Moskova

Moskova
Rus mutfağından 100 çeşit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rus mutfağından 100 çeşit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2025 Pazartesi

15 Rus Milli Yemeği ve Gıda Maddesi



Kaynak: https://dzen.ru/  

 

Rusya’da herhangi birisine sorarsanız tereddütsüz şunları söyler:

“Rus mutfağı sadece yemekten ibaret değil; nesilden nesile aktarılan bir tarih, kültür ve gelenekler katmanıdır. Çocukluğumuzdan beri çoğumuz büyükannemizin turşu salatalıklarının kokusunu veya kvas ile yapılan okroşkanın yazlık tadını hatırlıyoruz. Bu yemekler, geçmişle, bugünümüzü besleyen köklerle olan bağlantımızdır!”

Geleneksel Rus yemekleri, atalarımızın yaşam biçimini, doğayı koruma ve onun nimetlerinden en iyi şekilde yararlanma arzusunu yansıtır. Her yemeğin lezzeti, Rus ruhunun sadeliğinin ve derinliğinin bir yankısıdır. Ve bence, kendinizi bir kültüre kaptırmak istiyorsanız, mutfaktan başlamalısınız.

Bugün sizlere yüzyıllardır Rus sofralarını süsleyen 15 yiyecek ve yemekten bahsedeceğim. Çağlar boyunca varlıklarını sürdüren bu yemekler, beslenmenin önemli bir parçası olmaya devam ediyor. Ayrıca sağlıklı ve lezzetli oldukları için modern beslenmeye kolayca dahil edilebiliyorlar.

 

Rusya'nın En Çok Tercih Edilen 15 Ürünü

 

1. Fıçıda salamura edilmiş salatalıklar

Salatalık turşusunun tarihi, turşu yapmanın yiyecekleri korumanın başlıca yöntemlerinden biri olduğu Antik Rusya'ya kadar uzanır. Rus tarlalarında salatalık her zaman bol miktarda yetişirdi ve fıçılarda turşu yapılması kış için saklanmalarına yardımcı olurdu. Eski zamanlarda, bütün aileler turşu yapardı ve her ailenin kendine özgü "gizli" bir tarifi vardı.

Bu turşuların ayırt edici özelliği, meşe fıçılarının ve dereotu, kiraz yaprakları ve yaban turpunun kullanılmasıyla elde edilen özgün aroma ve lezzettir. Turşular, en az birkaç hafta boyunca tuzlu suda fermente edilerek eşsiz çıtırlıklarını ve zengin lezzetlerini kazanırlar.

Faydalı özellikler:

Sindirim için faydalı olan probiyotikler içerir.

C ve K vitaminleri açısından zengin.

Metabolizmayı iyileştirmeye yardımcı olurlar.

Diyetinize nasıl dahil edebilirsiniz: Turşu, et yemekleriyle, salatalarda bir malzeme olarak veya tek başına bir atıştırmalık olarak harika bir seçenektir.

 

2. Lahana turşusu

Lahana turşusu, özellikle sebzelerin uzun kışlar için saklandığı kuzey bölgelerinde, eski çağlardan beri Rusya'da popüler bir yiyecek olmuştur. İstatistiklere göre, bugün bile Rusya'da lahana turşusu en sık kış aylarında, taze sebzelerin en bol olduğu dönemde tüketilmektedir.

Lahana geleneksel olarak büyük tahta fıçılarda fermente edilir ve ana hazırlık süreci fermantasyondan oluşur. Lahana doğranır, tuzla karıştırılır ve birkaç gün boyunca ağırlık altında bekletilir. Sonuç olarak ekşi ve sulu bir atıştırmalık elde edilir.

Faydalı özellikler:

Lahana turşusu, bağırsak mikroflorasını iyileştiren probiyotikler içerir.

Lahana içeriğindeki yüksek C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

Lahana ayrıca sindirim için faydalı olan yüksek miktarda lif içerir.

Beslenmenize nasıl dahil edebilirsiniz: Lahana turşusunu et veya balık yemeklerinin yanında garnitür olarak deneyin. Ayrıca salata sosuna ekleyebilir veya ringa balığı ve patatesle birlikte meze olarak servis edebilirsiniz.

 

3. Kvass

Kvass, Rusya'nın Hristiyanlaşmasından önce de Rus sofralarında yer alan bir içecektir. Kırsal yazın ve ev rahatlığının sembolüdür.

Başlangıçta kvas, bal ile fermente edilmiş çavdar ekmeğinden yapılıyordu. Günümüzde kvas, ağırlıklı olarak ekmek, malt ve mayadan yapılmakla birlikte, meyve ve çilek çeşitleri de mevcuttur. Kvas, sürekli fermantasyona uğrayan, gerçekten canlı bir üründür.

Kvass'ın faydalı özellikleri:

Sinir sistemi için faydalı olan B vitaminleri içerir.

Sindirim sistemini uyarır ve iştahı artırır.

Ferahlatıcı ve canlandırıcı bir etkisi vardır.

Kvass, sıcak havalarda harika bir susuzluk giderici olmasının yanı sıra okroşka gibi bazı yemeklerin de temelini oluşturur.

İlginç bir bilgi: Eski zamanlarda kvas o kadar önemli bir üründü ki, köylülerin yemeği onsuz tamamlanmış sayılmazdı!

 

4. Şçi

Şçi, Rus mutfağının sembolüdür. Yüzyıllardır sofraların vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edilen bir çorbadır. "Şçi ve kasha bizim yemeğimizdir" atasözünün ortaya çıkması tesadüf değildir; bu atasözü, bu yemeğin Rus halkının günlük yaşamındaki önemini vurgulamaktadır.

Şçinin ana malzemesi lahanadır ve et, patates, havuç ve soğanla da zenginleştirilebilir. Şçi, et veya sebze suyunda pişirilir ve lahana turşusu kullanılmasıyla bir başka geleneksel Rus yemeği olan ekşi şçi elde edilir.

Lahana çorbasının faydalı özellikleri:

İçerdikleri lif sindirim için faydalıdır.

A ve C vitaminleri açısından zengin.

Sindirimi kolaydır, özellikle lahana turşusu kullanıldığında.

Şçi, genellikle çavdar ekmeği ve ekşi krema ile birlikte başlangıç ​​yemeği olarak servis edilir. Soğuk aylar için mükemmel bir çorbadır.

 

5. Domuz yağı

Salo, özellikle köylü ailelerinde Rus mutfağının önemli bir parçası olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Basit ama doyurucu bir yemek olup geleneksel olarak sonbahardan kışa kadar hazırlanır.

Salo, sarımsak ve baharatlarla tuzlanır ve bazen tütsülenir. Ayrıca, diğer yemekler için çıtır çıtır kızarmış deri veya domuz yağı elde etmek amacıyla da eritilebilir.

Bu arada, Rusya'da domuz yağı, lezzeti ve besin değeri ne olursa olsun, uzun süre yoksulların yemeği olarak kabul edildi.

Domuz yağının faydalı özellikleri:

Metabolizma için faydalı olan yağ asitleri içerir.

Kemikler için hayati önem taşıyan D vitamini açısından zengindir.

Safra üretimini artırarak sindirimi kolaylaştırır.

Saloyu diyetinize nasıl dahil edebilirsiniz: İnce dilimlenmiş tuzlu salo, siyah Borodinsky ekmeği ve sarımsakla mükemmel bir uyum sağlar. Harika bir meze veya pancar çorbası ya da şçiye eşlikçidir.

 

6. Şalgam ve yaban turpu

Bu iki kök sebze de Rus mutfağında sağlam bir yere sahiptir. Uzun süre boyunca şalgam, Rusya'da temel bir sebze ve Rus köylü ailelerinde (patatesin ortaya çıkışından önce) önemli bir garnitürdü. Ve yaban turpu, günümüzde de geleneksel olarak et ve balık yemekleriyle servis edilen popüler bir baharatlı sos olmaya devam etmektedir.

Yaban turpu ve şalgamın faydalı özellikleri:

Şalgam, C vitamini ve lif açısından zengindir.

Yaban turpu, sindirimi uyaran uçucu yağlar içerir.

Şalgam, içerdiği A ve E vitaminleri sayesinde cilt sağlığını iyileştirir.

Kök sebzeleri beslenme düzeninize nasıl dahil edebilirsiniz:

Şalgam çiğ, haşlanmış veya fırında pişirilerek tüketilebilir. Çorbalara eklenebilir veya etle birlikte haşlanabilir. Çok lezzetli!

Yaban turpu genellikle rendelenir ve keskinliğini yumuşatmak için sirke veya ekşi krema ile karıştırılır ve jöle kıvamındaki et veya diğer et yemekleri için sos olarak kullanılır.

 

7. Ivan çayı

İvan çayı, günümüzde yaygın olan Çin çayının Rusya'ya getirilmesinden çok önce tüketilen geleneksel bir Rus içeceğidir. Bu içecek, ateşotu (bitkinin gerçek adı) yapraklarının fermente edilip kurutulmasıyla elde edilirdi.

Ivan çayı hazırlamak çok kolay: Kurutulmuş yaprakların üzerine kaynar su dökün ve demlenmeye bırakın. Bu içecek günlük tüketim için uygundur ve kafeinsizdir.

Ivan çayının faydalı özellikleri:

Yaşlanmayı yavaşlatan antioksidanlar içerir.

Metabolizmayı iyileştirir.

Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.

İlginç bir bilgi: Ivan çayı 19. yüzyılda Avrupa'ya ihraç ediliyordu ve orada prestijli bir içecek olarak kabul ediliyordu!

 

8. Kissel

Kissel, aslen yulaf ezmesinden, daha sonra ise meyve ve çileklerden yapılan eski bir Rus yemeğidir. Kissel'in 9. yüzyılda ortaya çıktığına inanılır ve uzun yıllar boyunca sadece bir tatlı değil, özellikle fakir ailelerde ana yemek olarak da tüketilmiştir.

Günümüzde kissel çoğunlukla nişasta ile karıştırılmış meyve veya çilek suyundan yapılır. Tercihe bağlı olarak sıcak veya soğuk içilir.

Geleneksel yulaf ezmesi jölesi, faydalı özellikleri sayesinde popülaritesini korumuştur:

Mideyi kaplayarak gastrite iyi gelir.

Bağırsak fonksiyonlarını iyileştirir.

Meyvelerden yapıldığında antioksidan açısından zengindir.

Yulaf ezmesi jölesi kahvaltı veya hafif bir akşam yemeği için mükemmeldir. Kışın sıcak olarak içilerek hem ısınmaya hem de sağlıklı bir mideyi desteklemeye yardımcı olur; sıcak havalarda ise meyve ve çilek çeşitleriyle soğutularak tüketilebilir.

İlginç bir bilgi: Eskiden jöle, düğünler ve büyük bayramlar için pişirilirdi, çünkü bu yemeğin eve mutluluk ve refah getirdiğine inanılırdı.

 

9. Bal

Bal, Rusya'da bilinen en eski tatlı ürünlerden biridir. Antik Rusya'da, gelişmiş arıcılığın ortaya çıkmasından önce, doğrudan yabani arı kovanlarından hasat edilirdi. O dönemlerde bal sadece gıda değil, aynı zamanda ilaç ve geleneksel bir içecek olan bal şarabının bir bileşeniydi. Rusya'da bal, kraliyet ürünü olarak kabul edilir ve genellikle soylulara veya düğünlerde hediye olarak sunulurdu.

Günümüzde bal, çok çeşitli tariflerde kullanılmaktadır, ancak en iyi tüketim şekli çiğ olarak, ılık (ama sıcak olmayan!) çaya, ekmek ve tereyağına veya yulaf lapasına eklenmesidir. Bal ayrıca fırınlanmış ürünlerde doğal tatlandırıcı olarak da kullanılabilir (ancak bu durumda, ısı işlemi nedeniyle faydalı besin maddelerinin çoğu kaybolacaktır).

Balın faydalı özellikleri:

Hücre yaşlanmasını yavaşlatan antioksidanlar açısından zengindir.

Antibakteriyel ve antienflamatuar özelliklere sahiptir.

Yüksek vitamin içeriği sayesinde bağışıklığı destekler.

 

10. Isırgan otu

Isırgan otu, atalarımız tarafından eski çağlardan beri bilinen gerçek bir Rus süper besinidir. Özellikle diğer sebzelerin henüz yetişmediği ve vücudun vitaminlere son derece ihtiyaç duyduğu ilkbahar aylarında Rus mutfağında kullanılmıştır.

Isırgan otu çorbalara, salatalara, turtalara eklenir, hatta tentür haline bile getirilirdi. Rus köylerinde sıklıkla hayvan yemi olarak toplanırdı, ancak tıbbi özellikleri de biliniyor ve yaralar ile yanıklar için kullanılıyordu.

Taze genç ısırgan yaprakları, yeşil lahana çorbaları veya salatalar için idealdir. Ayrıca kış için kurutulup çaya veya baharatlara eklenebilirler.

Isırgan otunun faydalı özellikleri:

Isırgan otu, anemiye iyi gelen demir açısından zengindir.

Kan pıhtılaşmasını iyileştiren yüksek miktarda K vitamini içerir.

A vitamini sayesinde saç ve tırnakları güçlendirir.

 

11. Pancar

Pancar, Rus mutfağının en tanınabilir malzemelerinden biridir. Hem çorbalarda hem de salatalarda eski çağlardan beri yaygın olarak kullanılmaktadır. En ünlü pancar yemeği ise elbette borş çorbasıdır. Eski Rusya'da pancarlar kış boyunca mahzenlerde saklanırdı ve bu sayede ilkbahara kadar faydalı özelliklerini korurlardı.

Pancar fırında pişirilebilir, haşlanabilir ve salatalarda ve çorbalarda kullanılabilir. Tatlı lezzeti ve canlı rengi, onu kışlık konserveler ve bayram yemeklerinde vazgeçilmez kılar.

Faydalı özellikler:

İçeriğindeki nitrat sayesinde kan basıncını düşürür.

Detoks etkisi vardır ve karaciğeri temizler.

Kan dolaşımını iyileştirir ve hücreleri oksijenle doyurur.

Nasıl dahil edilir: Sarımsak ve cevizli pancar salatası yapmayı veya kavrulmuş pancarları bir sosun içine eklemeyi deneyin. Harika bir garnitür veya ana yemek olabilir.

 

12. Süzme peynir

Süzme peynir, Rusya'da sütün pıhtılaştırılmasıyla yapılan geleneksel bir süt ürünüdür. Hem günlük hem de özel günlerin önemli bir parçasıydı. Antik Rusya'da süzme peynir, kurutularak ve bez torbalarda saklanarak kış için muhafaza edilirdi. En iyi süzme peynirin taze sütten yapıldığına inanılırdı.

Süzme peynir, kahvaltıda veya akşam yemeğinde sade olarak tüketilebilir, taze meyveler veya balla tatlandırılabilir, hamur işlerine eklenebilir, krep dolgusu olarak kullanılabilir veya tatlılarda kullanılabilir. Süzme peynirli güveçler ve syrnikiler özellikle popülerdir.

Süzme peynirin faydalı özellikleri:

Kas kütlesinin korunması için gerekli olan protein açısından zengindir.

Yüksek kalsiyum içeriği sayesinde kemik sağlığını iyileştirir.

Yavaş sindirilen karbonhidratlar sayesinde normal kan şekeri seviyelerini korur.

 

13. Karabuğday

Karabuğday, Rusya'da 11. yüzyıldan beri bilinen eski bir tahıldır. Her zaman doyurucu ve sağlıklı beslenmenin sembolü olarak kabul edilmiştir. Karabuğday sadece Rusya'da değil, diğer ülkelerde de popülerdir, ancak Rus mutfağı onu et ve sebzelerin yanında popüler bir garnitür haline getirmiştir.

Eski zamanlarda karabuğdayın, ağır işlerden sonra gücü geri kazandırmaya yardımcı olduğuna inanılırdı ve genellikle avcılar ve köylüler için hazırlanırdı.

Karabuğday, su veya sütte pişirilerek lapa, güveç ve hatta turta dolgusu yapımında kullanılabilir. Sebze veya mantarla haşlanmış karabuğday ise gerçekten çok lezzetlidir!

Karabuğdayın faydalı özellikleri:

İçeriğinde bol miktarda protein ve amino asit bulunur, bu da onu iyi bir bitkisel protein kaynağı yapar.

İçeriğindeki magnezyum sayesinde kalp ve kan damarlarının işlevini iyileştirir.

Düşük glisemik indeksi sayesinde kan şeker seviyelerini korur.

 

14. Mantı

Pelmeni, Sibirya'dan Rus mutfağına geldi ve kısa sürede ülke genelinde popülerlik kazandı. Pelmeni, saklanması ve hazırlanması kolay, kışlık bir yemek olarak kabul ediliyordu. Tüm aile birlikte yapıp açık havada dondururdu. Ev hanımları hamuru eti "korumak" için kullanırdı; böylece karlı Sibirya ikliminde pelmeni tüm kış dayanabilirdi.

Mantıların bile kendine özgü faydalı özellikleri vardır!

Kaliteli et dolgusu kullanıldığında yağ ve protein açısından zengindir.

Tam tahıllı unla hazırlanırsa B vitaminleri içerir.

Pelmeni, doyurucu bir akşam yemeği için harika bir ana yemektir. İç harcı geleneksel olarak dana eti, domuz eti ve soğan karışımından oluşur. Tuzlu suda haşlanır ve ekşi krema, tereyağı veya sirke ile servis edilir. İç harcıyla denemeler yapabilir, ete mantar veya sebze ekleyebilirsiniz.

 

15. Okroshka

Okroshka, kvas veya kefir ile yapılan klasik bir yaz yemeğidir. Kökeni, artıkları soğuk bir çorbaya dönüştüren köylü yemeklerine kadar uzanır. Eski zamanlarda (ve bugün de) okroshka sadece yaz aylarında servis edilirdi, çünkü sıcak havalarda vücudu ve ruhu serinletmeye yardımcı olduğuna inanılırdı.

Okroshka, haşlanmış sebzeler, yumurta ve et ile yapılır ve kvas veya kefir ile tatlandırılır. Hafif ve ferahlatıcı olan bu yemek, sıcak mevsimde mükemmel bir öğle yemeğidir.

Okroshka'nın faydalı özellikleri:

Kvass ile yapılan Okroshka, enzimler sayesinde sindirimi iyileştirir.

Taze sebzeler kullanıldığında birçok vitamin içerir.

Yaz sıcağında vücudunuzu ağırlaştırmayacak, hafif ve ferahlatıcı bir çorba.

Sonuç

Rus mutfak gelenekleri, Rusları köklerine bağlayan unsurlardır. Bu ürünler ve yemekler yüzyıllar boyunca aktarılmış ve kültürün ayrılmaz bir parçası olmaya devam etmiştir. Bu tür tarifleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak, ulusal kimliği korumanın önemli bir adımıdır.

Rus kültürünü daha iyi anlamak istiyorsanız, mutfaktan başlayın. Şçi (lahana çorbası) yapın, ev yapımı kvas (bir çeşit çorba) veya lahana turşusu deneyin. Bunlar sadece yemek değil; her kaşıkta gerçek bir hikaye var! Tat ve aroma yoluyla, Rusya'nın tarihi ve kültürüyle bir bağ kuracaksınız

12 Aralık 2025 Cuma

“Kürk mantolu” Rus mutfağı…

 


Kaynak: https://medyagunlugu.com/

 

Rus mutfağı geniş bir coğrafyanın, sert iklim koşullarının ve tarih boyunca etkileşimde bulunduğu çok farklı kültürlerin izlerini taşır.

Slav geleneklerinin yanı sıra Türk, Kafkas, Baltık, Fin ve Orta Asya mutfaklarının etkileri Rus sofralarında açık biçimde görülür. Bu çeşitlilik, Rus mutfağını hem zengin hem de doyurucu bir gastronomik kültür haline getirir.

Rus yemeklerinin en belirgin özelliği, besleyici, sıcak ve tok tutucu olması.

Bunun temel nedeni ise, tahmin edilebileceği gibi, uzun kışların hâkim olduğu bir coğrafyada insanların enerji veren ve dayanıklılığı artıran yiyeceklere ihtiyaç duyması. Bu yüzden çorbalar, et yemekleri ve hamur işleri Rus mutfağının omurgasını oluşturuyor. Ayrıca ekşi tatlar, fermente ürünler, turşular ve süt ürünleri de önemli bir yer tutuyor. Diğer yandan, Rus yemeklerine yöneltilebilecek eleştiri, yağlı olması ve mayonezin fazla kullanılması.

Temel özellikler

1-Çorbalar

Rusya’da çorba yalnızca bir başlangıç değil, çoğu zaman ana yemek kadar doyurucudur. Et suları, lahana, patates ve kök sebzeler kullanılan temel malzemeler.

2-Fermente kültürü

Kvas (ekmeğin mayalanmasıyla yapılan popüler bir içecek-aşağıdaki fotoğraf), kefir, turşular ve ekşi lahana gibi fermente ürünler Rus sofralarının vazgeçilmezi.

3-Hamur işi ağırlığı

Pelmeni, pirojki ve blini gibi hamur işleri hem günlük yaşamın hem de bayramların bir parçası.

4- İklimin etkisi

Patates, pancar, lahana, havuç, sığır eti ve balık gibi dayanıklı malzemeler mutfakta öne çıkar.

Ünlü yemekler

Çorbalar

Borşç (Borş çorbası-Aslen Ukrayna kökenli): Pancarlı, et veya sebze tabanlı, ekşi tatlı bir çorba.

 

Şçi (Lahana çorbası): Beyaz lahana veya ekşi lahana ile yapılır.

Solyanka (Solyanka çorbası): Ekşi tatlı aromalı, etli, zeytinli ve salçalı bir çorba.

Okroşka (Soğuk yaz çorbası): Patates, sucuk, sebze ve kefir-kvas karışımıyla yapılan soğuk çorba.

Ana yemekler

Kotleta po-Kievski (Kiev usulü tavuk): Tavuk göğsü, sarımsak, tereyağı, otlar, yumurta ve galeta unu ile hazırlanan, Ukrayna’da da popüler bir yiyecek.

Pelmeni (Sibirya mantısı): Etli küçük mantılar, Rusya’nın en ikonik yemeklerinden biri.

Befstroganov (Beef Stroganoff): Mantarlı krema sosunda pişmiş yumuşak et.

Şaşlık (Şiş kebap): Orta Asya ve Kafkasya kökenli. Marine edilmiş kuzu, dana ya da domuzdan yapılıyor.

Golubtsı (Lahana sarması): Lahana yaprağına sarılmış kıymalı iç harç.

Kotleti (Köfte/panayla kotlet): Pane kaplanmış yumuşak köfte.

Kaşa (Karabuğday lapası): Özellikle greçka Rus sofralarında çok yaygın. Taze veya kuru meyve, reçel, peynir, tereyağı, sebze, kuruyemiş veya bal gibi birçok ek malzeme ile çeşitlendirilebilir.

Pirojki/Pirogi (Dolgulu poğaça-börek): Et, patates, lahana, mantar veya tatlı dolgulu hamur işleri.

Balık yemekleri

Ribniy Sup (Balık çorbası/Uha): Et suyunda pişmiş hafif bir balık çorbası.

Graavilohi/Gravlax: İskandinav kökenli somonla hazırlanan fermente bir yiyecek. Soğuk iklim nedeniyle tütsülenmiş ve tuzlanmış balık önemli yer tutuyor.

 

Ünlü salatalar

Rus mutfağı özellikle salatalarıyla dünya mutfaklarında iz bıraktı.

Olivye Salad (Rus salatası/Olivye): Patates, bezelye, havuç, yumurta ve mayonezli klasik karışım.

Vinegret (Pancar salatası): Pancar, lahana turşusu, patates ve havuçlu ekşi bir salata.

Selyodka pod şuboy (Kürk mantolu ringa/Şuba): Ringa balığı, pancar, patates, yumurta ve havuç katmanlarından oluşan meşhur salata. Katmanlar bir kürk manto gibi balığı sardığı için bu ilginç adı taşıdığı düşünülüyor. (Aşağıdaki fotoğraf)

 

Mimoza Salad (Mimoza salatası): Balık konserveleri ve rendelenmiş yumurtanın kat kat dizildiği hafif salata.

Tatlılar ve hamur işleri

Blini (Krep/ince pancake): Geleneksel olarak balık yumurtası, bal, peynir veya reçelle yenir.

Sırniki (Lorlu kızartma tatlısı): Tvorog denilen lor benzeri peynirle yapılıyor.

Pasha (Paskalya tatlısı): Lor, krema ve kuru meyvelerle yapılan kalıplı tatlı.

Medovik (Balkekli pasta): Kat kat bal aromalı yumuşak bir pasta.

 

Kürk mantolu ringa tarifi:

Malzemeler (6–8 kişilik)

2 adet tuzlu ringa balığı filetosu

3 adet orta boy patates

2 adet havuç

2 adet büyük pancar

1 adet kuru soğan

3–4 adet haşlanmış yumurta (isteğe bağlı)

300–400 g mayonez

Tuz-karabiber (isteğe bağlı)

Sebzeler mutlaka kabuklarıyla haşlanır; böylece lezzet ve renk kaybolmaz.

Patates, havuç ve pancarı kabuklu şekilde haşlanır.

Soğuduktan sonra kabuklarını soyulur.

Hepsini ayrı kaselere rendelenir.

Tuzlu ringalar küçük küpler halinde doğranır.

Soğan ince ince kıyılır

Ringa balığı

 Büyük bir servis tabağına kat kat şu sırayla dizilir:

1-Ringa balığı

2-Üzerine doğranmış soğan

3-Rendelenmiş patates + ince bir tabaka mayonez

4-Rendelenmiş havuç + ince bir tabaka mayonez

5-İsteğe bağlı: rendelenmiş yumurta

6-Rendelenmiş pancar (en üst kat)

7-Üzeri güzelce mayonezle kaplanır (bu, balığın “kürk mantosu” oluyor)

8-Salata buzdolabında en az 4–6 saat, ideal olarak bir gece dinlenmeli.

9-Katmanlar birbirine oturunca gerçek lezzet ortaya çıkar.

Servis

Soğuk servis edilir.

Genellikle üçgen dilimler halinde pastamsı şekilde kesilerek sunulur.

Üzerine dereotu veya yumurta rendesiyle hafif süsleme yapılabilir.


16 Kasım 2025 Pazar

Borş Çorbası: Kim icat etti ve neden hala tartışılıyor?


Kaynak: https://dzen.ru/

 

Pancar çorbası, herkesin çocukluğundan beri bildiği bir yemek gibi görünüyor. Ama kimin icat ettiğini sorarsanız, bir tartışma başlar. Ukraynalılar pancar çorbasını ulusal bir hazine olarak görürken, Ruslar ortak bir mutfağın parçası olarak adlandırıyor ve Polonyalılar, Belaruslular ve Litvanyalılar Orta Çağ'da benzer çorbalar yaptıklarını hatırlıyor. Peki, lahana ve pancarla yakut kırmızısı bir çorba kasesini ilk kim servis etti?

Çimden Çorbaya: Borş Çorbasının Antik Kökleri

"Borş" kelimesi, pancarın tencereye girmesinden çok önce ortaya çıkmıştır.
11. ve 12. yüzyıllara ait eski Rus kaynaklarında "borş", ekşimsi bir tada sahip yabani bir bitki olan yabani havyardan yapılan bir güveç anlamına gelirdi. Yapraklar un ve tahıllarla kaynatılır, bazen de et veya balık eklenirdi.

Yani pancar çorbası başlangıçta yeşil, ekşi ve pancarsızdı.
Ancak birkaç yüzyıl sonra, pancar Rusya'da yaygınlaşınca, yemek tanınmayacak kadar değişti.
 

Pancarlar pancar çorbasına girdiğinde

Modern pancar çorbası , pancarın Doğu Avrupa mutfağının vazgeçilmezi haline geldiği 16.-17. yüzyıllar civarında ortaya çıktı . Çorbaya yakut rengini ve hafif tatlı ekşiliğini veren pancar , günümüzde yemeğin imza lezzeti olarak kabul ediliyor.

Bu tarihten itibaren tarif bölgeden bölgeye değişmeye başladı:

Ukrayna'da domuz yağı, fasulye ve sarımsaklı domuz yağı eklediler;

Rusya'da daha çok lahana ve patates var;

Polonya ve Litvanya'da - asitlik için sirke veya kvas;

Güneyde - domates ve tatlı biber.

Aslında pancar çorbası bir tarif değil, her ailenin kendine göre aktardığı bir lezzet kültürü haline geldi.

Borş çorbası bir sembol ve tartışma konusu olarak

Günümüzde Rusya ve Ukrayna pancar çorbasının kökeni konusunda sıklıkla tartışmaktadırlar , ancak tarihçiler hâlâ
Ukrayna'nın klasik pancar çorbasının doğum yeri olarak kabul edildiğine inanma eğilimindedirler .

19. yüzyıla ait etnografik kayıtlar ve yemek kitapları,
pancarın domuz yağı, soğan ve havuçla haşlanıp sarımsak ve pampuşka ile servis edildiği tipik bir Ukrayna yemeği olarak pancar çorbasını tanımlıyor .

UNESCO, 2022 yılında Ukrayna pancar çorbasını Somut Olmayan Kültürel Mirasın Temsili Listesi'ne ekleyerek Ukrayna kimliği için önemini vurguladı. Belgede ayrıca pancar çorbasının birçok yerel çeşidi olan pan-Slav bir fenomen olduğu vurgulanıyor.

 

Peki pancar çorbası neden bu kadar popüler oldu?

Sırrı çok yönlülüğünde yatıyor. Borş çorbası, doyurucu, sağlıklı ve sade bir lezzet sunuyor :
İstediğiniz sebzeyi, kalan eti, tahılları ve hatta pancar yapraklarını kullanabilirsiniz. Asidik yapısı, yemeğin uzun süre taze kalmasını sağlıyor; bu da eski tarım dünyasında önemli bir özellikti.

Üstelik pancar çorbasının "doğru" bir tadı yoktur; her yöre, her ev hanımı kendi usulünce yapar ve en güçlü yanı da budur: bölmez, birleştirir.

 

İlginç bir gerçek

Eskiden pancar çorbası o kadar yaygındı ki, hakkında atasözleri bile söylenirdi:

"Porş olmadan yemeğin bir anlamı olmaz,"
"Masada pancar çorbası varsa evde düzen vardır."

Bazı köylerde ise pancar çorbası pişirmeyi bilmeyen genç bir ev hanımının henüz eş olmadığına inanılırdı, çünkü pancar çorbası aileye rahatlık ve özeni sembolize ederdi.

 

Sonuç

Pancar çorbasını kim icat etti?

Doğru cevap: insanlar.

Tek bir şef veya tek bir ülke değil, yüzyıllar ve imparatorluklar boyunca varlığını sürdüren bir yemeğin yapımında basit sebzelerin ve ekşi bir et suyunun kullanıldığı bütün bir kültür.

Ukrayna borş'a formunu verdi, Rusya ve Polonya ona farklı versiyonlar verdi ve Doğu Avrupa da ona sonsuz sayıda tarif verdi.

Ve belki de pancar çorbasının özü budur: Sıcaklığı, lezzeti ve tabağında biraz pancarı seven herkesin yemeğidir.

3 Ekim 2025 Cuma

"Kremlevskiy" kafeteryası


Anna Brook

Kaynak: https://dzen.ru/

 

Kremlin Kafeteryası hakkında çok şey duymuştum ama içeri yalnızca özel bir geçiş kartıyla, kişisel bir davetiyeyle veya bir güvenlik görevlisi eşliğinde girilebileceğini sanıyordum. Meğerse artık herkese parlamento yemeği veriliyormuş. Kremlin Kafeteryası gerçekten de sıradan ölümlülere açıkmış.

İçeri girdiğiniz andan itibaren, bunun sıradan bir yemek salonu olmadığını anlıyorsunuz. Yüksek tavanlar, alçı kalıplar, kristal avizeler ve altın çerçeveli aynalar, lüks bir restoranı andırıyor. Ama sonra bakışlarınız tepsi sırasına kayıyor ve bunun bir yemek odası olduğunu, ancak saray şıklığı özlemleriyle dolu olduğunu anlıyorsunuz.

İç mekandan köftelerin tadına, fiyatlardan atmosfere kadar her şeyi kendim deneyimlemeye karar verdim. Gerçekten devlet tariflerine göre ucuz yemekler servis ettikleri doğru mu, yoksa bu sadece güzel bir efsane mi?

Kremlin Yemek Hizmetleri Kompleksi, 1918'den beri faaliyet gösteren, sadece bir kafeterya zinciri değil, gerçek bir efsanedir. Devrim'den sonra, hükümet için bir büfe hizmeti oluşturma kararı alındı. Zamanla kompleks, yalnızca hükümet yetkililerine değil, aynı zamanda üst düzey yetkililere, akademisyenlere, sanatçılara ve politikacılara da hizmet vermeye başladı.

Stalin, Brejnev, Gorbaçov, yani neredeyse her devlet başkanı, Kremlin'in müşterileri arasında sayılıyordu.

Menüde, devlet kalite standartlarına sıkı sıkıya bağlı kalınarak hazırlanan tariflere göre hazırlanan yemekler yer alıyordu. Her şeyin dengeli, besleyici, aşırıya kaçmadan ve lezzetli olması gerekiyordu.

Bu gelenek bugün de devam ediyor: "Kremlevskiy" Devlet Duması'nı, Federasyon Konseyi'ni, Yüksek Mahkeme'yi, Bolşoy Tiyatrosu'nu ve diğer birçok seçkin kurumu besliyor.

Ancak 2022'de kafeterya kapılarını herkese açtı.

Milletvekillerinin yediklerini artık herkes tadabilir. Peki gerçekten bu kadar ucuz ve lezzetli mi? Hadi öğrenelim.

 

İç mekan

İlk göze çarpan şey, ölçeği ve kapsamı. İki katlı mekan, tipik bir Sovyet kafeteryasına hiç benzemiyor. İç mekan, yüksek tavanları, devasa sütunları, alçı kalıpları ve kristal avizeleriyle daha çok lüks bir restoranı andırıyor.

Zemin katta, servis alanı ve Tverskaya Caddesi'nin muhteşem manzarasını sunan geniş panoramik pencerelere sahip ana yemek salonu bulunmaktadır. Her yerde bulunan yaldızlı çerçeveli aynalar, daha da ferah bir his yaratmaktadır. Ortada yer alan mermer sütunlar, tüm mekana görkemli bir görünüm kazandırmaktadır.

İkinci kat, servis sırası olmayan bir kafe alanı, böylece bir masaya oturup atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Buradaki ışıklandırma hafifçe kısılmış ve daha samimi bir atmosfer yaratılmış. Köşede büyük bir ayak aynası ve duvarlarda tarihi tablolar asılı. İç mekanın tamamı, yetkililerin yüzyıllardır beslediği bir yerde olduğunuzu hatırlatıyor.

Ama tüm bu lüks, gerçekle yüzleşince hızla yerle bir oluyor: tepsilerin şangırtısı, tabakların şangırtısı, yüksek sesli konuşmalar... Sonuçta burası pahalı bir restoran değil, bir kafeterya ve ikinci katta oturmak çok daha rahat.

 

Şimdi asıl konuya gelelim: Burada ne yiyebilirsiniz?

Önce yemek tezgahına gidip seçeneklere göz attım ve neler sunulduğunu anlamaya çalıştım.

Menü, klasik Rus mutfağı ve geleneksel Sovyet yemeklerine ağırlık veren çeşitli ve iyi düşünülmüş bir menüydü.

İşletmenin, devlet yetkililerinin yemek standartlarını karşılamaya çalıştığı açıktı: dengeli porsiyonlar, bilindik tarifler ve gereksiz mutfak yaratıcılığı içermeyen bir sunum.

Menüde mezeler, salatalar, çorbalar, ana yemekler, garnitürler, unlu mamuller ve içecekler dahil olmak üzere çeşitli yemek kategorileri yer alıyor. Seçenekler değişse de genel olarak liste, ufak tefek değişikliklerle aynı kalıyor.

Salatalar ve mezeler: Vinaigrette, Olivier salatası, kürk manto altında ringa balığı, yengeç salatası, taze sebze salatası, havuçlu lahana salatası, kırmızı balık ve havyarlı sandviçler, et ruloları.

Çorbalar: pancar çorbası, lahana çorbası, yumurtalı tavuk suyu, balık çorbası, kremalı mantar çorbası, turşu çorbası.

Sıcak yemekler: vekil usulü pirzola, dana stroganof, dana biftek, kızarmış tavuk göğsü, fırında balık, patatesli kızartma, etli lahana haşlaması.

Yan yemekler: Patates püresi, sebzeli pilav, karabuğday lapası, buharda pişirilmiş sebzeler, kızarmış patlıcan, peynirli spagetti.

Hamur işleri ve tatlılar: etli, lahanalı ve elmalı milföy hamur işleri, haşhaşlı çörekler, süzme peynirli vatrushki, ballı kek, Napolyon keki, çikolatalı kek, syrniki.

İçecekler: komposto, meyve suyu, jöle, çay, kahve, deniz iğdesi ve feijoa içecekleri, kvas.

 

Ne denedim?

Tüm bu çeşitlilik arasından klasik ve doyurucu bir şey seçmeye karar verdim.

Lahana salatası, patates püresi, pirzola, meyve suyu ve çilekli milföy hamuru sipariş ettim. 

700 rubleye geldi ama porsiyonlar oldukça büyüktü ve gerçekten tok hissettim.

Lahana salatası tazeydi, hafif ekşimsiydi; baskın bir yanı yoktu ama yemeğe mükemmel bir başlangıçtı. Patates püresi yumuşaktı, topaksızdı ve hoş bir kremamsı dokuya sahipti. Şerif usulü pirzola sulu ve sertti, eski Sovyet kafeteryalarında servis edilenleri anımsatıyordu. Meyve suyu boldu, sulandırılmamış, milföy hamuru ise çıtır çıtır ve bolca çilekle doluydu.

Genel olarak, yemek kalitesi, özellikle de fiyatı göz önüne alındığında oldukça iyi.

Porsiyonlar doyurucu, lezzetler tanıdık ve her şey gereksiz gösterişten uzak, klasik tariflere göre hazırlanıyor.

Kremlin Kafeteryası, "dengeli beslenme" konseptini gerçekten benimsiyor; Moskova'nın merkezindeki restoranlara kıyasla nispeten uygun bir fiyata doyurucu ve lezzetli bir yemek yiyebilirsiniz.

 

Kremlin'de kiminle görüşebilirsiniz?

Beklenmedik bir bonus: Bu kafeteryada ünlü insanlarla karşılaşabilirsiniz. Ana yemeğimi seçerken, birçok kişinin dizilerden tanıdığı oyuncu Zhanna Eple yanımda duruyordu. Hiçbir iddiası olmayan, tamamen sıradan bir müşteriydi, sadece öğle yemeğini alıp masaya yöneldi.

Ünlü gazetecilerin, politikacıların ve hatta eski bakanların buraya sık sık uğradığı söyleniyor. Hatta yüzü tanıdık gelen birine bile rastlayabilirsiniz.

Kremlin Kafeteryası ziyaretim bende çok hoş izlenimler bıraktı. Zengin tarihi, ilgi çekici atmosferi ve kaliteli mutfağıyla burası gerçekten eşsiz bir yer. Burada doyurucu, lezzetli ve uygun fiyatlı bir öğle yemeği yiyebilir, bir "milletvekili" kantininin özel atmosferini deneyimleyebilir ve keyifli vakit geçirebilirsiniz.

 

Burayı özel kılan şey nedir?

 Lüks iç mekan. Kremlin Kafeteryasında, lüks bir restoranın atmosferinin tadını çıkarabilirsiniz; yüksek tavanlar, alçı kalıplar, mermer sütunlar, devasa aynalar, kristal avizeler ve panoramik pencereler ferahlık hissi yaratır. Bu, sıradan bir öğle yemeğini özel kılar, çünkü bu tür kantinler nadirdir.

 Geniş yemek yelpazesi. Menüde klasik Rus ve Sovyet mutfağından lezzetler yer alıyor: lezzetli salatalar ve ana yemeklerden doyurucu ana yemeklere, garnitürlere, tatlılara ve içeceklere kadar. Geleneksel yemeklerden birini seçebilir veya kırmızı havyarlı sandviçler veya taze hamur işleri gibi daha sıra dışı lezzetleri deneyebilirsiniz. Her şey kanıtlanmış tariflere göre hazırlanıyor ve yemekler cömert porsiyonlarda servis ediliyor.

 Uygun fiyatlar. Moskova'nın merkezinde öğle yemeği için en uygun yerlerden biri. Doyurucu ve dengeli bir öğle yemeği 600-700 rubleye mal olacak; bu da porsiyon büyüklüğü ve yemeklerin kalitesi göz önüne alındığında oldukça makul. Burada bütçenizi zorlamadan rahatça yemek yiyebilirsiniz ve yemekler doyurucu ve lezzetli olacaktır.

