Moskova

Moskova

24 Mart 2020 Salı

Koronavirüs günlerinde ev sineması: Rus ruhunu anlamak için 7 film






Koronavirüs yüzünden pek çoğumuzun eve hapsolduğu şu günlerde, zamanınızı verimli kullanmak için Rusya'yı size daha iyi anlatacak unutulmaz filmleri bir kez daha derledik. Bu filmlerin hepsini internette, en kötü ihtimal Yandex Video'da ya da Youtube'da isimlerini yazarak kolayca bulabilirsiniz.  SSCB'nin unutulmaz filmlere imza atan parlak sinema yıllarının ardından, çöküş sonrası ilk yıllarda bocalayan Rus sineması yeniden başarılı yapımlara imza atıyor.  Filmlerin gişe gelirlerinde rekorlar kırılıyor. Ancak yine de mevzu, "bu ülkenin milli karakterini, başka bir deyişle "ruhunu" parlak biçimde betimleyen filmler" olunca gene eskilere dönülüyor. .Rus ruhunu anlamak için muhakkak izlenmesi gereken, yandex.ru videoları arasında kolayca bulabileceğiniz 7 tanesini sizler için seçtik.

1. Turnalar uçuyor (Letyat juravli, 1957). Sevdiği adamı II. Dünya Savaşı'nda kurban veren Veronika'nın trajik hikayesi. Ünlü sinemacı Emir Kusturica'nın sözleriyle "Turnalar uçuyor insanın ruhuna işleyen gerçek bir üç boyutlu film".

2. Aşk ve güvercinler (Lyubof i golubi, 1984).  Son Sovyet döneminin en muhteşem melodramlarından. Taşra-şehir ikilemi üzerine kurulan dokunaklı bir komedi-aşk hikayesi. Taşrada hayatı anlamak için mu-hak-kak seyretmeli! (Fotoğraf: Filmden bir kare)

 

3. Gelene barış (Mir vhodyaşemu, 1961). II. Dünya Savaşı'nın travmatize ettiği Sovyet toplumunu rehabilite eden sanat eserlerinden parlak bir örnek. Savaşın son günleri, hamile bir Alman kadını ve kadını hastaneye yetiştirmeye çalışan Sovyet askerleri.

4. Acımasız aşk hikayesi (Jestokiy romans, 1984). Ünlü oyun yazarı Aleksandr Ostrovski'den uyarlanan, esas itibariyle yabancısı olmadığımız trajik bir aşk ve seçim hikayesi. Bir yanda yoksul bir genç kadın, diğer yanda zengin bir kadınla evlenmeyi tercih eden bir adam. Usta yönetmen Nikita Mihalkov'un başrolde döktürdüğü film. Andrey Petrov imzalı müzikleri de unutulmaz. 

5. Benim şefkatli ve nazik canavarım (Moy laskovıy i neşnıy zver, 1978).  Bu kez 3 erkek arasında karmaşık bir tercih yapmak zorunda kalan bir kadının hikayesi var karşımızda. Hikayenin aslı ise Anton Çehov'un bir oyununa dayanıyor.

6. Moskova göz yaşlarına inanmaz (Moskva slezam ne verit, 1980). Çekildiği yıl en iyi yabancı film Oskarını kucaklayan film, ABD başkanı Ronald Reagan'ın da favorilerinden. Söylediğine göre, Reagan Gorbaçovla buluşmadan önce filmi "Rus ruhunu anlamak amacıyla" birkaç kere izlemiş. Her devirde yeniden izlenecek bir 'Rus toplumuna derin bakış' filmi.

7. Kardeş (Brat, 1997). Son dönemde Rusyalı sinemaseverlerin gönlünde en çok yer eden film Aleksey Balabanov'un Brat'ı. Artık kült statüsünde görülen film iki kardeşi ve aralarındaki ilişkiyi suç dünyası çerçevesine görüntülüyor. Başroldeki Sergey Bedrov, genç yaşında bir film setini basan selde hayatını kaybetmişti. Türk sinemasının James Dean'ı olarak anılır. 90 sonrası kaotik Rusyasını anlamak için muazzam bir film.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder