Moskova

Moskova

21 Aralık 2019 Cumartesi

Sovyet usulü çocuk yetiştirmenin 10 altın kuralı: Katı rutin, ayazda uyku...







Ruslar Sovyet zamanı verilen eğitimi genellikle iyi sözlerle yad eder, o günlerin "bir başka" olduğunu söylerler. Bu genellemenin German Gref gibi önemli istisnaları olsa da bugün pek çok insan Rusya'nın bu kadar çok sayıda parlak bilim insanı, sporcu ve entelektüel çıkarabilmiş olmasını, ülkede hakim olan çocuk yetiştirme prensiplerine bağlama eğiliminde. RBTH yazarları bu prensiplerden bazılarını derledi. İşte Sovyet usulü çocuk yetiştirmenin 10 kuralı.

1. Katı bir rutin takip etmek. Uyku zamanı uyku, beslenme zamanı beslenme. Sırf ağlıyor diye bir bebek yemek zamanı dışında emzirilmemelidir.

2. Çocukları açık hava uyutmak. Bugün bile Rusyalı doktorlar havanın soğuk olup olmadığına bakmaksızın çocukların doğumdan birkaç hafta sonra açık havada gezdirilmesini tavsiye eder.

3. Çocukları erkenden beden eğitimi ve sporla tanıştırmak. Rusların beden eğitimine verdikleri ad bu işi ne kadar ciddiye aldıklarını gösterir nitelikte: "kültürfizik".

4. Çocukların sosyalleşmesini sağlamak. Özellikle şehirli nüfus içinde anaokullarında diğer çocuklarla birlikte büyümemiş Sovyet insanı azdır.

5. Çocuklara sorumluluk sahibi olmayı öğretmek. Özellikle de kolektif sorumluluk.

6. Çocuklara kendi ayakları üstünde durmayı öğretmek ve işe alıştırmak. Pratikte çocuğu basit ev işlerine ortak etmek.

7. Çocuklara boş zaman bırakmamak. Bugünden bakınca oldukça tartışmalı görünen bu ilkeye göre, çocuklar her zaman bir işle meşgul edilmelidir.

8. Çocukları şımartmamak. "Beyzade yetiştirmeyin!" temalı afişler, Sovyet okullarının vazgeçilmezleri arasındaydı.

9. Çocuklara doğa sevgisi aşılamak. Bunun için de açık hava etkinliklerine ve gezilere ağırlık vermek.

10. Ahlaki değerleri öğretmek.

16 Aralık 2019 Pazartesi

Yabancıların gözünden Rusya'yı anlatan beş etkileyici belgesel




Milyonlarca Amerikalının hayatını kurtarmış bir Rus subayı, hokey sporunu yıllarca domine eden makine gibi bir takım, göz alıcı doğal güzellikler, dünyayı etkilemiş sanat ürünleri ve çalkantılı siyasal dönemler... Rusya'yı daha yakından tanımak istiyorsanız işte 2010'lu yıllarda Rusya dışından yönetmenlerce çekilmiş 5 belgesel: 

1. Red Army (2014, Kızıl Ordu). Sporda Soğuk Savaş döneminin simge takımlarından Sovyetler Birliği buz hokeyi takımının, namı diğer "Kızıl Makine"nin öyküsü. 




2. The Man Who Saved the World (2015, Dünyayı Kurtaran Adam). 1983 yılında dünyayı olası bir nükleer savaştan kurtaran Sovyet subay Stanislav Petrov'un hikayesini ABD'li belgeselciler ekrana taşıyor. 



3. Happy People: A Year in the Taiga (2013, Mutlu insanlar: Tayga'da bir yıl). Ünlü yönetmen Werner Herzog kamerasını bu kez Rusya'nın büyüleyici doğasına çeviriyor. 




4. Revolution - New Art For A New World (2016, Devrim - Yeni bir dünya için yeni sanat). Kadın belgeselci Margy Kinmoth devrim yıllarının avangart sanatını ekrana taşıyor.



5. My Perestroika (2011, Benim Perestryokam). Rusya'nın etkileri bugün bile devam eden en çalkantılı dönemlerinden bir tanesi beş sınıf arkadaşının kişisel hikayeleri üzerinden anlatılıyor. 


13 Aralık 2019 Cuma

Şaşırtan Rusya gerçekleri









Coğrafyası, tarihi, kültürü ve insanlarıyla, pek çok açıdan ilgi çekici bir ülke Rusya... Zaman zaman ise "farklılığı" ile insanları şaşırtabiliyor. İşte Rusya'nın şehirleri, bayramları, problemleri, doğası ve siyasi çalkantıları hakkında ilginç notlar: 

- İkinci Dünya Savaşı sırasında Moskova metrosu çok önemli bir rol oynadı. Şehrin ana ulaşım şebekesi, dev bir sığınak olarak halka hizmet verdi. Nazi bombardımanı sırasında metroya sığınıldığı süre içinde tam 150 çocuk dünyaya geldi.

- Rusya'nın ayılarının kötü bir alışkanlığı var: roket yakıtı koklamak. 2011 yılında Kronotsk Doğa Parkı'nda 7 ay geçiren fotoğrafçı İgor Şpilyonok, ayıların doğaya atılan varillerin dibinde kalan kerosenleri koklamak için nasıl birbiriyle yarıştığını fotoğrafladı. Sonraki yıllarda parkta genel bir temizlik yapılarak bütün metal hurdalar toplandı.

- Dünyanın en büyük tatlı su rezervi Baykal Gölü'dür. Baykal'daki su, Kuzey Amerika'nın Büyük Gölleri'ndeki suyun toplamından bile daha fazla.

- Rusyalı kadınlar seçme ve seçilme hakkına ABD'li kadınlardan daha önce kavuştu. ABD'li kadınların ancak 1920'de kazandığı bu hakkı Rusyalı kadınlar 1906'dan bu yana kullanıyor.

- Rusya'nın nüfus problemi malum. Bu soruna en ilginç çözüm önerilerinden biri 2007 yılında Ulyanovsk Valisi Sergey Morozov'dan geldi. Morozov 12 Eylül gününü Aile İçi Kaynaşma Günü ilan etti ve vilayet halkına tatil verdi. Bu gün daha sonra halk arasında "Döllenme Günü" olarak anılmaya başlandı.

- 1982 yılında İsveç donanması su altından gelen bazı sesler üzerine alarma geçti. İsveçliler seslerin Sovyet denizaltılarına ait olduğunu düşünüyordu. Konu diplomatik bir kriz haline gelmek üzere iken işin aslı anlaşıldı. Sesler denizaltılardan değil, "yellenen ringalar"dan çıkıyordu. Bu küçük balıklar iletişim kurmak için gaz çıkarıyordu.


İşte Rusya hakkında az bilinen 7 ilginç gerçek daha...

Moskova'da köpeklere havlama yasağı konulduğunu, Rusya'nın bir zamanlar Avrupa'da en az alkol tüketilen ülke olduğunu biliyor muydunuz? 


1. Amerika'daki ünlü Özgürlük Anıtı'nın iskeletinde kullanılan bakırlar Urallarda çıkarıldı.

2. Yirminci yüzyıl başlarına kadar Rusya, Avrupa'nın en ayık ülkelerinden biriydi. Ruslardan daha az içki içen tek Avrupa milleti Norveçlilerdi.

3. Rostov Vilayeti'ne bağlı 240 bin nüfuslu Şahtı kentinden tam 7 tane olimpiyat şampiyonu çıktı. Kent bu alanda bir dünya rekortmeni.

4. St. Petersburg'daki ünlü Bakır Atlı heykelinde betimlenen Çar Petro'nun gözleri kalp şeklindedir.

5. Moskova'da Gece 23:00'dan sabah 7:00'a kadar köpeklerin havlaması yasak. Bu saatler arasında havlayan köpeklerin sahipleri para cezasına çarptırılabilir.

6. Rusya'da yapılan sporlardan biri de helikopter golfü. 4 metre uzunluğa ve 10 kilogram ağırlığa sahip sopalarla oynanan oyunda topun çapı da 1 metre.


7. Yarısı Sibirya, yarısı Ural'da yer alan Çelyabinsk şehrinin armasında bir deve var. Bu devenin hikayesi ise şehrin ticari kervanlara ev sahipliği asırlara kadar gidiyor.

12 Aralık 2019 Perşembe

15 maddede Anna Karenina




Samih Güven

Kaynak: https://samihguven.blogspot.com/



1.Birçok yazara göre Tolstoy Rusların en iyi yazarı, Anna Karenina da Tosltoy’un en iyi romanıdır. Hatta dünya çapında yapılan bazı değerlendirmelerde Anna Karenina bugüne kadar yazılmış en iyi romanların başında yer almaktadır.

2.Roman yüksek bir bürokrat ile evli olan ve  evliliğinde neşe ve aşk bulunmayan Anna Karenina’nın bir tren istasyonunda karşılaştığı Kont Vronski’ye aşık olmasıyla başlayan yasak bir ilişkiyi konu alıyor. Romanda Tolstoy’un kendi hayatından da izler gördüğümüz Levin ve Kiti arasında söz konusu olan aşk ise paralel ve idealize bir hikaye olarak verilmiştir.

3.Roman şu cümle ile başlıyor: Mutlu aileler birbirine benzerler, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır. 

4.Roman sadece yasak bir aşkın konu edildiği bir kitap olarak kalmıyor. Aynı zamanda dönemin sosyal ve kültürel özelliklerinin de yansıtıldığı bir toplumsal roman özelliği gösteriyor. Alman yazar Thomas Mann Anna Karenina’yı dünya edebiyatının en büyük “toplumsal panorama romanı” olarak nitelemiştir.

5.Romanda, tarihsel arka plan da kahramanlar arasındaki çeşitli tartışmalar vasıtasıyla başarılı şekilde devreye sokulmaktadır. Çar II. Aleksandr’ın liberal reformları, adli sistemin reforme edilmesi, askeri reformlar, seçilmiş yerel yönetimlerin tanınması, demiryollarının hızlı şekilde gelişmesi, bankalar, sanayi, yeni iş seçkinlerinin yükselişi ve eski toprak aristokrasisinin azalması, daha özgür bir basın, Pan-Slavizm hareketi, kadın sorunu gibi konular bunlardan bazılarıdır.

6.Vladimir Nabokov’a göre şunu keşfetti Tolstoy: Yaşamı, çok hoşa gidecek bir biçimde, tastamam, biz insanoğlunun zaman duygusuna denk düşecek biçimde canlandırmanın yöntemini.

7.Tolstoy bu romanı 1873-1877 arasında zaman zaman ara vererek, bazı bölümlerini yeniden yazarak ve ruhsal bir bunalımın içindeyken yazmıştır. Tolstoy romanın ilk başta öngördüğü planının dışına çıkmasına ve kendini yazdırmasına izin vermiş, olayların en canlı ve gerçekçi şekilde anlatılmasına dönük üstün bir yetenek sergilemiştir.

8.Vladimir Nabokov şöyle açıklıyor durumu: Öyle ki, ara sıra Tolstoy'un romanının kendi kendini yazdığı, kendi malzemesi, kendi konusu tarafından yazıldığı duygusuna kapılırız; kalemini soldan sağa hareket ettiren, sonra geri dönüp bir sözcüğü silen, düşünüp taşınırken sakalının altından çenesini kaşıyan bir yazar tarafından değil... 

9.Anna Karenina adlı roman dünyada ve Türkiye'de de birçok yazar tarafından öğrencilerine bir romanın nasıl yazılacağına ilişkin en iyi örneklerden biri olarak gösterilmekte ve yazarlık atölyelerinde uzun uzun tartışılmaktadır.

10.Orhan Pamuk roman hakkında şunu söylüyor: Anna Karenina benim okuduğum en mükemmel, en kusursuz, en derin ve en zengin roman. Tolstoy'un her şeyi gören, herkesin hakkını veren; hiçbir ışığı, hareketi, ruhsal dalgalanmayı, şüpheyi, gölgeyi kaçırmayan; inanılmayacak kadar dikkatli, açık, kesin ve zekice bakışı, bu romanın sayfalarını çevirdikçe okura, "Evet, hayat böyle bir şey!" dedirtir. 

11.Tolstoy sanılanın aksine kendisinin romanda Anna Karenina'nın tarafında olduğunu söylemiştir. Buna rağmen romandaki bütün kahramanları objektif, gerçekçi, kendilerinin içinde olduğu sosyo-kültürel ve psikolojik ortamın etkisinde, olabildiğince canlı şekilde yansıtmıştır. 

12.Yine Nabokov’a göre Levin'in evliliği yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda metafizik bir aşk anlayışı üzerine, her an özveriye hazır olmak üzerine, karşılıklı sevgi üzerine kuruludur. Anna-Vronski birlikteliği yalnızca cinsel aşk üzerine kuruludur ve yıkılmasına neden olan da budur. 

13.Edebiyatçı V. Verasayev ise şu yorumu yapmıştır: Anna evliliğinde yalnızca anneliğini yaşamış, eş olamamıştır. Kocasına aşk duyamamıştır. Aşksız yaşanan her şey ışıltısını yitirecek, aldatmacaya dönüşecektir. 

14.Anna toplumsal baskı ve dışlanma, oğlunu görememesi, eski kocası ile yaşadığı gerginlikler ve daha birçok şeyden etkilenmişti muhakkak ama bu gözü karı kadını intihara götüren asıl şey Vronski’nin kendinden soğuduğunu düşünmesi ve kendini aşkının yankısında yalnız hissetmesi olmuştu. Dolayısıyla eyleminin önemli bir nedeni Vronski’yi bu yolla cezalandırma isteğiydi.

15.Neticede Tolstoy Anna’yı bir boşluğa, bir karanlığa, bir gözü karalığın içine bırakmış, durumun açmazlarına ve getirdiği acıya kendisi de üzülmüştü kanımca. 


KAYNAKLAR:

-Anna Karenina adlı roman
-V. Nabokov, Rus Edebiyatı Dersleri
-Prof. Dr. M. Özlem Parer, “İçeriğiyle Epigrafın uyumu çerçevesinde Anna Karenina”
-www.wikipedia.org
-www.britannica.com

Rusya'ya damga vuran hayvan heykelleri



Her birinin ayrı öyküsü var...


Mustafa Kemal Yılmaz



Birkaç hafta önce Moskova’daki Muzeon parkında küçük bir anıtın açılışı yapıldı: sokak hayvanları anıtı. Evsiz hayvancıkların yanı sıra onların dertlerini kendine dert edinen özverili yüreklere de adanan bu küçük heykel, Rus insanının hayvan sevgisini bilenleri şaşırtmadı elbette. Zira bu uçsuz bucaksız coğrafyanın her köşesinde, bu sevginin taştan ve metalden ifadesine rastlamak mümkün.

Güzel sanatların dostluk, aile sevgisi, minnet, acıma ve vicdan azabı gibi duygulara, hatta dil ve mizah bilincine nasıl tercüman olduğuna, kısacası bir halkı nasıl tamamladığına bu heykeller kadar iyi örnek az bulunur.

İşte Moskova, St. Petersburg, Novosibirsk, Tataristan, Mari El, Astrahan ve Altay Krayı’na yolu düşenlerin muhakkak görmesi gereken fikir ve hikaye dolu 9 heykel.


Çijik-Pıjik (St. Petersburg)

On dokuzuncu yüzyılda söylenen bir öğrenci şarkısının anısına 1994 yılında dikilen bu minik iskete heykeli, bugün şehrin en önemli sembollerinden biri. Fontanka Nehri’nin kıyısında küçük bir kaidenin üzerine yerleşen 11 santimetre yüksekliğindeki heykel, aynı zamanda meşhur bir dilek tutma mekanı.




Layka (Moskova)

Sovyetler Birliği’nin uzaydaki başarısına aşina olan çoğu kişinin bildiği bir isim Layka: insanlığın uzaya gönderdiği ilk canlı, aynı zamanda verdiği ilk kurban. Geri dönüşü olmayan bir yolculuğa gönderilen bu hayvancığın anısı Moskova’da 2008 yılında dikilen bir heykelle yaşatılıyor.













Kazan kedisi (Kazan)

Tataristan’ın başkenti Kazan’da 2009’da dikilen bu heykel de çoktan şehrin sembollerinden biri haline gelmiş. Kimilerine göre, bugün Tatar-Rus dostluğunu da simgeleyen anıtın hikayesi, yine St. Petersburg’a uzanıyor. Söylenceye göre, Çariçe Yelizaveta Petrovna, Kazan şehrinde hiç fare olmadığını öğrenince, şehrin meşhur kedilerinden otuz kadarını başkent St. Petersburg’a getirtmiş. Kedilerin görevi ise basit: Kışlık Saray’ı farelerden temizlemek. Bugün Ermitaj Müzesi’ni koruyan kedilerin de Kazan kedilerinin soyundan geldiği söylenir.








Biz kazandık! (Ahtubinsk)

Rusya’da İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyet ordusunda insanlarla birlikte görev yapmış hayvanların anısına dikilmiş anıtlar da var. Bunlardan biri de Astrahan Vilayeti’ne bağlı Ahtubinsk şehrindeki Biz Kazandık! (Mı pobedili!) heykeli. 2010 yılında dikilen anıt, 902’nci tüfek alayında görev yapan ve Berlin’e kadar giden Mişka ve Maşka adlı develeri bir askerle birlikte betimliyor.


Yavru ördeklere yol verin! (Moskova)

Başkent Moskova’nın en güzide parklarından Novodeviçi’yi süsleyen bu ördek ailesi, ABD’li first lady Barbara Bush’un, Rayza Gorbaçova’ya ve Moskovalılara hediyesi. 1991 yılında dikilen heykel grubu, sonraki yıllarda hırsızların gadrine uğrasa da, Amerikalı heykeltıraşının özverisi sayesinde yeniden yerine konabilmiş. Novodeviçi parkındaki gezintilerle büyüyenler arasında bu heykellerle oynamamış, üzerinde fotoğraf çektirmemiş çocuk olmasa gerek.

Laboratuvar faresi (Novosibirsk)

Bizde konunun meraklıları dışında kimse pek bilmese de dünyanın genetik alanında en önde gelen üniversitelerinden biri Novosibirsk’tedir. 2013 yılında şehirdeki Akademi kampüsü arazisine dikilen laboratuvar faresi heykeli, genetik araştırmalarında kullanılan hayvancıklara karşı duyulan minnettarlığın (hatta belki de vicdan azabının) bir sembolü niteliğinde. Heykelde gözlüklü ve hırkalı emektar bir fare, şişlerle DNA zinciri örerken betimlenmiş.


Mumu (St. Petersburg)

Rus edebiyatında hiçbir büyük yazar yok ki, hayvancıklarla kelime değiş tokuş etmeye çalışmasın, onların dilsiz ruhlarına dil kazandırmak için ter dökmesin. Tolstoy’un alacalı beygiri Holstomer, Çukovski’nin Timsah’ı, Bulgakov’un Preçistenka’da misafir ettiği haylaz sokak köpeği Şarik, Platonov’un İnek’i ve tabii ki Turgenyev’in bahtsız kahramanı Mumu ilk akla gelenler. Bu köpekçiğin insanın boğazını düğümleyen hikayesinin anısına St. Petersburg’da 2004’te dikilmiş küçük bir heykel var.





Yoşkin kot (Yoşkar Ola)

Rusya’nın meşhur hayvan heykellerinden biri de Mari El Cumhuriyeti’nin başşehri Yoşkar Ola’daki kedi heykeli. Rusçadaki hüsnütabir cinsinden bir hayret ve esef ifadesi olan “yoşkin kot!”un, Yoşkar (ya da halk arasındaki haliyle Yoşka) adı ile benzerliğinden ilhamla tasarlanan heykel 2011 yılından beri şehir merkezini süslüyor ve insanların yüzünü güldürüyor.

Paltolu At (Altay Krayı)

Dil bilinci ile mizahı harmanlayan bir diğer heykel fikri de Altay Krayı’nda hayata geçmiş. Rusça bilen yabancıların duymuş olması muhtemel bir dil şakası var. Ruslar bazen “Kto?” (Kim?) sorusuna, “Kon’ f palto” (Paltolu at) cevabını verir. İşte bu şakanın anısına Rusya’nın farklı şehirlerinde dikilmiş birkaç heykel var.  Bunlardan biri de Altay Krayı’na bağlı Rubtsovsk şehrindeki bu heykel.  

10 Aralık 2019 Salı

Hangisi doğru? Rus mu, Rusyalı mı?






Rusça öğrenen yabancıları şaşırtan ayrımlardan biri de Rus (russkiy) ve Rusyalı (rоssiyanin) kelimeleri arasında. Peki, bu iki kelimenin arasındaki fark nedir ve nereden kaynaklanıyor? Resmi gazete Rossiyskaya Gazeta'nın yan yayınlarından RBTH sitesinde bu konu enine boyuna açıklandı. Yazı özetle şöyle:

"Rusya vatandaşlarının yüzde 80'i etnik açıdan Rus. Yani tıpkı Ukraynalılar ve Belaruslular gibi bir Doğu Slav halkına mensup. Öte yandan, Rusya'da yaşayan tek etnisite Ruslar değil. İnsanlar Rusya vatandaşı oldukları halde etnik bakımdan Tatar, Yakut, Dağıstanlı ya da Çeçen olabilir ve bu etnik grupların sayısı 190'ın üzerinde.

Sovyetler Birliği yıllarında, tüm bu etnisitelerin mensupları kendilerini Sovyet vatandaşı olarak adlandırabiliyordu. Ama Sovyetler yıkılınca durum değişti. 1990'ların karmaşasında kendine yön çizmeye çalışan Rusya'nın imdadına ise Rossiyski-rossiyanin (Rusya-Rusyalı) kelimeleri yetişti. Etnik aidiyetini bildirmek için "Tatarım" diyen bir kişi, vatandaşlık bağını dile getirmek içinse "Rusyalıyım" kelimesini kullanabilir.

Yine de karıştıranlar için ipucu: Resmiyetin söz konusu olduğu ya da politik açıdan doğru konuşmak gerektiği durumlarda "rossiyski-rossiyanin", gayrı resmi ortamlarda ve genel konuşurken ise "russkiy" (Rus) kelimeleri tercih edilebilir."

Bu durumda, örneğin "Rus turistler" değil "Rusyalı turistler" demek daha doğru ama medyada ikisi de yan yana kullanılıyor ve ikisi de pratikte karşılık buluyor.

7 Aralık 2019 Cumartesi

Çinliler hesapladı: Tarih boyunca en fazla toprak ele geçiren millet Ruslar






"Bugün Çin'de birçok insan Rusları 'savaşçı halk' olarak nitelendiriyor." Çin'de yayın yapan Sohu gazetesinde bunun nedenlerini açıklayan bir makale yayınlandı.
Makalede, Rusya’nın tüm tarihi boyunca en fazla toprağı ele geçirmeyi başaran ülke olduğu ve Rusya İmparatorluğu ile Sovyetler Birliği dönemlerinde ülke topraklarının 25 milyon kilometrekareye ulaştığı belirtildi.

Rusya’daki sert iklim koşullarına dikkat çekilen makalede, Sibirya’da hava sıcaklığının eksi 70 dereceye ulaşabildiği ve Rus kışı ülkeye savaş kazandırmaya yardım eden 'keskin hançere' benzetildi.

İsveç’a karşı yapılan Kuzey Savaşı (1700-1721), Napolyon öncülüğündeki Fransız İmparatorluğu'na karşı verilen Vatan Savaşı (1812), Adolf Hitler liderliğindeki Almanya’ya karşı kazanılan Büyük Vatan Savaşı (1941-1945) örnek olarak gösterildi.

Makalede, Rusya’nın aşırı hava koşullarına dayanabilmeyi bildiği ve Rusların kelimenin tam anlamıyla 'savaşçı halk' nitelemesini hak ettikleri kaydedildi.

Makalede, Qing Hanedanlığı döneminde (1644-1912), Rusya’nın Çin topraklarının bir bölümünü ele geçirmesinden dolayı, Çinlilerin Rusları 'kıllı' olarak adlandırdıkları, ancak bugün Çinlilerin çoğunun Rusları 'savaşçı halk' olarak gördükleri belirtildi.  
(Sputnik)