Moskova

Moskova

4 Ekim 2020 Pazar

Rus usulü hitap

 Fotoğraf: Aleksandr Petrosyan



Metin Uçar

 

İnsanlar birbirlerine hitap ederken çeşitli kelimeler kullanırlar. Bu tanışıklık, dostluk, iş gibi faktörlere bağlı olarak değişir. Yakın tanıdıklarınıza ismi ile hitap edersiniz. Başka ülkelerde bu hitap şekli soyadı ile olur. Bazen bunlara bey, bay, hanım gibi ekler eklersiniz. Yaşadığınız ülkenin gelenek ve görenekleri bunda belirleyicidir. Sonra resmi olan hitap şekilleri vardır.

Gelelim Rusya’da bu işler nasıl oluyormuş sorusuna. Rusya’da genel yaygın kullanım isim ve baba adı şeklindedir. Bunun ardından yakın tanıdıklarınız arasında duruma göre size isminizle ya da soyadınızla hitap ederler. İşte bu durumların neler olduğunu bilmeniz gerekir ki size neden ve nasıl hitap edildiğini anlayabilesiniz. Bu konu bizzat Rusları da ilgilendirdiği için olsa gerek ilginç bir makaleye rastgeldim. Bakalım bir Rus gözüyle bu konu nasıl görünüyor.

Ruslar kendilerine soyadları ile hitap edilmesini sevmezler. Eğer birisi size soyadınız ile hitap ediyorsa bu aşinalık ya da önem vermeme anlamlarına gelir. Ruslar soyadlarını küçük yaşlardan itibaren duymaya başlarlar. Özellikle de çocuk kreşine gitmeye başladıktan sonra. Hele okula başlanıldığında soyadından başka bir şey duymaz Rus insanı. Öğretmen ne der mesela? ‘Bugün kim tahtaya geliyor bakalım!?’. Ardından öğrenci listesini parmağıyla tarayan öğretmen beğendiği bir soyadını telaffuz eder. İşte o zamanlardan soyadı ile hitap ‘uyarı’ anlamına gelmeye başlar. Rus insanı daha sonraki hayatında da sık sık kendisine soyadı ile hitap edildiğini duyar. Ama bu yerler hep ya bir devlet dairesidir ya da başka bir resmi kurum. Bu nedenle soyadı ile hitap pek kibarca karşılanmaz. Sonra Ruslar kendisine adı ile hitap eden birine karşı daha dikkatli olur, onu dinler. Çünkü isim bir Rus için çok daha anlamlıdır ve kendine yakındır. Mesela annesi ona hep adı ile hitap eder.

Diğer yandan soyadının yakın insanlar arasında da ironi ve şaka amaçla kullanıldığı da görülür ki bu durumda yukarıda bahsedilen negatif duygular hissedilmez. Mesela bir arkadaş diğerine ‘Eh, Sidorov, gene aynı havadasın!’ ya da bir kadın eşine ‘Surkov, şu kapıyı ne zaman tamir edeceksin?’ diye sorabilir.

Ancak yakınlığın olmadığı durumlarda soyadı ile hitap negatif tepki yaratabilir. Mesela Bulgakov’un ‘Köpek kalbi! adlı eserinde şöyle bir konuşma geçer: Şarikov doktoru ‘Bormental!’ diye çağırdı. Bormental’in suratındaki ifade değişti: ‘Olmadı, lütfen beni adımla ve baba adımla çağırınız!’.

İş alanında birbirini tanıyan insanlar arasında da bay ya da bayan kelimesi ile soyadı kullanılarak hitap şekline rastlarız. Ancak burada soyadının eklenen bay ya da bayan kelimesi ile uygun oluşunun önemi vardır. Bu uygunluk yok ise işyerindeki bir tanıdığınız neden bana soyadımla hitap ediyorsunuz, adımla hitap etsenize diyebilir.

Bunun dışındaki durumlarda, genelde kullanılan hitap şekli ise isim ve baba adıdır. Bu hitap şeklinde hem karşınızdaki kişinin adını kullanırsınız, bu kendisine hitaptır, hem de baba adını, bu da büyüklere olan saygının ifadesidir.

Velhasıl Ruslara hitap ederken isim ve baba adı ile hitap önemlidir. Ancak bu kişi çok yakın tandığınız ise sadece ismi ile hitap uygundur. Soyadını ise şaka yapmak ya da birini iğnelemek istediğinizde kullanmak yerinde olacaktır.

Yazının sonunda iki hitap kelimesine daha bakmamızda fayda var: Siz ve sen. Doğal olarak saygının, yaşın, deneyimin ifadesi olarak insanlara ‘siz’ diye hitap edilir burada da. ‘Sen’ ise daha yakın tanışan insanların kullandığı bir hitap şeklidir. Yeni tanıştığınız bir insanla aranızda belli bir süre sonra şöyle bir Rus deyimi geçebilir: ‘Sen’e geçelim mi?’ Yani artık siz aşamasını geçmişsinizdir ve artık daha samimi bir ilişki seviyesine ‘sen’ ile geçebilirsiniz.

Bu ‘siz’ ve ‘sen’ kelimesi benim hep başıma bela olmuştur. Kibar bir insan olarak Ruslara gelende hep ‘siz’ diye hitap ederim. Ancak bunların arasında bazen çoktan ‘sen’ seviyesinde olanlar vardır. Çok kez bu konuda fırça yemişimdir. Çünkü ‘sen’e geçmek o kadar kolay değil benim için. Aradan 30 yıl geçmiş olmasına rağmen hala kendimi düzeltmeye çalıştığım bir konudur. Velhasıl siz ve sen kelimelerini kullanırken dikkatli olun. Sen’e giden yolun ‘siz’den geçtiğini unutmayın. Sen’e geçtikten sonra benim yaptığım ‘siz’ hatasını yapmayın!

Sağlıcakla kalınız.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder