Moskova

Moskova

20 Haziran 2026 Cumartesi

SSCB'deki herkesin hayalini kurduğu 10 ev eşyası


Natalya Koçetkova

Kaynak: https://www.gw2ru.com/

 

Bu eşyalar başarı ve refahın sembolleriydi, mutlu ve müreffeh bir yaşamın "yapı taşlarıydı".

Sovyetler Birliği'nde yaygın kıtlık döneminde, bir eşyanın değeri işlevselliğinden ziyade sahibine kazandırdığı statüyle belirleniyordu.

 

1.'Madonna' yemek takımı – SSCB'de, Doğu Almanya'dan gelen porselen yemek takımlarına, refahın sembolü oldukları için 'Madonna' adı verilirdi. 18. yüzyıl sanatçısı Angelika Kauffman'ın antik temaları betimleyen resimleriyle süslenmişlerdi, ancak Sovyet halkı onlara 'Madonna' adını verdi. Yemek takımları genellikle yaldızlı ve sedefle süslenmişti. Bu tür sofra takımları genellikle hiç kullanılmaz, bunun yerine hatıra olarak büfelerde saklanır ve düğün ve yıldönümlerinde hediye olarak verilirdi. Birçok Sovyet ailesi bu takıma sahip olmayı hayal ederdi.

2. Kristal – Geç Sovyetler Birliği döneminde kristal, maddi refahın önemli bir sembolüydü: bardaklar, vazolar ve şekerlikler büfelerde göz alıcı bir şekilde sergilenir ve "değerli" sayılırdı, yani sadece özel günlerde kullanılırdı. Çekoslovakya'dan ithal edilen 'Bohem' kristali özellikle kıymetliydi; sadece bağlantılar aracılığıyla veya pahalı bir hediye olarak elde edilebilirdi. Ancak, 'Gus-Khrustalny' fabrikası tarafından üretilen gibi Sovyet kristali bile "saygın" bir ev için olmazsa olmaz olarak kabul edilirdi.

3. Duvar ünitesi – Yugoslavya, Doğu Almanya, Çekoslovakya veya Romanya'da üretilen bu devasa mobilya takımı, sadece bir mobilya parçası değil, bir ailenin saygınlığının da bir göstergesiydi. Normal bir mağazadan satın almak imkansızdı – bekleme listesine kaydolup (bazen yıllarca!) beklemek, tanıdıklar aracılığıyla edinmek veya "bağlantılar" yoluyla çok büyük paralar karşılığında satın almak gerekiyordu. Kristal, porselen takımları, kitaplar ve ithal biblolar gibi en değerli eşyalar, duvar ünitesinin cam kapılarının arkasında sergilenerek, duvarı Sovyet oturma odasının vitrinine dönüştürüyordu.

4. Yün halı – Geç Sovyetler Birliği'nde nadir bulunan birçok eşya gibi, evin yalıtımını veya ses yalıtımını sağlamak ya da iç mekanı dekore etmekten ziyade, ailenin refahının bir sembolü olarak duvara asılıyordu. Yüksek kaliteli mobilya ve dekorasyon kıt olduğundan, büyük bir yün halı boş duvarı kaplayarak odanın görsel odak noktası oluşturuyor ve sahiplerinin statüsünü vurguluyordu. 

5. Kristal avize – Bu, her ev hanımının (özellikle Çek veya Macar ev hanımlarının) hayaliydi ve ailenin saygın bir yaşam sürdüğünün nihai kanıtıydı. Böylesine pahalı ve bulunması zor bir avizeyi sıradan bir mağazadan almak imkansızdı; insanlar bağlantıları sayesinde bir tane edinir, altı aylık maaşlarıyla öder veya statü hediyesi olarak alırlardı. Daha sonra oturma odasına asılırdı, böylece binlerce cam sarkıtı daireyi ışıltılı parıltılarla doldururdu. Odayı aydınlatmaktan ziyade, komşuların mütevazı tavan lambalarının fonunda refahın sembolü olarak hizmet ederdi.

6. Döşemeli Mobilyalar – Aşırı kıtlık döneminde, oturma odası döşemeli mobilya takımı gibi sıradan bir eşya bile başarı ve refahın sembolü haline geldi, çünkü elde edilmesi inanılmaz derecede zordu: insanlar güzel, yüksek kaliteli mobilyalar almak için yıllarca kuyrukta bekledi, piyasa fiyatının üzerinde ödeme yaptı ve her türlü çabayı gösterdi. Oturma odasında sadece iki koltuk ve bir kanepe değil, eksiksiz, uyumlu bir takım olması, ailenin en iyisini karşılayabileceği anlamına geliyordu. Bu tür mobilyalar sadece prestijli değil, aynı zamanda küçük dairelerdeki sınırlı alan sorununu çözmeye yardımcı olarak son derece işlevseldi.

7. Nikel gümüşü veya melçior – Geç Sovyetler Birliği döneminde, gümüş çatal bıçak takımlarına göre daha uygun fiyatlı ve aranan bir alternatifti. Bu gümüş renkli metal mutfak eşyaları, değerli metalden önemli ölçüde daha ucuzdu, ancak neredeyse aynı derecede zarif görünüyordu; bu nedenle nikel gümüşü kaşık, çatal ve bıçak takımı, saygın her evde olmazsa olmaz olarak kabul ediliyordu. Melçior, düğün hediyesi olarak verilir, büfelerde özenle saklanır ve yalnızca misafirler geldiğinde veya büyük bayramlarda çıkarılırdı. "MNC" (bakır, nikel, çinko) işaretli ve mat "kabartmalı" desenli Sovyet parçaları özellikle değerliydi ve ev hanımları kararmış kaşıkları diş macunuyla parlatana kadar cilalarlardı.

8. Stereo sistemi – Bir Sovyet vatandaşı için Batı dünyasına açılan gerçek bir pencere ve tüm komşuların kıskandığı bir şeydi. Bu karmaşık ve pahalı eşyayı elde etmek inanılmaz derecede zordu; sadece şanslı birkaç kişi yurtdışı iş gezilerinden bir tane getirebilir veya arkadaşlarından astronomik meblağlara satın alabilirdi. İthal modeller birçok kişi için ulaşılamaz bir hayaldi, bu nedenle müzikseverler yerli üretim, daha uygun fiyatlı ancak aynı derecede değerli alternatiflerle yetindiler. 

9. VCR – 1980'lerde Sovyet vatandaşı için bir VCR, sadece pahalı bir alet değil, gerçek bir zenginlik sembolü ve Batı sineması dünyasına açılan bir kapıydı. O zamanlar 'vidak' olarak adlandırılan bu cihazın fiyatı astronomikti. Ancak asıl değeri, evde Hollywood aksiyon filmlerini ve erotik filmleri izleme imkanıydı. Bir 'vidak' sahibi olmak isteyenler için bir aylık bekleme listesi vardı. Evinde bir tane bile olmayanlar ise yeraltı video kiralama dükkanlarına akın ediyordu.

10. Klasiklerin Toplu Eserleri – Bunları bulmak gerçek bir zorluktu, çünkü ülke "en okuryazar millet" statüsüne sahip olmasına rağmen, iyi kitaplar azdı. Mağaza rafları parti broşürleri ve kitapçıklarıyla dolup taşarken, Alexander Dumas'ın veya "Dünya Edebiyatı Kütüphanesi"nin çok ciltli baskıları için gerçek bir savaş yaşanıyordu. Şanslı olanlar abonelik alabiliyordu, ancak bunu yapmak için bir gece önceden sıraya girmek veya kitapçılar aracılığıyla bağlantılar kullanmak zorundaydılar. Birçoğu farklı bir yol izledi: 10-20 kg atık kağıdı teslim ederek, macera öykülerinin veya klasik edebiyatın bir sonraki cildine yönelik çok aranan bir kupon veya çek alıyorlardı ve bunu dikkatlice kitaplıklarındaki bir rafa yerleştiriyorlardı.

Ticarette el sıkışmak


Anna Popova

Kolaj, Resim: Kira Lisitskaya (Fotoğraf: Mary Evans Picture Library, Ingram Images/Global Look Press)

 

Kaynak: https://www.gw2ru.com/

 

"Ударить по рукам" ("udarit po rukam" yani el sıkışmak) bir anlaşmayı kapatma eylemidir.

Eski zamanlarda anlaşmalar panayırlarda ve meyhanelerde yapılırdı: tüccarlar indirimler ve uygun fiyatlar için kıyasıya pazarlık yapar, kıyasıya mücadele ederlerdi.

Anlaşmayı sonuçlandırma zamanı geldiğinde aracılara, avukatlara başvurulmazdı. Bunun elbette daha pratik bir nedeni vardı: tüccarlar her zaman okuryazar değildi, ancak herhangi bir hatanın itibarlarını mahvedebileceğini bilerek, itibarlarını dikkatle korurlardı.

Bu nedenle, bir anlaşmayı mühürlemek için, şeref sözü vermek ve el sıkışmak yeterliydi.

Tüccarlar, yeni girişimler için borç alıp mal satın alırken, diğer tüccarın sözüne güvenirlerdi. Bir tüccarın veya seyyar satıcının işleri iyi gitmese bile, yine de borç verenine geri dönüp vade uzatımı isterlerdi.

Ortadan kaybolmak, kendi güvenilmezliklerini ve sadakatsizliklerini itiraf etmekle eşdeğerdi.

Örneğin, sanayici Sergei Çetverikov, babasından miras kalan bir kumaş fabrikasının ardından babasının borçlarının da kendisine geçtiğini keşfetti. Dahası, bu borçların bazıları otuz yıldır ödenmemişti. Çetverikov daha sonra, tanıdıkları aracılığıyla ve gazetelere ilanlar vererek babasının tüm alacaklılarını bulmaya başladı. Borçların tamamını ödemek 36 yıl sürdü. Ancak girişimci sözünü tuttu ve herkesle anlaşmaya vardı.

Anlaşmayı onaylamak için satıcı ve alıcı avuç içlerini birbirine vurarak " udarit po rukam " yaparlardı.

Bundan sonra sözleşme tamamlanmış sayılırdı.

Tüccarlar genellikle anlaşmalarını haç işaretiyle mühürlerlerdi: onlar için şeref sözü vermek, Hristiyan emirlerine göre yaşamak kadar bir erdemdi.

"Anlaşmaya varmak" ifadesi sadece tüccar çevrelerinde kullanılmakla kalmadı; artık her türlü anlaşmayı tanımlamak için kullanılıyor.

Rusya'da sıcak yaz için unutulmuş kokteyl tarifleri



Kaynak: https://turkrus.com/

 

Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı Rusya’da uzmanlar, susuzluğu gidermek için yalnızca suyun değil, geleneksel ve doğal içeceklerin de tercih edilmesini öneriyor. Son yıllarda yeniden popülerlik kazanan şorli, kombuça, uzvar ve kruşon gibi içecekler hem serinletici özellikleri hem de düşük şeker içerikleriyle öne çıkıyor.

Son yıllarda Rusya'da özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenlerin favorisi haline gelen "şorli", maden suyu ile meyve suyunun karıştırılmasıyla hazırlanan ferahlatıcı ve alkolsüz bir içecektir. Kökeni Almanca "Schorle" sözcüğüne ve Orta Çağ Avrupa’sına kadar uzanan bu lezzet, Rusya'da hazır paketli bir içecek olarak market raflarında ve kafe menülerinde sıkça yer buluyor. Uzmanlar, ideal bir şorlinin yüzde 70 maden suyu ve yüzde 30 meyve suyu (özellikle yeşil elma, limon veya misket limonu) kombinasyonuyla elde edildiğini belirtiyor. Geleneksel ağır ve şekerli içeceklere kıyasla hem doğal hem de hafif bir alternatif sunan şorli, son dönemde sağlıklı yaşam trendinin de etkisiyle popülerliğini hızla artırmaya devam ediyor.

Bir diğer popüler seçenek ise nane, misket limonu ve gazlı suyla hazırlanan alkolsüz mojito. Son yıllarda sağlıklı yaşam mağazalarında sıkça görülen kombuça da çay mantarı fermantasyonundan elde edilen hafif ekşimsi bir içecek olarak dikkat çekiyor. Ancak doktorlar, günlük tüketimin yarım litreyi aşmamasını tavsiye ediyor.

Rus mutfağının geleneksel içeceklerinden uzvar ise elma, kızılcık, kuş üzümü veya kuru meyvelerden hazırlanan hafif bir komposto türü. Şeker veya bal ile tatlandırılan içecek doğal şekilde soğutularak servis ediliyor. Uzmanlar, ev yapımı uzvarın ve limonlu soğuk çayın hazır gazlı içeceklere göre çok daha sağlıklı bir seçenek olduğunu vurguluyor.

Ayrıca sıcak havalarda alkol tüketiminin tavsiye edilmediği, buna rağmen yaz davetlerinde meyve ve beyaz şarap karışımıyla hazırlanan geleneksel kruşonun hâlâ ilgi gördüğü belirtiliyor. Fransızca kökenli (cruchon) olan ancak Rus sosyetesinde ve mutfağında çok köklü bir geçmişi olan geleneksel bir yaz kokteyli. Taze meyveler, hafif beyaz şarap (bazen şampanya veya likör) ve maden suyu/gazoz karıştırılarak büyük bir cam kasede (kruşon kabı) buzla servis ediliyor.


RIA reytingine göre Rusya'nın en gelişmiş 10 şehri

 


Kaynak: https://turkrus.com/

 

RIA Reyting tarafından hazırlanan 2025 yılı sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralaması, Rusya bölgelerinde büyümenin yavaşladığını gösterdi. Ekonomik büyüklük, üretim hacmi, yatırımlar, bütçe gelirleri, istihdam, kişi başına gelir, işsizlik, yaşam beklentisi ve yoksulluk gibi göstergeler temel alınarak hazırlanan araştırmada, 85 bölgenin yalnızca 44’ünde ilerleme kaydedildi. Bir önceki yıl bu sayı 76 olmuştu. 

Sıralamanın ilk sırasında yine Moskova yer alırken, St. Petersburg ikinci oldu. Tataristan ve Moskova Bölgesi de 80 puanın üzerine çıkarak liderler arasında yer aldı.

İlk 10’da ayrıca Sverdlovsk Bölgesi, Hantı-Mansi Özerk Bölgesi, Leningrad Bölgesi, Krasnodar Krayı, Krasnoyarsk Krayı ve Yamal-Nenets Özerk Bölgesi bulunuyor. Bu bölgeler Rusya’nın toplam bölgesel hasılasının yarısından fazlasını üretirken, ülke nüfusunun üçte birinden fazlasına ev sahipliği yapıyor. Moskova ile St. Petersburg ise 90 puanın üzerinde sonuca ulaşan tek bölgeler oldu.

Listenin son sıralarında İnguşetya, Tuva, Kalmıkya, Yahudi Özerk Bölgesi, Altay Cumhuriyeti ve Karaçay-Çerkesya yer aldı.

Buna rağmen son sıralardaki bölgelerin büyük bölümünde sosyal ve ekonomik göstergelerde iyileşme görüldü. Uzmanlar, lider ve son sıralardaki bölgeler arasındaki farkın da azaldığına dikkat çekiyor.

2025’in en hızlı yükselen bölgeleri Yahudi Özerk Bölgesi, Dağıstan, Zabaykalye Krayı ve Çeçenya oldu. Sıralamada en fazla yükselen bölge 12 basamak birden çıkan Omsk Bölgesi olurken, Kurgan ve Amur bölgeleri de dikkat çekici ilerleme gösterdi. Buna karşılık Kemerovo Bölgesi 15 sıra gerileyerek en sert düşüşü yaşayan bölge oldu.

Uzmanlara göre 2025 yılında bölgesel gelişim daha yavaş seyretti ancak bölgeler arasındaki ekonomik uçurum bir miktar daraldı. Dağıstan ve Çeçenistan gibi Kuzey Kafkasya bölgelerinin en hızlı yükselenler arasında yer alması ise araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri oldu.

9 Haziran 2026 Salı

Moskova mutfağının yolculuğu



Kaynak: https://turkrus.com

 

"Moskova mutfağı, yalnızca bir yemek kültürü değil, Rusya’nın tarihsel dönüşümünün katman katman okunabildiği bir anlatı olarak öne çıkıyor. Başkent, yüzyıllar boyunca ülkenin dört bir yanından gelen tatları topladı, Avrupa’dan esinlendi, Sovyet döneminde sadeleşti, 1990’larda dünyaya açıldı, bugün ise yeniden kendi kimliğini inşa ediyor. Bu yüzden Moskova’da bir tabak yemek, çoğu zaman bir tarih dersine dönüşüyor." 

Vedomosti gazetesi bu girişle, Moskova mutfağının çarlık döneminden bugüne hikayesini anlattı:

"19. yüzyılda şehir mutfağı zenginlik ve gösterişle tanımlanıyordu. Beluga, mersin balığı, havyar, yoğun çorbalar, hamur işleri sofranın temel unsurlarıydı. Traktirler, bugünün restoranlarından farklı olarak sosyal hayatın kalbiydi. İnsanlar burada yalnızca yemek yemiyor, iş konuşuyor, ilişkiler kuruyor, saatler süren sohbetlere dalıyordu. Moskova bu dönemde “tokluk” üzerinden bir kimlik inşa ediyordu.

Yüzyılın ikinci yarısında bu tablo değişmeye başladı. Avrupa etkisi, özellikle Fransız mutfağı, başkentte yeni bir disiplin yarattı. Lucien Olivier gibi şefler, mutfağı bir sanata dönüştürdü. Menü kavramı, servis kuralları, restoran estetiği Moskova’ya taşındı. Yemek artık yalnızca doyurucu değil, “sunulan” bir deneyimdi. Restoranlar statü göstergesi haline gelirken mutfak da profesyonelleşti. Bu dönem, Moskova’nın gastronomik olarak “Avrupalılaşma” süreciydi.

1917 devrimi bu dünyayı kökten değiştirdi. Gastronomi bir anda lüks olmaktan çıkıp hayatta kalma aracına dönüştü. Sovyet yıllarında yemek, ideolojik bir çerçeveye oturtuldu. Fabrika mutfakları, standart tarifler, ucuz ve doyurucu yemek anlayışı öne çıktı. Bu dönemde lezzetten çok erişilebilirlik önemliydi. Ancak 1970–80’lerde ilginç bir kırılma yaşandı. Resmi mutfak sadeleşirken ev mutfağı zenginleşti. Olivier salatası gibi yemekler sadece sofrayı değil, sosyal statüyü temsil etmeye başladı. Bayram sofraları adeta birer sahneye dönüştü.

1990’lar Moskova için gastronomik bir şoktu. 1990 yılında McDonald's’ın açılması, sadece bir restoranın gelişi değil, bir dönemin kapanışı anlamına geliyordu. İnsanlar saatlerce sırada bekledi, çünkü mesele hamburger değil “yeni dünya”ydı. Bu yıllarda şehir hızla küresel mutfakla tanıştı. Pizza, suşi, burger gibi ürünler gündelik hayatın parçası oldu. Restoran kültürü yaygınlaştı, yemek dışarıda tüketilen bir deneyime dönüştü.

2000’li yıllarda ise Moskova beklenmedik bir dönüş yaşadı. Şehir, dışarıdan aldığı etkileri sindirdikten sonra yeniden kendi köklerine döndü. Yerel ürünler, çiftlik üretimi, geleneksel tariflerin modern yorumları öne çıktı. “Yeni Rus mutfağı” olarak adlandırılan bu akım, aslında geçmişle bugünü birleştiren bir sentezdi. Balık, mantar, tahıl, kök sebzeler gibi klasik ürünler modern tekniklerle yeniden yorumlandı.

2010’lardan itibaren Moskova mutfağı bambaşka bir evreye geçti. Şefler birer marka haline geldi, restoranlar hikâye anlatan mekanlara dönüştü. Michelin Guide’ın 2021’de Moskova’ya girmesi, bu dönüşümün uluslararası onayı oldu. White Rabbit gibi restoranların dünya listelerine girmesi, başkentin gastronomi sahnesini küresel ölçekte görünür kıldı. Aynı dönemde gastromarketler ve food hall konsepti de yaygınlaştı. Şehir, aynı çatı altında onlarca mutfağı sunan yeni bir yemek kültürü geliştirdi.

Bugün Moskova mutfağı, geçmişin tüm katmanlarını aynı anda taşıyor. Bir yanda geleneksel çorbalar ve hamur işleri, diğer yanda deneysel şef mutfağı bulunuyor. Bu çeşitlilik, şehrin tarih boyunca yaşadığı dönüşümlerin doğal sonucu. Moskova’da yemek yemek, yalnızca bir lezzet deneyimi değil, çarlık döneminden Sovyet yıllarına, oradan küresel çağa uzanan bir yolculuğa çıkmak anlamına geliyor."

8 Haziran 2026 Pazartesi

Herkesin derdi başka

 


Herkesin derdi başka

 

M. Hakkı Yazıcı

mhyazici@yandex.ru

 

 Kaynak: https://medyagunlugu.com/herkesin-derdi-baska/


Konumuzun içinde yine İrina’nın bir yakını, bir karga ve büyük, küçük dertlerimiz var.

***

Moskova’da bu sene havalar ilginçti.

Alıştığımızdan da fazla, rekor kar yağışına şahit olduğumuz uzun bir kışın arkasından Nisan ortalarında bahar geldi diye sevinmiştik, ancak aniden normal üstü sıcak bir dönem yaşadık. Bu sefer yaz erken mi geldi derken, sonra birden yeniden hava soğudu, “yeşil kış”ı yaşadık.

Neyse, bir kaç gündür hava güzel. İgor’un keyfi yerinde, yazlık evinde, daçasında, geçireceği günlerin tadını çıkarmak için sabırsız, heyecanlı. Planlar yapıyor.

Evde tohumdan yetiştirdiği fideler artık daçasının bahçesinde toprakla buluşmaya hazır hale geldiler.

İgor, mutlu, ama onu endişelendiren, canını sıkan bir şey var. Durmadan başının derdi bir haşeratla nasıl başa çıkabileceğine kafa yoruyor.

Rusların “İspanskiy Slizen” dedikleri İspanyol sümüklüböceği (Arion vulgaris). Lusitan sümüklüböceği olarak da biliniyormuş.

Yaz aylarını daçalarında geçiren bütün Rusların gündeminde şu sıralar bu konu varmış.

Öyle küçük bir şey de değillermiş. Ortalama 7-14 cm uzunluğunda oluyorlarmış. Neredeyse tüm bitki türlerine saldırıyorlarmış.

İspanyol sümüklüböceklerinin Rusya'da ilk kez görüldüğüne dair raporlar 2000'li yılların başlarında ortaya çıkmış. Başlangıçta sayıları azmış, ancak popülasyonları her yıl artmış.

Her yaz Rus şehirlerinde ortaya çıkıyorlar ve büyüklükleriyle de şok etkisi yaratıyorlarmış. Kırmızı veya kahverengi İspanyol sümüklüböcekleri kaldırımlara, park yollarına ve oyun alanlarına tırmanarak ayak altlarına ve araçların altlarına yerleşiyorlarmış. Uzmanlara göre, bu istila sadece çirkin görünmekle kalmıyor, aynı zamanda hem çevre, hem de insan sağlığı için potansiyel olarak tehlikeliymiş.

***

Serkan yine işin gırgırında, nerden aklında kaldıysa bir çocuk şarkısını mırıldanıyor:

“Sümüklü Böcek Duvarda Gezecek / Annesi Onu Yanağından Öpecek / Annesi Hasta Vah Vah Vah / Babası Dişci Ah Ah Ah / Abisi Boksör Güm Güm Güm / Ablası Dansöz Şıngır da Mıngır.”

“Evladım, İgor’u kızdıracaksın. Adamcağız sıkıntılı, bu haşerat bütün sebzelerini kemirip, perişan ediyormuş,” diye uyarıyorum.

“Haşerat, emek hırsızı yani,” diyor.

Serkan, İgor’un dünyada bu kadar çok sorun varken haşerat konusundan dolayı dertlenmesine anlam veremiyor.

“Herkesin derdi başka,” diyorum.

“Yani dertler muhtelif,” deyip başka bir şarkı mırıldanmaya başlıyor, “Dertlerimi zincir yaptım / Birbirine ekliyorum.”

***

İgor’un konuşmalarına şahit olan İrina, “Aaaa, bunlar benim yeğenimin arkadaşları!” diye çığlık attı.

Hepimiz, ne alaka, diye meraklanıp baktık.

İrina’nın Mariya Sergeyevna isimli çok hoş bir yeğeni var.

Yazık, meğer kızcağız bir illete yakalanmış. Kendisini sümüklüböcek zannediyormuş.

Serkan,”Tam tımarhanelik yani,” diyor, sonra kulağıma eğilip “Haklısın abi, herkesin derdi başka,” diye fısıldıyor.

“Evet, dertler muhtelif,” diye onaylıyorum.

İrina’nın anlattığına göre yeğeni uzun bir uğraşının ardından bu dertten kurtulmuş.

Kendi rızasıyla Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmiş.

Bir değil, bir kaç psikiyatrist kızcağızın tedavisi için seferber olmuş.

“Sen sümüklüböcek değilsin, insansın!”

Sabahtan akşama kadar kızcağıza telkin ettikleri bu.

Soruyorlarmış:

“Hayvanları anlatır mısın? Kaç hayvan türü var?”

“Hayvanlar ikiye ayrılır. İlk grup, aslan, kaplan, fil, gergedan, kedi, köpek gibi iyi huylu, sakin hayvanlar. İkinci grup ise tavuk, ördek, karga, güvercin gibi yırtıcı ve zalim hayvanlar,” diye cevaplıyormuş.

Hoppala!

Hadi, yeni baştan tedaviler başlıyormuş.

Neyse uzun tedavilerden sonra kızcağız normal bir hale gelmiş.

Artık hastanede yatmasına gerek yok, eskiden olduğu gibi normal hayatına geri dönecek.

Herkes mutlu. Gelecekten umutlu.

Son olarak “Sen kimsin, nesin?” diye sormuş doktor.

“Ben, bir insanım. Adım Mariya Sergeyevna. Mesleğim bankacılık.”

Doktorun yüzünde zor ve uzun tedavi sürecinin sonunda hastasını iyileştirmiş olmanın memnuniyeti varmış.

Vedalaşmışlar.

Mariya Sergeyevna, hastanenin bahçesinde çıkış kapısına doğru ilerlerken doktor arkasından el sallıyor, sonra odasına dönüyor.

Daha yarım saat geçmemişken odasının kapısı açılıyor. Hastası, bizim İrina’nın yeğeni Mariya, alı al, moru mor, nefes nefese kapının eşiğinde beliriyor.

Doktor şaşırmış, “Hoppala, niye döndün?” diye sormuş.

“Ya, hiç sormayın doktor bey! Yine aynı şey...”

“Yahu sen artık sümüklüböcek değilsin, normal bir insansın, öyle değil mi?”

“Tamam doktor bey biliyorum, ben sümüklüböcek değilim. İnsanım, adım Mariya Sergeyevna, mesleğim bankacılık.”

“Eeee!?”

“Ben sümüklüböcek olmadığımı biliyorum da, bahçede bir ağacın dalında kocaman bir kara karga var. Bana kötü kötü baktı. Acaba o, benim sümüklüböcek olmadığımı biliyor mu?”

Neyse, bu ufak olaydan sonra kızcağız tamamen iyileşmiş, derdinden kurtulmuş olarak günlük hayatına geri dönmüş.

Hatta İrina’nın söylediğine göre kariyerinde ilerleyebilmek için yüksek lisans yapma, yeni tanıştığı erkek arkadaşıyla evlenme ve çocuk yapma planları bile yapmaya başlamış.

***

Geçen gün Mariya, İrina’yı ziyarete geldi.

Öğle yemeği için hep birlikte yakınlardaki bir kafe-restorana gitmeye karar verdik.

Yedik, içtik; keyfimiz yerinde dönerken Serkan, yine bir muziplik yapmaya kalktı. Sululuk ya da densizlik demek daha doğru.

“Aaa bakın, şu daldaki kargayı görüyor musunuz? Ne kadar sevimsiz, çirkin bir yaratık!” diye bağırdı.

Hepimiz o yöne baktık.

İrina’nın yeğeni, gülümseyerek “Gerçekten de öyle,” dedi.

Serkan’ın planı tutmamıştı.

Ama bu arada Yuliya’nın çantası bu tatsız şakası nedeniyle bizim densiz Serkan’ın kafasına inmişti bile.

Bu arada İgor, koluma yapışmış, hararetle daçasının bahçesindeki İspanyol sümüklüböcekleriyle nasıl mücadele edeceğini anlatıyor:

“Sümüklüböcek istilasıyla nasıl doğru şekilde mücadele edileceğini çok araştırdım. Böcek ilaçları bu yumuşakçalara karşı etkisiz. En etkili yöntem aslında elle toplamak, ancak zahmetli, bu işlem yem tuzağı hazırlayarak kolaylaştırılabilir. Bu sümüklü böcekler birayı çok seviyorlarmış. Onlardan hızlıca kurtulmak istiyorsan, birayı küçük kaplara doldurup, akşamları bölgeye yerleştirip, tuzak kurmak bir yol. Böylece kokuya çekilen sümüklü böcekler tuzağa girer ve sıvıda boğulur. Bu, denenmiş, başarılı bir yöntem. Ancak bu uygulama beklenmedik sonuçlara yol açabiliyormuş: örneğin, İngiltere'de bu defa kirpilerin kaselerden bira içip sarhoş olduktan sonra bahçelerde dolaşmaya başladığı bir olay yaşanmış," diye anlatıyor.

Serkan, İgor’a “Sen birayı bana ikram et, ben senin daçana gelip elle toplarım,” diyor.

Onun derdi de başka.

Moskova'daki En İyi 10 Plaj


Svetlana Fedorova

Kaynak: https://dzen.ru/

 

Başkentte, özel donanımlı alanları ve sakin atmosferiyle tam teşekküllü bir plaj tatili hayal etmek zor görünebilir. Dahası, değişken hava ve güneşli, sıcak günlerin nadirliği (her sıcak güne karşılık üç bulutlu ve yağmurlu gün) güneşlenmeye ve su aktivitelerine pek elverişli değil. Yine de, sakinlerin basit bir su kenarı deneyimine olan özlemi karşı konulmaz: her yıl, şehrin plajları herhangi bir su birikintisinde yüzmek isteyen sayısız insanla dolup taşıyor. Şehir yetkilileri de Moskovalıların isteklerini karşılayarak, her mevsim su birikintilerini temizliyor, mevcut kıyı bölgelerini iyileştiriyor ve yenilerini oluşturuyor, tüm bunları yaparken de hijyen standartlarını titizlikle uyguluyor.

Bugün Moskova'daki 37 su sporları alanından sadece 10'unda yüzmeye izin veriliyor.

"Moscow Changes" programı, kalitesi ve güvenliği Rospotrebnadzor tarafından onaylanan başkentin ücretsiz plajlarını değerlendirdi.

 

Plyaj “Levaberejnıy”

Başkentteki nispeten temiz yüzme noktalarından biri olan bu yer oldukça popüler. Şehir sınırları içinde yer alması sayesinde araçlarla kolayca ulaşılabilir ve otobüs durakları da yakındadır. Soyunma odaları, kafe, cankurtaran istasyonu, tuvaletler gibi gerekli tüm rekreasyon olanaklarına sahiptir. Kıyı ince sarı kumla kaplıdır, ancak su kenarında budanmış çimler de bulunur. Nehre giriş genellikle yumuşaktır ve suyun derinleştiği yerlerde iskeleler kurulmuştur.

Artıları: İyi donanımlı plaj, oldukça temiz. Geniş yeşil alan. Ücretsiz duşlar.

Dezavantajları: Rezervuarın kendisi (Khimki Rezervuarı) yüzmek için uygun olsa da, çok temiz olmadığını anlamak önemlidir. Plajın ortasında sık sık yüksek sesli müzik grupları toplanıp heavy metal çalıyor.

Adres: Khovrino metro istasyonu, Levoberezhnaya Caddesi, 10

 

"SEREBRYANIY BOR-1", "SEREBRYANIY BOR-2" VE "SEREBRYANIY BOR-3" PLAJLARI

Serebryany Bor 1, VIP bir alandır. Arazisinde özel evler, oteller, bir orman parkı, çocuk ve spor oyun alanları ve restoran ve kafelerin bulunduğu plajlar yer almaktadır. Bütçe dostu bir aile tatili için ideal olmasa da, estetik açıdan hoş, temiz ve güzeldir. Öte yandan, Serebryany Bor 2 ve Serebryany Bor 3, birbirine yakın konumda olup halka açık ve erişilebilir alanlardır. Çocuk ve voleybol sahaları, tenis kortu, restoran ve ücretsiz duş ve soyunma odaları sunmaktadırlar. Su yüzmek için yeterince sıcak değilse, şezlong, ayakta kürek sörfü (SUP), kano ve diğer su araçlarını kiralayabilirsiniz.

Artıları: 2 ve 3 numaralı plajlara giriş ücretsizdir. Bu plajlar, genellikle konserlere ve partilere ev sahipliği yapan, gençler arasında en popüler yerlerdir. Yakınlarda, keyifli bir yürüyüş yapabileceğiniz Krugloe ve Bezdonnoe olmak üzere iki pitoresk göl bulunmaktadır. 2 numaralı plaja T21 ve T21k numaralı otobüsler, 3 numaralı plaja ise 390 numaralı otobüs gitmektedir.

Dezavantajları: Sıcak günlerde oldukça kalabalık oluyor ve genellikle yeterli şezlong bulunmuyor.

Adres: "Serebryany Bor - 1" - Khoroshevsky Serebryany Bor'un merkez geçidi, bina 73; "Serebryany Bor - 2" - Tamanskaya caddesi, bina 46, bina 1 ve "Serebryany Bor - 3" - Khoroshevsky Serebryany Bor'un 4. sırası, bina 11a.

 

RUBLEVO PLAJI

Plaj, aynı adı taşıyan köyün yakınında, Zhivopisnaya Körfezi'nin güzel bir konumunda yer almaktadır. Bir patika ile iki eşit olmayan bölüme ayrılmıştır: küçük bir çimenlik alan ve geniş bir kumlu alan. Plaja giriş 400 rubledir (7 yaş altı çocuklar ücretsizdir), ancak bu fiyata organizatörler sadece güvenli (kıymık içermeyen) su ve güneşle ısınmış kum değil, aynı zamanda çeşitli aktiviteler de sunmaktadır. Popüler aktiviteler arasında su kayağı, zorb, elektrikli scooter ve su mancınığı bulunmaktadır. En büyük heyecanı arayanlar, flyboard ile dayanıklılıklarını test edebilirler. Burada sık sık müzikli köpük partileri düzenlenmektedir. Çocuklar için özel bir yüzme alanı ve çocuk kaydırakları mevcuttur. Yazlık kafe ve restoran, barınaklar, temiz su duşları, tekne iskelesi (tekne ve pedallı tekne kiralama imkanı), soyunma odaları ve tuvaletler bulunmaktadır.

Artıları: Gelişmiş altyapı, plaj voleybolu, futbol, ​​badminton ve masa tenisi için alanlar mevcut.

Dezavantajları: Bilet gişesinde çok uzun kuyruk, bulanık su, çok gürültülü - sessiz bir tatil sevenler için uygun değil.

Adres: Myakininskoe shosse, bina 1.

 

PUTYAEVSKY GÖLETİ PLAJI

Sokolniki'de, birbirine bağlı altı göletin en büyüğü olan Putyaevsky Göleti'nin kıyısında güneşlenmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Yaklaşık 3 hektarlık bir alanı kaplayan gölet, 2,5 metre derinliğe ulaşmaktadır. Gölet, yeraltı suları ve akarsularla beslenirken, bir kısmı da boru hattıyla su temin edilmektedir. Son araştırmalara göre, göletin suyu yüzmek için tamamen güvenlidir. Plajda ayrıca soyunma odaları, cankurtaran istasyonu ve sağlık istasyonu bulunmaktadır. Gölete giriş hafif eğimlidir, ancak plaj oldukça dardır. Bununla birlikte, yeşil bir çimle çevrilidir, bu nedenle kendi havlunuzu güvenle getirebilir ve güneşlenebilirsiniz. Yakınlarda bir orman bulunmaktadır, bu nedenle güneşten yorulursanız gölgede yürüyüş yapabilirsiniz. Kıyı boyunca, güneşlenenler hem kumda hem de çimlerde rahatlayabilirler. Acıkanlar için çeşitli fast food ve içecek mekanları bulunmaktadır. Ayrıca egzersiz ekipmanlarının bulunduğu bir spor alanı da mevcuttur. Yüzme alanı şamandıralarla işaretlenmiş olup, çocuklar için ayrı bir bölüm bulunmaktadır ve derinlik kıyıdan yaklaşık 1-5 metre uzaklıktadır. Plaja birkaç dakikalık yürüme mesafesindeki iskelede katamaran, jet ski ve şişme bot kiralama imkanı mevcuttur. Tekne iskelesinin yakınında, şezlonglar ve masalı bir bar bulunan küçük, kapalı bir dinlenme alanı bulunmaktadır. Tüm dinlenme alanı, Sovyet tarzını anımsatan sade bir şekilde dekore edilmiştir.

Artıları: Bir eğitmenin rehberliğinde tekne arkasında kürek sörfü yapmayı öğrenebilirsiniz. Çocuklar için, kaydırak, merdivenler ve salıncaklar bulunan gemi şeklinde bir oyun alanı var. Ayrıca yakında yetişkinler için bir voleybol sahası da bulunuyor.

Dezavantajları: Plaj altyapısı yetersiz gelişmiş; sadece temel ihtiyaçlar mevcut. Burada güneşlenmek için yanınızda getirmeniz gereken minderler veya şişme yataklar kullanılıyor. Yakınlarda bir demiryolu var.

Adres: Sokolniki Kültür ve Eğlence Parkı, 4. Luchevoy Prosek.

 

TROPARÉVO PLAJI

Moskova'nın güneydoğusunda, aynı adı taşıyan parkın içinde yer alan bu alanda ayrı yürüyüş ve yüzme alanları bulunmaktadır. At, paten, bisiklet ve scooter kiralama imkanı mevcuttur. Ayrıca atış poligonu, çocuk oyun alanı ve voleybol sahası da bulunmaktadır. Çeşitli kafelerde yiyecek ve içecek servisi yapılmaktadır. Ücretsiz tuvaletler, soyunma odaları ve duşlar mevcuttur. Tekne ve katamaran kiralama imkanı da bulunmaktadır. Bu alanda dalış sadece belirlenmiş bir köprüden yapılabilir.

Artıları: Ücretsiz giriş, sade ve temiz olanaklar. Park 24 saat açık. İyi bir arkadaş ortamında barbekü keyfi yapabileceğiniz bir barbekü alanı mevcut.

Dezavantajları: Sahil bölgesi çok temiz değil; giriş kısmı kıyıya yakın yerlerde kumlu, daha ileride ise dip çamurlu. Sabah erken saatlerde yer bulmazsanız şezlong bulmak zor olabilir. Oldukça kalabalık.

Adres: Akademisyen Vinogradov Caddesi, 12

 

STROGINO PLAJI

Strogino'daki plaj ücretsizdir ve herkesin kullanımına açıktır. Strogino taşkın yatağının kuzeybatı kesiminde yer almaktadır. Taşkın yatağı (Troitse-Lykovskaya olarak da bilinir), Khimki Barajı ve Moskova Nehri'nin suları ile dolmuş bir kum ocağıdır. Şehrin bu bölümünde Moskova Nehri sadece buraya aktığı için, taşkın yatağındaki su, özellikle başkentin dışındaki bölgelere kıyasla nispeten temizdir. Bu ana plaja ek olarak, Strogino taşkın yatağı, çıplaklar plajı da dahil olmak üzere bir dizi kamu ve özel plaj alanı sunmaktadır. Plaj yaklaşık 350 metre uzunluğundadır. Yakınlarda ücretli yüzme havuzları bulunan alanlar da mevcuttur.

Artıları: temiz plaj ve su, bisiklet yolları, duşlar ve çocuklar için aktiviteler; ulaşım kolaylığı; güvenlik. Kafe, şezlonglar ve soyunma odaları mevcuttur.

Dezavantajları: Körfezde çeşitli gemiler seyrettiği için yüzme konusunda dikkatli olunmalıdır. Resmi olarak burada sadece güneşlenmeye izin verilmektedir.

Adres: m. Strogino, st. Mareşal Katukova, 26

 

Playj “Ozero Beloye”

Bu küçük kumlu plaj, Moskova'nın doğu kesiminde, Kosino bölgesinde yer almaktadır. Beloye Gölü, Kosinsky Doğal ve Tarihi Parkı'nın bir parçasıdır. Plaj alanı soyunma kabinleri, duşlar ve spor alanlarıyla donatılmıştır. Çocuklar için küçük bir oyun alanı tasarlanmıştır. Gölgelikler ve çadırlar, kavurucu güneşten korunma sağlar ve plajı daha konforlu hale getirir. Tesis bünyesinde kiralama imkanları mevcuttur, böylece misafirler çevreyi tekne veya bisikletle keşfedebilirler. Piknik ve barbekü için ayrı bir alan da bulunmaktadır. Teknelerdeki cankurtarıcılar ve kameralar su güvenliğini sağlamaktadır. Altyapının yetersizliğine rağmen, bölge kalabalıktır, ancak yine de ihmal edilmişlik ve "geçmişten kalma bir yer" hissi hakimdir.

Artıları: uzun sahil şeridi, güzel kumlar, spor seçenekleri.

Olumsuz yönleri: Kafe yok, hafta sonları çok kalabalık. Ara sıra mısır ve turta satan satıcılar oluyor, ancak onlardan kaçınmak için kendi yiyeceklerinizi yanınızda getirmeniz gerekecek. Su kirli ve sık sık köpeklerin suda yüzdüğü görülüyor.

Adres: Zaozernaya Caddesi, 2-6.

 

Playj “Çörnoye Ozero”

Kasvetli ismine rağmen, burası aslında oldukça güzel bir yer. Kara Göl, buzul kökenli bir su kütlesidir. Bu göl-bataklık havzası 7,5 hektarlık bir alanı kaplamakta ve maksimum derinliği 2 metredir. Etrafı, dallanan patika sistemine sahip pitoresk bir ormanla çevrilidir. Göl, Rzhavka ve Skhodnya nehirlerinin havzasında yer almaktadır. Turba tabanı ve ayrışma ürünleri, suya koyu, neredeyse siyah bir renk vermiştir, bu nedenle adı Kara Göl'dür. Suyun renginden endişelenmeyin – Kara Göl, Moskova'daki en temiz su kütlelerinden biri olarak kabul edilir ve hatta nesli tükenmekte olan nilüferlere bile ev sahipliği yapar. Şezlonglar ücretsizdir, ancak sayıları çok az olduğundan neredeyse her zaman doludur, bu nedenle yanınızda battaniye getirmeniz en iyisidir. Ücretsiz soyunma odaları ve tuvaletler mevcuttur, ancak kafeterya kötü tasarlanmıştır – öğle yemeği için, neyse ki yakınlarda bulunan en yakın konut kompleksine yürümeniz gerekecektir. Ancak, plajın yakınında piknik ve barbekü alanları bulunmaktadır. Yakınlarda yürüyüş yapabileceğiniz bir orman parkı var ve biraz daha ilerlerseniz "Dom Nani" (Alageyik Evi) barınağı kompleksini ziyaret edebilirsiniz. Çocuklar gölde güvenle yüzebilirler; onlar için ayrılmış özel bir sığ alan mevcuttur.

Artıları: Ambulanslar ve kurtarma ekipleri görev başında, doğal güzellikler nefes kesici; temiz hava, salıncaklar, ördekler. Gölün etrafındaki ormanda nadir kuş türleri yuva yapıyor ve gölün kendisi balıklarla dolu; balıkçılar için favori bir yer.

Dezavantajları: Su siyah değil, ama koyu, bulanık yeşil bir renkte. Açık renkli mayolar tavsiye edilmez. Kendi yemeğinizi getirmeniz gerekecek.

Adres: Zelenograd, Voskresenskaya caddesi, evler 5-31.

 

Plyaj Balşoy Goradskoy Prud

Bu rezervuar da Zelenograd'da, Zafer Parkı içinde yer almaktadır. Zelenograd sakinleri buraya sık sık "Angstrem" derler, çünkü Rusya'nın önde gelen mikroçip ve yarı iletken geliştiricilerinden ve üreticilerinden biri olan ünlü Angstrem Araştırma ve Üretim Birliği (STK), arboretumun arkasında, karşı kıyıda bulunmaktadır.

Büyüklüğü, bakımlı durumu ve mükemmel hizmeti sayesinde, burası Moskovalılar ve özellikle Zelenograd sakinleri arasında en popüler plajlardan biridir. Göletin adı gerçekten de hakkını veriyor; Zelenograd'daki en büyük su kütlesidir. Skhodnya Nehri'nin taşkın yatağında yer alan gölet, yaklaşık 10 hektarlık bir alanı kaplamakta ve 1,5 kilometre uzunluğunda olup, plaj severler için geniş bir alan sunmaktadır. Şemsiyeler ve şezlonglar, tuvaletler ve soyunma kabinlerinin yanı sıra, suyun üzerinde yüzen ahşap bir güverteye sahip bir gezinti yolu da mevcuttur. Ayrıca tribünlü plaj voleybolu sahaları, masa hokeyi masaları ve masa tenisi masaları da bulunmaktadır. Çocuklar için özel bir yüzme alanı, çeşitli su kaydırakları ve çocuk oyun alanı mevcuttur. Tekne istasyonundan tekne ve katamaran kiralanabilir. Bisiklet veya scooter kullanmayı sevenler için gölün etrafında geniş bisiklet yolları bulunmaktadır. Sahil bölgesinin yakınında, kapalı yüzme havuzu, kapalı tenis kortları ve buz pisti içeren büyük bir spor kompleksi de bulunmaktadır.

Artıları: Ağaçların gölgesinde balık tutabilir ve sahilde güneşlenebilirsiniz. Spor meraklıları için idealdir; yukarıdakilere ek olarak, özel olarak donatılmış bir kaykay alanı vardır ve bitişikteki Zafer Parkı, genç maceraperestler arasında popüler olan çok sayıda patika ve oyun alanı sunmaktadır.

Dezavantajları: Tuvalet eksikliği, az sayıda şemsiye. Plajın kendisi oldukça küçük ve kalabalık. Yakınlarda kafe yok; sadece seyyar fast food, içecek ve dondurma satıcıları var. Belirlenmiş bir piknik alanı yok, bu nedenle bir kafede veya restoranda doyurucu bir öğle yemeği yemek için tüm parkı geçmeniz ve Merkez Meydanı'nı aşmanız gerekecek.

Adres: Zelenograd, Merkez Cadde, Özernaya Caddesi, 2.

 

BORISOVSKY PRUDY PLAJI

Başkentin en büyük su kütlesi olan ve farklı derinliklerde birkaç bölümden oluşan Borisovskie Göletleri, Orekhovo-Borisovo ve Moskvorechye-Saburovo olmak üzere iki bölgede yer almakta ve birlikte 75 hektardan fazla bir alanı kaplamaktadır. 1990'ların sonlarında Borisovskie Göletleri, Moskova'nın en güzel ve en çok ziyaret edilen parklarından biri olan Tsaritsyno'nun bir parçası haline geldi. Bu arazi, göletlere on dakikalık yürüme mesafesindedir. Borisovskie Göletleri, Boris Godunov'un emriyle köylüler tarafından kazılmış yapay göletlerdir. Hatta adını da taşımaktadırlar. Bölümlerden birine o dönemde Gosudarev (Çar Göletleri) adı bile verilmişti.

Burada sık sık oltalarıyla balık tutan balıkçılar görülür. Göletlere levrek, sazan ve gümüş sazan balıkları bırakılmıştır. Kumlu kıyıda şezlong ve şemsiyelerle donatılmış bir dinlenme alanı oluşturulmuştur.

Artıları: Piknik yapabilir, balık tutabilir, spor yapabilir veya sadece bir battaniyenin üzerinde uzanıp güzel bir kitap okuyabilirsiniz.

Olumsuz yönleri: Yüzme alanı vasat, oldukça kirli. Hayalini bile kurmak istemiyorum.

Adres: Borisovsky göleti, 2a.