Moskova

Moskova
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2025 Pazartesi

Altay Dağları'nda mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler


Mayıs ayında tatil için Altay Dağları'nda en iyi yerler belirlendi.

Sibdepo Online Journal'ın haberine göre, mayıs ayının başlarında Altay Dağları'nda maralnik çiçek açıyor, dolayısıyla tatil dönemi seyahat için en uygun dönemlerden biri olarak kabul ediliyor.

Editörler Altay Dağları'nda mutlaka görülmesi gereken 6 yeri sizler için sıraladı.

Listede Teletskoye Gölü ve Geysernoye Gölü de yer alıyor.

Teletskoye Gölü tekne turu yapabileceğiniz bir yerdir. Yol boyunca turistler çok sayıda şelaleyle karşılaşıyor. En yükseği 12 m.'ye ulaşır. Göl, UNESCO Dünya Kültür ve Doğal Miras Listesi'nde yer almaktadır.

Geyser Gölü'nün birkaç başka ismi daha vardır. Uzmanlar, büyük bir deprem sonucu oluştuğunu ileri sürüyor.

Yayında, çok sayıda dağ, kaya ve mağaranın bulunduğu Çemalsky bölgesinde turistlerin ilginç vakit geçirdiği belirtiliyor. Ayrıca berrak suya sahip çok sayıda göl bulabilirsiniz.

Editörler ayrıca turistlerin karla kaplı dağları ve geniş bozkırları gözlemleyebildiği eşsiz bir otoyol olan Çuysky Bölgesi'ni de listeye ekledi.

Yayınlanan bilgiye göre, Moğolistan sınırına yakın Çağan-Uzun köyü yakınlarında, sosyal medya kullanıcılarının Mars adını verdiği kızıl-kahverengi-kırmızı renkte yuvarlanan dağlar bulunuyor. Çağan-Uzun Nehri vadisinde, manzaraya sıra dışı bir görünüm veren beyaz kil bulunur.

Sibdepo Online Dergisi, "Altay Dağları'nın değişmez simgesi ise görkemli Belukha Dağı'dır" diye yazdı.

4 Mart 2025 Salı

2025'te Rusya'da seyahat etmek için 10 faydalı UYGULAMA


Kaynak: https://www.gw2ru.com/

 

Bu akıllı telefon uygulamaları, Rus sokaklarında kaybolmamanıza, taksi çağırmanıza ve iletişimde kalmanıza yardımcı olacak ve daha birçok kullanışlı şey sunacak!

İyi yolculuklar!

 

1.Yandex Haritalar / Yandex Maps

iOS / Google Play / AppGallery

'Yandex', Rusya'nın en büyük teknoloji şirketlerinden biridir ve birçok faydalı hizmet sunar. 'Yandex.Maps', gerçek zamanlı trafiği hesaba katarak bir rota, toplu taşıma veya sadece yürüyerek bir rota oluşturabileceğiniz her bir Rus şehrinin ayrıntılı haritalarını içeren ücretsiz bir uygulamadır; ayrıca kafeler, restoranlar ve aklınıza gelebilecek hemen hemen her yer için derecelendirmeleri ve yorumları da görüntüleyebilirsiniz. Ayrıca çevrimdışıyken kullanmak üzere tüm şehirlerin haritalarını indirebilirsiniz. 

Uygulama şu anda Rusça, İngilizce, İspanyolca, Türkçe, Arapça, Azerice, Kazakça, Sırpça, Ukraynaca ve Özbekçe dillerinde mevcut.

 

2. Yandex Git / Yandex Go

iOS / Google Play / AppGallery

Bu çok amaçlı uygulama, farklı konfor ve fiyat kategorilerinde taksi, araç paylaşımı, yemek teslimatı, kurye hizmetleri ve elektrikli scooter kiralama siparişi vermenizi sağlar. Uygulama hem Rusça hem de İngilizce olarak mevcuttur ve oldukça kullanıcı dostu bir arayüze sahiptir. Rusya'da yalnızca Rus banka/kredi kartlarıyla ödeme yapabileceğinizi unutmamak önemlidir, bu nedenle bir tane yoksa ödeme seçeneğiniz olarak 'nakit'i seçmelisiniz. 

 

3. Rus Demiryolları / Russian Railways

Google Play / AppGallery

Resmi Rus Demiryolları uygulaması, Rusya genelindeki trenler için bilet rezervasyonu yapmanıza ve satın almanıza olanak tanır ve Rusça ve İngilizce olarak mevcuttur. Çevrimiçi bilet satın almak istiyorsanız, bir Rus banka/kredi kartına ihtiyacınız olacak. Ancak, tren istasyonu bilet ofislerinden nakit olarak bilet satın alabilirsiniz.

 

4. Aviasales

iOS / Google Play / AppGallery

Bu, Rusya'nın uçak bileti satın almak için en büyük hizmetidir. Uygulamada, fiyatları karşılaştırabilir ve en uygun ve uygun seçenekleri seçebilirsiniz. Ayrıca bir varış noktasına abone olabilirsiniz ve uygulama, fiyat düştüğünde/arttığında otomatik bildirimler gönderecektir.

Ayrıca bir otel seçebilir ve bu veya şu şehre ait detaylı rehberleri okuyabilirsiniz. Uygulama şu anda 20'den fazla dili de destekliyor.

 

5. Ostrovok.ru

iOS / Google Play

Bu, Rusya'daki kiralık otelleri, pansiyonları ve daireleri toplayan bir sitedir; özünde, çok benzer arama ve sonuç filtreleme araçlarına sahip olan 'Booking.com'un Rusya versiyonudur.

Ne yazık ki, Rus banka/kredi kartıyla ödeme yapabilirsiniz; ancak birçok tesis varışta nakit ödeme seçeneği sunmaktadır. Kartınız olmasa bile yurtdışından önceden konaklama rezervasyonu yapabilirsiniz.

 

6. Sutochno.ru

iOS / GooglePlay / AppGallery

Bu bir konaklama arama motoru uygulamasıdır ('Airbnb' gibi). Kısa süreli kiralamalar için çok çeşitli daireler ve evler sunar. Arayüz Rusça ve İngilizce olarak mevcuttur.

 

7. Yandex.Çeviri / Yandex.Translate 

iOS / GooglePlay / AppGallery

Bu uygulama Ruslarla daha kolay iletişim kurmanıza yardımcı olacak: Konuşmayı ve metni çevirir ve 'Google Translate'e benzer. Ayrıca, örneğin, ihtiyaç duyduğunuz dili sunmayan Rusça web siteleri ve uygulamalarının ekran görüntüleriyle de çalışır.

 

8. Zenhotels.com

iOS / GooglePlay / AppGallery

Bu, Rusya dahil olmak üzere dünya çapında otel rezervasyonu için uluslararası bir hizmettir. Ayrıca herhangi bir ülkede verilen Visa ve MasterCard'ı da kabul eder. 

 

9. Russpass

iOS / GooglePlay / AppGallery

Bu, gezilerinizi planlamanıza, bilet, gezi, otel vb. ayırtmanıza yardımcı olacak bir seyahat uygulamasıdır. Uygulama, bulunduğunuz şehrin turistik yerlerini, müzelerini ve tiyatrolarını tanımanızı sağlar ve hatta kendi seyahat planınızı oluşturmanıza olanak tanır. Rusça, İngilizce, Arapça ve İspanyolca dillerinde mevcuttur.

 

10. Yandex Metro

iOS / Google Play / AppGallery 

Bu uygulama ile Rusya'da metro sistemi bulunan tüm şehirlerin metro haritalarına ulaşabilirsiniz.

Sadece istasyonlar arasındaki rotayı bulmanıza ve süreyi hesaplamanıza yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda trenler arasındaki zaman aralıklarını ve hızlı bir aktarma veya çıkış için binebileceğiniz en uygun tren vagonunu (yolculuğunuza bağlı olarak trenin başında, ortasında veya sonunda) bile söyleyecektir. 

Uygulama şu anda Rusça ve İngilizce olarak da mevcut. 


26 Nisan 2020 Pazar

Bir uçtan bir uca Rusya: Transsibirya




euronews (Türkçe)




Moskova'dan Çin'in doğu sınırlarına kadar uzanan 9 bin kilometrelik demiryolu üzerinde dünyanın en uzun tren yolculuğu, Transsibirya.

İki güne bir gece yarısında bir Rossiya treni Vladivostok'a kadar bir hafta sürecek yolculuk için Moskova'dan kalkıyor.

Dünyanın her tarafından turistler bu olağanüstü seyahat için Rusya'ya geliyor.

Tren burada uyuyan, yemek yiyen yüzlerce yolcu için ikinci bir ev oluyor. Gidecekleri durağa varana kadar trenin sunmuş olduğu kısıtlı konforun tadını çıkarmaya çalışıyorlar.

Birinci ve İkinci sınıf vagonlarda iki ya da dört yolcunun kalabildiği kompartımanlar bulunuyor.



Yabancı turistler ve şehirler arasında uçak kullanmak yerine tren yolculuğunu seçen iş adamları genelde bu kompartımanları kullanıyor.

Moskova ve Vladivostok arasındaki onlarca durak, yolcuların kısa süreliğine de olsa mola vermesine olanak sağlıyor.

Yolculuk boyunca sosyal etkileşim arayanlar daha ucuz olan üçüncü sınıf vagonları deneyebilir.

Platzkart denilen bu vagonlardan çok farklı kültüre ve geçmişe sahip yolcular bir arada seyahat ediyor.

Turistler genellikle Sibirya'da Yekaterinburg şehrinde yolculuğa ara vermeyi tercih ediyor.

Birkaç gün sonra da dünyanın en derin gölü olan İrkutsk'taki Baykal Gölü'nü ziyaret ediyor.

Daha sonra da güneye Moğolistan ve Çin'e yöneliyor.

Bir kısmıysa doğuya doğru yolculuğunu sürdürüp Rusya'nın Pasifik Okyanusundaki en önemli liman şehri olan Vladivostok'a varıyor.

Son durak neresi olursa olsun seyahat etmeyi sevenler için Transsibirya eşsiz bir Rusya tecrübesi sunuyor.






19 Ağustos 2019 Pazartesi

Evlendiler, mobilya dükkânı yerine dünyayı gezdiler




İsmail SARI



Begüm (29) ve Buğrahan (32) Uzunca çifti iki yıl önce işlerinden ayrıldı. Begüm özel bir şirkette marka danışmanlığı yapıyordu, Buğrahan ise insan kaynakları uzmanıydı. İlber Ortaylı’nın “Evlenip mobilya dükkânı gezeceğinize dünyayı gezin” sözünü şiar edinip düğün yapmadan, evlerine eşya almadan sırt çantasıyla dünya turuna çıktılar. İran’ı 40 gün boyunca otostopla gezdiler, Rusya’da 10 bin km. yol yaptılar; Japonya’da iki, Filipinler’de bir ay, Güney Kore’de 40 gün kaldılar. Uzunca çifti ile seyahat maceralarını konuştuk.

Böyle radikal bir kararı nasıl verdiniz?

Begüm: Kına, nişan ve düğün gibi gelenekler ilgimizi çekmiyordu. Birkaç saatlik eğlence için para saçmayı anlamsız buluyoruz. Hatta bu yüzden araları bozulan çok aile ve çift tanıyorum. Eğer aileniz zengin değilse, en güzel eşyaları almak, düğün yapmak için kredi çekiyorsunuz. Sonra da yıllarca bu borcu öde dur. Eşya ve düğün parasıyla birkaç ülke gezeriz diye düşündük. 


Evlendiniz ama ev tutup eşya almadınız mı?

Buğrahan: Çalışma dönemimde aldığım 1+1 küçük bir evim vardı. Seyahat etmediğimiz zamanlarda dinlenmek için kullandığımızdan içine yatırım yapıp eşya almak çok mantıklı gelmedi. Olabilecek en sade şekilde hayatlarımızı birleştirmek istedik. Üç-dört bardak ve tabaktan fazlasına gerek duymadık. Evde yatak, dolap, masa ve çekyat var. 


İş hayatından, düzenli gelirden vazgeçmek zor değil mi?


Buğrahan: Fabrikadaki müdürümüz görevi başında kalp krizi geçirip yaşamını yitirdi. Vefat haberini aldıktan bir saat sonra her şey normale dönmüş, insanlar hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmeye başlamıştı. Bu beni sarstı. Üstelik kullanma fırsatı bulamadığı sekiz yıllık izin hakkı vardı. Zaten her sabah işe kendimi ve hayatı sorgulayarak gidiyordum. Cesaretimi topladım ve “İstifa etmek istiyorum” dedim. Müdür de, “Ben de seni çağıracaktım. İsteksiz çalıştığın çok belli, seninle yolları ayırmaya karar verdik” dedi. Yani kovuldum mu işi mi bıraktım tam olarak belli değil. Sonra Begüm de işi bıraktı.

Ölmek var, ofise dönmek yok



Nasıl bir hazırlık yaptınız?

Buğrahan: Gideceğimiz yerleri belirledik. Çantalarımız 10 kiloyu geçmedi. Burada önemli olan bütçeyi ayarlamak. Belli bir tazminat alsak da sonuçta para mutlaka suyunu çekecek ve artık işlerimiz de yok.

Begüm: Bir mızıka satın aldık, İstanbul ve Eskişehir’de mızıka çalıp bir kağıda dünya turumuz için para topluyoruz yazdık. 30 TL topladık. Büyük bir miktar olmasa da bize bazı şeyler öğretti. Satarım diye bileklikler de hazırladım. 2,5 senedir Instagram üzerinden kazandığımız küçük paralarla hayatımızı idame ettiriyoruz ama bir gün işler yolunda gitmezse ben bileklik satarım, Buğra ise mızıka çalar diye her zaman alternatif planımız var. Yani ölmek var ofislere dönmek yok!


Biraz turunuzun rotasından bahsedebilir misiniz?

Begüm: Önce yurtiçinde otostopla kısa turlar yaptık. Buğra yıllarca otostop çekmiş ve alışık. Ben ilk otostop çekişimde çok utanmıştım. Düşünsenize birkaç ay öncesine kadar ceket ve topuklu ayakkabı giyen bir işkadını, terlik ve şalvarla otobanın kenarında otostop çekiyor. Uzun soluklu ilk gezimize Hatay’dan başladık. Van’dan İran’a geçip İran’ın en güneyindeki Keşm Adası’nda bitirdik. Bu seyahatimiz boyunca sadece otostop kullandık, 75 gün sürdü. Ardından Rusya ve Uzakdoğu gezimiz geldi. Tam 178 gün sürdü. Rusya’yı Trans-Sibirya treni ile baştanbaşa geçtik. Oradan Güney Kore’ye gidip iki buçuk ay kaldık. Filipinler’de bir ay, Japonya’da da iki ay kaldıktan sonra köpeğimiz Paris’in hasretine dayanamayarak geri döndük.

Tur boyunca aklınızda kalan en önemli anlar nelerdi?

Buğrahan: Dostoyevski’nin, Gorki’nin, Tolstoy’un yaşadığı evleri gezebilmek, Gogol’un, Gonçarov’un, Dostoyevski’nin mezarlarını ziyaret edebilmek harikaydı. Donmuş Neva Nehri’nin kenarında yürüyüşler yapmak, eksi 35 derecelik havada her yer bembeyazken ve sadece tren sesi eşliğinde 172 saat tren yolculuğu yapmak... Kore’de Budist tapınağında konaklamak, Budistlerin ibadetlerini öğrenip iki gün onlar gibi yaşamak, sokaklarda uyumak ve Filipinler’de tenekede yaşayan yoksul bir ailenin barakasına misafir olmak güzel deneyimlerdi.

Güney Kore’de hamamböceği haşlaması
Japonya’da ahtapot topları...


Sizi en çok neresi etkiledi?

St. Petersburg. Şehir başlı başına bir sanat galerisi. İhtişamlı binaların olduğu sokaklarda yürümek insanı büyülüyor. Bunda Rus edebiyatı hayranlığımızın da etkisi olabilir. 


Hiç ilginç lezzetler tattınız mı?

Güney Kore’de sokak yemekleri çok meşhur. Balık kekleri çok hoşumuza gitmişti. Yalnız hamamböceği haşlaması için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Japonya’da ahtapot toplarının tadı çok ilginç. İçinde tempura artıkları, zencefil turşusu ve taze soğan var. Bir de Filipinler’de kahvaltıda patlıcan tortang talong diye bir şey yiyorlar. Omlet gibi tadı çok tuhaf.


Yeni rotanızda neresi var?

Japonya’dayken Vietnam vizemizi almıştık ve Kamboçya, Tayland, Malezya, Endonezya ve diğer ülkeleri kapsayan bir geziye devam etme niyetindeydik. Sanırım onu gerçekleştireceğiz.

13 Mart 2019 Çarşamba

Baykal Gölü'nden Kiji'ye... Rusya'nın ölmeden görülmesi gereken 7 harikası




Turistlerin gözdesi elbette Moskova ve St. Petersburg... Ama uçsuz bucaksız topraklara sahip Rusya coğrafyası, insan elinden çıkma muhteşem eserlerin yanında eşsiz doğa güzellikleriyle de ünlü. Zamanla, altyapı ve hizmet kalitesi gelişip vize kolaylıkları sağlandıkça yabancı turistlerin keyifle gitmek isteyecekleri yerler az değil. Şimdilik çoğunu görebilmek, uzun ve zahmetli yolculukları göze almayı gerektiriyor. İşte RBTH'nin derlediği "Rusya'nın 7 harikası".

1. Baykal Gölü.

Dünyanın en eski, en derin ve en temiz gölü. Tüm dünyadaki temiz su rezervinin yüzde 20'sini elinde tutan göl aynı zamanda 1300 farklı canlı türüne de ev sahipliği yapıyor. Doğal güzelliğiyle her yıl çok sayıda turisti kendine çeken Baykal'a ulaşmak için en kısa yol Moskova'dan İrkutsk'a uçmak. Gidiş-dönüş bilet fiyatı 350 dolar civarında. İrkutsk'tan Baykal'a 1,5 saatlik bir otobüs veya minibüs yolculuğuyla ulaşmak mümkün. 


2. Mamayev Kurganı.

Eski adıyla Stalingrad'a hakim bir noktada bulunan anıt kompleksi Rusya'nın en özel mekanlarından biri. Zira II. Dünya Savaşı'nın kaderi bu şehirde çizildi. 6 futbol sahasına eş bir alana yayılan kurganda Rusya'nın en ünlü anıtlarından biri olan "Anavatan Çağırıyor" heykeli yükseliyor. Moskova'dan Volgograd'a 2 saatlik bir uçak yolculuğuyla ulaşmak mümkün. Gidiş-dönüş bilet fiyatı ekonomi havayolları ile 90 dolara kadar düşüyor.


3. Kamçatka Yarımadası'ndaki Gayzer Vadisi.

Avrasya'nın en büyük gayzer sahası turistler için nefes kesici manzaralar sunuyor. Ancak vadiye salınan zehirli gazlar nedeniyle "Ölüm Vadisi" adını takanlar da var. Gayzer Vadisi'ne ulaşmak için Moskova'dan 8 saatlik bir uçak yolculuğunu ve 400 dolarlık gidiş-dönüş bilet parasını gözden çıkarmak gerek. Vadinin üzerinde helikopterle gezmenin maliyeti de 700 dolar.
 

4. Kiji Pogost.

18. asırda inşa edilen ahşap kiliseleri ile Kiji, Rusya'nın mimarlık harikalarından biri niteliğinde. Tek bir çivi dahi kullanılmadan inşa edilen bu kiliseler çok önemli ikonalara da evsahipliği yapıyor. Kiji Adası'na ulaşmak için önce Petrozavodsk şehrine uçmak gerek. Şehirden adaya düzenli tekne seferleri mevcut. Yazın "Beyaz Geceleri" için muhteşem bir tatil planı. Yabancı turist ilgisi yüksek.
 
5. Manpupuner Kaya Oluşumları.

Uralların "Stonehenge"i olarak da bilinen bu gizemli oluşumlar Rusya'nın doğa harikalarından bir diğer. Manpupuner Komi dilinde İdoller Dağı demek. Oluşumları görmek için önce Moskova'dan Sıktıfkar'a uçmak, oradan da 390 kilometrelik bir otomobil yolculuğu yaparak Troitsko-Peçorsk'a ulaşmak gerekiyor. Daha sonra 126 kilometrelik ilave bir yolculukla Yakşa köyüne, oradan da 200 kilometrelik tekne ve 40 kilometrelik araç yolculuğuyla Manpupuner'e ulaşılabilir.
 

6. Elbruz.

Prometheus efsanesinde adı geçen Elbruz, Kafkasya ile bittiği kabul edilen Avrupa coğrafyasının en yüksek dağı. Dağa tırmanmak ise pek çokları için hayat boyu unutulmayacak bir meydan okuma. Elbruz'u görmek isteyenler önce Moskova'dan Mineralıye Vodı'ya uçmak zorunda. Dağın eteklerine ulaşmak için ilaveten 180 kilometrelik bir araç yolculuğu yapmak gerekiyor.
 
7. Dionisos Freskleri.

Rusya'nın kültürel mirasının nadide parçalarından biri de 16. yüzyıla ait bu freskler. Günümüze neredeyse sapasağlam ulaşan freskler neredeyse hiç restorasyon görmemiş. Rus ikona sanatının bu harikasını görmek isteyenler bir tren yolculuğu ile Vologda şehrine ulaşıp ardından otobüsle Ferapontov Manastırı'na gitmek zorunda.

8 Mart 2019 Cuma

Turistler, Rusya'da gezilecek en iyi 10 yeri belirledi







Rusya'yı gezen turistler arasında yapılan bir anket çalışmasına göre, Rusya'nın en iyi turizm merkezi St. Petersburg şehri seçildi. İkinci sırada Baykal gölü, üçüncü sırada Soçi var.

Momondo.ru seyahat sitesinin düzenlediği 'Momondo Open World Award' kapsamında bir anket çalışması gerçekleştirildi ve 13 bin 500 gezgine çeşitli sorular soruldu.

Buna göre St. Petersburg en iyi destinasyon seçildi. Petersburg, ister kış olsun ister yaz, Rusya içerisinde yılın her döneminde popülaritesini koruyor.

Ülkenin en önemli doğal cazibe merkezi olan Baykal gölü ise listede ikinci sırada yer aldı. İrkutsk şehri Baykal gezisinin en sık başladığı noktalardan biri.

Oylamada en fazla üçüncü oyu olan şehir Soçi oldu. Rusya'nın Karadeniz kıyısında bulunan bu şehir; deniz, kum, güneş ve eğlence mekânlarıyla ülkenin Antalya'sı gibi.

Soçi'den biraz daha az oy olan Kamçatka dördüncü sırada. Rusya'nın uzak doğusunda yer alan Kamçatka adası, eşsiz doğal güzellikleriyle özellikle doğa tutkunu gezginlerin ilgisini çeken bir güzergâhtır. Bölgede 160 kadar yanardağ bulunuyor.

Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan da en çok ziyaret edilmek istenen ancak uzun süren uçuş sebebiyle ulaşılamayan yerlerden birisi. Kul Şerif Camii'siyle meşhur şehir 5'inci sırada.

6 - Rusya'dan çıkmadan Avrupa'ya açılmak istiyorsanız Kaliningrad şehri tam size göre.

7 - Ormanları, nehirleri ve diğer el değmemiş çeşitli doğal güzellikleriyle Karelya. Az bilinen ama görülmesi gereken bir yer.

8 - Başkent Moskova listeye 8. sıradan girmeyi başarmış. Ancak verilere bakıldığın Moskova'nın genellikle iş seyahatleri ve transit geçişler için kullanıldığı anlaşılıyor. Yine de Rusya'da gezilebilecek en önemli şehirlerden biri. Sadece müzeleri gezmeniz bile birkaç haftanızı alabilir.

9 - Listede 9'uncu sırayı Vladivostok ve Elbruz paylaşıyor.

10 - Listenin kapanış şehri Krasnodar. Eğlence mekanları çok olan ve 3-4 saatlik araç yolculuğuyla Karadeniz'e ulaşabileceğiniz bir şehir.


23 Ağustos 2018 Perşembe

YASNAYA POLYANA




Melih Cevdet Anday



Tolstoy'un köyü. Bu büyük romancının, yaşadığı, yarattığı, sonra bir gece yarısı doktorunu uyandırarak gizlice arabasına atlayıp kaçtığı evi görmek heyecanlandırıyor beni. Otomobilimizi aşağıda bırakıp sık ağaçlı yoldan yürüyoruz. Az sonra soylu romancının evi karşımıza çıkıyor. Tolstoy burayı Kont Bolkonski'den satın almış. Savaş ve Barış'ın kahramanlarından olan Bolkonski. Şaşırtıcı bir şey, küçük, iki katlı bir Göztepe köşkü. Evin içinin sadeliği, sabitliği daha da şaşırtıcı. Kont Leon Tolstoy'un malikanesi deyince karşınıza bir saray, ya da küçük bir saray çıkacak sanırsınız. Alt katın küçük holünden dar bir merdiven çıkıyor yukarı. Önce salon ... Burada iki piyano ve yemek masası var. Masada Tolstoy'un oturduğu iskemle, baştan ikinci. Oradan içeri, romancının çalışma odasına geçiyoruz. Masanın üzerinde şamdanlar, açık duran bir kitap, son okuduğu kitaptır bu, Dostoyevski 'nin Karamazofları. Oradan da yatak odasına geçiyoruz. Basit bir karyola, yıkanma kapları, duvarda gocuğu, tüfeği. Kısa boylu, sakallı, sert bakışlı romancı, bir yerden karşımıza çıkacak sanki. Gene aşağı iniyoruz. Doktorunun yattığı oda, onun yanında misafir odası. Çehov burada kalmış ... Gorki'nin de belki bir gece bu yatakta yatmış olduğu tahmin ediliyor. İkisinin, Tolstoy ile Gorki'nin bahçede çekilmiş bir resimleri var. "

İşte şu ağacın altında çekilmiş, diyorlar.

Resimde Gorki elleriyle kemerini tutmuş, başını gururla geri atmış. Tolstoy ise, kaşları çatık, delici bakışlarla bakıyor.

İşte orada Alman Faşistlerinin rezaletini dinliyoruz. İkinci Dünya Savaşında buraya kadar geliyorlar. Tolstoy'un evinde karargah kuruyorlar. Ama çekilmek zorunda kaldıkları gün, bu büyük romancının evini yakıp yıkmağa kalkıyorlar. Nefretimi yazıyorum aşağıdaki deftere. Sonra dışarı çıkıyoruz. İşte Tolstoy'un arabası, arabalıkta duruyor. Bir gece yarısı bu araba ile kaçmıştı. Doyulmaz güzellikteki bahçeden büyük romancının mezarına gidiyoruz. Bu sırada yanımızdan iki köylü geçti. 8unlardan biri çok yaşlı idi. Uzun boylu bir köylü. Yanımızda müze müdürü de var, ben "

Sorabilir miyiz şu yaşlı köylüye, dedim. "Acaba Tolstoy'u görmüş mü? "

Seslendiler. Adam durdu. bir az Gorki 'ye benziyor, uzun bıyıklı, zayıf, ince.

" Bir kez konuştum kendisiyle." diyor.

Yaşar Kemal hemen fotoğrafını çekmek istiyor. Ama adam eliyle önledi onu :

" Ben önemli bir adam değilim, çekmeyin fotoğrafımı, " dedi.

Sonra anısını anlattı. Çar polisinden eziyet görmüş, bir atın arkasına bağlayıp sürüklemişler, sonra da hapse atmışlar. İçerdeyken bir gün hapishane müdürü, onun da bulunduğu koğuşu teftiş ediyormuş, önünde durmuş, köylü : "

Ben ayağa kalkmadım. " diye anlattı. "Tolstoy başımdan geçenleri duymuş, bir tanıdıkla çağırttı beni hapisten çıktıktan sonra. Bir akşam gittik."

Önce aşağı katta oturmuşlar. Yemek zamanı, Kontes Tolstoy, " Yemeğe gelsinler." diye haber yollamış, çıkmışlar yukarı, sofraya oturmuşlar, Tolstoy daha ortalıkta yokmuş, yandaki odadan girmiş içeri, köylünün ta burnunun ucuna kadar sokulmuş. "

Bakışları sanki delip geçiyordu, diyor. " Sakalları değdi göğsüme. Kısa boylu bir ihtiyardı. Bana, ' Kusura bakma, seni hemen tanıyamadım, görüşmeyeli çok oldu her halde, dedi. Hayır dedim, ilk görüyorsunuz beni.' Sonra oturduk, başımdan geçenleri dinledi yemekte. ' Hapishane müdürüne ayağa kalksaydın keşke, o da bir insandır. ' dedi.

Teşekkür edip ayrılıyoruz köylüden. Edebiyat fakültesini bitirmiş, Tolstoy üzerine çalışmış olan genç müze müdürü "

Konuşmalar tam Tolstoy'un konuşmaları, onun üslubu, dedi.

Az sonra Tolstoy'un mezarındayız. Ağaçların arasında küçük bir tümsek. Üstü yemyeşil. Buraya çiçek getirmek yasaktır. " Yasak olmasa, her gün yığınla insanın getirdiği çiçeklerden mezar kaybolup giderdi,” diyor müze müdürü.

Öğle yemeğimizi aşağıda, küçük şirin bir lokantada yedikten sonra, kırlar, bağlar, bahçeler, kolhozlar arasından, karakteristik Rus köylü evlerinin arasından geçerek geri dönüyoruz. Bu evlerin hepsinde pencereler oymalı ve renkli. Tula'dan geçiyoruz. Gogol'ün hikayelerinden bilirim bu adı. Küçük bir kasaba iken büyük bir şehir olmuş.

Moskova'yı bir hafta için bırakacağız. Azerbaycan 'a ve Özbekistan 'a gideceğiz, sonra gene geleceğiz buraya. Moskova üstüne söyleyeceklerimi o zaman tamamlayacağım.

29 Temmuz 2018 Pazar

Yaz anıları: St.Petersburg’da 'Beyaz geceler' bitiyor






'Beyaz geceler', gecelerin epeyce açık olduğu, alacakaranlığın yaşandığı bir dönem. Rusya’nın kuzey başkenti St.Petersburg’a en çok bu dönemde turist gelir. Çeşitli ülkelerden milyonlarca gezgin Neva nehrin kenarında bulunan şehri, Beyaz gecelerin yaşandığı dönemde görmek ister.

Ne yazık ki beyaz geceler dönemi sona eriyor, yakında kısa kuzey yazı da bitecek.

22 Temmuz 2018 Pazar

Türk turizmi ve Ruslar



Samih Güven



Türk sınır giriş-çıkış istatistiklerine göre 2017 yılında Türkiye’yi 32,4 milyon yabancı ziyaret etmiş. Ödemeler dengesi istatistiklerine göre de 2017 yılı içerisindeki seyahat gelirleri 22,4 milyar dolar. Aynı yıl ülkemizi en fazla ziyaret eden yabancılar ise 4,7 milyon ile Ruslar. Rus'ları Almanya, İran, Gürcistan, Bulgaristan, İngiltere ve Ukrayna vatandaşları izliyor. 2018 yılının ilk beş ayında Rus turist sayısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde elli oranında artış olmuş.

Rus resmi istatistikleri açısından bakıldığında ise 2017 yılı içerisinde 4,5 milyon Rus’un Türkiye’yi ziyaret ettiği görülüyor ve Türkiye ilk sırada. Rusların en fazla ziyaret ettiği diğer ülkeler ise Finlandiya, Çin, Estonya, Polonya, Almanya ve Tayland. 

Rusya’daki iklim koşulları dikkate alındığında Rusların en önemli tatil motivasyonlarının güneş, kum, deniz, yani kıyı turizmi olduğu görülüyor. Bu açıdan öne çıkan ülkeler Türkiye, Yunanistan ve Tunus. Geçmiş yıllarda önemli ölçüde turist ağırlayan Mısır ise birkaç yıldır kapalı durumda. Rusların şehir ve kültür turizmi tercihleri açısından öne çıkan ülkeler özellikle İtalya ve İspanya.

Böylelikle Türk turizmi açısından Rusya’nın önemli bir ülke konumunda olduğu görülüyor. Tabi Türkiye’nin bu başarısı tesadüf değil. Bunda 1980’lerden sonra yapılan büyük yatırımlar ile sektörün kendini sürekli olarak geliştirmesi, rekabet avantajları ve devlet tarafından verilen desteklerin önemli payı var.

Türkiye'nin sunmuş olduğu kalite, fiyat avantajı, hijyen, güvenlik gibi faktörler oldukça önemli. Ayrıca özellikle Rusya ve bölge ülkeleri açısından uçuşa yakınlık, vizesiz rejim, otellerin aile ve çocuklara yönelik imkanları, bir çok otel personelinin Rusça konuşması gibi faktörler de katkı yapıyor.

Türkiye’de öteden beri tartışma konusu olan bir husus her şey dahil sistemi. Bu sisteme yönelik önemli eleştiriler, turistlerin otellerde kapalı kalması, bunun da şehir ve kültür turizmini ve esnafı olumsuz etkilemesi. Ancak bu hususun Türk turizm sektörünce değerlendirdiğini ve sektörünün tercihini bu yönde kullandığını, aksi taktirde bu kadar yüksek sayıda turist ağırlanmasının mümkün olamayacağı anlaşılıyor. Buna ilaveten özellikle Rus turistlerin bu sistemi tercih ettiği, ayrıca birçok otel ve tesisin kendini buna göre ayarladığı bir durumda geri dönüş o kadar kolay görünmüyor.

Türk turizmi ile özdeşleşen her şey dahil sistem hakkında ilginç bir açıklama ise geçenlerde Rus Federal Turizm Ajansı'nın Başkanından geldi. Oleg Safonov, söz konusu sistemin ilk defa Sovyetler Birliği'nde 1920'lerden itibaren sanatoryum sayfiyelerinde uygulandığını ve daha sonra da Karadeniz kıyılarında uygulandığını söyledi. Bu da Rusların bu sisteme zaten alışkın olduğunu gösteriyor bir bakıma.

Ruslarla ilgili yapılan bir araştırmaya göre (Rusya Federasyonu Pazar Araştırması - 2014 - Moskova Kültür ve Tanıtma Müşavirliği), Türkiye’nin sağladığı yukarıda sözü edilen avantajlar yanında zayıf yanlar olarak gösterilen bazı hususlar da söz konusu. Yapılan araştırmalarda Rusların verdiği yanıtlar çerçevesinde olumsuz olarak belirtilen hususlar arasında zaman zaman bir şey satma veya benzer nedenlerle ısrarcı yaklaşımlar, bazen de kimi otel çalışanlarının aşırı samimi davranışları gibi konular öne çıkıyor. İlginç başka bir şikayet ise turist kalabalığı. Genel bir özellik olarak turistler gittikleri ülkelerde kendi milletlerinden insanları yanlarında çok fazla görmek istemiyorlar nedense.

Fakat şunu söylemek gerekir ki, sektörün bu zayıf yanlarını da sürekli geliştirdiği, otel personelinin kış dönemlerinde eğitime tabi tutulduğu ve şehirlerde özellikle belediyeler ve esnaf tarafından tedbirler alındığını görüyoruz.

Mevcut koşullar altında Ruslar ve bölge ülkeleri açısından Türkiye çok önemli bir destinasyon ve bunun gelecekte de sürmesi bekleniyor. Ancak şunu da söylemek gerekir ki, turizm konusu özellikle Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerden de oldukça etkileniyor ve bu ilişkilerin olumlu seyretmesi önem taşıyor.

Türk turizminin dinamik yapısı, bir çok ülkedeki reklam ve tanıtım faaliyetleri, sektörün kendini sürekli geliştirmesi oldukça önemli. Dünyadaki gelişmelerin sürekli takip edilmesi, arz-talep dengesizliği gibi sorunlara da çözüm üretilmesi önem taşıyor.

Sonuç olarak cennet Ege ve Akdeniz kıyılarına sahip olduğumuz için şanslıyız. Bunu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Ama doğal güzelliklerimizi de korumamız gerekiyor. Kültür ve şehir turizminin daha da gelişmesi ile dinamik yapısıyla Türk turizm sektörünün daha da ileriye gideceği açık. Son bir husus ise oldukça önemli. Aslında her şeye rağmen otel karlılıklarının sanıldığı kadar yüksek olmadığı ve sektörün bütün bu başarısının otel çalışanlarının, emekçilerin ellerinde yükseldiği hususlarını da unutmamak gerekiyor.
.

3 Kasım 2017 Cuma

İhtişam ve Estetiğin Kızıl Kenti: Moskova

Uğur Ugan


Yıllarca hakkında birçok şey duyduğum ve iki kez gitmenin eşiğinden döndüğüm Moskova’ya iner inmez beni kentin merkezine taşıyan taksi ilerledikçe içimden şehirle ilgili iki kelime geçti; ihtişam ve estetik. Büyük bulvarlar, büyük caddelere, devasa binalar, gösterişli meydanlara açılıyor gözünüzün önünden geçen panoramik görüntü kentin dizaynını ilk fırsatta ele veriyor. Eski rejimden kalma düzen ve disiplin anlayışının kentin atmosferine bıraktığı iz sezilirken bir yandan da her şeyin büyütülmüş oranda sunumu Ruslara özgü karakteristik bir özellik olabileceği aklınızdan geçiyor. Mimari açıdan her şeyin görkemli oluşu Moskova’nın temel atmosferini oluşturduğunu anlıyorsunuz.

Soğuk savaş dönemindeki yarıştan hızını alarak büyük ve ihtişamlı görünmenin Moskova’nın giyindiği bir zırh olarak algılamamız mümkün. Bu ihtişama eşlik eden müthiş estetik ise her yapıyı her binayı küçük bir sanat eserine çeviriyor ve bir nevi açık hava müzesinde geziyormuş gibi oluyorsunuz.

Moskova’da ilk önce göze çarpan yapıların başında Stalin’in 7 kız kardeş binası dikkat çekiyor. Sovyet lider Josef Stalin'in emriyle yapılan ve 'yedi kız kardeş' olarak bilinen gökdelenler kentin çeşitli yerlerini süslüyor. 1947 ile 1953 yılları arasında yapılan bu binalar Sovyet döneminin ihtişamını vurgulamak için en dikkat çekici unsurlardan. Bir iddiaya göre Stalin’in bu binaları yapmasındaki neden; sevdiği bir tarz olan gotik mimariyi 'selamlamak' ve Amerika'yı yakalayıp Sovyetler Birliği'nin kaynaklarının tükenmediğini ve kendi ayakları üzerinde sapasağlam durabildiğini tüm dünyaya göstermekti.

Moskova sokaklarında gezerken dikkatinizi çeken şeylerden biri de eski rejime ait olan sembollerin yerli yerinde duruyor olması. Binaların üzerindeki orak çekiç sembolleri, metro duraklarında Sovyet armaları ve meydanlardaki Lenin heykelleri kentte halen ayakta. Lenin’i bir kurucu figür olarak yad edilmesine karşın Stalin’e dair bir anıt göze çarpmıyor. Özellikle Kızıl Meydan’da Lenin mozelesinin ihtişamı göz alırken Stalin’in Kremlin Duvarı’nın önünde yattığını görüyorsunuz.

Dünyada kent meydanları ideolojinin, iktidarların sunum alanı gibidir. Bunun en görkemli örneklerinden biri Kızıl Meydan. Kremlin, Lenin Mozelesi, Aziz Vasil Katedrali ile çevrili olan meydan kendinden sonraki doğu bloku ülkelerine örnek teşkil edecek büyüklükte ve ihtişamda. Işıkları ve estetiğiyle bir masalın içine çekiyormuş gibi duran bu meydanın gece hali gündüzden daha güzel görünüyor.


Moskova’nın en güzel yanlarından biri de parklarının kente yoğun bir şekilde başka bir hava vermesi. Kentin ortasında baştanbaşa uzanan Park Gorkova (Gorki Park) Moskova'yı bir yeşil zincirine çekiyor ve insanı yürümeye ve bisiklete binmeye teşvik ediyor. Bu park yaz aylarında birçok etkinliğin ve aktivitenin olduğu da bir park. O sebepten Moskovalıların sosyal hayatında önemli bir yer tutuyor. Bir diğer dikkat çekici park ise Park VDNK. Rusya Fuar Merkezi olarak da geçen park  kalıcı fuar ve eğlence merkezi olarak da hizmet veriyor.

Bu parkın hemen çıkışında ise sizi göğe doğru uzanan şık heykeliyle Uzay Müzesi selamlıyor. Uzaya atılan ilk uydu Sputnik'in bir kopyasının yanı sıra, ilk kez uzaya gönderilen köpeklerin dondurulmuş halleri ve uzaya çıkan ilk insan Yuri Gagarin eğitimlerinde kullandığı orijinal kıyafet ve ekipmanlar bulunuyor.

Moskova'nın bir diğer görülmeye değer en büyük müzesi ise Puşkin Müzesi. Louvre ile kıyaslamak doğru olmaz belki ama en az Paris'teki Louvre kadar etkili bir müze. Bottiçelli, Rembrand, Van Deyk, Rubens, Pussen, Murill gibi ressamların eserlerinin yer aldığı müzede Michelangelo'nun heykellerini görmek paha biçilemez.

Moskova sokaklarında yürürken en çok dikkatinizi çeken şeyler diğer Avrupa kentlerine nazaran Moskova'nın kozmopolit bir kent olmayışı, bir başkent elitliğinin gözle görülüyor oluşu ve kadınların şıklık yarışı. Ruslarla ilgili oluşturulan genel algının aksine çok şık, elit ve kibar bir Moskovalı profili göze çarpıyor. Bir çoğunun İngilizce bilmemesi bir handikap olarak dursa da yardımseverlikleri ve sıcakkanlılıkları ilgiye değer.

Muhteşem metro ağından söz etmeden geçmeyelim. Her bir durağı sanat eseri gibi duran Moskova metrosu tüm kente yayılan geniş metro ağıyla harika bir ulaşım hizmeti sunuyor. Şehirde otomobil gürültüsüne neredeyse hiç rastlamamanıza rağmen Moskova hakkında söylenebilecek en olumsuz şey korkunç bir trafiğin oluşu. Araç trafiği günün hemen her saati hissediliyor.

Moskova'yla ilgili son görülecek yer önerisi ise içinde Türkçe'nin en büyük şairlerinden birini barındıran Novodeviçi Mezarlığı. Her ne kadar vasiyet olarak Anadolu'da bir köy mezarlığına gömülmeyi dileyen Nazım Hikmet Moskova'nın en önemli mezarlıklarından olan Novodoviçi'de Gogol, Çehov ve Mayakovski ile birlikte yatıyor.

Sonuç itibariyle Moskova diğer Avrupa kentlerine benzemeyen çok daha büyük oranda ihtişamı kendinde barındıran bunu her caddesine her sokağına sonuna kadar hissettiren estetik ve görkemin kızıl renklerle kucaklaştığı -diğer dünyaya- açılan masalsı bir kapı gibi. 


13 Haziran 2017 Salı

Rusya’da yabancıların gözünde en popüler şehirler

Kaynak: http://www.moskovalife.com/


En popüler seyahat sitelerinden Momondo, yabancı turistlerin yaz tatili için Rusya’da en fazla tercih ettikleri kentleri açıkladı.

Sitenin verilerine göre yabancı turistler, haziran-ağustos dönemi için Rusya’da en fazla başkent Moskova’yı ziyaret etmeyi tercih ediyor.

İkinci sırada “kuzey başkenti” St.Petersburg geliyor.

Simferopol, Omsk, Novosibirsk, Krasnodar, Soçi, Yekaterinburg, Rostov-na-Donu ve İrkutsk, yabancıların yaz tatilinde Rusya’da en fazla ziyaret ettikleri diğer kentler.

7 Haziran 2017 Çarşamba

Kızıl Meydan’daki 7 cazibe noktası


Kaynak: http://www.turkrus.com/

Rusya’nın en önemli simgelerinden biri olan Kızıl Meydan, daha çok Lenin Mozolesi ile anılır. Meydana adını veren “kızıl, kırmızı” ifadesi, Rusya’da tarih boyunca “güzel-güzellik” ile ilişkilendirilmiş. Sayısız güzelliklere sahip bu meydanın, Lenin’in “ölümsüzleştirildiği” mozolenin yanı sıra, muhakkak görülmesi gereken başka "çekici" da var. RBTH, turistler için bunları derledi ve bir liste yaptı:

Devlet Tarih Müzesi

Meydana adım atarken sizi bu bina karşılıyor. 16. yüzyıl Rus mimarisine sahip olsa da, Çar II. Aleksandır tarafından 19. yüzyılda yaptırılmış. Mimarlarından, Kızıl Meydan ve Kremlin’e uygun bir mimari talep edilmiş. Müzede daimi olarak sergilenen eserlere ek olarak, yıl boyunca farklı sergiler de açılıyor.

Kazan Katedrali

Altın ikonlarla donatılmış küçük bir kilise. Kapısının üzerinde, Rusya’nın en kutsal Ortodoks resimlerinden biri olan ikonu görebilirsiniz. 1625’de inşa edilen kilise Sovyetler döneminde tahrip edildi, 1990’larda yeniden yapıldı.

GUM Mağazası

Tarihi dönemlerde de Kızıl Meydan’da pazar yerleri bulunurmuş. Ticaret hala var ama bu kez GUM içerisinde bulunan, lüks mallar satan mağazalar ağırlıkta. GUM, ünlü mühendis Vladimir Şuhov’un tasarımladığı çelik ve cam ağırlıklı büyük bir bina.

Lobnoye mesto

Rusya’nın en önemli yerlerinden biri olan Kızıl Meydan, tarih boyunca birçok önemli olaya tanıklık etti. Meydanda bulunan, taş yapılı bir platform olan “Lobnoye mesto”nun geçmişi, tarihi kayıtlara göre, Çar Korkunç İvan dönemine uzanıyor. Bu platformun nadiren de olsa, halka açık idamlarda kullanıldığına dair efsaneler üretilmiş durumda. Konuşmacıların halka seslenmek için kullandıkları bir platform olma olasılığı daha çok. 1698’daki ayaklanma sırasında burada toplu idamlar yapıldı.

St. Basil Katedrali (Sabor Vasiliya Blajennava)

Moskova ve Rusya’nın en belirgin simgelerinden biri. Korkunç İvan tarafından Kazan Hanlığının yenilgiye uğratılarak Kazan’ın ele geçirilmesinin anısına, 1555-1561 arasında yaptırıldı. Sadece sayısız fotoğrafı, resmi, kartpostalı süsleyen dış görünüşüyle değil, kubbe içlerindeki freskleriyle de muhteşem.

Kremlin duvarındaki mezarlık

Kızıl Meydan’da sadece Lenin değil, çok önemli Sovyet şahsiyetlerinin de mezarları bulunuyor. Bunlardan biri de, Lenin mozolesinin hemen yanında bulunan, Stalin’in mezarı. Burada SSCB tarihine tümüyle tanıklık edebilirsiniz: Mareşaller, Yuri Gagarin, Maksim Gorki ve diğer birçokları, burada defnedilerek onurlandırıldı. Burada en son defnedilen kişi, 1985 yılında, Sovyet lideri Konstantin Çernenko idi.

Etkinlik ve festivaller

Kızıl Meydan yıl boyunca çeşitli dönemlerde farklı etkinliklere, festivallere, kitap fuarlarına, araba yarışlarına, konserlere ve eğlencelere de sahne oluyor. Yaklaşan ilginç etkinliklerden biri, 22 Temmuzdaki, 1970-1980 yapımı Sovyet otomobilleri sergisi. 


29 Mart 2017 Çarşamba

Turist olarak Moskova ve St.Petersburg'u gezmek kaç paraya mal oluyor?


Selim Saygıner, Moskova


Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR), rublenin değer kazanmasıyla beraber yabancılar için Rusya'yı gezmenin yüzde 10-20 oranlarında pahalılaştığını, ortalama bir turistin Moskova ve St. Petersburg şehirlerine yapacağı gezinin 1500 dolara (5490 lira) mal olacağını açıkladı.

Yapılan açıklamaya göre Moskova ve St. Petersburg'a yapılacak bir haftalık ortalama bir seyahatin sunulan hizmetlerin kalitesine göre 900 dolardan 2500 dolara kadar yükselebileceği belirtiliyor. Ayrıca yabancıların, Rusya seyahatine başlamadan 60 gün önce tur satın aldığı söyleniyor.

Rusya'ya gelen turistlerin rotası da değişmiyor; yüzde 95'i zamanlarını Moskova ve St. Petersburg'da geçiriyor.

ATOR'a göre turistlerin bu iki şehir dışına çıkmasının temel sebebi altyapı eksikliği ve lojistik zorluklar.

Nadir de olsa Rusya'nın Kazan şehrini, Baykal gölünü, Altay ve Kamçatka bölgesini ziyaret eden turistler de var.
Bir diğer veriye göre turistlerin Rusya'yı ziyaret etmesinde 'vize' çok büyük rol oynuyor. ATOR verilerine göre Rusya'nın vize muafiyeti getirdiği ülkelerle turizm ilişkileri hızlı bir şekilde yükseliyor. Örneğin Türkiye-Rusya arasında imzalanan vizesiz giriş-çıkış anlaşmasından sonra her yıl Rusya'ya gelen Türk turistlerin sayısı iki kat artmıştı. Vize muafiyetinin iptalinden sonra ise sadece 2016 yılında yüzde 82 oranında düşüş yaşandı.


29 Kasım 2016 Salı

The Guardian’dan turistlere Moskova tüyoları



İngiliz The Guardian gazetesi, Moskova’da “turistlerin mutlaka yapması gerekenleri” belirledi.

Gazetenin verdiği Moskova tüyoları şöyle:

-Ünlü Tretyakovskaya Sanat Galerisi’nin, 20. Yüzyıl Rus sanatı koleksiyonunu mutlaka görün.

-Birçok gösterinin İngilizce altyazılı olduğu Gogol Merkezi’nde tiyatro izleyin.

-Moskova’daki Gürcü restoranlarında yemek yiyin.

-Maksim Gorki’nin bugün müze olan evine gidin.

-Rus banyosunu deneyin.

-Opera izleyin.

-Gorki Parkı’na, Serçe Tepeleri’nde “Garaj” sanat galerisine gidin.

-Dr.Jivago restoranında geleneksel Rus mutfağını deneyin.


-VDNH’da gezinti yapın.

8 Ekim 2016 Cumartesi

Sibirya ekspresiyle eşsiz bir yolculuk



Modern tarihin en etkileyici mühendislik harikalarından ve dünyanın en uzun tren yolu Trans-Sibirya’nın inşası 100 yıl önce tamamlanmıştı. Brezilyalı editör Lais Oliveira, Trans-Sibirya demiryolu üzerinde gerçekleştirdiği seyahatiyle ilgili deneyimlerini Sputnik'le paylaştı.

Yapımına 1891 yılında başlanan Trans-Sibirya demiryolunun inşaatı 5 Ekim 1916’da tamamlandı. 7 yıl önce Rusya’nın başkenti Moskova’ya taşınan Lais Oliveria, Moskova’dan Vladivostok’a uzanan, 9 bin 288 kilometre uzunluğundaki demiryolunda bir Rus ve bir Kolombiyalı arkadaşıyla 'hayalim' dediği yolculuğu bir ayda gerçekleştirdi. Başta yolculuğun kendisini biraz korkuttuğunu belirten Oliveria, Rusya’nın Avrupa’daki kısmını Uzak Doğu’sundaki bölgelerle bağlayan demiryolu üzerinden Moğolistan’a ve oradan da Çin’e de seyahat ettiklerini söyledi.

Yolculuk boyunca her yerde eşsiz bir güzellikle karşılaştıklarını belirten Lais Oliveria, kendisini en çok Yekaterinburg ve Baykal Gölü'nün etkilediğini söyledi.

'YOLCULUK SIRASINDA CAN SIKINTISINA YER YOK'

Yolculukta yerel halkla da iç içe olmak için açık kompartımanlardan bilet aldıklarını vurgulayan Oliveria, "Yolculuk sırasında can sıkıntısına yer yok. Kimileri uyuyor, kitap okuyor, kimileri de muhabbet edip şakalaşıyor veya oyun oynuyor. Tanıştığımız bir Rus nine bize tatlı ve bisküvi ikram etti. Eski bir asker gitar çalıp şarkı söyledi, bir başkası kızına saç örmeyi öğretti. Bir adam da bize vodka ikram etti" ifadelerini kullandı.

'YOLCULUĞUN HER SAFHASINDA EŞSİZ BİR GÜZELLİKLE KARŞILAŞTIK'


Durdukları her yerde eşsiz bir güzellikle karşılaştıklarını belirten Oliveria, en çok iki yerden etkilendiklerini söyledi: "İlki Yekaterinburg’du, Asya ve Avrupa sınırındaki bu yer, iki yerde aynı anda olma imkânı veriyor. İkincisi de Baykal Gölü'ydü." Oliveria, sonunda Moğolistan ve Çin’e ulaştıkları, yolcuğun unutamayacakları bir deneyim olduğunu da vurguladı.