Moskova

Moskova
Metro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Metro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2026 Perşembe

Moskova metrosunun bronz efsanesi: Devrim Meydanı


Kaynak: https://turkrus.com/

Moskova metrosundaki Ploşçad Revolyutsii yani Devrim Meydanı istasyonu, yalnızca bir ulaşım noktası değil, Sovyet ideolojisinin taş, mermer ile bronza dönüştüğü dev bir yeraltı sahnesi olarak kabul ediliyor. 13 Mart 1938’de açılan istasyon, Kremlin’e birkaç dakikalık mesafede bulunuyor. Moskova metrosunun 91 yıllık tarihinde en çok fotoğraflanan, en çok ziyaret edilen, hakkında en fazla şehir efsanesi üretilen duraklardan biri sayılıyor. 

Vedomosti gazetesi, bu istasyonun hikayesini derledi:

İstasyonun mimarı Aleksey Duşkin, Sovyet metro mimarisinin adeta “yeraltı sarayları” dönemini başlatan isimlerden biri oldu. Duşkin’in amacı sıradan bir metro durağı değil, Sovyet devletinin gücünü halka her gün yeniden hissettirecek bir mekan yaratmaktı. İlk taslaklarda daha sade, gotik çizgilere yakın kemerli bir tasarım düşünülüyordu. Ancak dönemin ünlü heykeltıraşı Matvey Manizer’in projeye dahil olmasıyla istasyonun kaderi değişti. Sonuçta ortaya çıkan yapı, dev bronz figürlerle dolu dramatik bir yeraltı galerisine dönüştü.

Bugün istasyonda toplam 76 bronz heykel bulunuyor. Bunlar aslında 20 farklı karakterin tekrar eden versiyonlarından oluşuyor. Heykeller Sovyet toplumunun “ideal insanlarını” temsil ediyor. Kızıl Ordu askerleri, denizciler, sınır muhafızları, işçiler, öğrenciler, sporcular, kolhoz çalışanları ile çocuklu anneler aynı koridor boyunca sıralanıyor. Figürlerin çoğu gerçek insanlardan esinlenerek yapıldı. Örneğin sınır muhafızı heykelindeki köpeğin, NKVD’ye bağlı gerçek bir hizmet köpeğinden modellendiği söyleniyor.

İstasyondaki en ünlü ritüel ise bronz köpeğin burnuna dokunmak. Moskova’da özellikle öğrenciler sınav öncesinde bu burnu ovuşturmanın şans getirdiğine inanıyor. Sabah saatlerinde sınav dönemlerinde heykelin önünde küçük kuyruklar oluşabiliyor. Denizci figürünün tabancasına dokunmanın “başarılı bir gün” getirdiği düşünülüyor. Genç mühendisin dişlisi bilimsel başarıyla ilişkilendiriliyor. Horoz figürüne dokunanların ise para bulacağına inanılıyor. İlginç olan, bu ritüellerin resmi hiçbir kaynağı olmaması. Gelenekler tamamen halk arasında kendiliğinden doğdu.

Ancak milyonlarca kişinin yıllarca aynı noktalara dokunması heykellerde ciddi deformasyon yarattı. Köpek burnu bugün diğer bölgelere göre neredeyse altın gibi parlıyor. Bazı figürlerde metal yüzey inceldi. Genç mühendisin elindeki pergeller tamamen kayboldu. Restorasyon uzmanları, bronzun artık geri dönüşü zor aşınma seviyesine ulaştığını belirtiyor. Üstelik orijinal döküm kalıpları kayıp olduğu için heykellerin birebir yeniden üretimi imkansız kabul ediliyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında istasyon farklı bir role büründü. Alman bombardımanları sırasında Moskova metrosu büyük sığınak sistemine dönüştürüldü. Devrim Meydanı istasyonu da askeri yönetim ile devlet kurumlarının korunaklı çalışma alanlarından biri olarak kullanıldı. O dönemde platformlarda yataklar, haberleşme ekipmanları, geçici ofisler kuruldu. Moskova halkı bombardıman gecelerinde burada uyuyordu.

İstasyon yalnızca Sovyet tarihi açısından değil, sinema ile popüler kültür açısından da özel yere sahip. Sovyet döneminde çekilen çok sayıda propaganda filmi, casusluk filmi ile savaş yapımı burada çekildi. Yabancı turistler için ise Moskova metrosunun “kartpostal görüntüsü” haline geldi. Bugün birçok rehber kitapta Devrim Meydanı, “dünyanın en etkileyici metro istasyonlarından biri” listesinde yer alıyor.

2025 yılında Moskova Kültürel Miras Kurumu, istasyondaki tüm heykeller için büyük restorasyon programı başlattı. Çalışmaların 2028’e kadar sürmesi planlanıyor. Yetkililer bronz yüzeylere koruyucu katman uygulanacağını açıkladı. Ancak heykellerin yerinde mi restore edileceği yoksa geçici olarak kaldırılıp kaldırılmayacağı henüz netleşmedi. Moskova’da birçok kişi için ise asıl soru farklı: Şehrin en büyük batıl inanç müzesine dönüşen bu istasyonda insanlar bronz köpeğin burnuna dokunmaktan gerçekten vazgeçebilecek mi?

18 Mayıs 2026 Pazartesi

Moskova metrosunda en sevilen istasyon seçildi


Kaynak: https://turkrus.com/

Moskova metrosunun 91. kuruluş yılı öncesinde yapılan ankette kent sakinleri en sevdikleri metro istasyonu olarak yine Mayakovskaya’yı seçti. TASS’ın yayımladığı araştırmada Mayakovskaya’yı Ploshçad Revolyutsii, Novoslobodskaya, Komsomolskaya, Arbatskaya ile Kievskaya izledi.

Listede dikkat çeken ayrıntı, eski Koltsevaya hattı dışındaki hiçbir yeni istasyonun ilk sıralara girememesi oldu. Son yıllarda açılan modern tasarımlı duraklar ya da Büyük Halka Hattı’ndaki yeni istasyonlar ankette öne çıkmadı. Uzmanlara göre bunun nedeni Moskova’nın merkez odaklı ulaşım yapısı. Yolcuların büyük bölümü tarihi merkezdeki istasyonları daha sık kullanıyor.

Ankete katılanların yüzde 73’ü metronun en önemli özelliğinin hız olduğunu söyledi. Yüzde 50 ise dakikliği öne çıkardı. Yolcuların favori trenleri de yeni nesil "Moskva" serisi oldu. İstasyon tasarımlarında ise ışıklandırma, geniş vestibüller, mozaikler ile vitraylar en çok dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.

1938’de açılan Mayakovskaya istasyonu özellikle Aleksandr Deyneka’nın mozaikleri ve mimar Aleksey Duşkin’in art deco tarzındaki çelik kemerleriyle tanınıyor. İstasyon yıllar boyunca tarihi toplantılara, konserlere, kültürel etkinliklere ev sahipliği yaptı. Günümüzde burada gece saatlerinde nikah törenleri bile düzenleniyor.

Yer altındaki Sovyet ihtişamı


Kaynak: https://medyagunlugu.com/

 

Bugün dünyanın en yoğun, en ilginç ve en etkileyici metro sistemlerinden biri kabul edilen Moskova Metrosu (Moskovskiy Metropoliten), yalnızca bir ulaşım ağı değil, aynı zamanda Sovyet tarihinin, mimarisinin ve propaganda anlayışının yaşayan bir müzesi.

Sovyet Devrimi’nin lideri Vladimir Lenin’in adını taşıyan Moskova metrosunun ilk hattı 15 Mayıs 1935’te yani bundan 91 yıl önce açıldı. İlk etapta sadece 13 istasyon vardı ve hattın uzunluğu yaklaşık 11 kilometreydi.

Ama Sovyet yönetiminin hedefi basit bir metro yapmak değildi. Stalin döneminde metro sosyalizmin gücünü gösterecek, halkı etkileyecek, “geleceğin şehri” hissi verecek bir yer altı sarayı olarak tasarlandı.

Bu yüzden ilk istasyonlara inen insanlar şoke oldu çünkü mermer sütunlar, dev avizeler, mozaikler, heykeller ve altın işlemelerle karşılaşmışlardı.

Birçok yabancı gazeteci o yıllarda Moskova metrosunu “yer altındaki saraylar” diye tanımlıyordu.

Bugün sistem 275 istasyona, yaklaşık 481 kilometrelik hatta ve 6600 vagona sahip.

Günlük yolcu sayısı bazı dönemlerde 8-9 milyona kadar çıkabiliyor. Bu rakam birçok ülkenin toplam nüfusundan fazla. 2024 yılında taşınan toplam yolcu sayısı ise 2.2 milyardan fazlaydı. Örneğin, New York metrosunun yılda taşıdığı yolcu sayısı iki milyarın biraz altında.

Yoğun saatlerde tren aralıkları inanılmaz derecede kısa: Bazı hatlarda trenler 90 saniyede bir geliyor. Moskova metrosunun “nefes almayan sistem” diye anılmasının nedeni biraz da bu.

Yerin 84 metre altındaki Park Pobedı İstasyonu dünyanın en derin metro istasyonlarından biri sayılıyor. Buradaki yürüyen merdivenler o kadar uzun ki ilk kez kullananlar hafif tedirgin olabiliyor.

Sovyet döneminde derin istasyonların bir nedeni de olası savaş ihtimaliydi. Metro aynı zamanda sığınak, komuta merkezi ve acil durum ağı olarak düşünülüyordu.

1941’de Alman ordusu Moskova’ya yaklaşınca metro istasyonları gerçek anlamda sığınağa dönüştü. İnsanlar istasyonlarda uyudu, çocuklar burada doğdu, bazı devlet toplantıları yer altında yapıldı.

Savaş sırasında metroda doğan çocukların sayısının yüzleri bulduğu söyleniyor.

Hatta Stalin’in Moskova’dan kaçıp kaçmayacağı tartışılırken, metro sisteminin bazı bölümleri olası tahliye planları için hazırlanmıştı.

Moskova metrosunun en ünlü şehir efsanesi ise, “Metro-2”. İddiaya göre Kremlin’i gizli askeri merkezlere, devlet sığınaklarına ve istihbarat tesislerine bağlayan ikinci bir yeraltı ağı bulunuyor. Rus devleti bunu hiçbir zaman açık biçimde doğrulamadı ama eski çalışanların ve araştırmacıların anlattıkları nedeniyle efsane hâlâ yaşıyor.

 

Sanat galerisi gibi

Bazı istasyonlar özellikle dünyaca ünlü. Örneğin Mayakovskaya paslanmaz çelik kemerleri ve tavan mozaikleriyle art deco şaheseri kabul ediliyor. Komsomolskaya dev avizeleri ve saray hissi veren tavanlarıyla ünlü. Ploşad Revolyutsii bronz heykelleriyle tanınıyor. İnsanlar şans getirdiğine inandıkları için bazı heykellerin burnunu veya ayakkabılarını dokunarak parlatmış durumda.

Metro yıllarca Sovyet propagandasının vitrinlerinden biriydi. İstasyon isimleri devrim kahramanlarını, komutanları ve sosyalist idealleri yansıtıyordu.

SSCB dağıldıktan sonra bazı isimler değiştirildi ama sistem önemini hiç kaybetmedi.

Bugün Moskova metrosunda yüz tanıma sistemleri, temassız ödeme, dijital haritalar, modern trenler kullanılıyor.

Ama bütün modernleşmeye rağmen eski Sovyet ihtişamı hâlâ hissediliyor.

13 Kasım 2025 Perşembe

Moskova'da kentsel ulaşımda yeni bir hat: T1 tramvay hattı.


Başkentte yeni bir toplu taşıma aracı olan T1 Tramvay Hattı hizmete girdi.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, bunu 12 Kasım Çarşamba günü duyurdu.

T1 güzergahı 27 kilometre uzunluğunda olup, güneybatıdaki Universitet metro istasyonunu, doğudaki Metrogorodok'a bağlıyor.

Belediye Başkanı'na göre, Moskova Tramvay Hatları (MTD), fiilen yer üstü metro hatlarına dönüşecek. Şehir merkezinden geçecek ve başkentin dış mahallelerini birbirine bağlayacak. Şehrin birçok noktasına tramvayla metrodan daha hızlı ulaşılabilecek.

MTD inşaatının ilk aşaması, Akademika Sakharova Caddesi ve Maşa Poryvayeva Caddesi üzerinde yeni bir tramvay hattının açılmasıydı. Bu bölümün hizmete girmesinden önce burada toplu taşıma hizmeti yoktu ve tramvay güzergahları şehir merkezinde sona eriyordu. Şimdi, bu hat temelinde ilk tramvay hattı hizmete girdi. Bu hat, Moskova'nın 13 semtini, dört tren istasyonunu ve şehrin demiryolu ağındaki 24 istasyonu birbirine bağlayacak.

MTD, mevcut metro altyapısını tamamlayacak ve yer üstü bir cadde metrosuyla aynı standartlarda çalışacak. Bu çap, Rusya'nın ilk otonom motorlu "Lvenok-Moskova" tramvaylarından 50'si tarafından kullanılacak. 64 durak, her 300-400 metrede bir, altı dakikalık bir sefer aralığıyla (böylesine büyük bir proje için minimum aralık) konumlandırılacak. T1 hattının bazı bölümlerinde çalışan 13 ve 39 numaralı tramvaylar çalışmaya devam edecek. Ancak, birleşik bölümlerdeki ortalama sefer aralığı 10 dakikadan 4 dakikaya düşürülecek.

Belediye başkanının MAX mesajlaşma uygulamasında yaptığı paylaşıma göre, 33 kilometre uzunluğundaki ikinci tramvay hattının ilkbaharda açılması planlanıyor. Hat, Chertanovskaya metro istasyonunu Moskova Merkez Hattı 4 (MCD-4) üzerindeki Novogireevo istasyonuna bağlayacak ve bir milyondan fazla kişinin ulaşım hizmetlerini iyileştirecek.

Moskova Ulaştırma ve Ulaşım Altyapısı Geliştirme Dairesi'ne göre, 2026 yılı sonuna kadar Moskova'da 100 adet modern otonom "Lvenok-Moskova" tramvayı hizmete girecek. Otonom araçların kullanımı, yalnızca güvenilir bir hizmet sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda sokakların üzerinde "temiz bir gökyüzü" de sağlıyor.

2 Ekim 2025 Perşembe

Moskova metrosu nasıl çalışır: Tren frekansları nelerdir ve tren kapandıktan sonra ne yapmak gerekir?


Moskova metrosu dünyanın en büyük ve en işlek metrolarından biridir. İstasyon sayısı her yıl artmaktadır. Moskovalılar, metronun yakında St. Petersburg'a kadar uzanacağıyla ilgili şakalar yaparlar (kim bilir, belki de öyle olur).

Şu anda metro sistemi şunları içeriyor:

Metronun kendisi

Moskova Merkez Çemberi (MCC), Üçüncü Çevre Yolu'na yakın bir yerden geçen ve ana metro çevre hattından uzakta bulunan istasyonları birbirine bağlayan yer üstü bir çevre hattıdır.

Moskova Merkez Çapları (güzergahları metro istasyonlarına aktarmalı olarak bağlanan modern banliyö trenleri).

Ayrıca bir monoray hattı da var - bu, Timiryazevskaya ve Ulitsa Sergeya Eisensteina metro istasyonlarını birbirine bağlayan toplam altı istasyondan oluşan yer üstü metro hattıdır.

Moskova Metrosu çalışma saatleri

Tüm Moskova Metro istasyonları her gün sabah 5.30'da açılıyor. Komsomolskaya, Sokol, Sviblovo, Vladykino, Lukhmanovskaya, Likhobory ve Nizhegorodskaya gibi bazı istasyonlar biraz daha erken, sabah 5:20'de açılıyor.

Tüm istasyonlar aynı anda, yani 01:00'de kapanır. Yürüyen merdivenler durur ve 01:00'den sonra istasyondan çıkabilirsiniz, ancak içeri giremezsiniz. Ancak, ilk ve son trenlerin kalkış saatleri bu programla örtüşmez. İlk trenler genellikle istasyon açıldıktan 10-30 dakika sonra ve en erken 05:28'de kalkar. Son trenler genellikle 01:35-38 arasında kalkar. İstasyona 01:00'den önce varır ve direkt seyahat etmeyi planlıyorsanız, varış noktanıza güvenli bir şekilde ulaşmanız muhtemeldir.

Her istasyonun çift ve tek günler için farklı bir tarifesi vardır. Örneğin, havalimanına veya tren istasyonuna sabahın erken saatlerinde veya gece geç saatlerde seyahat etmeyi planlıyorsanız, rehberdeki belirli bir istasyonun tarifesini kontrol edin Birkaç dakikalık bir fark bile fark yaratabilir. Örneğin, Vnukovo Havalimanı'nda yeni açılan Vnukovo metro istasyonundan kalkışlar en erken 05:53'te başlar ve son tren Vnukovo'ya 01:03'te varır. Monoray 07:50 - 20:00 saatleri arasında açıktır.

Tren tarifesi

Moskova metrosunda uzun bekleme süreleri yoktur. Trenler ortalama 2,5 dakikada bir kalkar ve yoğun saatlerde, örneğin Kaluzhsko-Rizhskaya hattında, sefer aralıkları yalnızca 1,5 dakikadır.

Delovoy Tsentr istasyonunda Metro Müzesi (Moskova Metrosu Kariyer Rehberlik Merkezi) bulunmaktadır. Burada hatların ve istasyonların tarihi ve gelişimi hakkında bilgi edinebilir, eski biletleri ve personel üniformalarını görebilirsiniz. Giriş ücretsizdir ve müze her gün 10:00 - 18:00 saatleri arasında açıktır.

Moskova Merkez Çevresi'ndeki (MCC) trenler daha seyrek çalışır: trenler arasında yaklaşık 8 dakika (yoğun saatlerde 4 dakika). Monoray trenleri sabah 8:00'den itibaren her 30 dakikada bir kalkar.

Metro kapalıyken geceleri ne yapmalı?

Başkentte 16 adet gece toplu taşıma hattı bulunmaktadır. Bunların neredeyse tamamı şehrin farklı noktalarından kalkarak Kitay-Gorod metro istasyonuna gitmekte ve talep üzerine duraklamaktadır (sürücü sadece sinyal vermek zorundadır).

Kitay-Gorod metro durağı, gece toplu taşıma güzergahlarının son durağıdır.

Yılbaşı ve Şehir Bayramı'nda Moskova metrosu kural olarak 24 saat hizmet veriyor.

Yolculara tavsiyeler

Metro yolculuğunuzun ücretini normal bir banka kartıyla (bunlar en pahalı olanlardır) veya metro gişesinden ya da bilet makinelerinden satın alabileceğiniz Troika kartıyla ödeyebilirsiniz. Troika kartı için 150 ruble depozito gereklidir. Bu kartla yapacağınız yolculuklar daha ucuzdur ve ayrıca aylık, yıllık veya 60 binişlik bir kartla yükleme yapabilirsiniz. Biyometrik giriş ise daha da ekonomik bir ödeme yöntemidir; bu ödeme yöntemi, uygulamaya önceden kaydolup banka kartınızı bağladığınızda geçerlidir.

Troika kartınıza, Moskova Metrosu web sitesindeki kişisel hesabınızdan veya Moskova Ulaşım ve Moskova Metrosu uygulamalarından online olarak yükleme yapabilirsiniz .

Troika kartını özel bir mağazadan anahtarlık , bileklik veya hatta seramik yüzük şeklinde satın alabilirsiniz.

Hafta içi metroda yoğun saatler sabah 8'den 9'a ve akşam 5'ten 7'ye kadardır. Araçlar kalabalık olabilir ve koridorlarda (ve bazen girişte bile) trafik sıkışıklığı oluşabilir.

Kesin seyahat süresini hesaplamanın en kolay yolu , Yandex Metro web sitesi veya uygulamasındaki forma kalkış ve varış istasyonlarını girmektir .

25 Temmuz 2025 Cuma

12 yıl sonra Moskova metrosunun haritası yenilendi

 



Kaynak: https://turkrus.com/

Moskova Ulaşım Departmanı, başkent metrosunun yeni harita tasarımını tanıttı. Güncellenen şemada artık yalnızca yumuşak ve kıvrımlı çizgiler kullanılıyor. Ayrıca ilk kez büyük parklara da haritada yer verildi; bunlar metro istasyonlarından yaya erişimi olan alanlar olarak vurgulandı.

Ulaşım ve sanayi konularından sorumlu Moskova Belediye Başkan Yardımcısı Maksim Liksutov, haritanın daha kullanıcı dostu hale getirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Yeni tasarım, Troitsk hattının Novatorskaya ile ZIL arasındaki yeni bölümünün açılışına denk getirildi.

Liksutov’a göre, haritada bazı öğeler 90 yıldır ilk kez değiştirildi. Son büyük tasarım değişikliği 2013 yılında yapılmıştı. Yeni harita yolcuların geri bildirimleri dikkate alınarak hazırlandı. Belediye, bu yeni tasarımı tanıtmak için 38 binden fazla haritanın kente yerleştirileceğini duyurdu. Yetkililere göre, modernleştirilmiş grafik anlayışı hem Moskova sakinleri hem de turistler için yön bulmayı kolaylaştıracak.

Avrupa’nın en büyük yolcu taşıma kapasitesine sahip metrosu olan Moskova Metrosu, dünya genelinde bu alanda ikinci sırada yer alıyor. Genişletme planlarına göre 2030 yılına kadar 31 yeni istasyon daha hizmete girecek. Şu anda Troitsk ve Rublyovo-Arkhangelsk hatlarında çalışmalar devam ederken, Koltsevaya hattındaki “Dostoyevskaya” istasyonunun inşaatı sürüyor. Ayrıca Biryulyovskaya hattının planlaması ve Arbat-Pokrovskaya hattının Golyanovo istasyonuna kadar uzatılması da gündemde.

Haritanın son hali için TIKLAYIN

RBC'nın yayınladığı karşılaştırılmalı haritalar için TIKLAYIN

27 Mayıs 2025 Salı

Metroda felsefe: "BKL geçişleri o kadar uzun ki insan hayatı düşünüyor"


Kaynak: https://turkrus.com/

  

Büyük halka hattın (BKL) inşaasıyla birlikte Moskova metrosunda bazı geçişler kolaylaşırken, bazıları karmaşık ve uzun hale geldi. Sevastopolskaya ile Kahovskaya istasyonları arasındaki geçiş, tasarımıyla pek çok kişiyi hem şaşırtıyor, hem de sevindiriyor: Sadece birkaç basamak, bir iki dönüş ve dakikadan kısa sürede yeni hatta geçiş.

Geçtiğimiz Mayıs ayında açılan Tekstilşiki TKL ve BKL hattı arasındaki geçiş ise bunun tam tersi bir örnek. İki set merdiven, uzun bir köprü, birkaç kez yön değiştiren koridorlar, bir podyum ve bir dizi yeni basamak... Yolculuk sırasında yüksekten MCD-2’nin manzarasını izleme şansı bulunsa da, geçişin toplam uzunluğu ve karmaşıklığı yolcuları düşündürüyor. Adeta bir senfoni gibi tasarlanmış bu geçişte, geçişin zirvesi köprüden geçtiğiniz an ve sonrasında iniş başlıyor. Ancak tüm bu sürecin sonunda aklınıza gelen ilk şey yorgunluk.

Moskova, son yıllarda devasa gökdelenler, zarif köprüler ve modern otoyollar inşa etmekle övünüyor. Ancak metro hatlarındaki geçişlerin kullanıcı dostu olması gerektiği sanki unutulmuş gibi. BKL hattında toplam 19 geçişten sadece Kahovskaya rahat bir geçiş sunuyor Üstelik bu geçiş Sovyet döneminden kalma bir miras. Rijskaya gibi karmaşık labirentler veya “Prospekt Vernadskogo gibi diğer geçişlerse onlarca basamaklı yollarıyla yolcuları bezdiriyor.

Bu durum ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Bu geçişler gerçekten yolcuların konforu için mi yoksa sembolik bir anlam taşımak için mi yapıldı? Sevastopolskaya ile Kahovskaya arasındaki geçişte neredeyse düşünmeye vakit kalmazken, Tekstilşiki geçişi adeta yolculara uzun bir meditasyon fırsatı sunuyor. Bu süreçte belki de sadece proje sahiplerine değil, tüm şehri inşa edenlere teşekkür etmek geliyor insanın içinden. Çünkü her adımda bir nevi saygı duruşunda bulunuyoruz, hem bugünkü hem de geçmişin Moskova’sına.

Sonuçta, modern Moskova metrosunda istasyonlar arası geçiş, bir yerden bir yere ulaşmak için değil, belki de bir an durup hayat üzerine düşünmek için bir fırsat sunuyor. Yolcular için bu durum hem bir çile hem de ironik bir ritüel. Kim bilir, belki de gelecekte bu karmaşık geçişlerin yerini daha basit ve insana saygılı tasarımlar alır. Ama şimdilik, geçişler bizi bir yandan düşündürürken, diğer yandan da metropol yaşamının hızını bir nebze olsun yavaşlatıyor.

(Moskviçmag dergisinden alıntıdır)

22 Nisan 2025 Salı

"Metroyu yolculuk değil, 'zihinsel mola' gibi düşünün"


Kaynak: https://turkrus.com/

 

"Her sabah yüz binlerce Moskovalı gibi siz de Metroya biniyorsanız, o yer altı yolculuğunun sadece işe gitmekten ibaret olmadığını bilmelisiniz." Uzmanlar metroda geçirilen zamanın, dijital karmaşadan kopmak ve zihni yeniden başlatmak için aslında eşsiz bir fırsat olduğunu hatırlatıyor.

N. İzvestiya'ya konuşan psikolog Valentina İerusalimova'ya göre, beynin sürekli bilgi işleme modunda olması – haber akışları, sosyal medya, müzik listeleri, e-kitaplar derken – sinir sistemini tıpkı bir bilgisayar gibi yoruyor. “Kendimize ‘düşüncesiz zaman’ vermediğimizde, karar verememe, gerginlik ve tükenmişlik kaçınılmaz hale geliyor,” diyor uzman.

İerusalimova, “Hiçbir şey yapmadan sadece Metroda oturmak da aktif bir eylemdir,” diyerek bu pasif zihinsel durumu savunuyor. Yolculuk sırasında telefon ekranına değil, düşüncelerinize odaklanmak; bir kararın kıyısına varmak, günün hedeflerini sıralamak ya da sadece etrafı izleyerek farkındalık kazanmak bile zihni sıfırlayabiliyor.

Sağlık uzmanı Natalya Balan ise sürekli haber okumanın farkında olmadan kaygıyı tetiklediğini ve uzun vadede hafıza ile konsantrasyon üzerinde olumsuz etki yarattığını vurguluyor. Bunun yerine küçük ama etkili bir önerisi var: "Gözler için mini bir egzersiz yapın. Yakına ve uzağa bakışı dönüşümlü olarak tekrarlayın. Gözlerinizi sımsıkı kapatıp açın. Bunlar basit ama çok faydalı alışkanlıklar."

Yolculukta zamanınızı daha yaratıcı geçirmek isteyenler için şair Nadyejda Podkolzina’nın önerisi oldukça ilginç: “Favori masalınızın sonunu değiştirin! Olumsuz bir film finaline alternatif yazın. Hatta adaleti siz sağlayın!” Kendi zihinsel senaryonuzun yazarı olmak, yalnızca hayal gücünü değil, duygusal dengenizi de canlandırabilir.

Psikolog Svetlana Podgorodetskaya ise okuyucuları geleceğe dair küçük bir rüya yolculuğuna çıkmaya davet ediyor: “Beş yıl sonra nasıl bir hayat yaşamak istersiniz? Gözlerinizi kapatın ve o sabahı zihninizde yaşayın. Beyniniz gerçek ile hayali ayırt edemez, bu yüzden vücudunuz buna olumlu tepki verecektir.”

Ve belki de tüm bu fikirlerin özeti niteliğinde olan cümle psikolog Yevgeniy Guryev’den geliyor: “Her gün yaptığınız Metro yolculuğu bir rutinden ibaret olmak zorunda değil. Bilinçli olarak yaklaşılırsa, bu zaman dilimi bir kararın, bir fikrin ya da sadece içsel huzurun başlangıç noktası olabilir.”

Kısacası uzmanlara kulak verecek olursanız, bir sonraki sefer Metroya bindiğinizde ekranınıza değil, kendinize dönmeyi deneyin: "Belki de en güzel yolculuk, kendi düşüncelerinizde başlar."

4 Şubat 2025 Salı

Moskova’da Ocak ayında erken bahar ve Metroda ortaya çıkan sörfçüler


Moskova’da bu sene Ocak aylarında pek görülmeyen bir bahar havası yaşanıyor.

Alışıldık kar tepeleri, onların bembeyaz manzaraları yok.

O kadar ki, geçenlerde Metroda bu erken bahardan istifade eden, kolunun altında bir sörf tahtası olan "havalı bir genç adam" görülmüştü.

Herkes erken baharı yaşarken bu yolcu yaz mevsimini tüm hızıyla yaşıyordu.

Kaydı yayınlayan Telegram kanalı "Moskova'daki Ocak baharı sörfçüleri kış uykusundan uyandırdı" esprisini yapıyordu.

Kimdi bu delikanlı?

Belki de bu genç, Metronun denize kadar, hatta doğrudan okyanusa kadar uzatılmasını arzulayan biriydi.

Tatilini henüz planlayamamış olan Moskovalılar ise adeta kıskanıyor:

"Nereye gidiyor?”

"Ben de oraya gitmek istiyorum-off!",

"Ah, ne mutlu ona yaz havasını şimdiden almış bile, işte!"

Peki, ama neden yarı çıplak?

Başka değişik yorumlar da yok değil.

Yorumlardan birinde bu delikanlının Bali'deki tatilinden dönerken bavullarının havaalanında kaybolduğunu, bu yüzden de Moskova’ya kolunun altında sörfü mayoyla geldiğini yazıyor.

Yani, rivayet muhtelif.

26 Aralık 2024 Perşembe

Moskova'da hedef 45 dakikada işte olmak


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Moskova sakinlerinin evden işe gidiş süresinin 45 dakikadan fazla olmaması gerektiğini söyledi. Şu anda bu sürenin ortalama 60 dakika civarında olduğunu ifade eden Sobyanin, ulaşım süresini kısaltmaya yönelik çeşitli projeler üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Belediye Başkanı, Moskova Şehir Duması toplantısında sunduğu verilere dayanarak, 2010 yılında Moskova sakinlerinin yüzde 30’unun metro hizmeti olmayan bölgelerde yaşadığını, trafik sıkışıklıklarının kronik bir sorun olduğunu ve toplu taşıma araçlarının eski olduğunu hatırlattı. Sobyanin günümüzde ise başkentin ulaşım kompleksine yapay zeka teknolojilerinin entegre edildiğini, elektrikli otobüslerin kullanıldığını ve Moskova Nehri üzerinde elektrikli teknelerin hizmete alındığını belirtti.

Belediye başkanının açıkladığı verilere göre, 2011 yılından bu yana şehirde 256 metro istasyonu, Moskova Merkezi Çevre Hattı (MCC) ve Moskova Merkezi Çapraz Demiryolu (MCD) açıldı; 1400 km'den fazla yeni yol inşa edildi ve ana cadde ve yol ağının uzunluğu yüzde 24 oranında artırıldı. 2030 yılına kadar 40’tan fazla yeni metro istasyonu ve 300 km yol daha inşa edilmesi planlanıyor. Önümüzdeki beş yıl içinde Moskova sakinlerinin yüzde 90’ının metro hizmetine erişiminin olacağı tahmin edilmekte.

Sergey Sobyanin, ulaşım sürelerini azaltma hedefinin yanı sıra, yeni ekonomik faaliyet merkezlerinin oluşturulmasının önemine de dikkat çekti. Bu kapsamda, 2024 yılı itibarıyla Moskova’da 900 binden fazla yeni iş yeri ve 50 milyon metrekareden fazla konut, ticari ve üretim alanı inşa edildiğini vurguladı.


16 Mayıs 2024 Perşembe

Moskova Yazıları | Bir sonraki istasyon: Sosyalist gerçekçilik

 

 

Kavel Alpaslan

 

Kaynak: https://www.gazeteduvar.com.tr/

 

Böyle depresif, dejenere bir dünyada birinin ötekine benzemediği renkli, alt metni derin Moskova Metrosu tasarımları; tek desturu kâr hırsı olan günümüzün, monoton ve gri şehircilik anlayışına kılıç çekiyor. Gündelik hayatın nasıl tam içine engin bir ufkun sığabileceğini hatırlatıyor.

 

Günümüzde güzel bir kenti tescillemenin ölçütü, baş döndürücü bir fotoğraf karesidir. İstanbul, Paris ya da Venedik gibi ‘fotojenik’ kentler, pidecilerin duvarlarını süsler. Ya da bir şehrin ‘şahin tepesine’ çıkıp çektiğimiz fotoğrafları arkadaşlarımıza gösteririz ve “Bak,” deriz “ne de güzel bir şehir burası”. Oysa güzellik çoğu zaman kusursuz bir kadrajın ötesindedir.

Moskova, kesinlikle bu şehirlerden biri. Bir meydan, bir katedral, nehir kenarından çekilmiş bir saray panoraması şüphesiz bize alışıldık bir ‘güzellik’ tablosu çizer. Fakat Moskova tablosunda tüylerimizi diken diken eden güzellikler, en beklenmedik yerlerinde kendisini gösteriyor.

Kütüphaneler, metro istasyonları, mezarlıklar, yerin hep metrelerce altında bulunan lokantalar… Bunlar, popüler tatil destinasyonları lunaparkında ‘gezdiğini’ zanneden bir turist için pek de albenisi olan yerler değil. Ancak alelade bir şehrin gezi rehberine asla girmeyecek yerler, burada şehrin kalbini bize işaret ediyor: Güzelliğini gözlerden uzak muhafaza etmeyi başaran Moskova’yı anlamak için, onu kendi ritmiyle gezmemiz gerekiyor.

Rotamızın ilk durağı, metro durakları. Moskova’ya geldiğinizde bir gününüzü sadece metro duraklarını gezmeye ayırın desek yeridir. Dünyanın en büyük metro hatlarından birine sahip olan Moskova’da toplam 300 durak bulunuyor. Fakat Moskova Metrosu’nu ilginç kılan, nicel büyüklüğü ya da ‘en’leri değil; ayrıntılı tasarımı. Sovyetler Birliği’nin 1930’larda kullanıma açtığı metronun her bir durağı bambaşka bir kompozisyona sahip.

 

BİR ANIT OLARAK METRO DURAĞI

Her şey metronun ‘dışında’ başlıyor. Özellikle eski metro hatlarına, yer üzerindeki gösterişli yapılardan giriliyor. Kimisi neoklasik, kimisi konstrüktivist, kimisi gotik, kimisi klasik izler taşıyan bu girişler, Moskova Metrosunun bize sunacağı renkli maceranın sanki bir fragmanı gibi.

İçeri girer girmez alışılmışın dışında bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Örneğin kentin biraz dışında kalan Partizanskaya Durağı’ndaki merdivenlerin başında gösterişli bir Partizan anıtı ile burun buruna geliyorsunuz. Durağın adından da anlaşıldığı üzere burası Nazilere karşı savaşan partizanlar anısına inşa edilmiş. Kimi yolcular bu anıtın altına çiçek bıraktıktan sonra peron katına iniyorlar.

Aşağıda bir tarafta 18 yaşındayken kurşuna dizilen genç komünist Zoya Kosmodemyanskaya’nın heykeli bulunuyor. Diğer yakada ise Nazilere mihmandarlık yaparken onları tuzağa sürükleyen ve böylece canından olan 83 yaşındaki köylü Matvey Kuzmin’in heykeli bizi karşılıyor.

Sütunların üzerinde ise, orak tutan bir kadın ile çekiç tutan bir erkek figürünün arasında partizanlar selamlanıyor.

 

DEVRİMİN DÜNDEN GELECEĞE SEYRİ

Sırada belki en ünlü metro durağı olarak görebileceğimiz Ploshchad Revolyutsii yani Devrim Meydanı var. Yine görkemli sütunların içerisinden girerek merdivenlere ulaştığınız durağın girişinde önce Lenin’in mozaik portresiyle karşılaşıyoruz. Fakat asıl sürpriz peron katında. Kırmızı mermerden kemerlerin altında toplam 76 bronz heykel bulunuyor.

