Moskova

Moskova

25 Eylül 2019 Çarşamba

Bir yabancı gazeteci gözüyle Rusya







Bir yabancı gazeteci gözüyle Rusya-Avrupa yaşam kıyaslaması hafta sonundan Rusya'da en çok tartışılan konulardan biri oldu. Alman gazeteci Dominik Kalus, Rusların ve Avrupalıların yaşam tarzlarındaki farklılıkları değerlendiren bir yazı kaleme aldı. Yazar, sanılanın aksine Rusya'da hayatın pek çok açıdan Avrupa'dan ileride olduğunu vurguladı.

Ostexperde.de sitesinde çıkan yazıda Kalus, öncelikle Rusyalıların büyük bir bölümünün İngilizce bilmediğine dikkat çekiyor. Alman gazeteci bankamatiklerde ve bilet terminallerinde İngilizce menü seçeneği olsa da, taksilerde, süpermarketlerde ve sokaklarda neredeyse tek geçerli dilin Rusça olmasından yakınıyor. Yazara göre bu, Rusçaya tam manasıyla hakim olmayan bir yabancı için gerçek bir "stres testi" demek.

Dominik Kalus yazısında ayrıca, Rusların diğer yabancılara kıyasla "daha ciddi ve daha asık suratlı" olduğu tespitine yer veriyor. Ancak Kalus'a göre, Rusya gibi bir ülkede bu "yürekten gelen bir gülümsemenin" kıymetini arttıran bir özellik.

Gazetecinin dikkatinden kaçmayan bir diğer özellik de Rusların metroda oldukça katı bir davranış biçimine sadık kalmaları. Bu bağlamda Kalus'u en çok şaşırtan, metro vagonlarındaki sessizlik ve canlı sohbet eksikliği. İnsanların çantalarını boş koltuklara koymak yerine kucaklarından hiç ayırmamaları da Alman gazetecinin not ettiği davranış biçimlerinden.

Gazeteciye göre, Rusya'da metrolar oldukça temiz olsa da, istasyonlarda çöp kutusu bulunmaması bir eksiklik. Kalus, Avrupa'dan farklı olarak Rus metroralarında daha çok kitap okunduğuna da dikkat etmiş. Rusların klasik edebiyata düşkünlüğü de gazetecinin gözünden kaçmayanlardan. Zira Kalus'a göre, Rusya'nın aksine, Almanya'da mesela Goethe'nin eseri "Genç Werther'in Acıları"nı gerçekten okuyan pek az kimse var.

Moskova metrosundaki sessizliğin aksine şehirdeki gürültü düzeyi, Kalus'a göre, bir Avrupalı için çok fazla. Gazetecinin dikkatini çeken hususlar arasında Rusya'da müze kuyruklarının daha uzun olması, kaliteli peynir bulmanın neredeyse imkansız oluşu, Almanya'ya göre bisiklet kültürünün daha zayıf olması, maaşların iki haftalık ödenmesi ve kartla ödemelerin ekseriyetle temassız gerçekleşmesi de var.

Rusya'yı teknolojik açıdan geri kalmış olmakla suçlayanlara ise Kalus, metroda ve parklarda bedava kablosuz internetin iyi çalıştığını, bankacılık sisteminde online uygulamaların çok ileri olduğunu not ederek veriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder