Moskova

Moskova
bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2025 Pazar

Rusya'da 23 Şubat Vatan Savunucuları Günü



Rusya’da Vatan Savunucuları Günü 23 Şubat'ta kutlanıyor.

Bu bayramın tarihi ise oldukça karmaşık.

Sadece ordu değil, genel olarak tüm erkekler bu günde Rusya'da ve eski Sovyetler Birliği'nin birkaç ülkesinde kutlanır.

Silahlı Kuvvetlerle hiçbir ilgileri olmasa bile.

Bayram, Kızıl Ordu'nun ortaya çıkışıyla doğrudan bağlantılıdır. Ancak 23 Şubat tarihi tesadüfen seçilmiştir.

İşçi ve Köylü Kızıl Ordusu'nun kurulmasına ilişkin kararname 28 Ocak 1918'de yayınlandı. Yaklaşık bir yıl sonra, 10 Ocak 1919'da Kızıl Ordu Yüksek Askeri Müfettişliği Başkanı Nikolay Podvoyski, ülke yönetimine ordunun kuruluş yıldönümünün kutlanması önerisini gönderdi.

Ancak bu arada, bürokratik engeller nedeniyle zamanında hazırlanamadılar. Sonra, kutlama 17 Şubat'ta, Kızıl Hediye Günü'nde yapıldı; hükümetin planına göre, halkın Kızıl Ordu askerlerine hediye vermesi gerekiyordu.

Ancak burada da bir hata vardı. Gün Pazartesi'ye denk geliyordu ve ertesi Pazar gününe almaya karar verdiler - ki bu da 23 Şubat'tı.

Bundan sonra, tatil birkaç yıl unutuldu, ancak 1922'de hatırlandı ve düzenli hale getirildi.

Tarih değiştirilmedi.

Farklı zamanlarda, tatil 'Kızıl Ordu Günü', 'Sovyet Ordusu Günü' ve ayrıca 'Sovyet Ordusu ve Donanması Günü' olarak adlandırıldı. 1992'de 'Vatan Savunucuları Günü' olarak adlandırılmaya başlandı ve 2002'den beri resmi tatil haline geldi.

17 Ocak 2025 Cuma

Zafer Bayramı'nda askeri şarkıların ücretsiz çalınmasına izin verildi



2024'ün sonunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "1941-1945 Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda Sovyet halkının Zaferinin sürdürülmesine ilişkin" federal yasayı değiştiren bir yasa imzaladı. Belge, yasal bilgi web sitesinde resmi olarak yayınlandığı 28 Aralık tarihinde yürürlüğe girdi.

Belgeye göre hükümet, Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda Sovyet halkının başarısını yücelten müzik eserlerinin halka açık bir listesini oluşturabilir. Yazarların kendileri, eserlerin telif hakkı sahipleri ve kamu dernekleri, listeye dahil edilmek üzere besteler önerebilecek.

Listedeki müzik ve şarkılar, yazarların izni olmadan ve ücret ödenmeden halka açık olarak icra edilebilir, yayınlanabilir ve başka eserlere dahil edilebilir. Bütün bunlar, müziğin kar amacı gütmeden ve askeri zafer günlerinin veya Büyük Vatanseverlik Savaşı ile ilgili unutulmaz tarihlerin kutlanmasına adanmış etkinlikler için kullanılması şartıyla sağlanmıştır.

Devlet Duma Kültür Komitesi Başkanı Olga Kazakova, kullanılabilecek kompozisyonlardan örnekler verdi:

“Mayıs Valsi”, “İsimsiz Bir Yükseklikte”, “Katyuşa”, “Mavi Mendil”. […] 23 Şubat Zafer Bayramı'nı, Anma ve Keder Günü'nü bu şarkıları seslendirmeden düşünebilir miyiz? Elbette yapamayız. Ve Kızıl Meydan'dan bölgelerdeki küçük kırsal kulüplere kadar farklı yerlerde gerçekleştirilen halka açık etkinlikleri düzenleyenlerin, kültürel kodlarımızın gerçekten bir parçası haline gelen bu çalışmalarla özgürce ve engellenmeden programlar oluşturabilmesi için her şeyi yapmalıyız."

Olga Kazakova daha önce telif haklarının hâlâ yasalarca korunduğunu ancak mevcut mevzuatın bu eserlerin tam anlamıyla kullanılmasına izin vermediğini belirtmişti. Ona göre, diğer şeylerin yanı sıra Ölümsüz Alay eylemini düzenleyenler de müzik kullanmayı reddettiler.

2025 yılında Ruslar Büyük Vatanseverlik Savaşı'ndaki Zaferin 80. yıldönümünü kutlayacaklar. Bu tarihi kutlamak için federal düzeyde 170'den fazla etkinlik planlanıyor. Bunlar arasında 9 Mayıs'ta Kızıl Meydan'da düzenlenen askeri geçit töreni, Kremlin duvarındaki Meçhul Asker Mezarı'na çelenk ve çiçek koyma töreni de yer alıyor. Düşmanlık yerlerinde arama çalışmaları yapılması ve ölülerin kalıntılarının yeniden gömülmesi, Rus arşivlerinden savaşla ilgili materyallerin yayınlanması planlanıyor. Yıldönümü şerefine festivaller, sergiler, “Zafer Diktesi” ve dünya okulu Olimpiyatı “Büyük Zafer” düzenlenecek.

10 Mayıs 2024 Cuma

Zafer Bayramı eskisi gibi

 


Zafer Bayramı eskisi gibi

 

M. Hakkı Yazıcı

mhyazici@yandex.ru

 

Yürürken uzaktaki hoparlörlerden bir melodi bizim olduğumuz yere kadar ulaşıyor:

“День Победы, как он был (Den Pabedi, kak on bıl)” 

Zafer Bayramı, eskisi gibi…

Vladimir İvanoviç, kulağımıza gelen, her Zafer Bayramı’nda bütün Rusların coşkuyla söylediği “Den Pabedi- Zafer Günü” şarkısına mırıldanarak eşlik ediyor.

“Это радость (Eta radost)-
Со слезами на глазах (Sa slezami na glazah) ,-
День Победы! День Победы! (Den Pabedi! Den Pabedi!)”

Bu sevinç, mutluluk-

Gözlerde yaşlarla,-

Zafer günü! Zafer günü! 

Hem sevinç, mutluluk, hem de hüzünle söylenen bir marş.

Evet, Zafer Günü, ünlü şarkının sözlerini yazan, savaşın başından sonuna kadar ön cephede savaşan şair Vladimir Kharitonov'un dizelerindeki gibi, gözlerde yaşlarla kutlanan bir bayram.

Vladimir İvanoviç, duygulanıyor.

Gözleri buğulu, “Bizler bu Zaferin mirasçılarıyız ve hayatlarımızı Nazizmden koruyanlar sayesinde barış zamanında yaşamaktan mutluluk duyuyoruz. Bu fedakarlıkların hafızamızda yaşaması için onların hikayelerini korumak bizim elimizde,” diyor.

***

Sabahın erken saatinde kapı zili çalınınca bu defa ilk seferinde olduğu gibi bizim padiyezd (apartman girişi)’in şifresini öğrenen uyanık Özbek patates satıcısı yine kapıya dayandı diye düşünmemiştim.

Kapıda Özbek patates satıcısı yoktu. Süslenmiş püslenmiş, sadece özel günlerde, bayramlarda giydiği, temizlenmiş, ütülenmiş asker üniformasına bütün onur ve kahramanlık madalyalarını takıp takıştırmış, üst kat komşumuz Vladimir  İvanoviç yine yüzünde kocaman bir gülücükle kapının önünde dikiliyordu. 

Vladimir İvanoviç, böyle özel günlerde bel ağrılarını, yüksek tansiyonunu unuturdu. 

Senelerce önce “Yahu Valodya, sende bu üniformayı giydiğin ilk günden beri hiç mi değişiklik olmadı? Göbek, kamburluk gibi, falan… Nasıl korudun vücudunun formunu böyle? Hala sanki yeni dikilmiş gibi vücuduna oturuyor,” demiştim.

İltifatımdan hoşlanmış olmanın mutluluğuyla, “Evlat dünya hallerini biliyorsun; Hitler gibi, Mussolini gibi bir manyağın yeniden dünyayı cehenneme çevirmeyeceği ne malum? Faşistlere karşı her zaman vatan savunması için diri ve hazırlıklı olmalı,” diye cevap vermişti.

Haklıydı. Şimdi daha iyi anlıyorum.

Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın tarihi, yalnızca Sovyet askerlerinin acı yenilgileri ve büyük zaferleri açısından değil, aynı zamanda anekdotlar ve hikayeler açısından da zengin.    

Vladimir İvanoviç, merdivenlerden inerken araya küçük bir anektod sıkıştırıyor:

Büyük Vatanseverlik Savaşı’nın bütün şiddetiyle sürdüğü günlerden birinde, bir Sovyet kruvazörünün yanında, aniden eski bir ahşap denizaltı beliriyor, içinden koyun derisi paltolu yaşlı mı yaşlı bir adam çıkıyor ve komutana seslenerek soruyor:
"Oğlum, savaş hala devam ediyor mu?"
“Evet dede, ediyor.”
“Hay lanet Napolyon!”

Fıkra tarih dersi gibi.

Evet, kıssadan hisse: Ne yazık ki zaman geçiyor, ancak benzer sorunlar kılık değiştirerek yeniden karşımıza çıkıp insanlığı yoruyor.

***

Birlikte dışarı çıktık.

Ben, Moskova’nın baharını, yazını çok severim. Yaşam, sokaklarda, parklarda yeni ve cazip vaatlerle kendini gösterir. Cıvıl cıvıl olur her yer birden. Parklarda çiçekler, güzellikleriyle namlı genç kızlar, neşeli, sevinçli bir dekor oluştururlar.

Özlenen güneş kendisini gösterir, ara sıra da bulutların arkasına saklanır. Yaz başına kadar böyle…

Bazen Mayıs Bayramları serin ve yağışlı olurdu. Ancak bu yıl, birkaç gündür rüzgar, yağmur ve arkasından hafif bir yağışla "prova" yapan kar, Moskova'da sert bir "Mayıs şakası" sürprizi yapmıştı.

Hava yer yer yağışlı ve soğuktu, ama buna rağmen insanlar Zafer Günü’nü aksatmadan, aynı coşkuyla kutluyorlardı.

Vladimir İvanoviç, daha sokağa adımımızı atar atmaz yoldan geçen mahallemizin çocuklarının, genç kızlarının, delikanlılarının koşarak yanımıza gelip, sarılıp, “Spasiba dedu za pabedu!- Спаси́бо де́ду за побе́ду! (Teşekkürler dedecik zafer için!),” diyerek yanaklarından öpmelerine alışmıştı.

“Bu onur bile insanın ömrünü uzatmaya yeter,” diyordu.

***

Bu Bayram, Rusya’da herkes tarafından hatırlanıyor.

Nasıl hatırlanmasın ki savaş, milyonlarca insanın hayatını yitirmesine yol açmış, neredeyse her ailenin canını yakmıştı.

Sovyetler Birliği'nde en az 27 milyon insan öldürülmüştü (İkinci Dünya Savaşı'ndaki toplam 55 milyon ölümün neredeyse yarısı kadar) ve birçok şehir, kasaba ve köy harabeye dönmüştü.

Sadece Ruslar için değil Sovyetler Birliği’ni oluşturan bütün halklar için ve hatta bütün dünya halkları için önemli olan “Büyük Vatanseverlik Savaşı”  22 Haziran 1941'de başlamış ve 9 Mayıs 1945'e kadar sürmüştü.

Sovyetler Birliği, dört uzun yıl boyunca Alman Nazizmine karşı savaşmıştı. Ve sonunda bu zor savaştan muzaffer olarak çıkan Sovyetler Birliği olmuştu.

9 Mayıs 1945'te Moskova saatiyle sabah 2.10'da, radyo spikeri Yuri Levitan'ın gür ve ölçülü sesi şunu ilan etmişti: "Almanya tamamen mağlup edildi."

1418 günlük cehennem dönemi sona ermişti.

Nihai anlaşma Berlin'de imzalanmıştı.

***

Nasıl bizim için 30 Ağustos Zafer Bayramımız çok önemli ise Ruslar için de 9 Mayıs Zafer Günü o denli önemli.

Biz, Vladimir İvanoviç’le, senelerden beri, hemen hemen hiç aksatmadan 9 Mayıs kutlamalarına birlikte gidiyoruz.

Bu sene de Büyük Vatanseverlik Savaşı'ndaki Zaferin 79. yıldönümüne adanan geçit törenini Moskova'nın merkezinde izlemek niyetiyle yine dolaştık.

Sokaklar yine coşkulu kalabalıklarla doluydu.

Tverskaya Caddesi,  Kızıl Meydan hep bildiğimiz gibi; insanlar dans ediyor, hem sevinci, hem de hüznü bir arada yaşıyorlar.

Kutlamalar her yıl sadece Rusya’da değil, dünyanın birçok ülkesinde yapılıyor.

Ancak acıları, kaybedilenleri unutmak mümkün değildi.

Şenlik neşesi geçmişte yaşanan acıların, kaybedilenlerin anısını gölgelemiyor.

24 Şubat 2024 Cumartesi

Rusya’da ‘Erkekler Günü’



Fuad Safarov

Kaynak: https://medyagunlugu.com/

 

Rusya’da her yıl kutlanan 23 Şubat “Vatan Savunucuları Günü'” aynı zamanda biraz şakayla karışık “Erkekler Günü” olarak da biliniyor.

Bu bayramda kadınlar sevgililerine, erkek arkadaşlarına, eşlerine ve meslektaşlarına çeşitli hediyeler veriyor. Buna aslında yaklaşık 2 hafta sonra kutlanan 8 Mart Kadınlar Günü için bir ön hazırlık da denilebilir. Kadınlar nasıl bir hediye almak istiyorsa erkeklere o tür hediye veriyor. Yani eğer büyük bir hediye bekliyorlarsa erkeklere bu beklentilerini gösteren bir hediye seçiyor. Dolayısıyla 23 Şubat aynı zamanda erkeklerle kadınlar arasında bir çeşit “taktik savaşı”na da tanık oluyor. Sıradan olmayan, değişik bir hediye alan erkek de ister istemez 8 Mart’ta benzer şekilde karşılık veriyor. Araştırmalara göre erkeklerin en çok beklediği hediye cep telefonu ve bilgisayar ama en çok aldıkları hediye çorap!

İşin şakası bir yana, 23 Şubat “Vatan Savunucuları Günü” bayramının hem Sovyetler Birliği hem de günümüz Rusya’sında önemli bir yeri var. Özellikle Sovyetler döneminde sadece Kızıl Ordu değil, tüm güvenlik görevlileri 23 Şubat’ı coşkuyla kutlardı.

Günün çıkış noktasıyla ilgili değişik söylentiler ve yorumlar bulunuyor.

Ama 2. Dünya Savaşı sırasında 23 Şubat bayramı, Kızıl Ordu’nun Nazi işgalcileri karşısında zafer kazanmasındaki önemli sembollerden, propaganda araçlarından biri oldu. Bayram günlerinde dönemin Sovyet lideri Josef Stalin, özel kararnameyle Kızıl Ordu askerlerine, Nazilerin korkulu rüyası olan Sovyet gerillalarına mücadele için özel çağrıda bulunuyordu.

Savaşın ardından 23 Şubat gününde Sovyet televizyonlarında savaş, kahramanlık filmleri ekrana getiriliyor, bayram Kızıl Ordu’nun dış güçlere karşı gövde gösterisindeki en önemli sembollerinden biri olarak gösteriliyordu.

Sovyetlerin dağılmasıyla 23 Şubat da kısmen “zarar” gördü çünkü o dönem Rusya’da tüm kötülüklerin kaynağının Sovyetler Birliği’nde aranması gibi bir moda vardı.

1993 yılında 23 Şubat, “Vatanın Savunucuları Günü”ne dönüştürüldü. Vladimir Putin’in 2000 yılında iktidara gelmesiyle diğer Sovyet gelenek ve bayramları gibi 23 Şubat da önemli bayram olarak kutlanmaya başlandı.

Fotoğraftaki yazı: İyi bayramlar erkekler! Bugün sizin gününüz!

23 Şubat 2021 Salı

İyi bayramlar erkekler! Bugün sizin gününüz!



(Fotoğraftaki yazı: İyi bayramlar erkekler! Bugün sizin gününüz!) 


Kaynak: https://medyagunlugu.com/

 

 

Rusya'da 'Erkekler Günü'

Fuad Safarov, Moskova

 

Rusya'da her yıl kutlanan 23 Şubat "Vatan Savunucuları Günü'" aynı zamanda biraz şakayla karışık "Erkekler Günü" olarak  da biliniyor.   

Bu bayramda kadınlar sevgililerine, erkek arkadaşlarına, eşlerine ve meslektaşlarına çeşitli hediyeler veriyor. Buna aslında yaklaşık 2 hafta sonra kutlanan 8 Mart Kadınlar Günü için bir ön hazırlık da denilebilir. Kadınlar nasıl bir hediye almak istiyorsa erkeklere o tür hediye veriyor. Yani eğer büyük bir hediye bekliyorlarsa erkeklere bu beklentilerini gösteren bir hediye seçiyor. Dolayısıyla 23 Şubat aynı zamanda erkeklerle kadınlar arasında bir çeşit "taktik savaşı"na da tanık oluyor. Sıradan olmayan, değişik bir hediye alan erkek de ister istemez 8 Mart'ta benzer şekilde karşılık veriyor. 

İşin şakası bir yana, 23 Şubat "Vatan Savunucuları Günü" bayramının hem Sovyetler Birliği hem de günümüz Rusya’sında önemli bir yeri var. Özellikle Sovyetler döneminde sadece Kızıl Ordu değil, tüm güvenlik görevlileri 23 Şubat'ı coşkuyla kutlardı.   

Bayramın çıkış noktasıyla ilgili değişik söylentiler ve yorumlar bulunuyor.

Ama 2. Dünya Savaşı sırasında 23 Şubat bayramı, Kızıl Ordu'nun Nazi işgalcileri karşısında zafer kazanmasındaki önemli sembollerden, propaganda araçlarından biri oldu. Bayram günlerinde dönemin Sovyet lideri Josef Stalin, özel kararnameyle Kızıl Ordu askerlerine, Nazilerin korkulu rüyası olan Sovyet gerillalarına mücadele için özel çağrıda bulunuyordu.  

Savaşın ardından 23 Şubat gününde Sovyet televizyonlarında savaş, kahramanlık filmleri ekrana getiriliyor, bayram Kızıl Ordu'nun dış güçlere karşı gövde gösterisindeki en önemli sembollerinden biri olarak gösteriliyordu.

Sovyetler'in dağılmasıyla 23 Şubat da kısmen "zarar" gördü çünkü o dönem Rusya'da tüm kötülüklerin kaynağının Sovyetler Birliği'nde aranması gibi bir moda vardı.  

1993 yılında 23 Şubat, “Vatanın Savunucuları Günü”ne dönüştürüldü. Vladimir Putin'in 2000 yılında iktidara gelmesiyle diğer Sovyet gelenek, bayramları gibi 23 Şubat da önemli bayram olarak kutlanmaya başlandı. Her 23 Şubat'ta Putin kurmaylarıyla Kızıl Meydan'a çıkıyor, yakınlardaki Meçhul Asker Anıtı'na çelenk bırakarak saygı duruşunda bulunuyor. Akşam saatlerinde ise mutlaka Kremlin Konser Sarayı'nda bayram konseri düzenleniyor. 

Belki bu yıl pandemi nedeniyle düzenlenmeyecek ama bayram gününde başta başkent Moskova olmak üzere tüm ülkede çeşitli etkinlikler yapılıyor. Moskova’nın farklı bölgelerinde anma törenleri, ücretsiz sergi ve sinema gösterimleri, konserler ve spor müsabakaları düzenleniyor. Gece saatlerinde başkentin yanı sıra bazı kentlerde havai fişek gösterisi yapılıyor, televizyonlarda eski Sovyet savaş ve kahramanlık filmleri gösteriliyor. 

7 Mart 2019 Perşembe

Rusya'da baharın gelişinin kutlandığı Maslenitsa bayramı başladı





Rusya'da 40 günlük Büyük Oruç öncesinde baharın gelişinin kutlandığı Maslenitsa bayramı haftası başladı. Bir hafta sürecek bayram boyunca krepler yenilecek, oyunlar oynanacak, korkuluk yakılacak.

Rusya'da Ortodoksların tuttuğu Büyük Oruç sürecine hazırlanılan, kışa veda edilip baharın gelişinin kutlandığı Maslenitsa bugün başladı. Rus Ortodokslar bugünden itibaran 7 gün sadece çiğ süt ürünleri, yumurta ve balık yiyebilecek. Bayramın en önemli unsuru ise krepler. Güneşin sıcaklığı ve baharın sembolü olan krepler bu bayram da bol bol tüketilecek.
Maslenitsa'nın en öne çıkan unsurlarından biri de kötü duygulardan arınmak için son gün yakılan korkuluklar.

24 Şubat 2019 Pazar

Rusya'da 'Erkekler Günü'



Fotoğraftaki yazı: İyi bayramlar erkekler! Bugün sizin gününüz!



Fuad Seferov



Rusya'da her yıl kutlanan 23 Şubat "Vatan Savunucuları Günü'" aynı zamanda biraz şakayla karışık "Erkekler Günü" olarak  da biliniyor.  


Bu bayramda kadınlar sevgililerine, erkek arkadaşlarına, eşlerine ve meslektaşlarına çeşitli hediyeler veriyor. Bu bayrama, aslında yaklaşık 2 hafta sonra kutlanan 8 Mart Kadınlar Günü için bir hazırlık da denilebilir. Kadınlar nasıl bir hediye almak istiyorsa erkeklere o tür hediye veriyor. Yani, eğer büyük bir hediye bekliyorlarsa erkeklere bu beklentilerini gösteren bir hediye seçiyor. Dolayısıyla 23 Şubat aynı zamanda erkeklerle kadınlar arasında bir çeşit "taktik savaşı"na da tanık oluyor. Sıradan olmayan, değişik bir hediye alan erkek de ister istemez 8 Mart'ta benzer şekilde karşılık veriyor.

İşin şakası bir yana, 23 Şubat "Vatan Savunucuları Günü" bayramının hem Sovyetler Birliği hem de günümüz Rusya’sında önemli bir yeri var. Özellikle Sovyetler döneminde sadece Kızıl Ordu değil, tüm güvenlik görevlileri 23 Şubat'ı coşkuyla kutlardı.  

Bayramın çıkış noktasıyla ilgili değişik söylentiler ve yorumlar bulunuyor.
Ama 2. Dünya Savaşı sırasında 23 Şubat bayramı, Kızıl Ordu'nun Nazi işgalcileri karşısında zafer kazanmasındaki önemli sembollerden, propaganda araçlarından biri oldu. Bayram günlerinde dönemin Sovyet lideri Josef Stalin, özel kararnameyle Kızıl Ordu askerlerine, Nazilerin korkulu rüyası olan Sovyet gerillalarına mücadele için özel çağrıda bulunuyordu.

Savaşın ardından 23 Şubat gününde Sovyet televizyonlarında savaş, kahramanlık filmleri ekrana getiriliyor, bayram Kızıl Ordu'nun dış güçlere karşı gövde gösterisindeki en önemli sembollerinden biri olarak gösteriliyordu.

Sovyetler'in dağılmasıyla 23 Şubat da kısmen "zarar" gördü çünkü o dönem Rusya'da tüm kötülüklerin kaynağının Sovyetler Birliği'nde aranması gibi bir moda vardı.

1993 yılında 23 Şubat “Vatanın Savunucuları Günü”ne dönüştürüldü. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2000 yılında iktidara gelmesiyle diğer Sovyet gelenek, bayramları gibi 23 Şubat da önemli bayram olarak kutlanmaya başlandı. Her 23 Şubat'ta Putin kurmaylarıyla Kızıl Meydan'a çıkıyor, yakınlardaki Meçhul Asker Anıtı'na çelenk bırakarak saygı duruşunda bulunuyor. Akşam saatlerinde ise mutlaka Kremlin Konser Sarayı'nda bayram konseri düzenleniyor.

Bayram gününde başta başkent Moskova olmak üzere tüm ülkede çeşitli etkinlikler yapılıyor. Moskova’nın farklı bölgelerinde anma törenleri, ücretsiz sergi ve sinema gösterimleri, konserler ve spor müsabakaları düzenleniyor. Gece saatlerinde Moskova'nın yanı sıra bazı kentlerde havai fişek gösterisi yapılıyor, televizyonlarda eski Sovyet savaş ve kahramanlık filmleri gösteriliyor. 

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Kurban Bayramınız kutlu olsun :-)








Kurban Bayramınız kutlu olsun. :-)

İnek: “O, lezzetli.”
Keçi: “ O, lezzetli.”
Koyun: “Onlar, lezzetli.”

11 Haziran 2017 Pazar

"Rusya Günü" bayramı



Rusya’da bugün, 12 Haziran 1990'da, o zamanki Rusya Federal Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti parlamentosunun, Sovyetler Birliği'nden egemenliğini ilan etmesinin anısına “Rusya Günü” bayramı kutlanıyor. Son anketler, halkın yüzde 51’inin hala “ne bayramının kutlandığını bilmediğini” ortaya koyuyor. Halk, daha çok bu bayram gününün hafta sonuyla birleşerek üç günlük resmi tatil olmasını önemsiyor. Tatil nedeniyle en çok Türkiye’ye tur satışlarında artış olması da bir başka ilginç veri.

12 Haziran 1991’de Boris Yeltsin'in ilk Rusya Federasyonu Başkanı seçilmesiyle de bu tarih yine özel bir anlam kazanmıştı. 1992’de Boris Yeltsin’in inisiyatifi ile kutlanmaya başlanan bayram, 2002’de Başkan Putin’in kararı ile ismi “Rusya Günü” ilan edilerek resmi tatil yapılmıştı. Putin’in 9 Mayıs Zafer Bayramını “en önemli bayram günü” vurgusuyla öne çıkarmasının da etkisiyle, 12 Haziran Rusya Günü ülkede “sembolik” kalmaya devam ediyor.

Levada Center tarafından yapılan bir anket, halkın yüzde 51’inin 12 Haziran’ın ne bayramı olduğunu bilmediğini ortaya koydu. Diğer yandan bugünün ulusal egemenliğin kabul edildiği günün anısına 1992’de bayram ilan edildiğini bilenlerin oranının son bir yılda yüzde 44’ten yüzde 49’a çıktığı bildiriliyor.

Diğer yandan halkın yüzde 60’ı SSCB ayaktayken 1991’de “bağımsızlığın” ilan edilmesinin Rusya’nın çıkarına olduğunu düşünüyor. Yüzde 16’lık kitle bunun Rusya’ya zarar verdiğini savunuyor. Yüzde 24’lük kitle ise kararsız.


12 Haziran Rusya’da bugün resmi törenler ve farklı etkinliklerle kutlanacak. Başkan Putin de bayram nedeniyle Kremlin’de çok sayıda isme çeşitli hizmet madalyaları takacak.

Rusya Federasyonu vatandaşlarının 12 Haziran "Rusya Günü" bayramını kutluyoruz.

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Zafer Günü kutlaması

İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği'nin, faşizme, Nazi Almanyası’na karşı 9 Mayıs’ta kazandığı zaferin 72’inci yılı bugün coşkulu törenlerle kutlandı. Gün boyunca da pek çok etkinlik gerçekleşti. 

Sadece Rusya'da değil, zafere katkısı olmuş eski SSCB cumhuriyetlerinin hemen hepsinde törenler düzenlendi.

Geçmişte Sovyetler Birliği vatandaşı olan bütün halklar, onların çocukları, torunları, haklı olarak, “Avrupa ve tüm dünyanın özgürlüğü bizim babalarımız ve dedelerimiz sayesinde kazanıldı,” diye haykırdı
.



9 Mayıs Zafer Günü coskuyla kutlandı

Rusya’da altı yıl süren, Sovyetler Birliği'nin “Büyük Vatan Savaşı”nda Nazi Almanyası'nı yenmesiyle nihayetlenen  2. Dünya Savaşı'nın son vermesinin 72. yıl dönümü büyük bir coşkuyla kutlandı. 

Zafer Günü'nde gözler haliyle, Rusya'nın başkenti Moskova'daki Kızıl Meydan'da gerçekleştirilen Zafer Geçidi'ndeydi.  Zira en görkemli gösteriler geleneksel olarak Kızıl Meydan’da yapılıyor.

Rusya'yı Zafer Günü'nü kutlayan Putin burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Savaş milyonların hayatına neden oldu. Ancak Nazizm'in kanlı politikası Sovyetler Birliği sayesinde sona erdi. Hayır, hiçbir zaman, Rusya halkını köleleştirecek hiçbir güç olmadı, bundan sonra da olmayacak. Avrupa ve tüm dünyanın özgürlüğü bizim babalarımız ve dedelerimiz sayesinde kazanıldı. Rus Silahlı Kuvvetleri, her türlü tehdidi geri püskürtme gücüne sahip," dedi.

Moskova’nın 20 parkında, bulvarlarında, Paklonnaya Gora, Teatralnaya, Puşkinskaya ve Triumfalnaya Meydanlarında, Kurtarıcı İsa Katedralinin ve VDNH’nin ana girişinin önündeki meydanlarda;  yaklaşık 100 alanda Zafer Günü özel konser programları gerçekleştirildi.
Geçit töreninde bu yıl 10 bin 1 asker ve 114 askeri teçhizat yer aldı. Piyade yürüyüşü, zırhlı araç geçişi yapıldı.

1945 yılından itibaren en soğuk bayram

Planlanan törenler, mevsim normallerinin altında seyreden olumsuz hava koşulları nedeniyle biraz erken sonlandırıldı.

Moskova'da sıcaklık +3 derece ve yağmurluydu.

Rusya Federal Meteoroloji Merkezi (Hidromettsentr),  Moskova’da bu sene 9 Mayıs’ın 1945 yılından itibaren en soğuk bayram olduğunu bildirdi.

Hidromettsentr tarafından Tass haber ajansına yapılan açıklamada, “Bu 1945 yılından bu yana en soğuk Zafer Bayramı oldu. O zaman 72 yıl önce 9 Mayıs’ta hava sıcaklığı 7,6 dereceydi. Bugünün yanı sıra en soğuk 9 Mayıs 6,5 derece ile 1988 yılında yaşandı,” denildi.

Hava şartları uçakların gösterisine de engel oldu

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, düzenlenen Geçit Törenine uçakların katılmamasının sırf kapalı havadan kaynaklandığını belirtti.

Peskov, “Uçuşların kaldırılması için ne Başkomutanın ne de Savunma Bakanının emri gerekiyordu. Meteorolojik şartlara dayanan güvenlik koşulları var“ dedi.

Salı günü sabahı Savunma Bakanlığı, olumsuz hava şartlarından dolayı Kızıl Meydanda düzenlenen Zafer Günü Geçit Törenine uçakların katılımını kaldırma kararını almıştı.

 “Ölümsüzler Alayı” yürüyüşü

9 Mayıs Zafer Günü’nde ilk kez 2012’de Rusya’nın Tomsk kentinde düzenlenen ve daha sonra ülkeye ve dünyaya yayılan ve artık geleneksel hale gelen “Ölümsüzler Alayı” gerçekleştirildi.

Ölümsüz Alay etkinliği kapsamında insanlar, İkinci Dünya Savaşı’na katılan akrabalarının resimlerini taşıyarak Dinamo metro istasyonundan Tverskaya metro istasyonuna ve Kızıl Meydana kadar yürüdüler.

Yürüyüş sırasında katılımcılar, savaşta ölen atalarının fotoğraflarını taşırken, zafer ve savaş temalı şarkılar söylediler.

Etkinliğe Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de babasının resmini taşıyan bir pankartla katıldı.

Katılım bu sene rekor seviyeye ulaştı.

Rusya İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde 8 milyon, Moskova’da 850 bin kişi yürüyüşe katılarak, II. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarını taşıdı.

Böylece “Ölümsüz Alay” yürüyüşünde, ilk kez yapıldığı 2012 yılından bu yana en yüksek katılım sağlandı. 

Yürüyüşe Moskova’da geçen sene 700 bini, 2015’te 500 bini aşkın kişi katılmıştı.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İrina Volk, Rusya genelindeyse 'Ölümsüz Alay' yürüyüşüne yaklaşık 8 milyon kişinin katıldığını, bu sayının geçen yılki yürüyüşe katılanların sayısından 2 milyon fazla olduğunu açıkladı.

Havai fişek şovları

Kutlamaların finalinde gece saat 22.00’de Moskova’nın semalarına havai fişekler fırlatıldı.

Moskova, 9 Mayıs Zafer Günü’nde yine görkemli havai fişek şovlarına sahne oldu.

Rusya Batı Askeri Bölge 449. Bağımsız Muhafız Havai Fişek Taburu komutanı Albay Vyaçeslav Paradnikov, Başkentte 10 binden fazla havai fişek atıldığını aktardı.

Paradnikov, "Görkemli askeri ritüel sırasında gece semasını yaklaşık 10 bin havai fişek renklendirdi. 10 dakikalık süre içerisinde 72 havai fişek sistemi ve 18 toptan 30 salvo gerçekleştirildi" dedi.


20 Ocak 2016 Çarşamba

Moskova'da Ortodoks Hristiyanlar,"günahlarından arınmak için" soğuk havada buzlu suya girdi

Kaynak: http://tr.sputniknews.com/

Halkın çoğunluğunu Ortodoksların oluşturduğu Rusya'da geleneksel olarak 19 Ocak'ta kutlanan Vaftiz Bayramı, bu yıl da buzlu suda yıkanarak kutlandı.

Moskova'nın kuzeybatısındaki Strogino Gölü kıyısında Vaftiz Bayramı sırasında binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen "buzlu suda yıkanma geleneği" gerçekleştirildi.

Ortodoks Hristiyanlar tarafından, Hz. İsa'nın vaftiz edildiğine inanılan 18 Ocak gecesi suya girme törenleri, ülkede kış mevsimi yaşandığı için oldukça soğuk havada gerçekleştiriliyor. Bu arada suya girmeye bir türlü karar veremeyen bazı vatandaşlar, Vaftiz Bayramı sırasında tedavi gücü kazandığına inandıkları göl suyunu şişelere doldurarak evlerine götürüyor.

Rus Ortodoks Kilisesi'nin 12 önemli bayramından biri olan Vaftiz Günü kendine özgü gelenekleri ve adetlerine sahip olan son derece özel bir bayram. Bu günde tüm Ortodoks kiliselerinde Surp Badarak ayini tertip edilir ve din adamları tarafından kutsama töreni gerçekleştirilir

21 Kasım 2014 Cuma

Rusların önemli günleri ve bayramlar

Rusya’da da, Türkiye’de olduğu gibi tüm bayramlar dini ve milli bayramlar olmak üzere ikiye ayrılır. 

Rusların başlıca dini bayramları şunlardır:

Рождество́ [rajdistvó] (Noel, İsa’nın Doğumu) – 7 Ocak

Па́сха [pásha] – (Paskalya, İsa’nın Dirilişi) – sabit tarihi olmayan bir bayram, her yıl farklı tarihlere denk gelir. 

Başlıca milli bayramlarsa şunlar:

Но́вый год [nóvıy got] (Yeni Yıl) – 1 Ocak (genellikle Rusya'da Yeni Yıl tatili 1-6 Ocak arasında)

День защи́тника Оте́чества [den’ zaşşítnika atéçistva] (Vatan Muhafızları Bayramı/Erkekler Günü) – 23 Şubat

Междунаро́дный же́нский день [mijdunaródnıy jénskiy den’] (Uluslararası Kadınlar Günü) – 8 Mart

Пра́здник Весны́ и Труда́ [práznik visnı́ i trudá] (Bahar ve Emek Bayramı) – 1 Mayıs

День побе́ды [den’ pabédı] (Zafer Günü) – 9 Mayıs

День Росси́и [den’ Rassíyi] (Rusya Egemenlik Günü) – 12 Haziran

День наро́дного еди́нства [den’ naródnava yidínstva] (Halkın Birliği Günü) – 4 Kasım

День конститу́ции [den’ kanstitútsıyi] (Anayasa Günü) – 12 Aralık

Rusların başka özel günleri de var, aralarında 14 Şubat’ta kutlanan Sevgililer günü (День всех влюблённых; yabancı bir alışkanlık olmasına rağmen Rusya'da sevilir), 1 Nisan’da kutlanan Kahkaha Günü (День сме́ха) v.s. Tabii ki bu günler resmi bayramlar listesine girmemektedir.

Ayrıca Rusya’da birçok profesyonel (mesleki) bayram ya da özel gün mevcut, ama bunlar da devlet bayramları statüsüne sahip değil.

Ruslar için bazı kişisel özel günler büyük bir önem taşımaktadır: insanların doğum günleri ve düğün yıl dönümleri, genellikle aile içinde ve arkadaşlarla kutlanır.

Rus arkadaşlarınıza Yeni Yıl (31 Aralık - 1 Ocak), Erkekler Günü (23 Şubat), Kadınlar Günü (8 Mart), Zafer Bayramı (9 Mayıs) ve doğum günlerinde kutlama mesajları yazmayı unutmayın! Yukarıdaki bayramlar ve özel günler, Ruslar için çok önemli olduklarından bunları unutmamanız, çok sosyal ve düşünceli olduğunuzu gösterir. 

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Mayıs bayramlarınız kutlu olsun, Anna Petrovna!


Hakan Aksay / Rusya Analiz


Sevgili Anna Petrovna,
Mektubunuz, sevinç ve hüznün aynı an’ı ne kadar şaşılacak bir yoğunlukla paylaşıp birbirleriyle rekabet etmeden var olabileceklerini bana bir kez daha gösterdi.
Koca bir yıl daha geçti demek! “Mayıs Bayramları” dönemi başladı…
Ruslar için ne kadar önemli olduğunu bıkıp usanmadan anlattığınız 1 Mayıs İşçi Bayramı ile 9 Mayıs Zafer Bayramı (İkinci Dünya Savaşı’nda Almanlar’ın yenilgiye uğratılmasının yıldönümü) ve ikisinin arasında, 5 Mayıs, yani sizin doğum gününüz…
Ve bizim sizinle karşılıklı kutlama mesajlarımız, daha doğrusu mektuplaşmamız…
Ne kadar içten, ne kadar sevgi dolu bir gelenek yarattık sizinle, Anna Petrovna!
Gerçi ben hâlâ sizden Sovyet döneminde aldığım kartpostalların, sizin sımsıcak yüreğinizi daha iyi yansıttığını düşünürüm. Ama neylersin, aramıza büyük mesafeler, bilgiç teknolojiler ve acımasız hayat girdi.
Belki de siz vaktiyle, 80 yaşınızın arifesinde ilk kez interneti selamlama cesaretini gösterdiğinizde, uzak bugünlere yenik düşmeme telaşındaydınız.
Bana gönderdiğiniz ilk iletiyi hatırlar mısınız? “Duygu ve düşüncelerimin hızını nokta ve virgüllerle kesmek istemiyorum artık” deyip noktalama işaretleri, büyük harfler ve paragraflar kullanmadan, aşırı derecede iri puntolarla upuzun bir mektup yazmıştınız. Sonra benimle birlikte ekrandaki eserinize bakarken önce utanıp kızarmış, sonra da her zamanki gevrek kahkahanızı atarak “Bu mektup tuvalet kağıdına benzemiş biraz” demiştiniz.
Yıllar geçti. Bugün siz 90 yaşınızı dolduruyorsunuz. Bense sizin söylemek istediklerinizi hiçbir imla kuralının aracılığına gerek duymadan içimde hissediyorum.
Sizden mesaj almak ne güzel şey, Anna Petrovna!..
*   *   *
Bu sefer de bana 1 Mayıs’ın “dünyadaki en önemli bayramlardan biri” olduğunu yazmışsınız. Yine “İkinci Dünya Savaşı yıllarında, bomba sesleri altında bile” bu bayramı kutladığınızı hatırlatmışsınız. Ve on yıllar boyunca arkadaşlarınızla, çocuklarınızla, hatta torununuzla “elde balonlar ve bayraklar, dilde şarkılar ve marşlar” bayram şenliğine katıldığınızı – sanki bundan ilk kez bahseder gibi, inatçı bir tutkuyla – anlatmışsınız.
Sonra her yıl olduğu gibi – halka halka yayılarak bembeyaz saçlarınıza doğru uzanan o derin yüz kıvrımlarınızın ortasında iki deniz feneri gibi parıldayan masmavi gözlerinizi son derece dikkatli bir tavırla bana dikerek – “Sizde nasıl durumlar?” diye sorup merakla cevabımı beklemeye koyulmuşsunuz.
Yıllar önce size 1 Mayıs 1977′yi anlattığımda nasıl gözyaşı döktüğünüzü ve “Ama bu sadece bir bayram! Sadece bir kutlama!” diyerek tepki gösterdiğinizi hiç unutamıyorum. Bir de kaşlarınızı sevgiyle çatarak bana “Madem böyle bir devletiniz varmış, neden o yaşta mitinglere gittin be çocuk?” diye sorduğunuzu…
Size bunu söylemek bana ağır geliyor, Anna Petrovna. Ama bizim cephede fazla değişen bir şey yok. 1 Mayıs hâlâ bayramlaşma değil savaşma zamanı burada. Yine inatlaşma, yine kavga, yine kan… Balonlar ve şarkılarla kutlanamıyor bizde bu bayram…
“Yeni Rusya”da katıldığınız son bayramları yeterince coşkulu bulmamıştınız. “3-5 kuruş fazla kazanıp daha pahalı elbiseler, arabalar, evler alma derdindeki insanların maneviyatını ve ideallerini kaybetmesi ne acı!” diye yakınmıştınız.
Hastalık yıllarınızda mayıs ayı başlarında sizi görmeye her gelişimde ya da uzaktaysam sesinizi duymak için her telefon açışımda, “Mayıs Bayramları boyunca dünyanın en güçlü, en iyimser, en coşkulu insanı olma” amacınıza bağlı olarak moralinizin olağanüstü yüksek olmasına şaşar ve sevinirdim. Bazen de üzülür kahrolurdum; bilirdim ki gülümseyen mavi gözlerinizin ve kadife sesinizin arkasında derin bir acıyı gizlerdiniz. Ve kanser denilen illet, bayram günlerinde izne çıkmazdı.
*   *   *
Sevgili Anna Petrovna,
Sansürü sevmeseniz de bana iki kelimeyi yasakladığınızı hiç unutmuyorum: Yaşlılık ve ölüm…
Yıllar geçiyor. Biliyorum, Anna Petrovna, bu sizin için bir tehdit değil, siz zaten hiç yaşlanmazsınız ki… Ama ben… Bakın, son aylarda yakın gözlüğüm olmadan okumayı neredeyse beceremez oldum. Saç sakal mevzuuna hiç girmeyelim.
Ama sizinle ilgili bildiklerimi ve duygularımı asla unutmuyorum. Sizin çocuk denecek yaşta Komsomol’a, sonra da Komünist Partisi’ne girmenizle, “kariyerist ve şahsiyetsiz” parti liderlerine karşı verdiğiniz mücadelenizle, aylarca uykunuzun kaçmasına neden olan “uyarı cezası” almanızla ve devlet dağılmadan önce parti biletini son yöneticinizin yüzüne fırlatmanızla ilgili anlattığınız her şeyi hafızamda özenle saklıyorum.
Kasabanızın parti sekreterinin sizin güzelliğinize kapılarak uzun süre peşinizden koştuğunu, yüz bulamayınca türlü dolaplar çevirerek sizi ağına düşürdüğünü, mutsuz evliliğinizi, çok sevdiğiniz oğlunuzu (bir keresinde benim ona benzediğimi söylemiştiniz) trafik kazasında kaybettiğinizi, kızınızın bir alkol bağımlısıyla evlendiğini, torununuzun ise son yıllarda sizin ölümününüzü bekleyerek dairenize konmak istediğini anlatmıştınız bana.
En fazla hayranlık duyduğum özelliğiniz, hayatınızla, akrabalarınızla, sağlığınızla ilgili ne tür olumsuzluklar olursa olsun, hiç yakınmadan katlanmasını başarmanız ve her zaman sımsıcak, ışıl ışıl gülümseyebilmeniz olmuştur.
Bilmem hatırlar mısınız, yıllar önce ilk kez hastaneye yatmak zorunda kaldığınızda ve ben sizi ziyarete gittiğimde bana şöyle demiştiniz:
“Senden iki şey istiyorum. Biliyorum, senin işin gücün çok. Bana uğramaya, hatta telefon etmeye zaman bulamazsan hiç gücenmem. Ama lütfen ‘Mayıs Bayramları’nı unutma! Nerede olursan ol, mutlaka benden bayram tebriği alacaksın. Sen de bana iki satır yaz!
İkincisi, bir gün başıma bir şey gelir de birazcık yer değiştirirsem eğer… sen cenazeme katılma sakın! Sevmezsin kalabalıkları, bilirim. Sonra fırsat bulduğunda ayrıca gel. Başkaları olmadan dedikodu yapalım seninle. Rusya’yı ve Türkiye’yi kurtaralım yine birlikte. Ve beraber gülüp eğlenelim her zamanki gibi.”
*   *   *
Artık Türkiye’de yaşıyor olsam da, ara sıra Rusya’ya gittiğimde sizi ziyaret etmek ve “son oyuncağım” dediğiniz internetten size mektup göndermek benim için çok önemliydi. Ve sizden aldığım mektuplar… “Mayıs Bayramları kutlamaları”…
Geçen mayıs ayında bana yazmadınız. Benim mektubuma da cevap vermediniz.
Evinize telefon edemedim. Telefonu torununuzun açmasından korktum.
Haziran başında Rusya’ya giderken sizi görmeyi umut ediyor, başka bir ihtimali düşünmek bile istemiyordum.
Yarım saat kadar telefonun başında kıvrandıktan sonra aradım.
Telefonu torununuz açtı…

Karanfiller… Ne çok severdiniz kızıl karanfilleri… Kim bilir kaç kez size kızıl karanfiller hediye etmiştim. Rus geleneklerine göre, buketteki çiçek sayısının asla çift olmaması gerekiyordu. Aynı geleneklere göre ölülere verilmesi gereken çiçeklerin toplam sayısı mutlaka çift olmalıydı.
Mezarınız size yakışmamıştı. Çünkü çok sıradandı ve sıradan olan hiçbir şey size uymazdı.
Çok sıcaktı o gün. Kederli ve tuzlu sular içinde boğulacak gibi oldum önce. Sonra sakinleştim. Telefonlarımı kapattım ve birkaç saat sizinle söyleştim.
Siz bana zeki cevaplar verdiniz. Şakalar yaptınız. Birkaç kez güldürdünüz beni. (Allahtan mezarlıkta bizi gören kimse yoktu.)
Sonra… Sonra vedalaşmak güç oldu biraz. Hava ısındı, sular yine kederlendi ve tuzlandı.
Ardından sizin sözlerinizi hatırladım: Siz sadece “birazcık yer değiştirmiştiniz”. Gerisi çok da farklı değildi. Yine seviyorduk birbirimizi. Yine dertleşiyorduk. Yine gülüyorduk birlikte.
Mezar taşınıza koyduğum karanfillerden birini geri alarak oradan uzaklaştım.
O karanfil sizden bir mesaj iletti bana dört gün önce.
Dört gün önce 1 Mayıs’tı.
Dört gün sonra da 9 Mayıs.
Ve bugün 5 Mayıs. Yani sizin doğum gününüz.
Mayıs bayramlarınız kutlu olsun, Anna Petrovna!