Merdiven inip peronun sonuna doğru yürüdüğünüzdeyse kronolojik bir anlatının içerisine giriyorsunuz. Öyle ki ismini Ekim Devrimi’nden alan bu istasyonda, devrim öncesi Rusya’sından o günün Sovyetlerine doğru bir geçiş yapıyorsunuz. Finalde ‘geleceğin Sovyetlerine’ ait figürlerle bu gotik yolculuğun sonuna geliyorsunuz. Her kemerde iki farklı figür bulunuyor. Aynı figürler sütunun diğer köşelerinde tekrar ediyor.

Kronolojiyi daha açık bir şekilde anlatmak gerekirse heykelleri sırasıyla tanıtabiliriz: İşçi ve asker devrimciler, çiftçiler ve denizciler, kadın pilot, köpekli bir keşif askeri (ki en ünlü heykel budur) ve kadın keskin nişancı, erkek ve kadın çiftçiler, erkek ve kadın öğrenciler, erkek futbolcu ve kadın atlet, mayolarını giymiş anne ve baba, çocuklar.  

 

METRO ‘ANKSİYETESİNE’ ALTERNATİF BULMA ÇABASI

Şehrin kalbinde yer alan bu metro, 1938 yılında kullanıma açılır. Mimarı ise Moskova metrosunda büyük izler bırakan Alexey Duşkin’dir. Duşkin’in mimarisindeki kilit nokta ise ‘metro anksiyetesiyle’ mücadeledir. Çünkü 1930’larde, henüz metro toplum hayatında son derece yeni bir ulaşım aracıdır. Trenlerin yer altından gidiyor oluşu da haliyle çoğu kişide insani bir ‘kaygıya’ neden olur.

Şöyle bir düşünecek olursak, toprak üstünde yaşamaya alışmış biz insanlar için yer altında olmanın ilk bakışta çekince uyandırması kadar anlaşılabilir bir şey olamaz. Hatta bırakalım 1930’ları ve çağımızı ele alalım. Örneğin, on yıllardır İstanbul’da metro olmasına karşın suyun altından giden Marmaray ilk açıldığında kimileri denizin altından gitme fikrine tedirginlikle yaklaşmıştı ve insanların alışması zaman almıştı. Başlı başına metronun toplum hayatında yeni bir şey olduğu zaman uyanacak hisleri siz düşünün!

İşte bu yüzden Duşkin’in mimariye kattığı bazı yeniliklere rastlıyoruz. 1930’larda mimarlar kemerli kolonları daha ‘ince’ göstermenin insanlardaki kaygıyı azaltacağını düşünür. Duşkin ise bu kemerli kolonların köşelerine koyduğu heykellerle aynı algının sağlanabileceğini savunur, nitekim Ploshchad Revolyutsii’de bunun örneğini verir.

 

YERALTINDAN GÖKYÜZÜNE AÇILAN PENCERELER

Duşkin’in bir diğer ünlü metro durağı tasarımı olan Mayakovskaya Durağı’nda da benzeri bir anksiyete azaltma kaygısına rastlıyoruz. Ancak bu sefer sadece biçimsel olarak değil aynı zamanda ‘içerikte’ de bir ferahlık arzusunu görüyoruz.

Öncelikle bu durak adını fütürizmin öncü isimlerinden şair ve sanatçı Vladimir Mayakovski’den alıyor. Şairin şiirlerinden dizeleri metro istasyonunun girişinde tavanda bulunuyor. Ancak Mayakovski’nin şiirlerinde kullandığı ‘çelik’ gibi imgelere de dolaylı olarak rastlamak mümkün. Burada kemerlerde paslanmaz çelik dikkatimizi çekiyor. Nitekim Moskova Metrosu’nun ‘neoklasik’ mimarisi burada yine Mayakovski’nin kendisiyle uyumlu şekilde avangart bir dokunuş kazanıyor.

Peronların arasında 33 görünür kubbeler ise bize hem Mayakovski’nin sanatını hem de ferahlık hissini düşündürüyor. Kubbenin tam orta yerinde Sovyet ressam Alexander Deineka’nın ‘Sovyet Gökyüzünde Bir Gün’ isimli mozaik eserleri yerleştirilmiş. Bu eserler Mayakovski’nin de işlediği temalardan esinlenirken aynı zamanda insana kubbenin üzerinde toprak değil de bir gökyüzü olduğu hissini veriyor.

Uçaklar, fabrikalar, paraşütler, ağaçlar, dalgıçlar, biçerdöverler, çiçekler, elektrik telleri, top oynayan çocuklar… Tüm tablolar bakanın kendini yere uzanmış hissettiği bir perspektifle işlenmiş. Dolayısıyla kubbe adeta yeryüzüne açılan bir cammış gibi hissediyorsunuz.

İşin daha da ilginci Naziler Moskova’ya yaklaştığında bu durağın en önemli sığınaklardan biri oluşudur. Şüphesiz o günlerde kubbelerin pek çoğunda yer alan uçaklar, Moskovalıların içerisine daha farklı duygular serpmiştir.

 

GELENEKSELİN YENİLİKÇİLİĞİ

Böylece yine taşıdığı isimle kazandığı konsept ile bize uyumlu oyunlar oynayan Mayakovskaya’dan ayrılıp başka duraklara durağa geçiyoruz. Yeri gelmişken söylemeden geçmeyelim: Metrolar dakikada bir geldiği için metro durağını treni beklerken incelemek her zaman mümkün olmuyor. O nedenle birkaç seferi kaçırmayı göze alarak peronları geziyoruz.

Her ne kadar her metro durağı birbirinden farklı olsa da Moskova Metrosu’nun estetiği dediğimizde herkesin aklına gelen bir ‘gelenek’ bulabiliriz. Bu da geleneksel Rus mimarisinin şiddetli bir şekilde hissedildiği bazı duraklarda karşımıza çıkıyor. Bağlamları farklı olsa da devasa avizeler, süslü kolonlar ya da parlak renkli tavanlar bize Moskova’nın toprak üzerindeki merkezinde gördüğümüz geleneksel mimariyi hatırlatıyor. Novoslobodskaya Kiyevskaya yada Komsomolskaya bu tarzdaki istasyonlara örnek olarak sayılabilir.

Ancak ‘geleneksel’ diyorsak yanlış anlaşılmasın, buradaki ‘gelenek’ metrolara ait bir gelenek değil. Kültüre ait bir gelenekselden bahsediyoruz. Kulağa paradoksal gelse de geleneğin böylesi bir şekilde metroya aktarımı ‘yenilikçi’ bile sayılabilir. Zira dünyada eşine rastlamıyoruz.

 

GÜNDELİK HAYATI SIRADIŞI KILMAK

Moskova’da gezilecek, hikayesini kazıdıkça bizi şaşırtacak daha o kadar fazla metro istasyonu var ki bir yazıya sığdırmak imkansız. Turumuzu burada sonlandıralım. Eğer yolunuz Moskova’ya düşerse, sadece rastgele metro istasyonları gezerek bir gününüzü geçirin. İnanın bu gezinizde aklınıza pek çok farklı soru gelecektir.

Örneğin neden bugün benzeri bir özgünlükten uzaktayız? Büyükşehirlerde yaşayanların gün içerisinde kamusal alanda belki en fazla içerisinde bulunduğu mekanlar metro istasyonları. Buna rağmen neden metro istasyonları sermaye tarafından sömürülen monoton yaşamlarımızın, bir o kadar kasvetli yansımaları olarak karşımıza çıkıyor? Bırakın ruhsuzluğu, hiçbir hikayesi olmayan metro istasyonlarının isim hakkı bile satılığa çıkartılabiliyor. 

İşte aradığımız ve bulduğumuz güzellik burada, yerin altında. Hem en çok bulunduğumuz hem de en umursamadığımız mekanda. Böyle bir depresif, dejenere bir dünyada birinin ötekine benzemediği renkli, alt metni derin Moskova Metrosu tasarımları; tek desturu kâr hırsı olan günümüzün, monoton ve gri şehircilik anlayışına kılıç çekiyor. Gündelik hayatın nasıl tam içine engin bir ufkun sığabileceğini hatırlatıyor.

18 Mart 2024 Pazartesi

Moskova Metrosunda yapılan anonslar


Moskova Metrosunu kullananlar yapılan anonslara aşinadır.

Rusça bilmeyenler için kuşkusuz bunlar bir anlam ifade etmezler.

Bilenler de ne denildiğini anlamak için kulak kesilirler. En azından hangi istasyona geldiklerini, bir sonraki istasyonun hangisi olduğunu anlayabilmek için faydalıdır.

Moskova Metrosunun anonslarını Yuliya Romanova-Kutina ve Aleksey Rassaşanskiy, seslendirmişler. Her ikisi de işlerini iyi yapan profesyonel seslendirmeciler.

Metroda vagona ayağınızı attınız, tam kapılar kapanıyorken, Yuliya Romanova’nın tatlı sesinden, örneğin eğer “Teknologiçeskiy İnstitut” yönüne gidiyorsanız şu anonsu duyarsınız:

“Осторо́жно, две́ри закрыва́ются. Сле́дующая ста́нция “Технологи́ческий институ́т”.

“Dikkat, kapılar kapanıyor. Bir sonraki istasyon “Teknologiçeskiy İnstitut” anonsunu duyarsınız.

Benzer anonsu her seferinde bir istasyondan bir sonrakine hareket edilirken duyarsınız.

Сле́дующая ста́нция “…”,

Ve varılırken tekrarlanır:

ста́нция “…”.

Böylece hangi istasyondan hangi istasyona hareket edildiğini, ineceğiniz istasyona gelip gelmediğinizi anlarsınız.

“Для вашей безопасности держитесь за поручни.”

“Güvenliğiniz için korkuluklara tutunun"

Bakın, sakın gülümseyip bu anonsu azımsamayın, yoksa trenin ani bir hareketinde dengenizi kaybedip kendinizi yerde bulabilirsiniz.

“Будьте взаимно вежливы, уступайте места пассажирам с детьми, инвалидам, пожилым людям и беременным женщинам.”

Karşılıklı olarak saygılı olunuz, çocuklu yolculara, engellilere, yaşlılara ve hamile kadınlara yerinizi verin.

Öyle ya saygı göstermek gerekiyor. Pek çok zamane genci saygıda kusur edip yerini vermeye gönüllü değil belki, ama bunlar azınlıkta sanırım.



Başka örnekler şöyle:

“Уважа́емые пассажи́ры. В пери́од ремо́нта эскала́тора на ста́нции “Маяковская” бу́дут ограни́чены вход и вы́ход со ста́нции. Пожа́луйста, по́льзуйтесь назе́мным тра́нспортом и́ли прилега́ющими ста́нциями метро́.”

“Değerli yolcularımız. Mayakovskaya istasyonundaki yürüyen merdivenin onarımı süresince istasyona giriş ve çıkışlar sınırlı olacak. Lütfen kara ulaşımını veya yakındaki metro istasyonlarını kullanın.” 

“Уважа́емые пассажи́ры. В пери́од с 16 по 25 а́вгуста ста́нция “Василео́стровская” бу́дет закры́та на вход и вы́ход в связи́ с ремо́нтными рабо́тами.”

“Değerli yolcularımız. 16 Ağustos'tan 25 Ağustos'a kadar Vasileostrovskaya istasyonu onarım çalışmaları nedeniyle giriş ve çıkışlara kapatılacak.”

“Внима́ние, по́езд сле́дует то́лько до ста́нции “Го́рьковская”.”

“Dikkat, tren sadece Gorkovskaya istasyonuna gitmektedir.”

Bir başka örnek:

“Ста́нция “Примо́рская”, коне́чная. По́езд да́льше не идёт, про́сьба освободи́ть ваго́ны.”

“Primorskaya” İstasyonu hattın son istasyonu. Tren daha ileri gitmiyor, lütfen vagonları boşaltın.”

Demek ki tren “Primorskaya” İstasyonuna kadar gidiyormuş, daha sonraki istasyonlara gitmek isteyenlerin inip bir sonraki treni beklemeleri gerekiyor. 

Ve inilecek istasyona varılırken yapılan bir uyarı anonsu:

“Уважа́емые пассажи́ры, при вы́ходе из по́езда не забыва́йте свои́ ве́щи.”

“Değerli yolcularımız trenden inerken eşyalarınızı unutmayınız.”

Öyle ya unutkanlık pek çoğumuzun derdi.

и берегите себя.

ve kendinize iyi bakın.