Kaynak:
https://turkrus.com/
Rusya'da sosyal medyada bu
günlerde 30 yaş üstü kadınların karşılaştığı sorunlar hararetle tartışılıyor. Kadınlar "özel hayatlarının olmamasından" şikayet ediyor. Kimi
kadın “hayallerindeki erkekle” (varlıklı, cömert, büyük jestler yapabilen)
karşılaşamadığını söylüyor, kimileri ise istismarcılardan ve gaslihting*
uygulayanlardan korktukları için yeni ilişkilere girmeye cesaret edemiyor.
İzvestiya gazetesi, kadınların gerçekte neden kaderleriyle buluşamadığını ve
erken evliliklerin sorunu çözüp çözemeyeceğini inceledi.
Daire, araba, yazlık
Rusya'da da geç yaşta evlilik normalleşmiş durumda.
Ancak gençlik dönemini geride bırakan Rus kadınları, ilişki kuramamaktan dolayı
ciddi biçimde kaygı duyuyor ve "kadere dönüşebilecek" bir tanışmayı
nasıl başlatacaklarını bilmiyor. En sık yalnızlık tuzağına düşenler ise maddi
olarak güvende olan, kariyerinde başarı elde etmiş kadınlar. Bu kadınlar
kendileriyle aynı seviyede bir erkek bulamamaktan yakınıyor ve “standartlarını
düşürmek” istemiyor. Ancak profesyonel evlilik uzmanı Anna Osipova’ya göre
sorun sosyal statüde değil, kişisel olgunlukta.
Osipova şöyle diyor:
“Bizim kadınlarımız, kaç yaşında olurlarsa olsunlar,
erkeği bir ‘fonksiyon’ gibi görüyor. Ne zaman bir partnerin onlar için ne ifade
ettiğini anlarlar ve herkesi para, araba, daire, pahalı hediyelerle ölçmeyi
bırakırlarsa, özel hayatları da o zaman yoluna girer. Bana söyleyin, dünyada kimi gerçekten mutlu eden şey
aşk ve aile ilişkileri değil de daireler, arabalar ve para olmuştur?”
Rus uzman uyarıyor: Kadın bir
‘yüksek standart’ belirledikçe, yalnızlık dönemi daha da uzuyor.
“Şahane bir dairede yalnız
yaşamak hoşuna gidiyorsa, bunda sorun yok. Ama yine de bir psikoloğa ya da koça
gidip ‘ne yapmalıyım’ diye soruyorsa, o zaman standartları yükseltmek veya
düşürmek değil, bu kelimeyi tamamen hayatından çıkarmak gerekir” diyor Osipova.
Ona göre kadın başarılarıyla övünebilir, fakat bunun sevincini yalnız
yaşayacaktır.
Osipova devam ediyor:
“Erkekler artık ‘mükemmel’ bir
kadının yanında olma hakkını kazanması gereken insanlar haline getirildi. Ama
erkek bunu istemiyor. Erkek daha sade bir kadını bulur ve ona papatya ve
çikolata ile sürpriz yapar. Bir kadına uçaklar ve gemilerle sürpriz yapılması
ise ancak o kadın 25 yaş altındaysa, çok güzel görünüyorsa ve kendisinden 30
yaş büyük bir erkekle birlikte olmaya hazırsa mümkündür.”
Osipova’ya göre kadın, erkeğin
tek görevinin kendisini maddi olarak “geçindirmek” olduğunu düşünüyorsa, bu
bakış açısı “çocuksu bir pozisyon” olduğu için mutlaka psikolojik destek
almalı.
“Hiçbir partner bir kadını
‘babası gibi sevmeyi’ başaramaz” diyen Osipova, iki seçenek olduğunu söylüyor:
“Ya herkesin eşit şekilde katkıda bulunduğu bir ortaklık kurulur, ya da kadın
yine tek başına oturup prensini bekler.”
“Moskova
Gözyaşlarına İnanmıyor” sendromu
Psikyatr Alina Koroleva,
yüksek sosyal başarıya sahip bir kadının belirli bir düşünce tarzı ve değerlere
sahip olduğunu söylüyor. Peki bu kadın eş ararken taleplerini azaltmalı mı?
Koroleva şöyle açıklıyor:
“Kadın ne tür bir ilişki
istiyor? Eğer tutku ve gençlik hissi istiyorsa, standartlarını düşürebilir;
sosyal başarıları olmayan genç bir erkekle birlikte olabilir. Eğer ortaklık
istiyorsa, o zaman sosyal seviyesi kendisine denk bir erkek gereklidir. Çünkü
bu sayede düşünce dünyaları ve sorun çözme yöntemleri benzer olur.”
Osipova, ilişkilerin başında
statüyü saklamayı önermiyor: “Kadın başarılıysa bunu gizlememeli ama abartarak
da öne çıkarmamalı” diyor.
“Evde
patron modunu kapatın”
Osipova’ya göre yüksek mevkide
çalışan kadınlar, özel hayatta aynı rolü sürdüremiyor:
“Kadın eve geldiğinde
‘yönetici modunu kapatmalıdır’. Aksi halde hiçbir erkek yanında duramaz.
Erkekte olmayan bir şeyi zorlamaya çalışmak ilişkiyi yıpratır.”
Evlilik uzmanı uyarıyor:
“Başarılı, güçlü erkek bile karısını önemsemeyebilir, onu kendi hayatına
entegre olmaya zorlayabilir. Zengin bir eş, mutluluğu garanti etmez.”
Ve ekliyor:
“Kadınlar, şatoda oturan
prenses olmak zorunda değil. Belki eşleri düşündükleri kadar zengin olmayacak,
ama sevgiyi yaşayabilecekler.”
İstismarcılar
ve gaslighting korkusu
Koroleva’ya göre kadınların en
büyük korkularından biri, geçmişteki olumsuz ilişkileri tekrar yaşamak.
“Despotluk ile gerçek güç
farklı şeylerdir” diyor Koroleva. “Despotluk kendini güç gibi gösterir — bu bir
istismarcının tipik davranışıdır. Bunu ilişkinin başında erkeğin ihtiyaçları
görmezden gelmesi, fikirlerini zorla kabul ettirmesi ve sorumluluğu sürekli
başkalarına atmasından anlayabilirsiniz.”
Koroleva ayrıca “gizli ilişki
sözleşmesi” kavramından söz ediyor: “Bir partner, açıkça söylemeden karşı
taraftan bir şey bekleyebilir. Örneğin: ‘Altın avcısı kadınlardan bıktım, sen
öyle değilsin’ diyorsa, aslında maddi olarak ona güvenilmemesi gerektiğini ima
ediyordur.”
Peki
kadınlar ne yapmalı?
Koroleva, genç yaşta evliliğin
artık bir çözüm olarak görülmediğini söylüyor. Ona göre gençlerin asıl sorunu
sorumluluk almak istememeleri.
“İdealde, 18 yaşından itibaren
gençlerin sağlıklı ilişki eğitiminden geçmesi gerekir” diyor.
Yetişkin yaşta yalnızlık
sorunuyla karşılaşanlara ise şu tavsiyeyi veriyor: “Önce kendinizi anlayın.
Neyin önemli olduğunu belirleyin.”
Osipova ise çok daha pratik
bir öneride bulunuyor:
“Bir erkeğin iyi olduğunu
düşünme alışkanlığını geliştirin. Size doğru yürüyen bir yabancı varsa, o 30
saniyelik karşılaşmada ona içtenlikle iyi dilek dileyin. Bu kulağa tuhaf
gelebilir ama bir hafta sonra işe yaradığını görürsünüz. Böylece suratında öfke
taşıyan yalnız ve kızgın kadınlar azalır; yerlerini daha sakin, daha gülümseyen
kadınlar alır. Onlar da mutlaka sevdikleri insanla karşılaşır.”
* Gaslighting, bir kişinin karşısındakinin gerçeklik
algısını sistematik olarak bozmayı amaçlayan psikolojik manipülasyon
yöntemidir. Bu davranışta manipülatör, kurbanın hislerini, hafızasını ve
sağduyusunu sürekli sorgulamasına yol açar; “Bunu uyduruyorsun”, “Yanlış hatırlıyorsun”,
“Abartıyorsun” gibi ifadelerle kişinin kendine olan güvenini aşındırır. Süreç
ilerledikçe kurban, kendi değerlendirmelerine değil manipülatörün yorumlarına
inanır hale gelir, bu da ilişkide güç dengesini tamamen bozar. Gaslighting
özellikle duygusal istismar döngüsünün temel unsurlarından biri olarak kabul
edilir ve fark edilmediği sürece kişinin psikolojik bütünlüğünde ciddi tahribat
yaratabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder