Moskova

Moskova
Kamuoyu araştırmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kamuoyu araştırmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2026 Cumartesi

Ruslar için vatan kavramı: "En çok ev ve aileyle ilişkili"


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya’da yapılan bir araştırmaya göre vatandaşların büyük bölümü için vatan kavramı siyasi değil, daha çok kişisel ve duygusal anlam taşıyor. VTsIOM araştırmasına göre katılımcıların yüzde 56’sı vatanı "doğup büyüdükleri yer, ev, ülke veya memleket" olarak tanımlıyor. 

Katılımcıların yüzde 35’i vatanı aile ve nesiller arasındaki bağ ile ilişkilendirdi. Bu grupta yakınlar, çocuklar, ebeveynler, arkadaşlar ve sevdiklerinin yaşadığı yer gibi cevaplar öne çıktı. Yanıtların yüzde 23’ü ise değerlerle bağlantılı oldu: ülkeyle gurur duyma, sevgi, güven, saygı ve hayatın anlamı gibi kavramlar belirtildi. 

Daha az dile getirilen unsurlar arasında halk, tarih ve kültür yer aldı. Bu kategoriler cevapların yüzde 5’ini oluştururken, doğa yüzde 3 oranında belirtildi.

Rusya denildiğinde ise katılımcıların en sık verdiği cevaplar üç başlık altında toplandı: vatan (yüzde 25), ulusal gurur ve büyüklük (her biri yüzde 23). Bunları doğa (yüzde 8), devlet sembolleri (yüzde 6), halk (yüzde 5), tarih ve kültür (yüzde 4) takip etti.

Sosyologlara göre nesiller arasında da belirgin farklar var. Genç Ruslar ülkelerini daha çok somut kavramlarla  (ev, mekan, doğa ve semboller üzerinden) tanımlıyor. Daha yaşlı kuşaklar ise vatanı daha çok gurur, tarihsel bağ ve vatanseverlik gibi değerlerle açıklıyor.

Uzmanlar, Rus toplumunda vatan algısının öncelikle kişisel aidiyet ve duygusal bağ üzerine kurulduğunu belirtiyor. Yaş ilerledikçe insanların somut imgelerden uzaklaşıp tarih, toplum ve ortak kimlik gibi daha geniş kavramlara yöneldiği ifade ediliyor.

26 Mayıs 2026 Salı

Rusya’da halkın en çok ilgi duyduğu tarihi dönemler


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya’da yapılan bir araştırma, halkın en çok ilgi duyduğu tarih dönemlerini ortaya koydu. Ankete göre Büyük Vatanseverlik Savaşı (2. Dünya Savaşı) , I. Petro dönemi, saray darbeleri çağı, Eski Rus devleti, 19. yüzyıl Rus İmparatorluğu ile 1917 devrimi en merak edilen başlıklar arasında yer aldı. Katılımcılar özellikle Stalingrad Muharebesi, Moskova Savaşı, Berlin’in ele geçirilmesi, Rusların Hristiyanlaşması, Kulikovo Muharebesi ile Buz Savaşı gibi olaylara yoğun ilgi gösterdi.

İzvestiya'nın aktardığı araştırmada tarihi kişilikler arasında en fazla ilgiyi II. Katerina çekti. Onu Korkunç İvan, Aleksandr Suvorov, Aleksandr Nevski, Prens Vladimir ile Mihail Kutuzov izledi.

Sonuçlar, Rusya Bilimler Akademisi Sosyoloji Enstitüsü’nün daha önce yaptığı çalışmalarla da büyük ölçüde örtüştü. O araştırmalarda da Sovyetler’in İkinci Dünya Savaşı zaferi, Kırım’ın Rusya’ya bağlanması, Yuri Gagarin’in uzaya çıkışı ile Rusların vaftizi en önemli tarihi olaylar arasında gösterilmişti.

Uzmanlara göre Rus toplumunun ilgisi özellikle “ülkenin kaderini belirleyen kahramanlık dönemlerine” yönelmiş durumda.  Ekonomi Üniversitesi uzmanı Vladimir Karaçarovski ise Rusların tarih algısında Batı ile mücadele temasının merkezi rol oynadığını savundu. Karaçarovskiy'e  göre bugün de Rus toplumunda “varoluşsal mücadele” duygusu öne çıktığı için halk daha çok savaşlar, fedakarlıklar ve güçlü liderlerle özdeşleşen dönemlere ilgi gösteriyor.

Bununla birlikte uzmanlar, Brejnev dönemi gibi daha sakin yıllara yönelik nostaljinin de sürdüğünü vurguluyor. Özellikle Sovyetler Birliği’nin sosyal güvenlik ve küresel güç açısından zirvede olduğu yıllar birçok Rus tarafından “altın çağ” olarak hatırlanıyor.

11 Nisan 2026 Cumartesi

Rusların çoğu kendini Avrupalı görmüyor: "Bize uymaz"


Kaynak: https://turkrus.com/


Rusya’da yapılan bir kamuoyu araştırması, toplumun büyük bölümünün kendisini Avrupa’ya ait hissetmediğini ortaya koydu. VTsIOM verilerine göre katılımcıların yüzde 66’sı, "Rusya’nın değerler sistemi açısından Avrupa’dan farklı olduğunu ve Avrupa fikirlerinin ülkeye uygun olmadığını" düşünüyor. 

Bu yaklaşımın son yıllarda güçlendiği görülüyor. 2006 yılında "Rusya’nın farklı bir yol izlediğini" savunanların oranı yüzde 51 seviyesindeydi. Buna karşılık Avrupa’nın “refah, özgürlük ve demokrasi” gibi değerlerine yakınlık duyanların oranı yüzde 42’den yüzde 24’e geriledi.

