Moskova

Moskova
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2024 Çarşamba

Kedi ve Ölüm


M. Hakkı Yazıcı

mhyazici@yandex.ru

 

 

“Ah, benim minik kedim, gözleri gözlerime benzeyen kış kedim!”

 

“Kedi ve Ölüm” Erhan Bener’in severek okuduğum bir romanının adı. Konuyla bir ilgisi yok, ama haberi okurken, düşünürken birden o aklıma geldi.

***

Bizim ofis konuşmalarına aşinasınız.

İrina, sabah, daha içeri girer girmez “Gördünüz mü vicdansız kadının zavallı kediye yaptığını?” diye bağırıp, arkasından hıçkırarak ağlamaya başladı.

Neden bahsettiğini anlayamamıştım.

Meğer bütün Rusya’yı meşgul eden, sosyal medyayı çalkalayan bir olay olmuş.

Ukrayna sorunu, Davos Toplantısı, Gazze’deki insanlık dışı katliam, iktisadi problemler,.. Bunlar tabii ki önemli konular. Bu olayın haber değerinin onları aşması mümkün değil kuşkusuz. Ama bu da kamuoyunu meşgul eden haberlerden biriydi.

Sahibiyle birlikte seyahat eden bir kedi görevli kondüktör kadın tarafından trenden atılmıştı.

Rusya’yı meşgul eden bu konu İrina tarafından bizim ofise de taşınmıştı.

Yulia da İrina’yı teyit eder bir tonda “Vicdansız kadın, n’olacak!” bağırdı.

İgor, “Durun bir dakika yahu! Önce işin aslını, faslını bir anlayalım,” diye müdahale etti.

Aramızda bir tartışma başladı. Neler konuştuğumuzu aktaracağım.

Yaşananlar ilginçti. Ben bundan bir yazı çıkarmalıyım diye planlar yaparken turkrus.com’un çoktan haber yaptığını gördüm.

https://turkrus.com/2884631--30da-trenden-atildi-5-bin-kisi-aradi-kedi-tviksin-aci-sonu-xh.aspx

Mutlu oldum. Turkrus.com haberi atlamamıştı. Helal olsun dedim içimden.

Sonra Rusça kaynaklara da baktım. Gerçekten ilginçti.

Zalim bir kondüktörün onu trenden attığı yazılıyordu.

Rusya’nın Yekaterinburg şehrinden St. Petersburg’a giden trende yaşanan ihmaller zinciri bir kedinin ölmesine neden olunca kamuoyunda büyük tepki ortaya çıkmıştı.

Medyaya yansıyan haberlere göre olay, 11 Ocak gecesi Kirov şehrinde, "Yekaterinburg - St. Petersburg" treninin istasyonunda meydana gelmişti.

Haber yayılmıştı...

Herkes Tviks isimli kedinin başına gelenleri tartışıyordu. 

Hayal etmesi bile ürkütücü…

Herkes, son hızla giden bir treni, kar yığınlarının ve donun kapladığı tren yolunun çakıl taşlı zeminini, sert bir tipiyi, uğultulu bir rüzgarı düşünerek “zavallı kedicik!” diye feryat ediyordu.

Üstelik kedi, küçük bir ev kedisi idi. Bir sokak kedisi kadar kötü koşullarda yaşamaya alışmış olması mümkün değildi.

***

Rusların hayvan sevgisi üzerine çok yazmıştım. Biliyorsunuz.

Bu yüzden kamuoyundaki hassasiyeti kolay anlıyoruz.

“Hayvan sevmeyen insan da sevmez” veya “İnsan sevmeyen hayvan da sevmez” diyebiliriz.

***

Yekaterinburg’daki bir veterinerde ameliyat geçiren Tviks adlı bu kedi, o gece özel kafesinde sahibiyle birlikte St. Petersburg’a dönüyordu.

Tviks, beleşçi, kaçak bir yolcu değildi. Onun için de ayrı bir bilet satın alınmış, belgeler düzenlenmişti. Sahibi ile birlikte 13 numaralı vagonda seyahat ediyordu.

Muhtemelen sahibinin uyuyakaldığı bir sırada, artık nasıl olduysa, kedi kafesinden çıkarak koridora kaçmıştı.

O sırada vagonları kontrol etmekte olan kondüktör, kediyi fark etmişti. Sahipsiz olduğunu düşünmüş olmalıydı. Belki de bir önceki istasyonda platformdan vagona girdiği sonucuna varmıştı.

Tviks’i yakalayıp bir sonraki istasyonda, dışarıda havanın çok soğuk, eksi 30 derece olduğunu bilmesine rağmen dışarı atmıştı.

Sonradan yapılan soruşturma sırasında Kirov istasyonu çalışanları CCTV kameralarından gelen kayıtlara bakmışlar ve kedinin kondüktör tarafından dışarı atıldığını görmüşlerdi. 

Atılma mı, fırlatılma mı, yoksa bırakılma mı demek lazım?

Aslında kediler için üç adımlık bir yükseklikten bırakılmak genellikle travmatik bir duruma neden olmaz. (Kayıtlar kondüktörün hayvanı sert bir düşüş olmaması için daha önce bir iki saniye boyunca elinde tuttuğunu açıkça gösteriyor) Bu duruma "dışarı atmak veya fırlatmak" dememek gerekir sanırım.

Devamında neden sonra uyanarak kedisini göremeyen sahibi köşe bucak aramaya başlamış. Ancak çabaları sonuç vermemişti.  

Durumu öğrenince de öfke seline kapılmıştı.

Evcil hayvanın sahibi, REN TV'ye verdiği röportajda, trenden atılan Tviks’in biletle seyahat ettiğini ve kondüktörlerin hayvanın bir yolcuyla birlikte seyahat ettiğini bildiğini söylemiş.

Serkan, “Kondüktör kadın, kedinin sahibine mi, yoksa kediye mi gıcık olmuş?” diye soruyor.

İrina, “Nerden bileyim” anlamında omuzunu silkiyor.

İgor, internetteki tartışmalara göz gezdirdikten sonra, “Kondüktör kadın girişte bir kedi olduğunu görmüş. Belki de aklına ilk gelen, muhtemelen fare kovalayan veya çevredeki kafelerde, restoranlarda yiyecek arayan yerel bir istasyon müdavimi olduğu idi. Hatta yakındaki evlerden birinin kedisi bile olabilirdi… Ve bu yüzden de kediyi dışarı bıraktı,” dedi.

Aramalar ancak ertesi gün başlamıştı. 

Sosyal medyada örgütlenen gönüllüler bölgeyi taramaya başlamışlardı. Sahipleri kedinin bulunması için para ödülü sözü vermişlerdi.

İgor, “Fakat kedinin sahibinde de bir tuhaflık var,” diyor, “Kedisine niye Tviks adını koymuş? Popüler, güzel, bir sürü kedi ismi var.”

Serkan, “Böyle buna benzer bir çikolatalı kraker markası var. Belki adam bu krakerin müptelasıydı ondan,” diye araya giriyor.

İgor, “Şokolatnıy batonçik,” deyip gülüyor.

Yulia, “Örneğin İrina’nın kedisinin adı Barsik,” diyor.

Barsik, Rusya’da en popüler, geleneksel kedi isimlerinden. Ruslar gerçi kedilerine değişik isimler koymayı seviyorlar, ama bazıları da bu tür geleneksel isimleri tercih ediyor.

İgor:

“Ben olsam kedime eski bir kahraman kedinin ismini, Sluhaç ismini verirdim mesela. Leningrad'da yaşayan bu kedi, düşman hava saldırılarını şöyle haber veriyordu: tüyleri diken diken oluyor, acı acı çığlıklar atıyordu. Sluhaç adlı bu kedinin tahminleri hep doğru çıkardı ve zaman olarak Sovyet radarların uyarılarından çok önce gelirdi. Devlet himayesi altına alınan kediye bir de madalya verilmişti.”

Devam ediyor:

“Mourka da olabilirdi mesela. İkinci Dünya Savaşı’nda Stalingrad savunması çok can ve mal kaybına neden olmuştu. Alman kuvvetleri 199 gün boyunca bu Sovyet şehrinin kontrolünü Kızıl Ordu’dan almaya çalıştı. Naziler sonunda geri püskürtüldü. Şehir sokaklarında cereyan eden korkunç çatışmalarda, insanların başını çıkarması intihar anlamına geliyordu. Bu koşullarda karargâha bilgi göndermek işi bir sokak kedisi olan “Mourka”ya düştü. Boynuna bağlanan notları kimse farkına varmadan götürüp getiriyordu. Bu kedi nasıl sevilmez?!..”

***

Sosyal medyadaki mesajlaşmaların bazen ne kadar şirazesinden çıktığını biliyorsunuz.

Tartışmalar büyümüştü. Herkes kendisine göre olayı yorumluyor, fikir yürütüyordu.

Kondüktörünün görevden alınmasını talep eden bir dilekçeyi 71 binden fazla kişi imzalamıştı.

İgor:

“İyi de, bir diğer soru; sahibi neden kendisi dışında herkesi suçluyor ve bu konuyu en yukarılara kadar götürmekle tehdit ediyor?”

Yulia.

“Evet, ama belki konunun tarafı olan herkes suçlu. Ancak sadece -30 derecede kediyi ensesinden tutup dışarı fırlatan kişi değil, öyle mi?”

İrina:

“Kedinin sahibi, kondüktör hakkında ceza davası açacakmış,” diyor.

Serkan:

“Ne biçim iş? Herkes kediyi ve kondüktörü, kedinin nasıl kafesten kaçtığını konuşuyor, kedinin sahibinin nerede olduğunu konuşmuyor. Neden kimse sahibi hakkında konuşmuyor? Belli ki çok dikkati ve sorumlu değildi. Muhtemelen içip, sızmış, uyumuştu. Ve şimdi manevi zarar için tazminat mı almak istiyor? Sahibini de sorgulamak gerek. Genellikle hayvanları seven insanlar seyahat ederken onları yalnız bırakmazlar.”

Kamuoyu, idareyi, kadın kondüktörü ve kedinin sahibini suçlu bulanlar arasında ikiye bölünmüştü.

Gördüğünüz gibi biz de kendimizi konuya kaptırmış, hararetle konuşuyoruz.

Devlet Duması milletvekili Valery Seleznev de “Her normal insan gibi ben de kedi Tviks için çok üzülüyorum, ancak bu hikayede pek çok anlaşılmaz şey var,” demiş.

Rusya Demiryolları yönetimi, kural değişikliği yapıldığına dair açıklamayla ortalığı yatıştırmaya çalışmıştı. Kedinin ailesinden özür dilenmiş. Ayrıca dahili soruşturmanın bir sonucu olarak, "düzenleyici belgelerde bazı eksikliklerin yanı sıra çalışanların ve yolcuların sorumsuz davranışları tespit edildi ve bu da sonuçta hayvanla ilgili trajik bir olaya yol açtı," diye açıklama yapılmıştı.

***

İgor, bir ara dışarı çıkıp geldiği için konuşmaların tamamına katılamamıştı. Hikayenin sonunu merak ediyordu.

İrina, gözleri yaşlı, “Günlerce süren aramaların sonunda kedicik büyük bir ihtimalle sokak köpeklerinin saldırısında ağır yara alıp ölmüş olarak bulunmuş,” dedi.

Yüzlerce gönüllü kediyi aramak için seferber olmuştu. Gönüllüler Tviks'i arıyorlardı, ancak 20 Ocak sabahı onun öldüğü öğrenilmişti. Kediciğin cansız bedeni Kirov istasyonundan sekiz kilometre uzaklıktaki demiryolu hattının yakınında bulunmuştu.

Sessizleştik.

Sözün bittiği yerdeydik.

5 Kasım 2021 Cuma

Rusya'da yılın kelimesi Sputnik


Kaynak: https://turkrus.com/

  

Rus Dili Enstitüsü, Sputnik kelimesinin eskiye nazaran 10 kat daha fazla kullanılmaya başlandığını açıkladı. Enstitü, kelimenin en çok aşılama ve Rus aşısının ülke dışında tanınması bağlamlarında kullanıldığına dikkat çekti. Kelime Rusçada esasen "yol arkadaşı, yoldaş" anlamına geliyor. 

Bu yıl en çok kullanılan ikinci kelime ise Afganistan oldu. Taliban'ın ülke yönetimini yeniden ele geçirmesinden sonra kelimenin kullanılma sıklığı 6,5 kat artış gösterdi.

Üçüncü sırada Severnıy Potok (Kuzey Akım) ifadesi var. Rusya'nın Avrupa'ya doğal gaz taşıyan yeni boru hattı bu ismi taşıyor.

2021'de en çok başvurulan diğer kelimeler şöyle:

Pepepis (nüfus sayımı)

QR-kod (kare kod)

Antiprivivoçnik (aşı karşıtı)

Antivakser (aşı karşıtı)

Vıborı (seçimler)

Neraboçiy (tatil günü)

Smertnost (ölüm oranı).

10 Nisan 2020 Cuma

Putin neden koronavirüsla mücadeleyi iki Türk kavmiyle savaşla kıyasladı?







Başkan Putin'in, Rusya’nın koronavirüsle olan savaşı da kazanacağını ve zorlukların üstesinden geleceğini söylediği son konuşmasında verdiği bir örnek dikkati çekti. Rus lider, “Her şey geçer, bu da geçecek. Bizim ülkemiz ciddi sınavlardan pek çok kez geçti: Peçenekler de işkence etti, Kumanlar da. Rusya hepsiyle baş etti. Koronavirüs belasını da yeneriz. Birlikte her şeyin üstesinden geliriz” dedi.

Putin'in bu örneği, sosyal medyada çoğu esprili mesajlardan oluşan yankılara neden oldu. Rosbalt.ru, "Putin'in konuşmasından sonra tekrar Peçenekler ve Kumanlara saldırdılar" diye başlık attı.  Rus lider tam 10 yıl önce de benzer bir konuşmada aynı örneği vermişti.
 
Putin’in konuşmasında örnek verdiği Peçenekler 10. yüzyılda, Kumanlar da 11. yüzyılda hüküm sürmüş ve Ruslara büyük sıkıntı yaratmış iki Türk kavmi. 

Peçenekler hakkında Vikipedia ve diğer internet kaynaklarından özet bilgi:

889-893 yıllarında, Don ırmağından Dinyeper ırmağının batısına kadar uzanan sahaya hakim olan Peçenekler, 968 yılında Kiev'i kuşattılar ve Knyaz (Prens) Svyatoslav'ı mağlup ederek öldürdüler. Rusların Karadeniz'e inmelerine engel oldular.  11. yüzyılın başlarında Peçenekler, Dinyester Irmağı boyuna indiler. Bu durum onların Don bölgesindeki hakimiyetlerinin azalmasına sebep oldu. Bundan istifade eden Ruslar, Peçeneklere 1036 yılında ağır bir darbe vurdular. Bu tarihten sonra Peçenekler Tuna boylarına geldiler ve Tuna nehri Peçenekler ile Bizans arasında sınır oldu. Peçenekler, Orta Asya'dan Avrupa'ya göç ederek tarihte etkin olmuş; ama devlet kuramamış Türk halklarından birisidir. Daha sonra çoğunluğunun Hristiyanlığı kabul ettiği ve Avrupa halkları arasında eriyerek yok oldukları ileri sürülür. Divânu Lügati'l-Türk'te Peçenekler, Oğuz - Üçok Boylarından oldukları ifade edilir. Bizans devrinde Anadolu'ya göç etmelerinden dolayı "Rum yakınında oturan Türklerden bir bölük"[2] şeklinde tasvir edilerek Peçeneklerin Bizans ile yakınlığı dile getirilmiştir. 1071 yılındaki Malazgirt Meydan Muharebesinde Büyük Selçuklu Devletine karşı Bizansın tarafında yer almışlardır. Sonradan Büyük Selçuklu tarafına geçen Peçenekler, Büyük Selçukluların bu savaşı kazanmalarında önemli rol oynamışlardır. 

"Knyaz Svyatoslav Kumanlarla Yaptığı Savaştan Sonra" tablosu. Ressam: Viktor Vasnyetsov. Müze: Tretyakovski

Kumanlar

Kumanlar, 11. yüzyıl ile 14. yüzyıl arasında Doğu Avrupa’da yaşamış bir Türk halkı. Tarihte Kıpçaklar ile aynı birlik içinde bulunmuş, bu yüzden de zamanla Kıpçaklar ile birlikte anılmışlardır. Rusların “Polovets” dedikleri Kumanlar, Karadeniz'in kuzeyinde yaşamış, Ruslara karşı üstün savaşlar vermiş,  zamanla Hristiyanlığı benimseyerek Avrupa içlerinde asimile olmuşlardır.

24 Mart 2020 Salı

Koronavirüs günlerinde İosif Brodski'nin unutulmaz şiiri: "Odadan çıkma sakın!.."




Mustafa Kemal Yılmaz




Bir çevirmen arkadaşın şöyle bir sözü aklımda kalmış: İyi şiir doğru zamanda hatırlanan şiirdir. 

Rusça konuşulan coğrafyalarda şu sıralar (ironiyle de olsa) en sık hatırlanan şiirin İosif Brodski’nin Odadan çıkma sakın‘ı olduğu söylenebilir. Ben de Dünya Şiir Günü’nü (21 Mart) bu şiirin çevirisiyle kutlamak istedim. 

İki küçük not: Şıpka ve Güneş sigara markası. Evden kasıt, komünal apartmanda küçük bir oda.



Odadan çıkma sakın, kulak kesil sesime.
Şıpka içen adamın, Güneş falan nesine.
Her şey boş dışarda, saadetin sesi yok mu hele.
Gideceksen de yalnız helaya, sonra doğru eve.

Odadan çıkma sakın, taksi çağırma ordan.
Çünkü mekan dediğin ibaret bir koridordan,
sonunda da bir sayaç. Gelirse sevgilin şen şakrak,
daha montunu çıkarmadan kapat yüzüne şakkadak.

Odadan çıkma sakın, farzet soğuk aldın bir anda.
Daha enteresan ne var iskemle ve duvardan cihanda?
Neyin nesi akşam döneceğin yerden çıkma çabası,
değişeceğin yok nasılsa, tek parça dönmemek de cabası.

Odadan çıkma. Burada göster marifetini bossa novada.
Çıplak sırtına bir palto, ayağına da pabuç, bir elin havada.
Lahana kokusu karışıyor girişte kokusuna kayak cilasının.
Yazacağını yazdın zaten; gereği yok bir harf bile fazlasının.

Odadan çıkma sakın. Varsın yalnız oda bilsin,
bugün yakışıklı mı, yoksa hırpani misin.
“İncognito ergo sum” demesi gibi kabuğa çekirdeğin.
Çıkma sakın! Dışarısı, belli ki, hayalindeki şehir değil.

Aptallık etme! Başkası edebilir, olunmaz mani.
Ama sen çıkma sakın! Eşyaya bırak işleri yani,
duvar kağıdına saklan. Kapıya bir dolap daya,
dur desin virüse, aşka, zamana, bir de uzaya.


Şiirin orijinali:

Не выходи из комнаты, не совершай ошибку.
Зачем тебе Солнце, если ты куришь Шипку?
За дверью бессмысленно все, особенно — возглас счастья.
Только в уборную — и сразу же возвращайся.

О, не выходи из комнаты, не вызывай мотора.
Потому что пространство сделано из коридора
и кончается счетчиком. А если войдет живая
милка, пасть разевая, выгони не раздевая.

Не выходи из комнаты; считай, что тебя продуло.
Что интересней на свете стены и стула?
Зачем выходить оттуда, куда вернешься вечером
таким же, каким ты был, тем более — изувеченным?

О, не выходи из комнаты. Танцуй, поймав, боссанову
в пальто на голое тело, в туфлях на босу ногу.
В прихожей пахнет капустой и мазью лыжной.
Ты написал много букв; еще одна будет лишней.

Не выходи из комнаты. О, пускай только комната
догадывается, как ты выглядишь. И вообще инкогнито
эрго сум, как заметила форме в сердцах субстанция.
Не выходи из комнаты! На улице, чай, не Франция.

Не будь дураком! Будь тем, чем другие не были.
Не выходи из комнаты! То есть дай волю мебели,
слейся лицом с обоями. Запрись и забаррикадируйся
шкафом от хроноса, космоса, эроса, расы, вируса.

***
İosif Brodski ya da ABD'deki adıyla Joseph Brodsky kimdir?

Vikipedia'daki portresi:

Josef Brodski (d. 24 Mayıs 1940, Leningrad (günümüz Sankt-Peterburg - ö. 28 Ocak 1996, New York), Rus asıllı Amerikalı şair.

1940 yılında doğan Brodsky yazmaya henüz 18 yaşında başlamıştır. 1964 yılı Mart ayında Arkhangelsk'e çalışmaları anti-Sovyet bulunduğu için 5 yıllığına sürgüne gönderilmiştir ancak kasım 1965 yılına kadar burada kalmıştır. 1972 yılında sınır dışı edilip, kısa bir süre Viyana ve Londra'da kaldıktan sonra ABD'ye yerleşmiş ve 1977 yılında Amerikan vatandaşı olmuştur. 1987 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır. 1996 yılında 55 yaşında ölmüştür.

Brodsky günümüz St. Petersburg şehrinde dünyaya gelmiştir. Annesi çevirmenlik babası ise Sovyet donanmasında fotografçılık yapmaktaydı. Leningrad kuşatması Brodsky çocukken meydana gelmiş, kuşatmanın zorlu koşullarından kaynaklı ileriki yaşlarında çeşitli şağlık problemleri çekmiştir. 15 yaşında okulu bırakmış ve denizaltı akademisine girmeye çalışmış fakat başarısız olmuştur. Bu başarısız denemesinden sonra hekim olmaya karar vermiş bir süre bir morgta ve çeşitli görevlerle bir hastanede çalışmıştır. Eş zamanlı kendini eğitmeye başlamış, İngilizce ve Lehçe öğrenmiştir. Şiirlerine olan ilgisinden dolayı daha sonra arkadaş olacağı Czesław Miłosz'un şiirlerini çevirmiş, yine aynı dönemde klasik felsefe, din, mitoloji ve anglo-amerikan şiirine ilgi göstermiştir. 1960'ların başlarında Sovyet karşıtı Leningradlı nostaljik yazarlar bir altkültür oluşturmuşlardı. Brodsky de bu düşünsel gruplara katılmıştır.[3] Daha sonra Brodsky hakkında sovyetler birliği karşıtı olduğuna dair Leningrad gazetelerinde suçlayıcı yazılar yazılmıştır. Sonrasında 1963 yılında aynı şuçlamayala hakkında mahkeme açılmıştır.

Sürgün edilmesi
 
1963 yılında Brodsky 23 yaşındayken hakkında açılan dava özellikle gazeteci ve insan hakları savunucusu Frida Vigdorova'nın çabaları sayesinde Batı'da büyük yankı uyandırmıştır. Brodsky'yi desteklemek amacıyla Rusya'da ve Batı'da kampanyalar düzenlenmiştir. Dönemin yazarları tarafından Brodsky hakkında açılan bu dava kişi ve devlet arasındaki mücadele olarak yorumlanmıştır. Leningrad mahkemesinin Brodsky hakkında Vatan haini olarak değil fakat Parazit (topluma katkı sağlamayan, elinden geldiği halde iş sahibi olmayan) olarak hüküm vermesiyle sonuçlanan süreç sonunda Brodsky 5 yıl süreyle ağır çalışma kampına sürülmüştür. Sürgüne gönderilmesinin öncesinde çeşitli Leningrad gazete ve dergilerine yazılar yazmakta, serbest yazar olarak çalışmaktaydı. Buna rağmen mahkemenin hakkında Parazit olarak hüküm vermesi çalışmamasından değil yazarlar sendikasından bağımsız olarak çalışmasına dolayısıyla atanmamış olmasına yorulmuştur.[5] 1965 yılında 5 yıl olarak verilen cezanın 18 ayını tamamladıktan sonra Leningrad'a dönmesine izin verilmiştir.

Amerika'ya Yerleşmesi ve Sonrası
 
1972 yılında Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edilmiştir. Bir süre sonra ABD'ye yerleşmiştir. Önce Michigan Üniversitesi'nde daha sonra New York'ta çeşitli üniversitelerde çalışmıştır. 1977 yılında ABD vatandaşı olmuştur. Aynı dönemde şiirleri, yazıları, ve eleştirileri New Yorker ve New York Book Reviews başta olmak üzere çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmıştır. 1981 yılında MacArthur Ödülü, 1986 yılında Oxford Üniversitesi'nden onursal doktora ve 1987 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almıştır.

17 Haziran 2018 Pazar

Kupaya gelen turistler için rehber hazırlandı: Rusya’da hayatta kalabilmek için 7 öneri






"Dünya genelinde yaklaşık bir milyon kişinin Dünya Kupası’nı izlemek için Rusya’ya gideceği tahmin ediliyor. Eğer siz de onlardan biriyseniz işte size 7 maddelik bir Rusya'da turist olma rehberi." 

Deutsche Welle, Alman taraftarlar için şu bilgileri derledi, uyarıları yaptı:

1.Sağdan gelenin değil, gücü yetenin önceliği

Moskova’nın trafik kuralları basit. Gücü gücü yetene şeklinde özetlenebilir. Güçlüleri motor gücü yüksek, pahalı ve bazen de mavi siren lambalı otomobillerle yol kapatanlardan oluşturuyor. Onlar yayaya ve bisikletliye şans tanınmaz. Trafik ışıkları ve yaya geçitleri ise en azından teorik olarak varlığı kabul edilen trafik kurallarını hatırlatmaya yarıyor. Trafik kurallarına bir zamanlar Marksizm’in kurallarına olduğu gibi ‘duruma göre’ uyulur. Moskova’nın 10 şeritli bulvarları hayranlık uyandırıcı. Ancak Moskova’ya yeri bol havadar kent havası kazandıran bu bulvarlarda dört tekerlekli "füzeler" genellikle tam gaz gider. Bu nedenle yaya her zaman gözü ve kulağı açık olmak zorunda. Karşıdan karşıya geçmek için yapılabilecek tek şey alt geçitleri kullanmak. Yolu birkaç yüz metre uzatsa da hayatta kalmanızı sağlar.

2.Metroda konuşma

Rusya'da direksiyondayken maçoluğu kimseye kaptırmayan erkekler metroda centilmen kesilebilir. Yaşlı bir kadın bindiğinde hemen kalkıp yer verirler. Öte yandan Ruslar Moskova metrosunda sohbet etmek için boşuna zahmet harcayan birinin, yabancı olduğunu hemen anlar. Ancak metro çok gürültülü olduğundan sesinizi duyurmak ise aslında pek mümkün değildir. Vagonlarda kablosuz internet bağlantısı olduğundan Rus yolcular da gözlerini çoğunlukla akıllı telefonlarından ayırmaz.

3.Pasaportunu yanından ayırma

Sovyetler Birliği tarih oldu ama belge tutkusu geçmedi. Rusya’ya giden her yabancının sokağa çıkarken pasaportunu yanına alması gerekir. Sokakta, metroda ya da statta her an karşısına pasaport soran bir memur çıkabilir. Pasaportsuzsanız, kendinizi karakolda bulabilirsiniz. Polisin Dünya Kupası sırasında daha da merhametsiz davranacağı ve mazeret dinlemeyeceği unutulmamalı.
 
4.Sokakta karın doyurma

Her yerde olduğu gibi Rusya’da da maç sırasındaki tezahüratlar, kucaklaşmalar, bağırıp çağırmalar, bayrak sallamalar insanı acıktırır. Midesi hassas olanlar sokakta satılan yiyeceklerden yememeli. Yoksa tam bir günü tribün yerine otel tuvaletinde geçirmek zorunda kalabilirler. Yemek sadece lokantalarda yenmeli. Lokanta yemekleri nispeten kaliteli ve ucuzdur. İstisnasız kural olmaz. Hele susanmışsa. Dünyanın maalesef tanımadığı Kwass adlı içecek Rusya’da çok sevilir. Mayalanmış ekmekle yapılır. Bira gibi kekremsi, limonata gibi tatlı değildir. Ama susuzluğu giderir. Adım başı satılan portakalla kahverengi arası bu içeceği mutlaka tatmalısınız.

5.Sokaktan alışveriş yapma

Kolay yapılabildiği için dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olabilirsiniz. Gar kapılarında satılan sim kartları, şarj kabloları ya da çocuk eli değdiğinde parçalarına ayrılan oyuncaklardan mutlaka sakının. Turistin şemsiye, sutyen, çorap, hediyelik matruşka, peruka ve akıllı telefonları yer altı tünellerinde ve garlarda bulunan küçük dükkânlardan almalarını salık veririz.
 
6.Müşteri her zaman haklı değildir

Müşterinin velinimet olduğu Rusya'da henüz idrak edilmemiş. Daha doğrusu esnaf müşteriyi velinimet yerine koymaz. Tezgâhtar, garson veya hosteslerin istifini bozmaz tavırlarını turistler yadırgayabilir. Bu ülkede sahip olanla sahip olmak isteyen arasındaki ilişki ‘gücü yeten yetene’ kuralına dayanır. Rus şirketleri mükemmel uçak, bilgisayar ya da titanyum testeresi yapabilirler ama hizmet anlayışı olmadığından onlarla iş yapmak zordur. Çok güzel yemek pişirirler ama turist yemeğini bitirmeden garson gelip masayı toplayabilir. Müşteriyle ilgilenmek eğitim işi. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Rusların piyasa ekonomisine alışmaya zamanları olmadı. Rusya’da hayal kırıklığına uğramamak için bunu unutmamak gerekir. Ancak Ruslar bu açığı evlerinde gösterdikleri misafirperverlikle fazlasıyla kapatırlar. En iyi şekilde ağırlanır, votka içinde yüzersiniz.

7.Sakın votka yarışına girişme

Tolstoy'un Savaş ve Barış adlı romanında Rusların öncelikle içki içmedeki gözü pekliklerini çok güzel anlatır. Davetlerde çok içilir. Ama usulüyle. Kadeh kaldırıştaki konuşmalar hep belli bir sıraya göre yapılır. Votkayı bastırmak için de aşırı yağlı yemekler yenir. Bazen durum kontrolden çıkabilir. Ural bölgesinde iki genç sansasyonel bir resim çekebilmek için el bombasının pimini çekmişti. Çektikleri resim ölüm nedeninin kanıtı olarak polis zabıtlarına geçti.

(Miodrag Soric, Deutsche Welle Türkçe)

12 Haziran 2018 Salı

10 Ocak 2018 Çarşamba

Rusya’da başkanlık seçimi tarihi yaklaşırken



“Yeni yılda ne istiyorsun bakim?”
“Sizin kalmanızı!”


Rusya’da başkanlık seçimi tarihi yaklaşırken konu gündeme yavaş yavaş hakim olmaya başlıyor.

Ancak aşağı yukarı hiç kimse bir sürpriz beklemiyor.


Bizde “çocuktan al haberi” diye bir söz vardır ya, doğru galiba.

