Moskova

Moskova

11 Aralık 2013 Çarşamba

Ruslar kışın neden dondurma yer?


Kara kışta Moskova'ya gelip otuz iki dişi keman çalarak sokaklarda dolaşan Türkleri en fazla dehşete düşüren manzara, soğuğa aldırmadan fiyetle dondurma yine Ruslardır! Nasıl olur? Eksi 10-15 derece aldırmadan dondurma yemek hangi akla hizmettir? İşte bu görüntülere bakmak bile çoğu Türk'ü tiretir.

Bizim memlekette dondurma "yazlık yiyecek" kontenjanından muamele görür. Hatta haziran gelmeden dondurma yiyenlere tuhaf tuhaf bakılır. Aklını peynir ekmekle yediğine kanaat getirilir. Eylül demek çoğu dondurmacının kepenkleri indirmesi demektir.

Peki bu Ruslar nasıl insanlardır ki karda kışta lüpür lüpür dondurmayı mideye indidirler?
Bizde kesin kanaat vardır: "Soğukta dondurma yediğin anda boğazın şişer. Hemen üşütürsün. Hele çocuklara kışın dondurma yedirmek intihardır!"

Belki de kazın ayağı öyle değildir, hiç düşündünüz mü?

Kışın dondurma yemek Ruslar açısından bir "gelenek"tir. Ama bir de "sağlam mantığı" vardır. Sorarsanız size şöyle izah ederler:

"Dondurma yemek insanı daha fazla üşütmez; aksine ısıtır!

İnsanın sağlıklı olmasının bir şartdı da, vücudunun iç ısısı ile dış ısısını dengede tutmaktır. Vücud ısısı 36.6 derecedir. Kışın dondurma yerseniz içinizi soğutursunuz. Böylece vücudun dış ısısı ile iç ısısı dengeye gelir.

Yani sağlık açısından baktığınızda da dondurma yemek mantıklıdır.

Zaten yazın sıcakta, mesela çöl ikliminde sıcak içecekler yerine sıcak çay içilmesinin sebebi de budur. Orta Asya'da yeşil çay, olmazsa olmazdır. Mantık aynıdır. Yazın sıcakta vücudun dış ısısı yükselir. Sıcak içecekler, iç ısısı yükseltir. Böylece ısı dengesi sağlanır.

Yani siz siz olun, kışın dondurma yemekten vazgeçmeyim!"

Eee, doğru söze ne denir ki?

9 Aralık 2013 Pazartesi

Bu tuvalete girmek yürek ister

Bu tuvalete girmek yürek ister

Fuad Seferov, Moskova, Cihan

Dünyanın en tehlikeli tuvaleti Rusya’nın Sibirya bölgesinde bulunduğu ortaya çıktı.
Sibirya’nın Altay dağlarında 1939 yılında metereoloji istasyonun yanında yapılan tahta tuvalet 2 bin 600 metre yükseklikte bulunuyor.
Rus İnterfaks haber ajansı, Kara Tyurek isimli istasyon işçileri için yapılan tuvaleti “Dünyanın en tehlikeli tuvaleti” olarak tanıttı.
Rus basınına göre, arkası uçurum ve kayalık olan tuvalete girmek için “cesur” olmak gerekiyor.
Ulaşımın olmadığı meteoroloji istasyonuna gerekli malzemeler helikopterle getiriliyordu.

Vicdan, cüzdan ve Rusya'nın pürmelali..


Suat Taşpınar / Turkrus.com
Medvedev başkanlık yaptığı günlerde kameraya dönüp, çaresizlik içinde bir laf etmişti. Hiç unutmadım: "Bu ülkede rüşvet sadece ceza yasasına göre suç sayılıyorsa bir yere varamayız; rüşvet insanların vicdanında da suç sayılmalı." Demek ki öyle olmadığı için, devrin devlet başkanı "temenni"sini terennüm etmişti... Meselenin "bam teli" tam da burası:

Rüşvet vererek iş yapmak  ya da yaptırmak Rusya'da henüz ne vicdanlarda mahkum edilebilmiş durumda, ne "yakalanmadığın sürece" yüz kızartıcı bir suç gibi algılanıyor...

"Yakalanmadığın sürece hırsız değilsin" lafı hınzır bir şakadan çok, her devirde geçer akçe sayılan bir "atasözü" gibi kabul görüyor.

Şöyle düşünün: Bir memlekette memurun "işini yapmayarak" kazanacağı para, "işini gerektiği gibi yaparak" kazandığı paradan kat be kat fazlaysa ve bu yolu kapayan bir taş yoksa, umut Kaf Dağı'nın ardına kaçar.

Diyelim ki gümrükte görevli bir memurun huzurundasınız. Memur, elinde tuttuğu ve "Süleyman benim" dedirten mührü, gerekli evraka zorluk çıkarmadan, işi yokuşa sürmeden, görev tanımına uygun olarak bassa alacağı tek şey "maaşı." Ve sizden kuru bir teşekkür. (Ki Rusya'da bu durumlarda memurun en çok kullandığı söz: 'Teşekkür ederimi ekmeğe yağ niyetine süremezsin!')

Aynı memur aynı durumda mühürü (vurup vurmamakta tereddütdeymiş gibi yaparak) havada tuttuğu sürece evrakla birlikte önüne sürülecek "sakal parası" alıyorsa, o mührü o kağıda kolay basmaz ki! Eh, yaptığı da yanına kar kalıyorsa, etrafında bu uygulamanın "norm" haline geldiğini görüyorsa, "yukarılara" baktığında manzaranın farklı olmadığını anlıyorsa... Niye "kuru maaşa" fit olsun ki?

Kremlin'in Putin'den sonraki patronu ve sağ kolu Sergey İvanov, öncek gün Rusya’da yolsuzluğun nasıl yok edileceğini soranlara, "Mücadeleye önce yukarıdan başlamak lazım" diye karşılık verdi. Hem "söyleyene", hem de "söylenene" bakılması gereken bir andı.

Rusya şu an katı sistem yüzünden, az sayıda "kanaat önderi"nin yönlendirdiği bir toplum. Onlar ne yaparsa, dikey şekilde en aşağıya yansıyor. İvanov doğru söylemiş.

Aşağıda çoğu kez "ihkak-ı hak" duygusuyla çalıp çırpanlardan önce, yukarı katlarda neler olduğuna bakmak lazım.

Zaten Rusya'nın değişmeyen sorunu bu değil mi?  "Teşhis"i herkes koyuyor da, ya doktor "Ne yerse yesin!" deyip kulağının üstüne yatıyor, ya da hasta bünye "tedavi"ye cevap vermiyor...

"Doktor hasta, ben hasta" hallerindeyiz...

Halbuki dertlerimiz "Asprin al geçer!"lik dert değil...

Bir dokunuşta, bir solukta Rusya

Touch Russia...Bir dokunuşta, hızlıca Rusya'yı ve sembollerini tanıtan kısacık, sevimli  bir video klibi:


8 Aralık 2013 Pazar

Rusya: Bir ekonomi nasıl olmamalı!

























Dr. Paul Sullivan
Kaynak: Türkiye

Rusya, dünyanın üçüncü büyük ham petrol üreticisi ve ikinci büyük doğalgaz üreticisidir. Dünyanın en büyük konvansiyonel doğalgaz rezervlerine sahiptir. Ayrıca büyük miktarda kaya petrolü ve kaya gazı rezervleri vardır. Üçüncü büyük nükleer enerji üreticisi, dördüncü büyük uranyum üreticisi ve dünyanın üçüncü büyük uranyum rezervlerine sahiptir. Rusya, Çin'den sonra inşa halindeki nükleer reaktör sayısında ikincidir. (İki ülke de, Japonya'daki Fukuşima felaketinden sonra nükleer reaktör inşaatına aynı hızla devam etti.)

Rusya dünyanın dördüncü büyük elektrik üreticisidir. Hidroelektrik üretiminde beşinci sırada yer almaktadır. Dünyanın beşinci büyük kömür rezervlerine sahip, altıncı büyük kömür üreticisidir. Rusya büyük miktarda metan hidrat rezervlerine sahiptir ve aynı zamanda buzullarda sıkışmış devasa doğalgaz rezervleri vardır.

Dünyanın üçüncü büyük nikel üreticisi ve üçüncü büyük elmas üreticisidir. Altın üretiminde dördüncü, bakırda altıncı, kalayda sekizinci, boksitte dokuzuncu, demirde dördüncü ve tungstende ikinci sıradadır. Platin grubu elementlerin ikinci büyük üreticisidir. Kaya fosfatı ve molibdenin dördüncü büyük üreticisidir.

Rusya dünyanın en büyük ormanlık alanına sahiptir. Ayrıca kutup bölgesinde çok büyük miktarda donmuş tatlı su vardır. Bu donmuş su, dünyanın en büyük su kaynaklarından biridir.
 
Rusya yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük ülkesidir. Rusya'nın en batısındaki Kaliningrad'dan, en doğusundaki Çukotka Okrug'undaki Büyük Diomede'ye uzaklık yaklaşık 9.000 kilometredir. Sınırları yaklaşık 58 bin kilometredir.

Rusya doğal kaynaklar bakımından zengindir, toprakları devasadır, ancak topraklarının çoğu kısmı için gelişmiş bir ülke demek oldukça zordur. Ülkede zenginlerin çoğu batıda, Moskova ve St. Petersburg civarında, doğal kaynaklardan çok uzakta yaşamaktadır.

Rusya dünyada en çok dolar milyarderinin olduğu üçüncü ülkedir, ancak ülkede bu zenginler dışında hemen herkes zorluklar içinde yaşamaktadır. Ülkedeki 110 milyarder, ülkedeki servetin yüzde 35'inin sahibidir.

Bu servet eşitsizliği, gelir adaletsizliğine dayanıyor, zira Rusya'da iş gücü kullanılan çok az sanayi var. Para doğal kaynaklardan kazanılınca, çok az insanın elindeki bu kaynaklar çıkarılarak büyük paralar kazanılıyor ve bu kaynakları daha iyi çıkarma yöntemleri geliştirerek paraya para katılıyor.

Rus ekonomisi neredeyse tamamen petrol, doğalgaz ve diğer doğal kaynakların fiyatıyla belirlenir; insanlarının verimliliğiyle, keşiflerle, eğitimle ve yenilikçilikle değil. Ülke ihracatının neredeyse tamamı doğal kaynaklar ya da yarı işlenmiş doğal kaynaklardır. Üretilmiş mamul, tekstil ve makine olarak çok az ürün ihraç edilmektedir.

Rusya niye gelişmekte olan BRIC ülkeleri içerisinde sayılıyor, hiç anlamıyorum. Brezilya, Çin ve Hindistan'ın çok daha çeşitli bir ekonomisi var ve Rusya'ya göre gerçekten gelişme şansları çok daha yüksek.
  
Rusya ya ekonomik modelini değiştirir ya da gelecekte kendini çok derin ekonomik ve siyasi krizler içerisinde bulur. Değişiklikleri başlatmanın zamanı çoktan geldi."

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/dr-paul-sullivan/577120.aspx

6 Aralık 2013 Cuma

Ruslar neden gülümsemez?

an

Ünlü dilbilimci, Rusların meşhur somurtkanlığının ardındaki sırları açığa çıkardı.
Yabancılar, Rusların şaşırtıcı derecede asık suratlı bir halk olduğundan sürekli bahsedip dururlar. Bloglarda ve kılavuz kitaplarda bu konu üzerine yazılar yazarlar. Birebir görüşmelerde bu konuyla ilgili sorular sorar, tüm arkadaşlarına ve tanıdıklarına bu konuyu anlatırlar. Doğrusunu söylemek gerekirse, diğer halklarla karşılaştırıldığında daha az gülümsediğimiz bir gerçek; fakat bunun için geçerli sebeplerimiz olduğu da aşikar.
Ünlü bilim insanı Prof. Joseph Sternin, gülümsememe durumunu Ruslara has özelliklerden birisi olan niteliyor ve bu durumu çeşitli sebeplerle açıklıyor. AdMe.ru adlı site, dilbilimcinin gizemli Rus ruhunun kimi garip noktalarına ışık tutan makalesinden alıntılar yaptı. İşte onlardan bazıları:
1. Gülümseme, Rus toplumunda nezaket göstergesi değildir. Batılılar için selamlaşma anında gülümsemek, kibarlık anlamına gelir. Bir insan ne kadar gülümserse, karşısındakine de o ölçüde arkadaşlık göstermek istiyor demektir. Ruslar ise, nezaketen sürekli gülümsemeyi “yapmacık gülümseme” olarak adlandırırlar ve kişinin samimiyetsizliğini, içten pazarlıklılığını ve gerçek hislerini açığa vurma konusundaki isteksizliğini belirten kötü bir işaret olarak görürler.
2. Ruslar tanımadıkları insanlara gülümsemezler. Rus toplumunda, gülümsemenin adresi, daha çok tanıdık insanlardır. Özellikle bu sebeptendir ki, tezgâhtar kadınlar müşterilere gülümsemez. Çünkü onları tanımıyorlardır. Şayet müşteri tanıdıksa, tezgâhtar ona mutlaka gülümseyecektir.
3. Ruslar’a göre, durup dururken gülümsemenin ardında mutlaka bir neden vardır. Eğer bir Rus, tanımadığı bir kimsenin kendisine gülümsediğini görürse, şüphesiz ki bu neşenin nedenini sorgulayacaktır. Belki de üstündeki kıyafet ya da saç şekli, bu tipin böyle neşelenmesine sebebiyet vermiş olabilir.
4. Rusların gülümsemesi için, diğer insanlar tarafından da fark edilebilen geçerli bir sebep olmalıdır. Bu, bir kişiye diğerlerinin gözünde gülme hakkı verir. Rusça’da diğer dillerde olmayan kendine has bir söz vardır: “Sebepsiz yere gülmek, aptallık göstergesidir.”
5. Rus insanının gülümsememesine (özellikle gülümsememek, kesinlikle karamsarlık değil. Ruslar kendi içlerinde neşeli, hayat dolu ve esprili kimselerdir.) dayanak olan Rus geleneklerinde, kahkaha ve şakalaşmaya “karşıt” söylenmiş birçok atasözü ve deyim bulunur. Vladimir Dal’ın “Rus Atasözleri” sözlüğünden birkaç örnek verelim: “Şaka, hayır getirmez.”, “Kahkaha günaha sürükler.”, “Hem kahkaha, hem kabahat.”, “Bazı gülüşler gözyaşını tetikler.”, “Şakada gerçek payı olmaz.”
6. Ruslar’ın vazife başında ya da ciddi bir iş üstündeyken gülümseme alışkanlıkları yoktur.Örneğin, havaalanlarındaki gümrük memurları asla gülümsemezler. Çünkü ciddi bir işle meşguldürler. Rus gülümsemesinin bu özelliği eşsizdir.
7. Rus gülümsemesi ancak içten olmaya yöneliktir ve iyi bir moralin ya da muhatap olunan kişiye duyulan sempatinin samimi olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilir.
Sonuç olarak, bir yabancı size gülümserse, bu hiçbir şey ifade etmez. Zira ona herkese gülümsemesi öğretilmiştir. Fakat gülümseyen bir Rus ise, o bunu kesinlikle istediği için yapmış demektir.
Çeviri: Nazife Çevik – @RusyaAnaliz

5 Aralık 2013 Perşembe

Soğuktan korunma “efsaneleri”




















Kaynak:
http://moskovalife.com/

Moskova’ya kış geç de olsa geldi. Dondurucu ayazlar kapıda. Peki soğuktan korunmak için tavsiye edilen yöntemler ne kadar iş yarıyor? Aslında yapılması gerekenler neler? İşte tavsiyeler:
Metrenews.ru sitesi, bu konudaki efsaneleri ve gerçekten işe yarayan yöntemleri derledi:

EFSANELER

Alkol ısınmaya yarar
Aslında alkol tam tersi vücudun iç ısısını düşürür. Isınmamızı sağlayan titremeyi azaltır. Alkol alınca ısınıyormuşuz gibi gelir, ama bu geçici etki geçtiğinde vücudun soğuğa karşı direnme gücü azalır.

Başımızı ısıtmak en önemlisi
Aslında ısınmamızın yolu dirsekler, dizler, kasıklar ve ayaklardan geçiyor. Tabii şapka takmak gerekiyor, ama öncelikle ayakların ısınması önemli.

TAVSİYELER

Zencefil, acı biber
Araştırmalar, eski çağlardan bu yana soğuk algınlığına ve mide hastalıklarına karşı kullanılan zencefilin vücut ısısını artırdığını gösteriyor. Acı biber ve koyu pirinç de ısınmayı sağlıyor.

Sıcak içecekler
Soğukta sıcak çay gibi içecekler içmek çok önemli. İçeceklere bal ve limon eklenmesi de faydalı.

Sohbet
Araştırmalar, sohbet eden insanların vücut ısısının artığın ıgösteriyor. Yani yalnızlık üşümeyi artırıyor.