VTsIOM Direktörü Valeriy Fedorov, sonuçları değerlendirirken günümüz Rus toplumunun geçmişe kıyasla daha temkinli ve eleştirel olduğunu belirtti. Fedorov’a göre Ruslar, ülkenin gelişimini egemenlik ve bağımsızlık çerçevesinde değerlendiriyor ve Batı değerlerini evrensel kabul etmiyor.

Araştırma, Rusya’da giderek daha fazla kişinin ülkenin kendine özgü bir gelişim yolu olduğuna inandığını gösteriyor. Bu yaklaşımın, siyasi ve toplumsal tercihleri de uzun vadede şekillendirmeye devam etmesi bekleniyor.

18 Mart 2026 Çarşamba

"Bugün referandum yapılsa SSCB için oy verir miydiniz?"


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya’da Sovyetler Birliği’nin dağılmasına yönelik toplumsal algı kuşaklara göre belirgin biçimde değişiyor. VTsIOM araştırmasına göre ülke genelinde katılımcıların yüzde 57’si SSCB’nin dağılmasından pişmanlık duyduğunu belirtirken yüzde 29’u böyle bir duygu taşımadığını ifade etti. Ancak bu tablo genç nesillerde farklılaşıyor.

Araştırmaya göre 2001 sonrası doğan gençlerde SSCB’nin dağılmasına üzülenlerin oranı yalnızca yüzde 14 seviyesinde. Buna karşılık Sovyet dönemini yaşamış yaşlı kuşakta bu oran yüzde 79’a ulaşıyor. Gençlerin yüzde 57’si Sovyetler Birliği’nin dağılmasını “kaçınılmaz” olarak değerlendirirken yaşlı kuşakta bu görüşe katılanların oranı sadece yüzde 16’da kalıyor.

Uzmanlara göre bu farkın temel nedeni tarihsel deneyim. Yaşlı kuşak için SSCB kişisel hayatın bir parçası olarak görülürken gençler için yalnızca tarihsel bir dönem anlamına geliyor. Bu nedenle nostalji duygusunun zamanla zayıfladığı belirtiliyor.

Buna rağmen toplumun önemli bir bölümü Sovyetler Birliği’ne olumlu bakmaya devam ediyor. Araştırmaya göre bugün bir referandum yapılsa katılımcıların yaklaşık üçte ikisi SSCB’nin korunması yönünde oy vereceğini söylüyor. Bu eğilim son yıllarda büyük ölçüde değişmedi.

SSCB’ye olumlu yaklaşanlar güçlü devlet yapısı, sosyal eşitlik ve istikrar vurgusu yapıyor. Karşı görüşte olanlar ise tarihin geri döndürülemeyeceğini, Sovyet sistemine dönüşün mümkün ya da gerekli olmadığını savunuyor. Uzmanlara göre kuşak değişimi sürdükçe bu tartışmada ağırlık gençlerin bakış açısına doğru kaymaya devam edecek.

4 Eylül 2025 Perşembe

VTsİOM: "Ruslar ülkeleriyle daha fazla gurur duyuyor"


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rus vatandaşların ülkeleriyle gurur duyma oranlarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Hükümete bağlı Kamuoyu Araştırma Merkezi (VTsIOM) tarafından yayımlanan ankete göre, her on Rus vatandaşından altısı son bir yıl içinde ülkesiyle daha fazla gurur duyduğunu ifade etti. Bu artış eğilimi, 2023'ten bu yana yapılan ölçümlerde istikrarlı şekilde yüksek seyrederken, en belirgin yükseliş 24 yaş altı genç nüfus arasında kaydedildi. Yaşlı nesillerin değerlendirmeleri ise daha ılımlı kaldı.

Araştırma, Rus vatandaşlarının gurur duygusunun çok boyutlu olduğunu gösterdi. Katılımcılar en çok, Rusya'nın büyük ve güçlü bir devlet olması, güçlü ordusu, geniş toprakları ve doğal kaynakları gibi ülkenin başarıları ve zenginliğiyle gurur duyduklarını belirtti. Kültür, bilim, eğitim ve spor alanlarındaki başarılar da öne çıkan gurur kaynakları arasında yer aldı. Bunun yanı sıra, birçok kişi için Rus halkının kendisi, ulusal karakter özellikleri, dayanışma ruhu ve karşılıklı yardımlaşma önemli bir gurur kaynağı.

Rusların ülke gururunun temelini devletin gücüne olan inanç, halka duyulan güven ve ülkenin gelişimine yönelik iyimser bakış açısının oluşturduğu görüldü. Vatandaşların neredeyse onda dokuzu, ulusal kimliğin temeli olarak gördükleri tarih, kültür ve doğal zenginliklerle gurur duyduklarını belirtti. Bilim, ordu, spor ve ülkenin uluslararası arenadaki konumu da yüksek gurur seviyelerinde yer aldı. Ancak, yaşam standardı konusunda eleştirilerin gurur hissinin önüne geçtiği gözlemlendi.

Ankete katılan birçok Rus, son 10-15 yılda ülkenin gurur duyulacak önemli başarılar elde ettiğini düşünüyor. Vatandaşlar en çok, üretimin gelişimi ve ithal ikamesi, tıp ve bilimdeki başarılar, altyapı ve ordunun modernizasyonu gibi ülkenin gelişimine ve konumunun güçlenmesine vurgu yapan başarıları öne çıkardı. Soçi Olimpiyatları, FIFA Dünya Kupası, Kırım Köprüsü'nün inşası, yeni bölgelerin katılımı ve Donbas'a destek gibi büyük proje ve olaylar da sıklıkla gurur kaynağı olarak anılıyor.

21 Ağustos 2025 Perşembe

Moskova'da komşuluk anketinden ilginç sonuçlar çıktı



Kaynak: https://turkrus.com/

  

Moskova’da komşularla iyi ilişkiler ne yazık ki hâlâ nadir görülen bir durum.

Çoğu zaman iletişim, baş selamlaması ya da sıradan bir “merhaba” ile sınırlı kalıyor. 

Yapılan yeni bir araştırmaya göre, Moskova’da yaşayanların sadece %5’i apartman komşularıyla iyi ilişkiler kuruyor; bu kişiler arada sohbete dalabiliyor ya da birbirlerine misafirliğe gidebiliyorlar.

Çoğu kişi ise mesafeyi korumayı tercih ediyor: Moskova sakinlerinin %61’i nadiren birkaç kelime ediyor ya da sadece başını sallamakla yetiniyor.

Araştırmaya göre, Moskova’da yaşayanların %12’si komşularıyla hiç konuşmuyor, her on kişiden biri ise dürüstçe “Kim olduklarını bilmek istemiyorum” diyor.

Yine de apartmanlarda açık çatışmalar neredeyse hiç yaşanmıyor.

Katılımcıların dörtte üçü komşularıyla barış içinde yaşadıklarını belirtiyor. Ara sıra park yeri veya gürültü nedeniyle tartışmalar olsa da, bunlar genellikle çözüme kavuşuyor.

Bununla birlikte Moskova sakinleri arasında karşılıklı yardımlaşma da eksik: Her dört kişiden biri komşularına hiç yardım etmiyor ve karşılık beklemiyor; %52’si ise yalnızca doğrudan bir ricada bulunulursa yardımcı olabileceğini söylüyor.

Evcil hayvanlara göz kulak olmak ya da kargo teslim almak gibi aktif komşuluk davranışlarını ise yalnızca %3’lük bir kesim sergiliyor.

Komşularla iletişim kurma isteksizliğinin nedenleri tahmin edilebilir türden: Katılımcıların %38’i zamanı olmadığını, yine %38’i diğer sakinlerin soğuk olduğunu, %37’si ise fazladan muhabbet istemediğini belirtiyor.

Buna rağmen yakınlaşma isteği tamamen yok değil: Moskova’da yaşayanların %22’si apartman komşularıyla daha samimi ilişkiler kurmaya açık olduğunu belirtirken, %6’sı bunu hayal ettiğini ama nereden başlayacağını bilmediğini söylüyor. Öte yandan çoğunluk (%64) mevcut mesafeyi daha konforlu buluyor.

5 Mayıs 2025 Pazartesi

"Genç Rus kadınlar yeniden yaş farkı olan ilişkilere yöneliyor"


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Yaş farkı olan ilişkiler, pandemi sonrası dönemde uluslararası arkadaşlık platformlarında yeniden gözde hale geldi. Uzmanlara göre bu tür ilişkiler, hem genç kadının hem de yaşça büyük erkeğin birbirine deneyim, sakinlik ve duygusal destek sağladığı bir birliktelik modeli sunuyor.

M. Komsomolets'in haberine göre Rusya’da da bu eğilim gözle görülür biçimde artmış durumda. Maddi beklentiden çok entelektüel düzey, sosyal statü ve duygusal güvence arayan genç kadınlar, özellikle profesörler, doktorlar ve akademisyenleri tercih ediyor.

Moskova’da yaşayan İrina, 23 yaşındaki kızı Katya’nın yaşça çok büyük bir profesörle evlenme kararı aldığını anlatarak bu eğilimin somut bir örneğini paylaşıyor. Üniversite eğitimi boyunca sosyal ilişkilerden çok derslerine odaklanan Katya, mezuniyet sonrası hem yüksek lisans hem de evlilik planlarını açıklayınca ailesi şaşkına dönmüş. Kızlarının müstakbel eşi 62 yaşında ve Katya’nın danışman hocası. Aile, maddi kazanç gözetmeden bu kadar büyük yaş farkına rağmen böyle bir karar almasına önce tepki gösterse de Katya’nın gerekçeleri oldukça net: zekâ, yaşam tecrübesi ve istikrar.

Katya’nın anlattığına göre, eşi ona “Hayatımın kalanını sana adamayı mutluluk sayarım” demiş. Genç kadın, yaşıt erkeklerin tutarsız ve güven vermeyen tavırlarını gözlemledikten sonra, geleceğini kendisine güven ve yön sunan biriyle kurmaya karar vermiş. Kırsal bir dairede mütevazı yaşam süren çift, Katya’nın akademik kariyerine birlikte yön veriyor. “Bizi desteklemeye gerek yok, eşim yaşına rağmen her şeyin üstesinden geliyor” diyen Katya, evliliğin duygusal uyum ve karşılıklı destek üzerine kurulu olduğunu vurguluyor.

Uzmanlara göre, bu tür yaş farkı olan evliliklerde kadınlar kendilerini daha güvende ve yön bulmuş hissediyor. Psikologlar, bu eğilimi “papatya arayanlar dönemi”nin sonu, “akıl ve güven arayanlar çağı”nın başlangıcı olarak nitelendiriyor. Tarihte yaş farkına rağmen kurulan birçok efsanevi ilişki örnek gösterilirken, uzmanlar genç kadınların bu tür evliliklerde duygusal olgunluk ve yaşam deneyimiyle tanıştıklarını, ayrılıkların da daha saygılı ve olgun şekilde yaşandığını belirtiyor.

17 Ocak 2025 Cuma

Rus dili dünyada en çok konuşulan yedinci dil oldu


Puşkin Devlet Enstitüsü, Rus dilinin dünyadaki konumuna ilişkin bir çalışma hazırladı. Buna göre Rusça, dünyadaki en yaygın diller listesinde yedinci sırada yer alıyor. Bu, üniversitenin rektör vekili Nikita Gusev tarafından açıklandı.

Gusev'e göre çalışmada şu göstergeler dikkate alındı: Konuşulanların sayısına göre diller, ana dili konuşanların sayısı ve onu hem dünya dili hem de yabancı dil olarak konuşanlar. Hesaplamalarda dillerin kullanıldıkları ülke sayısına göre dağılım alanları da dikkate alındı.

Enstitü ayrıca, belirli bir dilin resmi çalışma dili olduğu uluslararası kuruluşların sayısına göre dillerin sıralamasını da belirledi. Rus dili İngilizce, Fransızca ve İspanyolca'nın ardından dördüncü sırada yer aldı. Dillerin küresel rekabet edebilirliğinin genel endeksinde Rusça beşinci sırada yer aldı.

Enstitüye göre Mart 2022 itibarıyla 258 milyon kişi Rusça konuşuyordu (dil yaygınlığı sıralamasında sekizinci sırada). Rusça ayrıca 2022'de 116,3 milyon İnternet kullanıcısı tarafından konuşuluyordu. Ethnologue dünya dilleri dizinine göre, 2023 yılında Rus dili dünyada en çok konuşulan diller arasında dokuzuncu sırada yer aldı.

Ruslar Yeni Yıl tatillerinde daha çok kitap okuyor


Ocak ayının başında edebiyat platformu Litnet, Yeni Yıl tatillerinde kullanıcıların kitap okumalarına ilişkin karşılaştırmalı istatistikler yayınladı. Rusların tatillerde yüzde 10 daha fazla okuduğu ve yüzde 20 daha sık kitap satın aldığı ortaya çıktı.

En popüler tür tarihi roman olurken, tarihi polisiye hikayeler ikinci sırada yer aldı. Sırada azalan sırada siberpunk, mistisizm ve korkunun yanı sıra bir polisiye gerilim filmi yer alıyor.

Litnet platformunun edebiyat editörü Anastasia Tugova, çalışmanın sonuçları hakkında şunları söyledi:

“Tarihi romana ilgi mükemmel bir büyüme gösterdi: tatillerdeki okumalar neredeyse üç katına çıktı. Uzun Yeni Yıl tatilleri sırasında insanlar geçmişin atmosferine dalmak, gerçek veya alternatif tarihin bir parçası gibi hissetmek istediler. İlginç bir şekilde, en popüler üç tür arasında bilgi teknolojisi ve yapay zekanın kazandığı geleceğin distopik dünyası olan siberpunk yer alıyor. Tatillerde popülaritesi de iki katından fazla arttı. Ayrıca kış tatilleri sinirlerini gıdıklamaktan hoşlananların sayısını ikiye katladı. Gizem/korku, polisiye gerilim ve polis dedektifi hikayeleri okuyorlar.”

Rusların tatil günlerinde kitap okuma saatleri daha ileri saatlere kaydı. Kullanıcıların çoğunluğu hafta içi saat 6.00'da, yani iş günü başlamadan önce kitap okumaya başlıyorsa, tatil günlerinde ise saat 9.00'dan 10.00'a kadar kitap okumaya başlıyorlardı. Gün içinde aktivite 23:00-24:00 arası arttı ve azaldı.

Tatil döneminde Rusya'nın en çok okunan şehirleri Kemerovo, Omsk, Perm, Tula ve Penza oldu. İlk on arasında Bryansk, Lipetsk, St. Petersburg, Krasnodar ve Saratov da yer aldı. Bu dönemde İrkutsk, Çelyabinsk, İjevsk, Moskova ve Yaroslavl'da kitap okuyan Rusların sayısı azaldı.

Litnet araştırmacıları, 2024'ün son çalışma haftasının (20 - 29 Aralık arası) ve 30 Aralık - 8 Ocak 2025 arasındaki tatil döneminin karşılaştırmalı analizini temel aldı.

10 Aralık 2024 Salı

Moskova'da eş seçimi kriterleri: Para, görünüş, eğitim?


Kaynak: https://turkrus.com/


Moskova’da yaşayan insanlar, yaş ilerledikçe eş seçiminde daha rasyonel tercihler yapıyor. Potansiyel bir eşle ilgili her detay önem kazanıyor: Hangi okullardan mezun olduğu, nerede yaşadığı, YouTube’da hangi içerikleri izlediği, politik görüşleri, giyim tarzı, mesleği ve hatta cebindeki akıllı telefon markası bile belirleyici olabiliyor.

MoskviçMag sitesinden Yulya Çesnokova'nın haber analizine göre, uzun vadeli ve ciddi ilişkiler arayanlar, kendilerine en çok benzeyen insanları tercih ediyor. Bu eğilim, bilim dünyasında “homofili” olarak biliniyor. Yaş ilerledikçe, biyolojik ve psikolojik faktörler önemini yitirirken, küçük farklılıklar bile önemli hale geliyor. “İyi insan olsun yeter” düşüncesi yerini daha karmaşık değerlendirmelere bırakıyor.

