldızı, eğitimini deniz subayı olarak alan Nikolay Andreyeviç Rimski-Korsakov, senfonik eserleri ve operalarıyla döneminin en etkili bestecilerinden biri haline geldi. Bu arada bazı eserlerinde deniz motiflerine de rastlanmaktadır. Nikolay Rimski-Korsakov'un Şehrazat'ı, Binbir Gece Masalları'ndan esinlenerek yazılmış bir senfonik süittir. Bu müzik egzotizmi ve orkestral parlaklığıyla büyülüyor. Aslında, Rus balesinin zafer yürüyüşü, Diaghilev'in "Rus Mevsimleri" çerçevesinde , önce Avrupa'da, sonra da dünyada, Doğu'ya göndermelerle, masalsı bir şekilde her şeyin Rus olduğu modasını belirleyerek onunla başladı. Batı için bu elbette geleneksel kültürümüzle birleşiyor -sadece coğrafi olarak-, Avrupa için doğusundaki her şey -biz de dahil- egzotik.

Hafif, masalsı ve biraz da ironik olan “Kudretli Bir Avuç” başlığı, eleştirmen Vladimir Stasov’un 1867’deki bir makalesi sayesinde ortaya çıktı. Besteciler topluluğundan söz ederken, onların birliğini ve popülerleştirdikleri hareketin zaten hissedilir gücünü vurgulamak amacıyla böylesine canlı ve akılda kalıcı bir ifade kullanan da oydu.

Güçlü Grup üyeleri Rus halkının ruhunu ve zengin kültürünü yansıtacak özgün bir müzik dili yaratmayı amaçladılar. Katılımcıların temel hedefi Batı Avrupa gelenekleriyle rekabet edebilecek ulusal bir müzik okulu geliştirmekti. Bunu başarmak için halk ezgileri ve halk motiflerinin yanı sıra Rus tarihi ve edebiyatından öğelerden de yararlandılar.

Stasov’un makalesi yayınlandığında grup on yıldan fazla bir süredir varlığını sürdürüyordu. Grup, üyelerinden bazılarının ölümünden sonra dağıldı; ancak fikirleri 20. yüzyılın diğer büyük Rus bestecilerinin eserlerinde yaşamaya devam etti.

Onlar, Rus kültürüne Rus müziğinin gücünü ve özgünlüğünü hatırlatan kahramanlardır. Bu besteciler, kendilerinden sonraki nesil meslektaşlarına öncülük etmiş, Rusya'nın ulusal müzik kimliğinin oluşumuna katkıda bulunmuş ve Rus müziğinde yeni bir dönemin, cesur deneylerin ve ses sanatı aracılığıyla ulusal kimliğin arayışının sembolü olmuşlardır. Eserleri pek çok takipçisine ilham kaynağı oldu ve dünya çapında dinleyicilerini büyülemeye devam ediyor.

18 Ocak 2025 Cumartesi

'Karanlık Gece'

'Karanlık Gece'

 

'Karanlık Gece';  II. Dünya Savaşı sırasında bestelenen en ünlü Rus şarkılarından biridir. 

Sovyet filmi 'İki Asker' (1943)'in bu şarkısı, filmin kendisinden çok daha popüler hale geldi.

Hala çok sevilen ve bilinen bu şarkı evde asker kocalarının dönmesini bekleyen tüm kadınlar için bir lirik marş olarak kabul ediliyor.

 

Linki:

 https://rutube.ru/video/697c25f8143af41965a90b2f7ec94fc3/

 

Sözleri:

 

"Тёмная ночь" 

Марк Бернес

(муз. Никита Богословский, текст Владимир Агатов)

 

Тёмная ночь, только пули свистят по степи,

Только ветер гудит в проводах,

Тускло звёзды мерцают.

В тёмную ночь ты, любимая, знаю, не спишь,

И у детской кроватки тайком

Ты слезу утираешь.

 

Как я люблю глубину твоих ласковых глаз,

Как я хочу к ним прижаться теперь губами...

Тёмная ночь разделяет, любимая, нас,

И тревожная, чёрная степь

Пролегла между нами.

 

Верю в тебя, в дорогую подругу мою,

Это вера от пули меня тёмной ночью хранила...

Радостно мне, я спокоен в смертельном бою,

Знаю, встретишь с любовью меня,

Что б со мной ни случилось.

 

Смерть не страшна, с ней не раз

Мы встречались в степи,

Вот и теперь надо мною она кружится...

Ты меня ждёшь, и у детской кроватки

Не спишь,

И поэтому, знаю, со мной ничего не случиться!

 

Sözlerin Türkçesi:

'Karanlık Gece'  

Karanlık gece, bozkırda yalnızca kurşunlar ıslık çalıyor,

Sadece rüzgar tellerde uğultu yapıyor, yıldızlar belli belirsiz titriyor.

Karanlık bir gece, yalnızca bozkırda ıslık çalan kurşunlar,

Sadece tellerde rüzgar uğulduyor ve yıldızlar belli belirsiz parlıyor.

Karanlık bir gecede aşkım, uyumadığını biliyorum.

Ve beşikte gizlice bir gözyaşını siliyorsun.

Karanlık gecede aşkım, uyumadığını biliyorum.

Ve bebeğin beşiğinin yanında gizlice gözyaşlarını siliyorsun.

 

Narin gözlerinin derinliğini nasıl da seviyorum,

Şimdi dudaklarımı onlara nasıl da bastırmak istiyorum!

Narin gözlerinin derinliğini nasıl da seviyorum,

Şimdi dudaklarımı onlara nasıl da bastırmak istiyorum!

 

Karanlık gece bizi ayırıyor aşkım

Ve aramızda endişe verici siyah bozkır yatıyordu.

Karanlık bir gece ayırıyor bizi aşkım

Ve aramızda endişeli, kara bir bozkır yatıyor.

 

Sana inanıyorum sevgili dostum

Bu inanç beni karanlık bir gecede bir kurşundan korudu...

Sana inanıyorum sevgili dostum

Bu inanç beni karanlık gecede bir kurşundan korudu…

Mutluyum, ölümlü savaşta sakinim,

Başıma ne gelirse gelsin beni sevgiyle karşılayacağını biliyorum.

Mutluyum, sakinim ölüm savaşında,

Başıma ne gelirse gelsin beni sevgiyle karşılayacağını biliyorum.

 

Ölüm korkutucu değil; bozkırda onunla birden çok kez karşılaştık.

Ve şimdi üzerimde daireler çiziyor.

Ölüm beni korkutmuyor, bozkırda defalarca karşılaştık.

Ve şimdi üzerimde daireler çiziyor.

Beni bekle ve beşiğin yanında uyumuyorsun,

Ve bu yüzden biliyorum: bana hiçbir şey olmayacak!

Beni bekliyorsun ve beşikte uyanıksın.

İşte bu yüzden bana hiçbir şey olmayacağını biliyorum!


17 Ocak 2025 Cuma

Zafer Bayramı'nda askeri şarkıların ücretsiz çalınmasına izin verildi



2024'ün sonunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "1941-1945 Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda Sovyet halkının Zaferinin sürdürülmesine ilişkin" federal yasayı değiştiren bir yasa imzaladı. Belge, yasal bilgi web sitesinde resmi olarak yayınlandığı 28 Aralık tarihinde yürürlüğe girdi.

Belgeye göre hükümet, Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda Sovyet halkının başarısını yücelten müzik eserlerinin halka açık bir listesini oluşturabilir. Yazarların kendileri, eserlerin telif hakkı sahipleri ve kamu dernekleri, listeye dahil edilmek üzere besteler önerebilecek.

Listedeki müzik ve şarkılar, yazarların izni olmadan ve ücret ödenmeden halka açık olarak icra edilebilir, yayınlanabilir ve başka eserlere dahil edilebilir. Bütün bunlar, müziğin kar amacı gütmeden ve askeri zafer günlerinin veya Büyük Vatanseverlik Savaşı ile ilgili unutulmaz tarihlerin kutlanmasına adanmış etkinlikler için kullanılması şartıyla sağlanmıştır.

Devlet Duma Kültür Komitesi Başkanı Olga Kazakova, kullanılabilecek kompozisyonlardan örnekler verdi:

“Mayıs Valsi”, “İsimsiz Bir Yükseklikte”, “Katyuşa”, “Mavi Mendil”. […] 23 Şubat Zafer Bayramı'nı, Anma ve Keder Günü'nü bu şarkıları seslendirmeden düşünebilir miyiz? Elbette yapamayız. Ve Kızıl Meydan'dan bölgelerdeki küçük kırsal kulüplere kadar farklı yerlerde gerçekleştirilen halka açık etkinlikleri düzenleyenlerin, kültürel kodlarımızın gerçekten bir parçası haline gelen bu çalışmalarla özgürce ve engellenmeden programlar oluşturabilmesi için her şeyi yapmalıyız."

Olga Kazakova daha önce telif haklarının hâlâ yasalarca korunduğunu ancak mevcut mevzuatın bu eserlerin tam anlamıyla kullanılmasına izin vermediğini belirtmişti. Ona göre, diğer şeylerin yanı sıra Ölümsüz Alay eylemini düzenleyenler de müzik kullanmayı reddettiler.

2025 yılında Ruslar Büyük Vatanseverlik Savaşı'ndaki Zaferin 80. yıldönümünü kutlayacaklar. Bu tarihi kutlamak için federal düzeyde 170'den fazla etkinlik planlanıyor. Bunlar arasında 9 Mayıs'ta Kızıl Meydan'da düzenlenen askeri geçit töreni, Kremlin duvarındaki Meçhul Asker Mezarı'na çelenk ve çiçek koyma töreni de yer alıyor. Düşmanlık yerlerinde arama çalışmaları yapılması ve ölülerin kalıntılarının yeniden gömülmesi, Rus arşivlerinden savaşla ilgili materyallerin yayınlanması planlanıyor. Yıldönümü şerefine festivaller, sergiler, “Zafer Diktesi” ve dünya okulu Olimpiyatı “Büyük Zafer” düzenlenecek.

12 Ocak 2025 Pazar

Sevilen bir Sovyet Dönemi şarkısı: 'Umut'


Alexandra Guzeva

Kaynak: https://www.gw2ru.com/  

 

1971 yılında popüler olan bu güzel Sovyet Dönemi şarkısı, tüm kozmonotların resmi olmayan marşı olmasıyla ünlü!

Bu, tüm zamanların en ünlü ve popüler Sovyet şarkılarından biri!

Sovyetler Birliği döneminin bütün sevilen şarkılarında olduğu gibi lirik, hayat dolu ve felsefi.

Aleksandra Pakhmutova'nın bestelediği bu şarkının melodisi kısa zamanda bir klasik haline geldi. Bu parçayı pek çok şarkıcı seslendirdi, ancak beste en çok şarkıcı Anna German'ın yorumuyla tanındı.

Şarkı sözlerinin Türkçe tercümesi: 

 

'Umut' – 'Umut' 

Tanıdık olmayan bir yıldız parlıyor

Bir kez daha evden koptuk

Tanıdık olmayan bir yıldız parlıyor

Yine evden ayrıldık

 

Yine aramızdaki şehirler

Havaalanı kalkış ışıkları

Aramızda yine şehirler var

Ve havaalanlarının ışıklarını söndürüyoruz 

 

Burada sis ve yağmur var

Burada soğuk gün doğumlarımız var

Burada sis ve yağmur var

Burada soğuk şafaklarımız var

 

Burada bilinmeyen bir yolda

Karmaşık hikayeler sizi bekliyor

Burada keşfedilmemiş bir yolda

Karmaşık senaryolar bizi bekliyor

 

[Koro – Koro]

Umut benim dünyevi pusulamdır

Ve şans cesaretin ödülüdür

Bir şarkı yeter

Böylece sadece ev hakkında şarkı söylüyor

Umut benim dünyadaki pusulamdır

Ve şans cesaretin ödülüdür

Ve bir şarkı yeterli

Evde şarkı söylemek, yalnız

 

İnan bana, burada, uzaktan

Gözden çok şey kayboluyor

İnanın burada, uzaktan,

Gözden çok şey kayboluyor

Fırtına bulutları eriyor

Şikayetler gülünç görünüyor

Fırtına bulutları eriyor

Hakaretler çok saçma görünüyor 

Sadece beklemeyi öğrenmelisin

Sakin ve inatçı olmalısın

Sadece beklemeyi öğrenmelisin.

Sakin ve inatçı olmalısınız.

Bazen hayattan bir şeyler almak için

Cimri telgraflardan keyif alır

Böylece hayattan almak için

yetersiz sevinç telgrafları.

 

[Koro – Koro]

Umut benim dünyevi pusulamdır

Ve şans cesaretin ödülüdür

Bir şarkı yeter

Böylece sadece ev hakkında şarkı söylüyor

Umut benim dünyadaki pusulamdır

Ve şans cesaretin ödülüdür

Ve bir şarkı yeterli

Evde şarkı söylemek, yalnız

 

Ve unutmak hala imkansız

Şarkı söylemeyi bitiremediğimiz her şey

Ve hala unutamıyoruz

Şarkı söylemeyi bitiremediğimiz her şey

Tatlı yorgun gözler

Mavi Moskova kar fırtınası

Tatlı, yorgun gözler

Mavi Moskova kar fırtınası

Yine aramızdaki şehirler

Hayat bizi eskisi gibi ayırıyor

Şehirler bizi yine ayırıyor

Hayat bizi eskisi gibi ayırıyor

Gökyüzünde tanımadığım bir yıldız

Bir umut anıtı gibi parlıyor

Gökyüzünde garip bir yıldız

Bir umut anıtı gibi parlıyor

 

[Koro – Koro]

Umut benim dünyevi pusulamdır

Ve şans cesaretin ödülüdür

Bir şarkı yeter

Böylece sadece ev hakkında şarkı söylüyor

Umut benim dünyadaki pusulamdır

Ve şans cesaretin ödülüdür

Ve bir şarkı yeterli

Evde şarkı söylemek, yalnız

 

Video linki:

https://rutube.ru/video/b58528bf84dcfc9ed49d981e7238b866/

Ve şarkının orijinal sözleri:

[Текст песни «Надежда»]

[Куплет 1

Светит незнакомая звезда
Снова мы оторваны от дома
Снова между нами города
Взлётные огни аэродромов
Здесь у нас туманы и дожди
Здесь у нас холодные рассветы
Здесь на неизведанном пути
Ждут замысловатые сюжеты

[Припев]
Надежда — мой компас земной
А удача — награда за смелость
А песни довольно одной
Чтоб только о доме в ней пелось

[Куплет 2]
Ты поверь, что здесь, издалека
Многое теряется из виду
Тают грозовые облака
Кажутся нелепыми обиды
Надо только выучиться ждать
Надо быть спокойным и упрямым
Чтоб порой от жизни получать
Радости скупые телеграммы

[Припев]
Надежда — мой компас земной
А удача — награда за смелость
А песни довольно одной
Чтоб только о доме в ней пелось

[Куплет 3]
И забыть по-прежнему нельзя
Всё, что мы когда-то не допели
Милые усталые глаза
Синие московские метели
Снова между нами города
Жизнь нас разлучает, как и прежде
В небе незнакомая звезда
Светит словно памятник надежде

[Припев]
Надежда — мой компас земной
А удача — награда за смелость
А песни довольно одной
Чтоб только о доме в ней пелось