Moskova

Moskova

10 Ocak 2014 Cuma

Pehlivan İvan Poddubnıy - Efsanevi, yiğit, bahadır Rus güreşçisi

Kaynak:

Rusya’da hiçbir şeyden korkmayan ve çok güçlü insanlar, yüzyıllardır ‘‘Bogatır – Yiğit, Kahraman’’ olarak adlandırılırlar.

Biz de Türkçe'de yiğit , kahraman, atak, gözünü daldan budaktan esirgemeyen, savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan kişilere “bahadır” derizKökeni Farsçadır. 

20. yüzyılın başlarında tüm Dünya, bu kahraman yiğitlerden biri olan efsane güreşçi İvan Poddubnıy’ı tanıdı.

1871 yılında Ukraynalı fakir bir köylü çocuğu olarak dünyaya gelen Poddubnıy, ailesindeki tüm erkekler gibi uzun boylu ve çok güçlü bir fiziksel yapıya sahipti. Dünya Şampiyonu olduktan sonra verdiği bir röportajda, ‘‘Dünya’da benden daha güçlü tek bir insan var. O da babamdır’’ demiştir.

Gençlik yıllarında köyündeki tüm genç kızların ilgisini çeken yakışıklı İvan, zengin bir toprak ağasının kızına yürekten bağlanmıştı. Bu konuyla ilgili olarak yaptığı girişim ise maalesef başarısızlıkla sonuçlanmış, kibirli ve zengin toprak ağası, kızının fakir İvan ile evlenmesi fikrini duymak bile istememiş. Kalbi kırılan İvan, doğup büyüdüğü toprakları terk etmiş, Sivastopol ve Feodosiya limanlarında 3 yıl boyunca hamal olarak çalışmış.

Çalıştığı dönemde bir gün sirke giden İvan, burada izlediği palyaçoların, jonglörlerin, akrobatların ve güreşçilerin gösterilerinden oldukça etkilenmişti. O dönem popüler sirk atraksiyonlarından biri olan güreş, çok ilgi görmekte ve sporcuların mücadeleleri halk tarafından büyük bir hayranlıkla izlenmekteydi. Sirkteki maçlar esnasında sık sık seyirciler de mindere davet edilir ve sporcularla karşı karşıya gelmeleri sağlanırdı. Gittiği sirkte yapılan çağrıya kayıtsız kalamayan İvan, mindere çıkma cesareti göstermiş ancak kaybetmişti. Sirk minderinde şanssız bir şekilde kaybettiği bu maç, İvan’ı sadece kamçılamıştı. Güreş konusunda çok ciddi bir şekilde çalışmaya başlayan İvan, ağırlıklar ve halterler ile durmadan antrenmanlar yapıyor, içki ve sigarayı ise tamamen hayatından çıkartıyordu.





Eski liman işçisi, kısa bir zaman içerisinde profesyonel bir güreşçi oldu.

İvan Poddubnıy, karşısına çıkan tüm rakiplerini deviriyor, ardı ardına yeni zaferler kazanıyordu. Gazeteler bu yeni spor yıldızının fotoğraflarını basıyor, halk ise idol olarak kabul ettiği Poddubnıy’ı hayranlıkla bağrına basıyordu. İvan Poddubnıy’ın kazandığı zaferler, 1903 yılında Petersburg Atletizm Derneği’nin kurucusu olan Georgiy Ribolyer’in dikkatini çekti. İvan Poddubnıy ile iletişime geçen Ribolyer, kendisine Fransa’da düzenlenecek olan Dünya Güreş Şampiyonası’nda Rusya’yı temsil etmesini teklif eder.

Poddubnıy Paris’i de sallamıştır. Hiç kimsenin tanımadığı bu Rus Aslanı, finale kadar karşılaştığı 11 ünlü güreşçiyi devirmiştir. Finalde halkın sevgilisi, genç ve yakışıklı Fransız güreşçi Raoul le Boucher ile karşılaşan Poddubnıy, maç esnasında bir türlü istediği hamleleri yapamaz. Fransız güreşçi her seferinde ellerinin arasından kayıp kurtulur. Boucher’in maçtan önce vücuduna zeytinyağı sürdüğü ise daha sonra anlaşılır. Bu, kurallara göre yasak bir eylem olsa da hakem heyeti Poddubnıy’ın itirazını kabul etmez ve Dünya Şampiyonu unvanını kurnaz Fransız’a verir.

İvan, rövanşı iki yıl sonra Petersburg’daki turnuvada alacaktır. Boucher, bu sefer dürüst bir şekilde yapmak zorunda kaldığı maçta İvan Poddubnıy tarafından tabir – i caizse hallaç pamuğuna çevrilip, resmen hezimete uğrayacaktı. Kızgın Rus Yiğidi, maç esnasında Fransız rakibini hem mindere vuruyor, hem de söyleniyordu: ‘‘Bu yaptığın hile için! Bu da zeytinyağı için!’’. Fransız Boucher’i Rus Yiğidi İvan’ın elinden hakemler zor kurtarıyordu.

Poddubnıy turnuvanın finalinde karşılaştığı bir başka Fransız güreşçi Poul Ponse’yi 2 saatlik zorlu bir maçın ardından deviriyordu. Sonradan verdiği demeçte bu maçla ilgili olarak konuşan İvan, rakibin çok zorlu olduğunu ve maç esnasında yorgunluktan dolayı birkaç saniyeliğine bilincini kaybettiğini, etrafındaki seyircilerin bağırtıları sayesinde kendine geldiğini belirtiyordu. Halk yeni Dünya Şampiyonu’nu selamlıyordu. Mütevazi bir şekilde evine dönen İvan Poddubnıy’in yolculuğu adeta bir geçit törenine dönmüştü. Yolun her iki tarafını dolduran halk, Şampiyonu zafer çığlıkları ve alkışlarlara karşılıyordu.

Yaklaşık 40 yıl boyunca farklı turnuva ve müsabakalarda boy gösteren Poddubnıy, karşısına çıkan tüm güreşçileri devirdi. 1926 yılında 55 yaşında olan Poddubnıy, bu tarihte gittiği ABD’de de sansasyon yarattı. Ülkenin en güçlü güreşçileri ile maçlara çıkan İvan, oğlu yaşındaki sporcuları kolayca yenmişti. Kendisine Amerika’da kalması için çok büyük miktarlarda paralar önerilse de İvan bu teklifleri reddederek vatanına geri dönmüştür. Başarılarla dolu bir spor hayatının ardından Poddubnıy ancak 70 yaşında mindere veda etmiştir.

Poddubnıy hayatının son yıllarını eşi ile birlikte Karadeniz’in kuzeyinde yer alan Azak Denizi’nin kıyısında küçük bir şehir olan Yeysk’te geçirmiştir.

Kent, 2. Dünya Savaşı esnasında Alman işgaline uğramış, dünyaca ünlü sporcuya Almanya’ya yerleşmesi teklif edilmiştir. Ancak Poddubnıy, bu teklifi de ‘‘Ben Rus güreşçisiyim ve öyle de kalacağım!’’ sözleriyle reddetmiştir.

İvan Poddubnıy 1949 yılında hayata veda etmiştir. Mezarının olduğu yere dikilen heykelinin üzerinde şu ifadeler yazılıdır: ‘‘Rus Yiğidi İvan Maksimoviç Poddubnıy’’.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder