Kaynak: Vikipedi,
özgür ansiklopedi
Anıtta Atatürk'ün ardında bulunan Sovyet general Mihail Frunze ve Kliment Voroşilov'un heykelleri Kurtuluş Savaşı
sırasında Türkiye'ye yapılan Sovyet yardımına duyulan minnettarlığı
simgeler.
Taksim Cumhuriyet Anıtı, İstanbul, Taksim
Meydanı'nda bulunan anıt. İtalyan heykeltıraş Pietro
Canonica'ya yaptırılan,[1] iki
genç Türk; Hadi (Bara) Bey ve Sabiha (Bengütaş) Hanım'in yardımlarıyla, anıt
1928'de tamamlanmıştır. 8 Ağustos 1928'de açılan anıtın, kaide ve çevre düzeni
mimar Giulio Mongeri tarafından yapılmıştır.
Tarihçe
Planlanması
Cumhuriyet dönemi anıtları, ilk
defa figüratif bir anlatımla Atatürk'ü ve kurulan yeni düzeni topluma
tanıtan heykellerdir. Bu döneme ait anıtların yerleşim planlamasında önlerinde
tören yapılacağı göz önünde tutularak çevre düzenlemesi yapılmıştır. Sunay Akın tarafından
aktarılan bilgiye göre; bu sebeple cumhuriyetin yeni gösteri alanı olarak
seçilen Taksim Meydanına anıt yapılması için dünya
çapında bir yarışma düzenlenir. Yarışmayı İtalyan Pietro
Canonica kazanır. Bunun üzerine 1925 yılında dönemin
İstanbul milletvekili Hakkı Şinasi Paşa'nın
başkanlığında oluşturulan komisyon, Pietro
Canonica ile bağlantı kurmuş ve anıt sipariş etmiştir. Ağırlığı
84 tonu bulan anıt, 2,5 yıl sonra tamamlanınca Roma'dan İstanbul'a
gemi ile getirilmiştir.
Özellikleri
Anıtın yapımında taş ve bronz kullanılmıştır.
Mali kaynak için ise halktan bağış toplanmıştır. En yüksek bağışı ise Osmanlı
bankacı Berç Keresteciyan yapmıştır.
Dairesel bir meydanın ortasında
yükselen ve bir meydan çeşmesi gibi tasarlanan anıtın iki yüzündeki bronz
figürler, geleneksel mimariden esinlenerek oluşturulmuş kemerli taş bir kaide
içerisinde yer alırlar. 11 metre yüksekliğindeki anıtın kaidesinde pembe Trentino-Alto Adige/Südtirol ve
yeşil Suza bölgesi
mermerleri kullanılmıştır.
Anıtın dar yüzleri altında birer
ayna taşı ve önlerinde mermer yalaklar bulunmaktadır. Heykeltıraş bu yalaklara
akacak su ile meydan çeşmelerini anımsatan bir proje oluşturmuş, ancak daha
sonra ise su ögesi kullanılmıştır.
Anıt 8 Ağustos 1928 tarihinde
açılmıştır.
1988'de Taksim, Tarlabaşı ve Şişhane'de
gerçekleşen çeşitli yıkımlar sonrasında, anıtın oturduğu dairesel taban İstiklal Caddesi'nin bir parçası haline
gelmiştir. Günümüzde araç trafiğine kapalı olan alanda, ulusal günlerde yapılan
törenler anıt önünde gerçekleşmektedir.
Anlamı
Anıtın bir yüzü Türk Kurtuluş Savaşı'nı, diğer yüzü ise
Cumhuriyet Türkiye'sini temsil etmektedir. 1928'de Talimhane Caddesi ve İstiklal Caddesi - Sıraselviler aksı üzerine
yerleştirilen anıtın kuzey yüzünde Mustafa Kemal, askerlerinin önünde
görülmektedir. Diğer yüzünde ise sivil giysileri ile Mustafa Kemal Atatürk yanında İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak,
askerler ve halkla birlikte betimlenerek genç Türkiye'nin
kuruluşu canlandırılmaktadır. Ayrıca bu yüzde Atatürk'ün ardında bulunan Sovyet general Mihail Frunze ve Kliment Voroşilov'un heykelleri de Kurtuluş
Savaşı sırasında Türkiye'ye yapılan Sovyet yardımına duyulan
minnettarlığı simgeler.
Anıtın yan yüzlerinde birer asker
heykeli, üstlerindeki madalyonlarda ise iki kadın portresi yer almaktadır.
Aynı zamanda şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar
Üniversitesi'nde de bir yarışma düzenlenir ve birinci olan kişi, tüm
masrafları devlet tarafından karışlanmak üzere İtalya'ya
Canonica'nın atölyesine anıtın yapımında çalışmak üzere gönderilir. Bu
yarışmayı kazanan Sabiha Ziya, 21 yaşında bekar bir kadın
olmasından dolayı bazı çevreler tarafından yurt dışına gitmesi istenmese de,
dönemin Millî Eğitim bakanı Mustafa Necati'nin de desteğiyle İtalya'ya
gönderilir. Sunay Akın, anıtın yan yüzlerinde olan kadın
portrelerinin, yarışmayı kazanan maket üzerinde olmadığını, Sabiha hanımın
Roma'ya gitmesinden sonra Canonica tarafından bu figürlerin eklendiğini
söylemektedir.
Pietro
Canonica, Taksim
Meydanı'nın adının İstanbul'a suların bu meydandan taksim
yapılması nedeniyle verildiğini öğrenerek anıtı bir havuz şeklinde
tasarlamıştır. Anıtın maketine göre; anıtın iki yanındaki yalaklara akan sular,
anıt çevresindeki havuzda toplanacaktır. Ancak anıt havuz özelliğine sahip
olamaz, çünkü Canonica ile yapılan anlaşmaya göre heykeltıraşa 6 taksit
şeklinde yapılacak ödemenin son taksiti parasızlık yüzünden verilemez. Bu
nedenle Cumhuriyet anıtı tamamlanmamış şekilde havuzsuz olarak kalır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder