Moskova

Moskova
Trenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2021 Pazar

Rus ninelerin kahramanı | Treniyle onlara ekmek taşıyan makinist - DW Türkçe


Rus ninelerin kahramanı | Treniyle onlara ekmek taşıyan makinist - DW Türkçe


Kaynak: DW Türkçe

Tahta vagonlu eski bir dizel lokomotif ve çetin kış şartlarında haftada iki defa katedilen 31 kilometrelik tren yolu... Makinist Petroviç, Rusya'nın kuzeybatısındaki Soyga Köyü'nde yaşayan yaşlı teyzeleri, eski bir trenle dünyaya bağlıyor. Onları hastaneye götürüyor, ekmek ve erzaklarını taşıyor. Hatta son yolculuklarında da onlara eşlik ediyor. Sovyetler Birliği zamanında kurulan kereste işletmeleri kapandığından bu yana Petroviç, Tayga-Ekspresi ile Soyga'nın unutulan ninelerini taşıyor. Ama bu hat Soyga'nın yaşlıları hayatta olduğu sürece açık kalacak. Ardından bu sefer de sona erecek.


26 Nisan 2020 Pazar

Bir uçtan bir uca Rusya: Transsibirya




euronews (Türkçe)




Moskova'dan Çin'in doğu sınırlarına kadar uzanan 9 bin kilometrelik demiryolu üzerinde dünyanın en uzun tren yolculuğu, Transsibirya.

İki güne bir gece yarısında bir Rossiya treni Vladivostok'a kadar bir hafta sürecek yolculuk için Moskova'dan kalkıyor.

Dünyanın her tarafından turistler bu olağanüstü seyahat için Rusya'ya geliyor.

Tren burada uyuyan, yemek yiyen yüzlerce yolcu için ikinci bir ev oluyor. Gidecekleri durağa varana kadar trenin sunmuş olduğu kısıtlı konforun tadını çıkarmaya çalışıyorlar.

Birinci ve İkinci sınıf vagonlarda iki ya da dört yolcunun kalabildiği kompartımanlar bulunuyor.



Yabancı turistler ve şehirler arasında uçak kullanmak yerine tren yolculuğunu seçen iş adamları genelde bu kompartımanları kullanıyor.

Moskova ve Vladivostok arasındaki onlarca durak, yolcuların kısa süreliğine de olsa mola vermesine olanak sağlıyor.

Yolculuk boyunca sosyal etkileşim arayanlar daha ucuz olan üçüncü sınıf vagonları deneyebilir.

Platzkart denilen bu vagonlardan çok farklı kültüre ve geçmişe sahip yolcular bir arada seyahat ediyor.

Turistler genellikle Sibirya'da Yekaterinburg şehrinde yolculuğa ara vermeyi tercih ediyor.

Birkaç gün sonra da dünyanın en derin gölü olan İrkutsk'taki Baykal Gölü'nü ziyaret ediyor.

Daha sonra da güneye Moğolistan ve Çin'e yöneliyor.

Bir kısmıysa doğuya doğru yolculuğunu sürdürüp Rusya'nın Pasifik Okyanusundaki en önemli liman şehri olan Vladivostok'a varıyor.

Son durak neresi olursa olsun seyahat etmeyi sevenler için Transsibirya eşsiz bir Rusya tecrübesi sunuyor.






9 Temmuz 2019 Salı

Sibirya’da 4.000 kilometre: Baykal-Amur Demiryolu Hattı






SSCB ve Rusya’nın stratejik taşımacılık ana hatlarından biri olan Baykal-Amur Demiryolu’nun inşaatına tam 45 yıl önce, 8 Temmuz 1974’te başlandı.

Baykal-Amur Demiryolu Hattı, Doğu Sibirya’daki Tayşet kenti ile Rusya’nın Uzakdoğu bölgesindeki Sovetskaya Gavan şehri arasında uzanan 4.300 kilometrelik bir demiryolu.

Bu demiryolu hattını döşemeye yönelik ilk girişimler 1937’de yapıldı, ancak Büyük Vatanseverlik Savaşı’nın (2. Dünya Savaşı'nın) başlamasıyla döşenmiş olan bölümün bir kısmının, daha önemli ihtiyaçlar için sökülmesi gerekti.



Demiryolunun inşaatı süresince çalışmalara toplamda 2 milyondan fazla kişi katıldı.

Demiryolu 11 nehir ve 7 dağ sırtıyla kesişiyor. Hat güzergâhında 8 tünel açıldı, 142 köprü, 200’ün üzerinde istasyon, 60’ı aşkın kent ve kasaba inşa edildi.

7 Ocak 2019 Pazartesi

Her turistin hayali Trans-Sibirya tren yolculuğu, "en abartılmış" gezilerden mi?






Rusya'ya turist gözüyle bakan yabancıların hayalini süsleyen etkinliklerin başında Trans-Sibirya tren yolculuğu her zaman ilk sıralarda. Peki Ruslar kısaca "Transsib" olarak adlandırdıkları bu yolculuk için ne düşünüyor? Dünyanın en uzun tren yolculuklarından biri olan Trans-Sibirya, bu toprakların doğma büyüme sakinleri için de yabancılar için olduğu kadar cazip mi? Birkaç bin dolara satılan "özel turistik vagon biletleri" tabii ki "yapay bir ortamda", TV ekranından seyreder gibi tren penceresinden"steril Rusya" seyrettirenilir ama "makul fiyata"  yerel halkla birlikte yolculuk etmek isterseniz sonuç ne olur?

Devlet gazetesi Rossiyskaya Gazeta'nın RBTH eki için bir yazı kaleme alan Aleksandra Guzeva'ya göre durum pek parlak değil. Guzeva, Trans-Sibirya tren yolculuğunun "dünyadaki en abartılmış gezi etkinliklerinden biri olduğu" iddiasında.

İşte Guzeva'nın ileri sürdüğü 6 gerekçe:

1. Trende 6 gün, 22 saat.

Neredeyse bir haftalık bir süreyi küçücük bir kompartımanda geçirmek hiç de kolay değil. Tren Moskova-Vladivostok arasındaki yolculuğunda molalar verse de bunlar genellikle 2-3 dakikalık kısa süreler için. En uzun molalar ise şehir turu için son derece kısa: Yekaterinburg, Novosibirsk ve Habarovsk'ta birer saat ve İrkutsk, Ulan-Ude ve Çita'da yarım saat. "Nasıl olsa internet var, dayanırım" diyenler güzergah boyunca mobil hatların mükemmel çalışmadığını akılda tutmasında yarar var.

Bununla birlikte, 10 gün geçerli bir bilet alıp, indi-bindi yaparak yolculuğun bir kısmını güzergah üzerindeki şehirlerde geçirmek mümkün.

2. Tuvaletler ve banyolar.

Tren bileti alırken vagonda "biyo-tuvalet" olup olmadığını kontrol etmekte fayda var. Aksi taktirde tuvalet hijyenine önem verenler için bir haftalık yolculuk oldukça sıkıntılı geçebilir.

3. Kondüktör faktörü:

"Bahtınıza kim çıkarsa". Turist dostu nazik bir görevli de olabilir, kendi çapında bir derebeyi de, despot Sovyetik bir babuşka da...

4. Yol arkadaşları. 

Yolculuğu eğlenceli ya da çekilmez kılabilecek bir diğer faktör de yedi gün boyunca aynı kompartımanı  paylaşacağınız kimseler. Bahtınıza ne çıkarsa!

5. Seyyar satıcılar.

Rus tren istasyonları küçük oyuncaklar ya da atıştırmalık satan sayısız seyyar satıcı ile doludur. Aradığınız "egzotik ortam" ise sorun yok. Ama gıdaların tazeliği konusunda tedbirli davranmakta yarar olabilir.

6. Fiyat.

Yedi günlük tren yolculuğunun fiyatı neredeyse dokuz saatlik bir uçuşun fiyatına denktir. Moskova'dan Vladivostok'a tek yön bir bilet 5-13 bin rubleden başlar, 20-25 bin rubleye kadar çıkar. Bütçesi el verenler 55 bin ruble, yani 4 bin 300 TL'ye lüks kompartımanları da tercih edebilir.

3 Mart 2018 Cumartesi

Dünyanın öbür ucuna yolculuk!




Vogue Dergisinden fotoğrafçı Giulia Mangione Trans Sibirya tren yolculuğunu görüntüledi.

Fotoğrafçı 9288 km’lik bu uzun yolculukta neler yaşadığını nerelerden geçtiklerini bir fotoğraf serisi haline getirdi.

Yol boyunca tanıştığın insanları da görüntüleyen Mangione Voge dergisine, "Tanıdığım insanların hikayelerini öğrenmek paha biçilemezdi" diye yazdı.

Trans-Sibirya Ekspresi turu Moskova-Vladivostok ya da Vladivostok-Moskova arasında yapılan tarihi yolculuk.

Ulan Bator yolu da dahil edilirse tam 10 bin 650 kilometrelik bir tur. Dünyanın yaklaşık üçte birini, sekiz farklı saat dilimini geçiyorsunuz.

Rusya'nın başkenti Moskova'dan hareket eden Trans-Sibirya treni tam yedi gün sonra Pasifik kıyısındaki Vladivostok'a varıyor.





















6 Haziran 2017 Salı

9288 (Transsibirya tren seyahatinin başlangıcında)


(Paul Coelho, Elif, s.66-67)

Transsibirya demiryolu dünyanın en büyük üç demiryolundan biridir. Avrupa'da bir istasyonda başlar. Rusya'daki 9288 kilometrelik güzergahında irili ufaklı yüzlerce şehri birbirine bağlarken ülkenin yüzde yetmiş altısını ve yedi farklı saat dilimini kat eder. Moskova'daki tren istasyonuna gece saat on birde adım attığımda demiryolunun son durağı olan Vladivostok'ta güneş doğmuştu bile.

XIX. yüzyılın sonuna kadar Sibirya'da seyahat etmeye cüret edenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Dünyanın en düşük sıcaklığı burada, Oymyakon şehrinde ölçülmüştü: -71,2 C. Ulaşım temel olarak bölgeyi dünyaya bağlayan nehirlerden yapılıyor fakat bunlar da yılın sekiz ayı donuyordu. Rus İmparatorluğu'nun doğal güzelliğinin büyük kısmını barındırmasına rağmen Orta Asya'nın halkı dünyanın kalanından neredeyse tamamen kopuk bir hayat sürüyordu. Çar II. Aleksandr'ın stratejik ve politik sebeplerden dolayı yapımına izin verdiği demiryolunun inşaatından daha pahalıya patlayan tek şey, Rus İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'ndaki toplam askeri harcamalarıdır.

1917'deki Komünist Devrim'den hemen sonra demiryolu, patlayan iç savaşta büyük çatışmaların merkezi haline geldi. Başta Çekoslovak Lejyonu olmak üzere devrik çara bağlı kalan birlikler zırhlı vagonları rayların üstünde tank gibi kullanarak büyük bir sorunla karşılaşmadan Kızıl Ordu'nun hamlelerini savuşturabiliyor bir yandan da Doğu'dan cephane ve erzak ikmali yapabiliyorlardı. Bu noktada köprüleri havaya uçuran, iletişim yollarını kesen sabotajcılar devreye girdi. Böylece Asya kıtasının en uç noktasına doğru çekilmeye başlayan Çarlık ordusunun büyük bir kısmı Kanada'ya geçip bir süre sonra da dünyanın dört bir yanına dağıldı. Moskova İstasyonu'na adım attığım sırada Avrupa'dan Büyük Okyanus'a dört kişilik kompartımanlarda kişi başı bilet ücreti 30 ile 60 avro arasındaydı.

***

Tren saatlerinin yazılı olduğu panonun önüne gitmemle, 23.15'te hareket için ilk ışığın yanması bir oldu. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Sanki yeniden çocukluğumdaki eve dönmüştüm; elektrikli tren odanın içinde dört dönüyor aklım şimdi bulunduğum yer kadar uzaklara seyahat ediyordu.

8 Ekim 2016 Cumartesi

Sibirya ekspresiyle eşsiz bir yolculuk



Modern tarihin en etkileyici mühendislik harikalarından ve dünyanın en uzun tren yolu Trans-Sibirya’nın inşası 100 yıl önce tamamlanmıştı. Brezilyalı editör Lais Oliveira, Trans-Sibirya demiryolu üzerinde gerçekleştirdiği seyahatiyle ilgili deneyimlerini Sputnik'le paylaştı.

Yapımına 1891 yılında başlanan Trans-Sibirya demiryolunun inşaatı 5 Ekim 1916’da tamamlandı. 7 yıl önce Rusya’nın başkenti Moskova’ya taşınan Lais Oliveria, Moskova’dan Vladivostok’a uzanan, 9 bin 288 kilometre uzunluğundaki demiryolunda bir Rus ve bir Kolombiyalı arkadaşıyla 'hayalim' dediği yolculuğu bir ayda gerçekleştirdi. Başta yolculuğun kendisini biraz korkuttuğunu belirten Oliveria, Rusya’nın Avrupa’daki kısmını Uzak Doğu’sundaki bölgelerle bağlayan demiryolu üzerinden Moğolistan’a ve oradan da Çin’e de seyahat ettiklerini söyledi.

Yolculuk boyunca her yerde eşsiz bir güzellikle karşılaştıklarını belirten Lais Oliveria, kendisini en çok Yekaterinburg ve Baykal Gölü'nün etkilediğini söyledi.

'YOLCULUK SIRASINDA CAN SIKINTISINA YER YOK'

Yolculukta yerel halkla da iç içe olmak için açık kompartımanlardan bilet aldıklarını vurgulayan Oliveria, "Yolculuk sırasında can sıkıntısına yer yok. Kimileri uyuyor, kitap okuyor, kimileri de muhabbet edip şakalaşıyor veya oyun oynuyor. Tanıştığımız bir Rus nine bize tatlı ve bisküvi ikram etti. Eski bir asker gitar çalıp şarkı söyledi, bir başkası kızına saç örmeyi öğretti. Bir adam da bize vodka ikram etti" ifadelerini kullandı.

'YOLCULUĞUN HER SAFHASINDA EŞSİZ BİR GÜZELLİKLE KARŞILAŞTIK'


Durdukları her yerde eşsiz bir güzellikle karşılaştıklarını belirten Oliveria, en çok iki yerden etkilendiklerini söyledi: "İlki Yekaterinburg’du, Asya ve Avrupa sınırındaki bu yer, iki yerde aynı anda olma imkânı veriyor. İkincisi de Baykal Gölü'ydü." Oliveria, sonunda Moğolistan ve Çin’e ulaştıkları, yolcuğun unutamayacakları bir deneyim olduğunu da vurguladı.


29 Mart 2014 Cumartesi

Trans Sibirya Demiryolunun yapılmaya başlanmasının 123. yıldönümü






















29 Mart 1891 tarihinde, yani 123 yıl önce bugün, Rus Çarı 3. Aleksandır, eskiden Büyük Sibirya Demiryolu olarak da bilinen Trans Sibirya Demiryolu inşaatını başlatan bir belgeyi imzaladı.

Bugün bu demiryolu, Avrupa Rusya'sını Sibirya ve Uzak Doğu illerine bağlayan, 9882 kilometrelik uzunluğuyla dünyanın en uzun demiryolu ünvanına sahip önemli bir ulaşım güzergahıdır.

İnşaat çalışmaların başlangıcını coşkuyla öven 3. Aleksandır, daha başından beri özellikle Uzak Doğu'daki Vladivostok gibi önemli bir liman kenti ile Rusya'nın merkezini bağlayan bu demiryolunun önemini kavramıştı.

 Demiryolunun yerel tarım üretiminin dağıtımında, altın madenciliğinin gelişiminde ve tabii ki arkasından gelecek yeni ticaret anlaşmalarının yapılmasında rolü olacağı biliniyordu.

Üç yıl sonra ardından tahtı devralan oğlu Nikola,  babasının çalışmalarını kaldığı yerden sürdürdü.
  
Kuşkusuz sık ormanlar, sert Sibirya iklimi inşaat sürecini zorlaştırdı.  Demiryolu inşaatında çalışanların  çoğunluğunu hükümlüler, askerler ve köylüler oluşturuyordu. İnşaatta  89.000 ‘den fazla işçinin çalıştığı tahmin ediliyor. . O zamanlar ve modern inşaat teknolojisi, gelişmiş aletler, hassas ölçüm teknikleri mevcut değildi; kulanılan aletler genellikle çekiç, balta ve kürekti. Demiryolu, elle inşa edilmiştir bile denilebilir.

Ama ilkel araçlara rağmen, hızlı denilebilecek zamanda yapıldı. Yolun 413 kilometrelik bölümü 1893’te yapıldı. 1894 yılında  kilometre sayısı 891’e yükseldi ve bir yıl sonra bu 1340 km. oldu.

En zor bölüm Baykal Gölü’ne ulaşıldığında yapıldı. Bu efsanevi gölün kıyısı boyunca, dağ yamacında ilerleyen muhteşem manzaralı bu bölüm, güzergahın daha sonra yolcuları en fazla cezbeden kısım olacaktı.

Rota, 1905 yılında tamamlandı.