14 Ekim 2016 Cuma

Dünya Yüz Güzeli Yarışması'nın kazananı Rus yarışmacı Alena


Kaynak: https://tr.sputniknews.com/   

Moğolistan'da, 27 Eylül-9 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Dünya Yüz Güzeli Yarışması'nın kazananı Rus yarışmacı Alena Raeva oldu.

Raeva, 2016 Dünya Yüz Güzeli unvanını aldığı yarışmayla ilgili Sputnik'e konuştu.

YARIŞMADA KAPSAMINDA DÜZENLENEN HER MÜSABAKADA İLK 15'TE YER ALMIŞ

Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'da gerçekleşen Dünya Yüz Güzelliği Yarışması'na, aralarında İspanya, ABD, Afrika, Çin, Portekiz, Japonya'nın da bulunduğu 60 ülkeden adayların katıldığını belirten Raeva, yarışma boyunca belirli aralıklarla spor yarışmaları ve yaratıcılığa dayalı aktivitelerin de gerçekleştirildiğini, ayrıca bir bikini yarışması ve milli kostüm şovu da düzenlendiğini ekledi.

Raeva, her yarışmada ilk 15'te mutlaka yer aldığını belirtti. Krasnoyarsk'ta yaşadığını belirten 22 yaşındaki Raeva, mesleğinin gazetecilik olduğunu söylediği açıklamalarında, yerel bir yayıncılık şirketinde çalıştığını ve Saint Petersburg Üniversitesi'nde Beşeri ve Sosyal Bilimler üzerine eğitim gördüğünü ifade etti.

12 Eylül 2016 Pazartesi

Rusya’da Seçimler(2) Siyasi partiler


M. Hakkı Yazıcı

Kaynak:  http://www.turkrus.com/ , http://www.medyagunlugu.com/ 



Rusya’da 18 Eylül’de yapılacak seçimlere az kala 14 siyasi parti arasındaki rekabet kızışıyor.

Benim üst kat komşum Vladimir İvanoviç’de ise hala heyecan yok. Ama bana anlatmaktan da imtina etmiyor.

Rusya’nın çok partili bir siyasi hayatı var.

Sovyetler Birliği dağılmadan evvel, daha yaklaşık 25 yıl öncesinde siyasi sahnede sadece Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin olduğunu hatırlayınca bunun Rusya’nın toplumsal yaşamında ne büyük ve yeni bir değişiklik olduğunu anlıyor insan.

1905-1917 yılları arasında varlığını sürdüren Çarlık Rusyası’nın yasama meclisi Duma’nın siyasi ömrü 1917 Bolşevik Devrimiyle son bulmuştu.

Rusya’da Devrim öncesi son seçimler, IV. Duma için 1912 yılı sonbaharında yapılmıştı.
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Rusya Federasyonu yasama meclisi, 1993 Anayasasıyla yeniden Duma ismiyle siyaset sahnesinde yerini almıştı.

İlk Duma seçimi 12 Aralık 1993 yılında yapılmıştı.

Bunu 1995, 1999, 2003, 2007, 2011 seçimleri takip etmişti.

Şu anda Duma’da milletvekili bulunan, barajı aşmış, aralarında en büyüğü iktidardaki Birleşik Rusya Partisi de olmak üzere dört parti var.

Ancak aslında Rusya’da resmi kayıtlı 76 siyasi parti mevcut. Diğerleri, yani önümüzdeki seçime giren 14 parti dışındakiler, seçime girmeyenler ya da giremeyenler... Bir de yasal statüsü olmayan çok sayıda parti var.

“Uuuvv, ne çok parti varmış?” demeyin; daha geçenlerde Türkiye’nin 91’inci siyasi partisinin Osmanlı Partisi adıyla kurulduğunu hatırlayın.

***
Elimdeki deftere bu notları alırken Vladimir İvanoviç, yine nokta vuruşlu bir uyarı yapıyor:

“Nicelik değil, nitelik önemli,” diyor.

Rusya’da ne kadar demokrasi var, diye sorulsa her kafadan başka bir ses çıkar. Ancak Rusya’nın Batılı ülkelere pek benzemediği ve Rusların da bundan bir övünme payı çıkardığı bir gerçek.

Bana sorarsanız da tarihteki bütün iyi niyetli teşebbüslere de rağmen “demokrasi” bu dünyaya gönlümün köşesindeki anlamda hiç uğramadı. Çok kötümsersin derseniz de, deyin; n’apalım böyle…

Tek partili olunca demokrasi olmuyor, ama çok partili olunca olabiliyor diye bir şey de yok.
Demokrasi kültürü, halkın günlük yaşamına nüfuz etmemişse partilerin sayısı kaçmış, seçim sistemi falan nasılmış hepsi geri planda kalıyor.

Bunu bizim ülkemizde de anlayabilmiş insan sayısı ne yazık ki henüz çok az.

Sevgi var mı, sevgi? Saygı var mı, saygı? Ya barış?

Bunlar olmadan gelişmiş ekonomi, kalkınma, eğitim kalitesi, refah, huzur, daha bir sürü şey olamıyor.

Viladimir İvanoviç’e:

“Yani, ne kaa ekmek, o kaa köfte,” diyorum.

Yüzüme öyle bakakalıyor.

Biliyorum, biraz karışık oldu; anlaşılamadı. Öylesine, birden bu konular aklıma geldi; konuşuverdim işte.

Bunu buradaki seçimler için değil, daha çok memleket dertleri aklıma geldiği için söyleyiverdim.

Neyse konuyu dağıtmayalım. Bunu daha sonra teferruatlı konuşmakta yarar var.

***
Şimdi benim özelimi, dertlerimi bir yana bırakalım da Rusya’daki partiler konusunda bilmeyenlere kısa bilgi verelim ( Bilenler bu bölümü atlayabilir).

Merkez Seçim Komisyonu, Rusya’da kayıtlı partiler arasından başvurusu olan ve seçime katılma hakkına sahip parti sayısının yukarıda da bilgisini verdiğim gibi 14 olduğunu bildirdi.

Oy pusulasındaki yerlerine göre bunlar şöyle:

1. Партия "Родина"( Partiya Rodina - Vatan Partisi), parti lideri Aleksey Zhuravlev, siyasi söylemleri aşırı milliyetçi, muhafazakar.  
2. "Коммунисты России" (Kommunistı Rassiyi-Rusya’nın Komünistleri ), parti lideri Maksim Suraykin, siyasi söylemleri Marksist-Leninist/ Komünist.
3. "Российская партия пенсионеров за справедливость" - РППС – (Rassiyskaya Partiya Pensiyonerov za Spravedlivost- Rusya Adalet için Emeklilerin Partisi), parti lideri Yevgeniy Artyuh, siyasi söylemleri sosyal muhafazakar.
4. "Единая Россия"(Yedinnaya Rassiya-Birleşik Rusya), kurucusu Devlet Başkanı Vladimir Putin, parti lideri Dimitri Medvedev, siyasi söylemleri merkez muhafazakar, ulusalcı.
5. "Зелёные" (Zelyönıye-Rusya Ekoloji Partisi “Yeşiller”), parti lideri Anatoly Panfilov, siyasi söylemleri ekolojist, çevreci, yeşil politikalar.
6. "Гражданская платформа" ( Grajdanskaya Platforma,Civic Platform - Sivil Platform), parti lideri Rifat Shaykhutdinov, siyasi söylemleri liberalizm.
7. ЛДПР,( Rusya Liberal Demokrat Partisi), parti lideri Vladimir Jirinovskiy, siyasi söylemleri milliyetçi sağcı, muhafazakar.
8. "Парнас", ( PARNAS-Halkın Özgürlük Partisi), parti lideri Mikhail Kasyanov, siyasi söylemleri muhafazakar liberal, liberal demokrasi.
9. "Партия Роста" ( Partiya Rosta- Gelişme Partisi), parti lideri Boris Titov, siyasi söylemleri muhafazakar liberal.
10. "Гражданская сила" (Grajdanskaya Sila-Sivil Güç), parti lideri Kirill Bykanin, siyasi söylemleri liberalizm, yeşil politikalar.
11. "Яблоко" (Yabloko-Elma), parti lideri Emilia Slabunova, siyasi söylemleri sosyal liberalizm, Avrupa yanlısı.
12. КПРФ,( Rusya Federasyonu Komünist Partisi), parti lideri Gennadiy Zyuganov, siyasi söylemleri, Marksizm-Leninizm / Komünizm.
13. "Патриоты России" (Patriotı Rassiyi- Rusyanın Vatanseverleri Partisi), parti lideri Gennady Semigin, siyasi söylemleri demokratik sosyalizm/ulusalcı sol.
14. "Справедливая Россия"(Spravedlivaya Rassiya- Adil Rusya Partisi), parti lideri Sergey Mironov, siyasi söylemleri sosyal demokrasi/ demokratik sosyalizm.

***
Rusya’da Duma’da milletvekili bulunan, geçmiş seçimde barajı aşmış dört siyasi partiyle ilgili biraz daha ayrıntılı bilgi verelim.

Birleşik Rusya 

Birleşik Rusya (Единая Россия-Yedinaya Rossiya), kendi siyasi çizgisini merkez partisi olarak tanımlayan iktidardaki partidir. 

1 Aralık 2001’de Birlik ile Anavatan - Bütün Rusya adlı siyasi partilerin birleşmesiyle kurulan bu siyasi partinin kurucusu Devlet Başkanı Vladimir Putin’dir.
Şu andaki Genel başkanı ise Başbakan Dmitry Medvedev’dir.
Halen Duma'da sahip olduğu 315 sandalyeyle geçmiş seçimde en fazla oyu alan siyasi parti konumundadır.
En yakın rakibiyse geçen seçimlerde ikinci olan Komünist Parti'dir.
Söylemlerine ve icraatlarına bakılarak merkez sağ, sosyal muhafazakar, halkçı, merkeziyetçi, devletçi, bir siyasi parti olduğu söylenebilir.
Partinin XI.Kongresi'nde temel amacın muhafazakar modernleşme olduğu ifade edilmiştir. Demokrasiyi egemen kılmak, yabancı ülkelere karşı ulusal egemenliği savunmak, ulusal değerleri korumak hedefleridir.
Parti, 2007 parlamento seçimlerinde “Putin'in planı” sloganıyla seçimlere girmişti.
Bu plana göre tarihsel geleneklere ve ortak kültüre sahip çıkarak Rusya'nın geliştirilmesi, sanayide yüksek teknolojiden faydalanılarak yatırımların arttırılması, ekonomik rekabetin teşvik edilmesi, emekli maaşlarının ve bursların arttırılarak daha iyi yaşam koşulları sağlanması, ulusal savunmanın güçlendirilmesi öncelikli amaçlar olarak belirlenmiştir. Konut sorununa çözüm bulmak, sivil toplumun desteğini almak, uluslararası alanda tek kutuplu ABD hegemonyasıyla mücadele ederek çok kutuplu bir dünyada barışı sağlamak gibi amaçlar da planda belirtilmiştir.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP)

Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP)- (Коммунистическая Партия Российской Федерации (КПРФ)-Kommunistiçeskaya Partiya Rossiyskoy Federatsiyi  (KPRF), Rusya'da 1993 yılında kurulan bir siyasi partidir.