 Samimi bir atmosfer ve sıcak bir hizmet. İşletmenin büyüklüğüne rağmen, müşterilerine önem verdikleri açıkça görülüyor. Güler yüzlü personel, temizlik ve özenli tasarım, Kremlin Kantin'e yapılan ziyareti konforlu ve keyifli hale getiriyor.

 Sıra dışı bir buluşma noktası. Burada ünlü insanlarla karşılaşabilirsiniz; gazeteciler, oyuncular, politikacılar. Örneğin, ben sırada beklerken, Zhanna Eple yakınlarda öğle yemeği yiyordu; bu da ziyaretime güzel bir katkı oldu.

 

Kremlin Kantinine gitmeye değer mi?

Kesinlikle evet! Burası kaliteli mutfağı, lüks iç mekanı ve uygun fiyatları bir araya getiriyor. Burada lezzetli bir yemeğin tadını çıkarabilir, tarihi bir kantinin atmosferini içinize çekebilir ve rahat ve şık ortamın tadını çıkarabilirsiniz. Kremlin Kantini sıradan bir yemek mekanının çok ötesinde; artık herkesin deneyimleyebileceği bir tarih parçası.

Moskova'nın merkezinde doyurucu ve keyifli bir öğle yemeği arıyorsanız, Kremlin Kantinini mutlaka ziyaret edin.

Kesinlikle bayılacaksınız! 😊


8 Ağustos 2025 Cuma

Lezzetin izinde: Rusya’da gurmelere özel rota


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Rusya’yı keşfetmenin sayısız yolu var. Ancak rota yalnızca doğa manzaralarına ve müzelere değil, damağa hitap eden keşiflere de çevrilebilir. Bu yolculukta şehir, sadece tarihiyle değil, mutfağı ve gündelik estetiğiyle de hafızalara kazınıyor. Bu beş şehir, yalnızca haritada değil, duyularda da iz bırakıyor. Yolculuk, yalnızca bir noktaya varmak değil, tatmak, koklamak, oturmak ve dinlenmek için. Her lokma bir hikâye, her durak bir durup düşünme anı. Rusya’nın bu rotasında yemek sadece yemek değil; kültürün, zamanın ve yerin en sade ve derin anlatımı. İşte Business FM'in derlediği beş farklı durak, beş farklı tat, beş ayrı ruh hâli.

Suzdal: Manastırlar arasında zeytinyağı ve ricotta

Moskova’dan Kazan’a doğru yola çıkanların ilk uğraklarından biri olan Suzdal, taş duvarlı manastırları, mor çiçekli çayırları ve zarif kafeleriyle hem göze hem damağa hitap ediyor. Agronom adlı kafe, sabah kahvaltısında zeytinyağlı ricotta ve taze bezelyeli sosis sunarken, akşam için önerilen durak Sırodelnya adlı peynir atölyesi. Şehir, pastoral havasıyla beraber, gurme bir sadeliği de yanında taşıyor.

Murom: Efsanelerle iç içe bir patates tabağı

Tarihi Murom şehri, İlya Muromets efsanesiyle anılsa da, ziyaretçilerin aklında en çok kalan, şehir otelinin içinde yer alan UtroVeçer kafesinde servis edilen mantarlı patates oluyor. Chanterelle mantarlarıyla hazırlanan bu tabak, bir yandan mütevazı ama bir yandan şaşırtıcı ölçüde rafine. Otelin iç avlusunda salıncaklar, iyi ekmek ve bir kadeh köpüklü şarap eşliğinde sunulan bu atmosfer, Murom’u gerçek bir mola durağına dönüştürüyor.

Gorodets: Tereyağı, atlar ve keçi peynirleri

Suzdal kadar tanınmasa da Gorodets, kendi kulvarında bir cevher. Kurtsevo bölgesinde üretilen crottin, camembert ve valensay gibi keçi peynirleri dikkat çekiyor. At sırtında yapılan gezilerle birleşen pastoral deneyimi, damakta kalıcı bir iz bırakan kabak çekirdeği yağı tamamlıyor. 

St. Petersburg: Çayın etrafında kurulan masallar

St. Petersburg, lezzeti estetikle buluşturuyor. Moika 22 Grand Hotel’in çay salonunda sunulan minyatür eklerler, nane demetleri ve imparatorluk porseleni fincanlarda gelen çaylar, adeta bir tiyatro sahnesi gibi. Bu zarif atmosferin içinde başlayan “İmparatorluk Bahçıvanları Kulübü” projesi sayesinde, artık Strelnya’daki saray bahçelerine de geziler düzenleniyor. Yemek burada sadece tat değil, bir anlatı unsuru.

Sestroretsk: Dinlenmenin tadı ve tarihi

St. Petersburg’un dışında, Fin Körfezi kıyısındaki Sestroretsk, geçmişin "uzanarak iyileşme" geleneğini yaşatan bir kaçış noktası. Skandinaviya adlı pastoral otel, tarihi daçaları aslına uygun biçimde koruyor. Bir zamanlar burada yatakta yemek yemek, mineralli su içmek ve çamur banyosu yapmak, nevralji ve yorgunluk reçeteleriydi. Bugün ise termal havuzlar, hamaklar ve kitaplar arasında geçen saatler, şehir stresinden uzaklaşmanın en yumuşak hâli.

25 Temmuz 2025 Cuma

Çehov hikayesinden mutfak masasına: Bektaşi üzümü tarifleri


Kaynak: https://turkrus.com/

 

Bektaşi üzümü, ya da Rusçasıyla, krıjovnik yalnızca bahçelerde yetişen mütevazı bir meyve değil. Rus edebiyatında da derin izler bırakmış simgesel bir yemiş. Bu küçük yeşil ya da kırmızı meyvecik Anton Çehov’un 1898 tarihli öyküsünde, hayalleri süsleyen taşra hayatı ve huzurunun simgesi olarak karşımıza çıkar: “Her insanın kendi bektaşi üzümü olmalı...” der kahramanlardan biri. Zamanla bu ekşi-tatlı meyve, yalnızca düşlerin değil sofraların da vazgeçilmez bir parçası oldu. 

Bugün Rus mutfağında bektaşi üzümü, salatadan soslara, tatlılardan reçellere kadar uzanan bir çeşitliliğe sahip. Hem kırsal geleneklerin bir uzantısı hem de modern lezzet arayışlarının yaratıcısı. Üstelik bu tariflerin çoğu, mutfağa yeni adım atanların bile kolayca deneyebileceği kadar sade. 

Bektaşi üzümlü, havuçlu ve tvoroglu salata: Bu tarif, ekşi meyvenin yumuşacık tvorogla (lor) kurduğu kontrast sayesinde hem ferahlatıcı hem de bağışıklığı destekleyen bir lezzet. Tatlılık için bir kaşık bal, ferahlık için birkaç dal nane yeterli.

Kırmızı ya da yeşil bektaşi üzümleriyle hazırlanan hafif acılı balık sosu: Blenderda ezilen meyve, sarımsak, dereotu ve kurutulmuş acı biberle birleştirilerek balık yemeklerine eşlik edecek aromatik bir tamamlayıcıya dönüşüyor. Sos hemen tüketilebileceği gibi kavanozda da saklanabilir.

Bektaşi üzümlü bisküvili kek: Tvorog veya yoğurtla hazırlanan kek hamuruna eklenen taneler, hafif ekşi sürprizler yaratıyor. Son dokunuş ise üzerine serpilen çikolata parçacıklarından. 

Bektaşi üzümlü ve kivili meyve reçeli: C vitamini açısından zengin bu ikili, kış aylarında bağışıklığı destekleyen doğal bir tatlı. Kiviler küçük küpler hâlinde doğranıp şeker ve az miktarda suyla kısa süre kaynatılıyor, ardından bektaşi üzümleri eklenerek yaklaşık 20 dakika boyunca karıştırılarak pişiriliyor.  

Bektaşi üzümlü marmelat: Bektaşi üzümü önce şekerle birlikte kısa süre kaynatılıyor, ardından kıvam için agar eklenerek birkaç dakika daha pişiriliyor. Karışım küçük kalıplara dökülüp soğutulduktan sonra şekere, hindistan cevizi rendesine veya ezilmiş kuruyemişe bulayarak sunulabiliyor.

17 Nisan 2025 Perşembe

Paskalya'nın vazgeçilmez tatlısı Kuliç


 

Kaynak: https://turkrus.com/


Rusya'da Ortodoks Hıristiyanlar bu pazar Paskalya bayramını kutlayacak. Geleneklsel bayram kutlamalarının vazgeçilmezlerinden biri ise kuliç. Ruslar evde pişirdikleri ya da satın aldıkları hafif tatlı, yüksek yapılı bu mayalı çöreği Paskalya sabahı kutsanmak üzere kiliselere de götürüyor. 

Kuliç hazırlamak sabır isteyen bir iş: Süt, yumurta, tereyağı ve şekerle zenginleştirilmiş hamur hazırlanıyor, içine kuru üzüm veya portakal kabuğu gibi meyveler ekleniyor. Uzun bir mayalanma sürecinin ardından, özel silindirik kalıplarda pişiriliyor. Geleneksel tarifler günümüzde de korunurken, bazı evlerde vanilyalı, limon kabuklu ya da çikolatalı gibi modern yorumlar da tercih ediliyor. Kuliç, yalnızca tatlı bir çörek değil, aynı zamanda Ortodoks inancında yeniden doğuşun ve yaşamın simgesi olarak kabul ediliyor.

Rusya’da kuliç pişirme geleneği, bin yıl öncesine, yani Hıristiyanlığın kabul edildiği günlere dayanıyor. Bu gelenek 17. yüzyıldan itibaren hem şehirli hem köylü sofralarında yaygınlaştı. Sovyet döneminde bile pek çok aile geleneği evlerinde sürdürmeye devam etti. Bugün ise hem fırınlarda hem evlerde hazırlanan kuliçler, Paskalya’nın ruhunu ve aile sıcaklığını yansıtan önemli bir simge olmaya devam ediyor.

Peki, evde hazırlamaya üşenenler Moskova'da en iyi kuliçleri nereden alabilirler? Business FM, konuyla ilgili hazırladığı haberde okurlarına Dr. Jivago, Modus, Mari Vanna, Regent, Remy Kitchen Bakery, Yana Primus, Kofemaniya, Çaykovski ve Savva gibi mekanları tavsiye ediyor. Her kafe ve restoranın kendine has bir kuliç tarifi var. Örneğin Leo adındaki restoran müşterilerine yenilebilir altın kaplamalı kuliçler hazırlıyor.

Petersburg'da ise dubai çikolatalı kuliçler hazırlanmakta. Ancak şehrin gözde mekanlarında bu paskalya tatlısının fiyatı 2 bin rublenin üzerinde.

 

Evde kendiniz denemek isterseniz işte size basit bi "kuliç" tarifi:

Klasik Rus Kuliç Tarifi (Yaklaşık 6 küçük kalıp için)

Malzemeler:

Hamur için:

1 su bardağı süt (ılık)

3,5 su bardağı un (yaklaşık, kontrollü eklenir)

15 g kuru maya (veya 30 g yaş maya)

3 adet yumurta (oda sıcaklığında)

150 g toz şeker

100 g tereyağı (eritilmiş)

100 g kuru üzüm (isteğe bağlı portakal kabuğu şekerlemesi, kuş üzümü vs.)

1 paket vanilin veya 1 çay kaşığı vanilya özütü

1/2 çay kaşığı tuz

1 çay kaşığı limon rendesi (isteğe bağlı)


Üzeri için: 

1 su bardağı pudra şekeri

1-2 yemek kaşığı limon suyu veya su

Renkli şekerlemeler veya badem parçaları

Hazırlanışı:

Maya hazırlığı: Ilık sütü bir kaba alın, içine 1 yemek kaşığı şeker ve mayayı ekleyip karıştırın. 10-15 dakika köpüklenene kadar bekleyin.

Hamurun karıştırılması: Yumurtaları şeker ve vanilinle birlikte çırpın. Üzerine erimiş ve ılınmış tereyağını, limon kabuğu rendesini ve mayalı süt karışımını ekleyin.

Un ve tuz ekleme: Karışıma azar azar un ve tuz ekleyerek yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur yoğurun. Yoğurma işlemi en az 10 dakika sürmeli. Sonra kuru meyveleri una bulayıp hamura ekleyin ve karıştırın.

İlk mayalanma: Hamuru örtüp sıcak bir yerde 1-1,5 saat mayalanmaya bırakın (hacmi iki katına çıkmalı).

Kalıplara alma: Hamuru hafifçe yoğurup yağlanmış kuliç kalıplarına (veya yüksek muffin kalıplarına) %1/2 ila 2/3 oranında doldurun. Üzerini örtüp tekrar 30-45 dakika kadar mayalandırın.

Pişirme: 170°C’de önceden ısıtılmış fırında, boyutuna göre 30–45 dakika arasında pişirin. Üstü çok hızlı kızarırsa folyo ile örtün. Pişip pişmediğini kürdanla kontrol edin.

Soğuma ve glazür: Kuliçler oda sıcaklığında soğutulur. Pudra şekeri ve limon suyunu karıştırarak yoğun ama akışkan bir glazür elde edin. Soğuyan çöreklerin üzerine dökün ve süsleyin. 

Kuliç genellikle Rusya'da Paskalya sabahı kutsanmak üzere kiliseye götürülür ve sonra ailece çayla birlikte yenir. Doku olarak brioche ile panettone arasında bir yerdedir, tatlı ama abartılı değil, kuru meyvelerle hoş bir zenginliği vardır.