Moskova gibi büyük şehirlerde bu eğilim daha da belirginleşiyor. 13 milyonluk bir şehirde, aşk hayatında hayal kırıklığı yaşayanların sayısı oldukça fazla. Rosstat verilerine göre, geçen yıl Moskova’daki hanelerin yarısını tek başına yaşayan bireyler oluşturuyor. Bu durum, Moskova’yı en fazla bekar nüfusa sahip şehirlerden biri yapıyor.

Modern dünyada dijitalleşmenin etkisiyle eş arama yöntemleri de değişti. Çevrimiçi tanışma uygulamalarındaki algoritmalar tamamen homofili prensibine dayanıyor. Uygulamalara üye olurken doldurulan detaylı anketler, kişinin yaşı, mesleği, dini inancı, ilgi alanları ve lokasyonu gibi bilgileri topluyor. Bu filtreler, ilk aşamada uyumsuz olabilecek kişileri eliyor. Moskova’da yaşayan bir kişi için, örneğin doğunun uzak semtlerinde yaşayan veya farklı ilgi alanlarına sahip biriyle vakit kaybetmek istememesi gayet anlaşılır bir durum.

Bazı uygulamalar, uyumluluk testlerine daha fazla önem veriyor. Örneğin, ciddi ilişkilere odaklanan radaro.me uygulaması, kullanıcılarına 180 soruluk bir anket sunuyor. Bu anket, temel yaşam değerleri üzerine sorular içeriyor ve kullanıcıların uyumunu en yüksek seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Testi geçmeden eşleşmelere geçmek mümkün değil. Eşleşme oranı yüksek olan kişilere ise önce görüntülü konuşma, ardından yüz yüze buluşma teklif ediliyor. Uygulamanın kurucusu Konstantin Domashnev, ortak değerlere sahip kişilerin daha kalıcı ilişkiler kurduğunu belirtiyor. Alkol kullanımı, aşı konusundaki tutum veya sadakatsizlik gibi konular da algoritmaya dahil ediliyor.

Politik görüşler de Moskova’da eş seçiminde etkili bir kriter. Özellikle 2014’ten sonra politik eğilimler daha belirgin hale geldi. Ancak bu tür sorular artık doğrudan sorulmak yerine, kişinin takip ettiği Telegram kanalları veya izlediği YouTube içerikleri üzerinden dolaylı olarak öğreniliyor. Örneğin, 39 yaşındaki İrina, politik görüşlerinin eş seçiminde önemli olduğunu ve bazı kişileri oy verdikleri parti yüzünden hayatından çıkardığını söylüyor. Politika, aile hayatında somut kararları etkileyebilir: Kürtaj, çocuk eğitimi veya tatil tercihleri gibi konular, çiftlerin uyumunu doğrudan belirleyebiliyor.

Son olarak, eğitim ve maddi durum da Moskova’da eş seçiminde büyük önem taşıyor. Sosyal statü yükseldikçe, eğitim seviyesi ve kariyer başarısı beklentileri artıyor. Örneğin, 41 yaşındaki Georgiy, sadece zeki kadınlardan hoşlandığını ve partnerinin entelektüel seviyesinin kendisi için önemli olduğunu belirtiyor. Moskova’nın prestijli bölgelerinde yaşayan kişiler, eş seçiminde daha fazla tercih ediliyor. Lokasyon, yaşam tarzı ve maddi durum hakkında ipuçları veriyor.

Tüm bu kriterler, Moskova’da ilişkilerin neden karmaşık olduğunu açıklıyor. Ancak, aşkın doğası gereği öngörülemez olduğunu unutmamak gerek. Yine de yazara göre, belirsiz bir geleceğe doğru ilerlerken, insanlar kendileriyle benzer değerlere sahip biriyle yol almayı tercih ediyor.

7 Eylül 2024 Cumartesi

Uzaktan çalışan Rusların sayısı 1 milyona kadar düştü


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya’da pandemi döneminde hızla artan uzaktan çalışma oranı, 2023 yılı sonu itibarıyla neredeyse eski seviyelerine geriledi. Yüksek Ekonomi Okulu'nun yaptığı araştırmaya göre, şu anda uzaktan çalışanların oranı ülke genelinde yüzde 1'den az, yani yaklaşık 1 milyon kişi civarında.  

Kommersant gazetesinin haberleştirdiği araştırmaya göre, pandemi sırasında yüzde 25-30’a kadar çıkan uzaktan çalışma oranı, 2022 başında yüzde 4,2’ye gerilerken, 2023 yılı sonunda ise yüzde 1,4 seviyesine düştü. Araştırmacılar diğer ülkelerde de uzaktan çalışmanın azalmasına rağmen, Rusya’da düşüşün çok daha keskin olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle bilişim ve iletişim teknolojileri sektöründe her sekiz çalışandan biri online çalışırken, tarım gibi sektörlerde neredeyse hiç uzaktan çalışan bulunmuyor. Uzaktan çalışma genellikle yükseköğrenim görmüş kişiler arasında yaygın ve bu kişilerin yüzde 75’i uzaktan çalışıyor.

Uzmanlara göre uzaktan çalışmanın yaygınlaşmamasının en temel nedeni geleneksel otoriter yönetim kültürü. Eski tarz yönetim anlayışına sahip olan birçok şirket, evden çalışan personeli yönetme konusunda zorluk çekiyor. Bu durum, iş gücü piyasasında talep ve arz dengesizliğine yol açarak, birçok kişinin uzaktan çalışmaya uygun iş ararken diğer iş fırsatlarını reddetmesine neden oluyor.

28 Temmuz 2024 Pazar

Rusya'da en prestijli meslekler


Kaynak: https://turkrus.com/

 

İnsan kaynakları şirketi Headhunter, Rusya vatandaşlarının gözünde en prestijli meslekleri araştırdı. 

Ankete göre, Rusya’da yaşayanların yüzde 51’i en prestijli meslek olarak IT uzmanlığını görüyor.

Bilim insanlığı ve araştırmacılık (yüzde 38) ikinci, mühendislik (yüzde 37) üçüncü, doktorluk ve hemşirelik (yüzde 30) dördüncü sırada.

Araştırma, ülkedeki iş gücü açığıyla birlikte kol emeğiyle yapılan işlerin de prestijinin yükselişte olduğunu gösterdi. Ankete göre, Rusya vatandaşlarının yüzde 48’i bu mesleklerin prestijli olduğunu düşünüyor.  

26 Haziran 2024 Çarşamba

Ruslara göre 'en eşitsiz' dönem: 2015-2024 arası


 


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya vatandaşlarının yarısından fazlası son 5 yılda ülkede eşitsizliğin arttığı görüşünde. RBC'nın haberine göre Platforma'nın Onİn ile ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete katılanların yüzde 53'ü bu görüşü savunurken, aksi görüşte olanların oranı yüzde 13'te kaldı. 

Ankete katılanların yüzde 37'lik bölümü ise son 10 yılın Rusya tarihindeki "eşitsizliğin en büyük olduğu dönem" olduğu düşüncesinde. En eşitsiz dönemin toprak köleliğinin hüküm sürdüğü 17-19'uncu yüzyıllar olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 33 olarak bulundu.

Halka göre eşitsizliğin en düşük çıktığı dönemler yüzde 1'le Kruşçev ve yüzde 2'yle Brejnev iktidarı. Ankette oranın Perestroyka döneminde yüzde 9'a, 1990'larda yüzde 23'e çıktığı görülüyor. Sosyologlar 2000'lerin başında oranın yeniden yüzde 10'a gerilediğine dikkat çekiyor.

Önümüzdeki 5 yılda ülkedeki eşitsizliğin artacağını düşünenlerin oranı yüzde 43 olarak bulundu. Eşitsizliğin azalacağını umanların oranı ise yüzde 17.

6 Mart 2024 Çarşamba

"Sosyal garanti, özgürlükten önemli"


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya’da yapılan bir ankette halkın sosyal adalete bakışı mercek altına alındı. VTsİOM’un anketi, Rusya halkı için sosyal garantilerin özgürlüklerden daha önemli olduğunu gösterdi.

Anket katılımcılarının yüzde 21’i sosyal garantinin eşitlik ve eşit imkanlar anlamına geldiğini belirtti.

Sosyal destek (yüzde 10), emeklilerin hayat şartlarının iyileştirilmesi ve emeklilik yaşının düşürülmesi (yüzde 9), ücretsiz ve kaliteli sağlık hizmeti (yüzde 6) ve kaliteli eğitim (yüzde 3), Rusya vatandaşlarına göre sosyal adaleti belirleyen göstergeler.

Rusya vatandaşlarının yüzde 50’lik kesimi, sosyal garantileri sosyal adaletin temeli olarak gösterirken, ekonomik garantiler için aynı fikirde olanların oranı yüzde 23.

9 Aralık 2023 Cumartesi

Rus gençliği gözüyle: Geleneksel değerler ve SSCB'ye geri dönüş


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya Bilimler Akademisi'nin Yüksek Ekonomi Okulu'yla birlikte yaptığı bir araştırmada gençlere ülkenin gelecek stratejisi hakkındaki düşünceleri soruldu. Katılımcıların yüzde 90'a yakını bu stratejinin unsurları arasında "geleneksel değerlerin canlandırılması" ve "SSCB gibi süper güç statüsüne geri dönüşü" saymadı.

14-35 yaş grubunda ilk teze destek verenlerin oranı yüzde 11,2'de kalırken, ikinci teze katılanların oranı yüzde 13,3 olarak bulundu.

Katılımcıların yüzde 33,2'si geleceğin ana fikirlerinden birinin "yolsuzlukla mücadele" olduğu görüşünde. Ankette "anayasanın tanıdığı insan haklarına uyulması" yanıtı ise yüzde 32,7'lik paya sahip.

Ankette gençlere mobilya, kıyafet ve bilgisayar gibi batı menşeili ürünlerden vazgeçmeye hazır olup olmadıkları da soruldu. Gençlerin yüzde 55'i soruya "hazır değilim" yanıtını veriyor.

İnternetin sınırlanmasına karşı çıkanların oranı yüzde 69. "Egemenlik adına daha yüksek vergi ödeme" fikrini benimsemeyenlerin oranı da yüzde 87 bulundu.

16 Ekim 2023 Pazartesi

Moskovalı romantizmi: 'Sonsuz aşka' inanıyorlar

 


Kaynak: https://turkrus.com/ 


Yapılan bir ankette Moskovalıların aşka bakışları mercek altına alındı. 

Superjob’un anketine katılan Moskovalıların yüzde 58’i iki kişi arasındaki aşkın sonsuza dek sürdüğüne inandıklarını söyledi.

Anket katılımcılarının yüzde 14’ü her aşkın farklı olduğunu, ilişkilere göre süresinin değişebileceğini belirtti.

Araştırmaya katılan Moskovalıların yüzde 6’sı aşkın “üç yıldan çok daha fazla” sürebileceğini, yüzde 3’ü aşkın en fazla 1 yıl sürebileceğini ifade etti.

Yüzde 1’lik bir kesim ise aşkın süresinin beş yılı geçemeyeceğini düşündüğünü söyledi.

8 Haziran 2022 Çarşamba

Nostalji zamanı: Moskovalılar yeniden çocuk olmak istiyor


 

Kaynak: https://turkrus.com/

 

Moskova'da Çocukları Koruma Günü dolayısıyla düzenlenen yeni bir anket, şehirde yaşayan her 10 kişiden 6'sının yeniden çocuk olmak istediğini ortaya koydu. Troyka'nın gerçekleştirdiği ankete katılanların yüzde 59'u bu yönde görüş beyan ederken, yüzde 21'lik bir kesim yetişkin hayatından memnun olduğunu söyledi.

Arada kalanların oranı da yüzde 20 olarak bulundu.

"Çocukluk fotoğraflarınıza sık sık bakar mısınınz?" şeklindeki soruya yine yüzde 59'luk bir kitle "evet" yanıtını veriyor. Eski fotoğrafları karıştırmayı sevmeyenlerin oranı ise yüzde 31.

Moskovalıların yüzde 37'si çocukken en çok arkadaşlarıyla vakit geçirmiş. Yüzde 31'lik bir kesim ailesiyle vakit geçirirken, ankete katılanların yüzde 22'si de aktif bir biçimde farklı kollarda çalıştıklarını beyan ediyor. Çocukluğum yalnızlık içinde geçti diyenlerin oranı yüzde 10.

Son olarak "Yetişkinliğe ne zaman adım attığınızı düşünüyorsunuz?" sorusuna yüzde 47'lik bir çoğunluk "16-18 yaş arasında" yanıtını veriyor.

5 Şubat 2022 Cumartesi

BM: Moskova, altyapı gelişimi ve yaşam kalitesi bakımından dünyanın en iyi metropolü


Kaynak: https://tr.sputniknews.com/

 

Birleşmiş Milletler (BM) Rusya’nın başkenti Moskova’yı altyapımı gelişimi ve yaşam kalitesi bakımından dünyanın en iyi metropolü olarak tanıdı.

BM İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) çerçevesinde ‘Şehir Refah Endeksi’ isimli sıralamanın ön versiyonu yayınlandı. Listenin tam hali 31 Mart’ta kamuoyuna sunulacak.

Mevcut listede Rusya’nın başkenti Moskova 83.2 puanla altyapı gelişimi bakımından birinci sırada yer aldı.

İngiltere’nin başkenti Londra 75.9, Fransa’nın başkenti Paris de 76.3 puanla onu izledi.

Yaşam kalitesinde de Moskova ilk sıraya yerleşti. Kentin puanı 68.3 oldu.

Londra bu anlamda 61.59, Paris 57.16 puan aldı.

Moskova genel anlamda küresel sıralamada da 29 metropol arasında üçüncü sıraya yerleşti.

Birinci sıra Singapur’a, ikinci sıra da Toronto’ya ait.

Sıralamada ayrıca toplumsal eşitlik ve katılım, ekonomik verimlilik, çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel yönetim ve tüzük gibi parametreler de dikkate alındı.

Uzmanlar sıralama için dünyanın 50 büyük kentini dikkate aldı. Listede Bangkok, Bogota, Buenos Aires, Hong Kong, Darüssalem, Delhi, Jakarta, Lagos, Lima, Londra, Madrid, Mexico City, Moskova, Nairobi, New York, Osaka, Paris, Pekin, Santiago, Sao Paulo, Seul, Sidney, Singapur, Tokyo, Toronto, Ho Chi Minh City, Şanghay, Vuhan ve Riyad dahil 29 kent yer alıyor.

18 Ocak 2022 Salı

Yaşam kalitesi: Rusya mı SSCB mi?



Kaynak: https://turkrus.com/

  

Rus ekonomistler Sayıştay Başkanı Aleksey Kudrin'in günümüz Rusya'sında yaşam kalitesinin Sovyetler Birliği dönemindeki kıyasla daha yukarıda olduğu yönündeki sözlerini değerlendirdi. Putin'e yakınlığıyla bilinen eski Maliye Bakanı Kudrin, şimdilerde yaşam standardının SSCB yıllarına kıyasla yaklaşık yüzde 20 daha yüksek olduğunu söylemişti.

RBC gazetesinin görüşüne başvurduğu uzmanlar, Rusya ve SSCB'yi biçimsel göstergeler üzerinden kıyaslamanın doğru olmadığı kanısında. Gazete de Birleşmiş Milletler insani kalkınma endeksinde Rusya'nın SSCB dönemine kıyasla iki kat gerilediğine dikkat çekiyor.

Moskova Devlet Üniversitesi'nden Natalya Zubareviç de Kudrin'in sözlerine eleştirel yaklaşan uzmanlar arasında. Zubareviç, Sovyetler Birliği döneminde gelir adaletsizliğinin neredeyse hiç olmadığını, bugünün Rusya'sının ise bu konuda bir Latin Amerika ülkesi görünümünde olduğunu belirtiyor. Zubareviç Kudrin'in telaffuz ettiği yüzde 20'lik oranın doğru olduğu, ancak bu oranın nüfusun her katmanı için geçerli olmadığı görüşünde.

Macro-Advisory baş ekonomisti Vladimir Tihomirov da dolar bazında Rusya vatandaşlarının gelirinin arttığı düşüncesinde. Ancak Tihomirov iki dönemin kıyaslanmasında en büyük güçlüğün fiyatlandırma sistemlerindeki farklılıktan ileri geldiğini dile getiriyor. Ekonomiste göre bu nedenle bir kıyaslama yapmak anlamsız.

Yüksek Ekonomi Okulu'ndan Vladimir Salnikov da iki dönem arasında kıyaslama yapmanın doğru olmadığını düşünenlerden. Salnikov, Tihomirov gibi mal ve hizmetlerin yanı sıra fiyatların da değiştiğine dikkat çekiyor. Buna göre örneğin otomobil almak SSCB'ye kıyasla çok daha kolay iken aynısını kaliteli sağlık hizmeti ya da gıda ürünü için söylemek zor.

Kudrin'in açıklaması dün şöyle haber olmuştu:

Uzun süredir devam eden tartışmaya, eski Maliye Bakanı ve Putin'e yakın isimlderde, şimdiki Sayıştay Başkanı Aleksey Kudrin de katıldı. Kudrin, günümüz Rusyası'nda yaşam standardının SSCB yıllarına kıyasla yaklaşık yüzde 20 daha yüksek olduğunu söyledi. 

Gaydar Forumu’nda değerlendirmelerde bulunan Kudrin, 2003-2004 yılı civarında, Rusya'nın SSCB'nin çöküşünden önceki yaşam standardına geri dönmeyi başardığını söyledi.

Kudrin'e göre, 2000'den 2011'e kadar ülkede yaşam standardı üç katına çıktı.  

Genel ekonomik değerlendirmelerde bulunan Kudrin, Rusya'nın kamu borcunun dünyanın en düşük borçlarından biri olduğunu vurgulayarak, "Rusya bugün şüphesiz normal bir piyasa ekonomisi haline geldi. 1989'da bunu düşünmek, bir peri masalı gibi görünürdü. Aslında bu büyük bir başarıdır. Bu kadar hızlı bir dönüşüm, bu kadar büyük ve hızlı değişimler kolay değil” dedi.

Kudrin ülkede ekonomik büyümenin bu yıl resmi tahminin altında olacağını öngördü. Kudrin, 2022 GSYH büyümesinin resmi tahmin olan yüzde 3’ün altında kalacağı tahminini paylaştı.

Yüzde 4 enflasyon hedefinin de olumlu olduğunu belirten Kudrin, ancak bu hedefin gerçekleştirilmesinin kolay olmadığı fikrini dile getirdi.

Diğer yandan, Rusya’nın ekonomik büyüme potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Sayıştay Başkanı, “GSYH, ben başbakan yardımcısı olduğum 11 yılda yüzde 67 büyürken, son 13 yılda ise sadece yüzde 13 büyüme kaydedildi. Fakat bu, potansiyelimizin olduğunu gösteriyor. Yapısal reformların hayata geçirilmesi halinde, çok daha yüksek, dünya standartlarında büyüme temposu yakalayabilirdik. Devlet başkanının önümüze koyduğu hedef bu” diye konuştu.

Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın son verilerine göre, Rusya ekonomisinde 2021 büyüme rakamının yüzde 4,3 olması bekleniyor. Putin, bu hedefi yüzde 4,5 olarak açıklamıştı.

Bakanlığın 2020 GSYH büyümesi hedefi ise yüzde 4,2.

 

8 Aralık 2021 Çarşamba

Kendi gitti, adı kaldı yadigâr... SSCB'nin açılımını bile bilmiyorlar


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Sık sık Sovyet nostaljisi haberleriyle gündeme gelen Rusya'da yeni bir anket vatandaşların geçmişle ilgili bilgilerinin "net" olmaktan uzak olduğunu ortaya koydu. 

Devlete bağlı kamuoyu yoklama kuruluşu VTsİOM'un anketine katılanların yüzde 11'i SSCB kısaltmasının ne anlama geldiğini  dahi bilmediğini itiraf etti. 

"SSCB'siz 30 Yıl" başlıklı ankete katılanların yüzde 8'lik bir bölümüyse açılımı hatalı biliyor.

Kısaltmanın Türkçedeki doğru açılımı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği şeklinde. VTsİOM analistleri, soruya doğru yanıt veremeyenlerin büyük bir bölümünün 18-24 yaş arası grupta bulunduğuna dikkat çekti.

Sovyetler Birliği'ni meydana getiren 15 cumhuriyetin 15'ini de eksiksiz bilenlerin oranı da yalnızca yüzde 6 olarak bulundu. 

Yüzde 27'lik bir kesim ise tek bir cumhuriyeti bile doğru sayamadı. Sonradan Rusya Federasyonu adını alacak Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti'ni hatırlayabilenlerin oranı da yüzde 28'de kaldı.

Peki, modern Rusya'nın vatandaşları Sovyetler Birliği'ni hangi kavramlarla özdeşleştiriyor?

Katılımcıların yüzde 21'i  "aydınlık geleceğe duyulan güven, istikrar ve huzur" yanıtını verirken yüzde 13'lük bir kesim de "olumlu duygular, hoş anılar" yanıtını tercih etmiş.

Yüzde 11'lik bir grup içinse SSCB "çocukluk, gençlik günleri" demek.

Sovyetler Birliği'ni mal kıtlığı, uzun kuyruklar ve gıda karneleriyle hatırlayanların oranıysa yüzde 5. 

Analistler, modern Rusya'nın toplumsal ve ekonomik durumu kötüye gittikçe Sovyet nostaljisinin güç kazandığı görüşünde.