Ağustos 1991'de selefi Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin kapanmasından sonra, 14 Şubat 1993 tarihinde Rus Komünistlerinin 2.Olağanüstü Kongresi'nde kuruldu.
Parti eski Sovyet siyasetçileri; Gennadiy Zyuganov, Yegor Ligaçev ve Anatoly Lukyanov tarafından kurulmuştur.
2. Olağanüstü Kongre'de halen yine genel başkan olan Gennadiy Zyuganov parti lideri seçilmiştir.
Partinin resmi siyasi-ideolojik görüşü Marksizm-Leninizm’dir. Selefinden farklı olarak Stalinizmi savunmaktadırlar. 
Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin halefi olan KPRF, Birleşik Rusya Partisi’nden sonra Rusya’nın ikinci büyük siyasi partisidir.
Rusya’da sosyalizmin yeniden inşa edilmesi, bilimsel ve teknolojik ilerleme, bilimsel sosyalizmin ilkelerine dayalı olarak sosyal adaletin tesisi, insanın sömürülmesinin engellenmesi, mülkiyet hakkının korunmasıyla birlikte kollektivizasyon ve kooperatifin geliştirilmesi, tarım ve sanayide modern teknolojinin kullanılması, Sovyet dönemi sosyal güvencelerin restorasyonu partinin temel amaçlarıdır. Büyük ölçekli işletmelerin kamulaştırılmasını savunan ama özel sektörde küçük ve orta ölçekli işletmelerin korunmasına yönelik bir ekonomik program belirler.
Emekçilerin gerçek iktidarını temsil eden bir devlet inşa ederek emekçilerin çıkarlarını savunarak, kırsal alanda tarımda kolektif formların öncü rolünün geliştirilmesini ve sosyal odaklı planlamayı uygun görür. Doğal kaynakların millileştirilmesi, yerli üretimin geliştirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması, fiyatlar üzerinde devlet kontrolünün sağlanması, dengeli bir maliye politikası uygulanmasını amaçlar. Bilimsel ve teknik potansiyelin geliştirilmesi ve iyileştirilmesine, toplumsal çıkarların dikkate alınmasına önem verir. Uluslararası ilişkilerde eski BDT(Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin öncelikli olarak geliştirilmesini hedefler.
Doğru Rusya veya Adil Rusya Partisi
Doğru Rusya veya Adil Rusya Partisi (Справедливая Россия-Spravedlibaya Rossiya), merkez solda, demokratik sosyalist ya da sosyal demokrat olarak tanımlanabilecek siyasi çizgideki bir partidir.
Sosyalist Enternasyonal üyesidir.
28 Ekim 2006 tarihinde kurulan bu partinin, genel başkanı Sergey Mironov’dur.
Eski Rodina Partisi’nin halefi niteliğindedir. Kurulduğunda Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Adil Rusya partisinin sosyalist oyları bölmek amacıyla Kremlin tarafından kurulduğunu iddia etmişti.

Siyasi Parti LDPR 

Siyasi Parti LDPR (Политическая партия ЛДПР-Politiçeskaya Partiya LDPR), eski adıyla Rusya Liberal Demokrat Partisi (Либерально-Демократическая Партия России – Liberal'no-Demokratiçeskaya Partiya Rossiyi), Rusya Federasyonu'nda aşırı sağ çizgide bir siyasi partidir. 

Vladimir Jirinovskiy, partiye 1992'deki kuruluşundan bu yana liderlik yapmaktadır.
Parti, 90'lı yıllarda hem komünizme, hem de "vahşi" kapitalizme karşı olmak sloganıyla 1993 Duma seçimlerinde çeşitli seçmen kitlelerinden oy toplayarak başarı elde etti.
2007 seçimlerinde parti %8.14 oy aldı ve Devlet Duması'ndaki 450 koltuktan 40'ını almayı başardı.
2011 seçimlerinde oy yüzdeleri %11.4'e yükseldi.
Partinin imajı ve hareket merkezi, tümüyle lideri Jirinovskiy'e bağlıdır.
İsmine rağmen Parti, söylemlerine bakılarak sıklıkla "ne liberal, ne de demokratik" şeklinde tanımlanmaktadır.
Parti ideolojisi, baskın olarak Jirinovskiy'nin fikirleri olan "Emperyal yeniden fetih" (yenilenmiş bir Rusya İmparatorluğu) ve "Büyük Rusya"nın otoriter vizyonu temelinde şekillenmiştir.
25. Kongre'den sonra (Aralık 2012) Rusya Liberal Demokrat Partisi adını Siyasi Parti LDPR olarak değiştirdi. Rusya Liberal Demokrat Partisi adı partinin tarihi adı haline geldi.
Renkli bir kişiliğe sahip LDPR'nin kurucusu, lideri , Duma Meclisi eski Başkan yardımcısı ve Avrupa Parlamentosu üyesi Vladimir Jirinovskiy,Türkolog, sosyolog ve avukattır.
Jirinovskiy, Seydişehir Alimünyum Tesislerinin yapılması sırasında Türkiye’de tercüman olarak çalışmıştır. Bu dönemde komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla kısa süreli gözaltına alınmıştır. Bu olayı hiç unutmamıştır ve sıkça dile getirmektedir.
Televizyon tartışma programlarının ateşli katılımcılarından olan Jirinovskiy, Türkçe bildiği hatırlatılınca bazen Türkçe şarkılar söylemektedir. En severek söylediği şarkı ise Türk Sanat Müziği bestecisi ve ses sanatçısı Suat Sayın'ın "Sevemez Kimse Seni" isimli şarkısıdır. 

***
Her ne kadar şu anda Duma’da milletvekilliklerini paylaşan ve önümüzdeki seçimlerde de üç aşağı beş yukarı aynı pozisyonda olacak dört siyasi parti farklı söylemlere sahip olsalar da, aralarındaki farklılıklara ve rekabete rağmen bana göre benzeşik politikalara sahipler.
Bazıları merkezin biraz sağında, bazılarıysa biraz solunda... Ancak tümü bizim tabirimizle “ulusalcı” Avrasyacı bir siyasi çizgideler. Aralarındaki birlik ve muhabbet ise “Yenikapı Ruhu”nu bile kıskandıracak ölçüde.

Yani, bir şekilde “işbirliğine dayalı çok partili bir sistem”in var olduğu gerçeğiyle karşı karşıya bulunmaktayız diyebiliriz.

Durum, Jirinovskiy’nin sevip, söylediği şarkının sözlerine uygun biraz:
“Sevemez kimse seni / Benim sevdiğim kadar / Sevgilim sen olmasan / Yaşamak neye yarar?”

***
Türkiye’yi ilgilendiren bir başka haber de şöyle:

Rusya Merkezi Seçim Kurulu Sözcüsü Vasiliy Lihaçev, 18 Eylül’de yapılacak Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma seçimlerinde Türk gözlemcilerin görev alabileceğini söyledi.

Geçen seçimlerde Türkiye’den 9 temsilci vardı.

Gazetecilere konuşan Lihaçev, 18 Eylül seçimlerini gerçekleştirme konusunda Rusya’nın hazır olup olmadığını incelemek, seçimler için gerekenleri saptamak amacıyla uluslararası bir heyetin ülkeye geldiğini söyledi.

Lihaçev, “Şimdilik 400 ilâ 500 gözlemci sayısı veriyorlar. Heyette AGİT ülkelerinden temsilciler var. Bu yöndeki ilgilerini belirten Türkiye ve ABD’den de temsilciler olacak. Varşova ve Viyana Türk temsilcilerin de olmasından yana bir karar alırsa, bu Ankara ile ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik bir kanal olabilir” ifadelerini kullandı.